T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/976 Esas
KARAR NO : 2024/121
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 23/12/2020
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın her türlü tıbbi malzemelerin toptan ve perakende olarak alımı, satımı ithalatı ve ihracatı işleriyle iştigal eden ve uzun yıllardır faaliyet gösteren alanında ender bir firma olduğunu, ... Ülkesinde faaliyet gösteren ... isimli bir tüccarın müvekkili firmadan ilaç ve şırınga sipariş etmiş, bunun üzerine müvekkilinin sipariş edilen malları faturasıyla birlikte ...'ye teslim etmek üzere 24.12.2019 tarihinde uluslararası kargo ve taşımacılık faaliyeti gösteren davalı firmaya teslim etmiş olduğunu, ...'a ihraç edilmek üzere davalıya teslim edilen ... konişmento numaralı kargonun müşteriye teslim edilmediği gibi müvekkiline de iade edilmemiş olduğunu, kargonun davalıya tesliminin üzerinden 1 yıla yakın bir zaman geçmiş olmasına rağmen kargonun nerede olduğunun taraflarınca bilinmediğini, davalı şirketin edimini yerine getirmemiş ve müvekkilini zarara uğratmış olduğunu, davalının, müşteriye teslim edilmek üzere kendisine teslim edilmiş malların bedelini müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu, dava konusu alacağın tahsili amacıyla işbu dava açılmadan evvel zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; 9.948,36 USD tutarındaki alacağın, kargonun davalıya teslim edildiği 24.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca fiilen mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ihtilafın, uluslararası hava taşımacılığından kaynaklanmakta olduğunu, işbu sebepten ötürü somut olaya, 01.10.2010 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme (Varşova Konvansiyonu’na ek 4 sayılı Montreal Protokolü) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Türkiye ile Almanya'nın (29.04.2004 tarihinde sözleşmeyi onaylamış, 28.06.2004 tarihinden beri de uygulamaktadır) mezkûr sözleşmenin tarafı olduğunu, müvekkilinin asla kabul etmedikleri sorumluluğunun en fazla 27 kg * 22 SDR olabileceğini, her ne kadar konşimento üzerine 59.064,00 TL yazsa da bu bedelin, gümrük için bildirilen bedel olup Montreal Protokolü madde 22/3 anlamında taşımaya dair herhangi bir özel fayda beyanında bulunulmadığı gibi ek bir ödeme de yapılmamış olduğunu, navlun bedelinin sadece kilo üzerinden alınmış olduğunu, kaldı ki, zararın 9.948,36 USD olduğunu tevsik eder tek bir fatura, ödeme dekontu vs. dosyada bulunmadığını, talebin afaki olduğunu, somut olaydaki gibi uluslararası hava taşımacılığından kaynaklanan davalara, mutlaka konunun uzmanı bilirkişi tarafından rapor verilmesi gerektiğini, ihbar sürelerine uyulmamış olması sebebiyle taşıyıcı müvekkili şirketin sorumluluğunun sona ermiş olduğunu, zira ihbarın, dava şartı olduğunu, ... konşimento numarasıyla gönderilen kargonun 24 Aralık 2019 tarihinde ...’a gidecek şekilde teslim alınmış olup 26 Aralık’ta Almanya aktarım merkezine ulaşmış ve gümrük kontrolüne girmiş, ancak 4 Şubat 2020 tarihinde alınan bilgiye göre Alman gümrüğü tarafından gönderiye (Gümrük Takip/Dosya Numarası:...) el konulmuş olup alıcıya yönlendirilmesine ya da Türkiye’ye iade edilmesine izin verilmediğini, yazılı olarak davacıya da bilgi verilmiş olduğunu, yabancı bir devletin kamu gücünü haiz kurumunun, yabancı ülke kanununa göre işlem yapması nedeniyle eşyaya gümrükte el konulmasının müvekkili şirketin herhangi bir kusurlu eyleminden kaynaklanmadığını ve dolayısıyla müvekkiline herhangi bir kusur yükletilemeyeceğini, Dresden (Almanya) Gümrük İdaresi'nde Gümrük Takip/Dosya Numarası: .... ile işlem görmekte olan gönderiye dair ilgili makamdan temin edilen el koyma tutanağını iş bu dilekçe ekinde sunuyor olduklarını, Dresden (Almanya) Gümrük İdaresi'ne müzekkere yazılarak Gümrük Takip/Dosya Numarası:... ile işlem görmekte olan gönderiye ne sebeple el konulduğunun sorulmasını talep ediyor olduklarını, Montreal Protokolü’nün 23/1 maddesi mucibince, SDR'nin milli paraya çevrilmesinin karar tarihindeki kurdan yapılması gerektiğini, bu sebeple de, ancak karar tarihinden itibaren faiz talep olunabileceğini, açık madde hükmü uyarınca SDR, karar tarihindeki kurdan milli paraya çevrilebileceğinden, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin hukuki temeli bulunmadığını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere haksız davanın usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının davalıya verdiğini iddia ettiği taşınma hizmeti nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacağa uygulanacak olan faiz nevi, davalının sorumluğunun sınırlı sorumluluk olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu, hususlarındadır.
Davalı vekilinin talebi üzerine Dresden (Almanya) Gümrük idaresine Gümrük Takip/dosya Numarası:... ile işlem görmekte olan gönderiye ne sebeple el konulduğu hususu sorulmuş olup tamamlanan istinabe evrakları uyarınca ilgili Gümrük İdaresinder Mahkememize yanıt verildiği, istinabe evrakının tercümesinin davalı vekilince sunulduğu, incelenmesinde gönderinin havaalanı gözetim kontrol ünitesi yetkilileri tarafından incelendiği, gönderi içeriğine ilişkin bulgulara dayanılarak dopingle mücadele yasasına göre cezai işlem başlatıldığı, etkin madde "eritropoetin alfa" Dopingle Mücadele Yasasının 2. Maddesinin 3. Fıkrası ekinde bir dopingi maddesi olarak listelendiği, işbu maddenin kullanım kapsamına girmesinin yasak olduğu, bu nedenle gönderinin alıcısı ve göndericisi hakkında cezai işlem başlatıldığının belirtildiği görülmüştür.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacının davalıya verdiğini iddia ettiği taşınma hizmeti nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacağa uygulanacak olan faiz nevi, davalının sorumluğunun sınırlı sorumluluk olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğunun tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... günü saat ... 'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Ulaştırma ve Lojistik uzmanı bilirkişi ... ve SMMM bilirkişi ... 07/08/2023 tarihli raporlarında özetle; davacı yanca ihraç edilen ve taşımaya verilen 9.948,36 USD kıymetinde olduğu iddia edilen emtianın davalı yanca taşımaya alındığı ve taşıma süreci sonunda alıcısına teslim edilmediği, KAYIP şeklinde zararın meydana geldiği, yükün TAM ZAYİ olduğu, davalı ..., yükü teslim ettiği veya taşımayı gereği gibi tamamladığı şeklinde bir savunma da yapmadığı, davalı savunmasına göre ... konşimento numarasıyla gönderilen kargo 24 Aralık 2019 tarihinde ...’a gidecek şekilde teslim alınmış olup 26 Aralık’ta Almanya aktarım merkezine ulaşmış ve gümrük kontrolüne girdiğini, ancak 4 Şubat 2020 tarihinde alınan bilgiye göre Alman gümrüğü tarafından gönderiye el konulmuş olduğu, alıcıya yönlendirilmesine ya da Türkiye’ye iade edilmesine izin verilmediğini, yazılı olarak davacıya da bilgi verildiği belirtildiğini, taşıma uluslararası havayolu ile kargo taşıması olup, kargo taşıma sürecinde kamu otoritesinin müdahalesinden kaynaklı zararlarda taşıyıcı sorumluluktan kurutulacağını, Montreal Konvansiyonu m.18/2-d) bendinde aynen “…kargonun giriş çıkışı ya da geçişi ile bağlantılı olarak gerçekleştirilen bir kamu otoritesi faaliyeti” sorumluluktan kurtaran bir sebep olarak sayıldığını, hava kargo
taşıyıcıları sınırlı sayıda sorumluluktan kurtulma imkanına sahip olduğunu, bu somut olayda da bunlardan biri gerçekleştiğini, Dresden (Almanya) Gümrük İdaresi'nde Gümrük Takip/Dosya Numarası: ... ile işlem görmekte olan gönderiye dair ilgili makamdan temin edilen el koyma tutanağına istinaden davalının meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağını, özellikle tıbbi malzeme ve ürün ihracatında transit süreç konusunda talimat ve sözleşme şartları ile yönlendirme yapması gerekenin davacı olduğunu, eğer transit geçiş şartları evrak eksiği veya uygunsuzluğundan dolayı sağlanamazsa bunun sorumluluğu ihracatçı üzerinde kalacağını, Türkiye’den ...’a taşımada davalı ... tarafından Almanya HUB- aktarma merkezinden aktarma ile taşıma yapılmasında da bir hukuka aykırılık olmadığını, yük ilgilisi özel bir talimat vermediği sürece transitte bu gibi aktarma merkezleri üzerinden hava kargo taşıma organizasyonları hava kargo ticari uygulamaları ile uyumlu olduğunu, sonuç olarak davacının 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi (23.12.2022) itibariyle davacının davalıya 14.186,09 TL borçlu olduğunu, davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi (23.12.2022) itibariyle davacının davadışı şirketten 20.336,00 TL alacağı olduğunu, davalının 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi (23.12.2022) itibariyle davalının davacıdan 15.071,84 TL alacağının olduğunu, davacının tam zayi-kayıp iddiasına dayanan zararı bakımından, zarar iddiasının Almanya-Dresden kamu otoritesi el koymasına dayandığını, Montreal Konvansiyonu m.18/2-d bendi gereği davalının sorumlu tutulamayacağını, yine taşınan emtianın tıbbi malzeme ve ilaç olmasından dolayı da bunun için gerekli taşıma ve transit şartlarının sağlanmamasından davacının risk alanında gerçekleşen zararlardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, aksi kanaat halinde, davalının ancak sınırlı sorumluluk esasına göre 27 kg x 22 SDR = 594 SDR karşılığı tazminattan sorumlu tutulabileceğini, rapor tarihi 04.08.2023 tarihinde bunun da 594 SDR x 1,33723 kur= 794,32
USD tazminat tutarına işaret ettiğini, bu miktarı aşan zarardan davalının sorumlu tutulabilmesi için özel menfaat belirtilmediğini NETİCETEN; meydana gelen zararın kamu otoritesi işlemine dayandığını ve davalının sorumluluğunda olmadığını bildirmişlerdir.
Dosyanın davacı vekilinin beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş olup, kök raporu hazırlayan bilirkişi heyeti 27/01/2024 tarihli ek raporunda özetle;
Davacı ... sunulan 05.09.2023 tarihli itiraz dilekçesinde, yeni bilirkişi görevlendirmesi talep edilmiş, bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunun, bilirkişi ...’in görevlendirmesine itiraz edildiğinin, davalı ... bu bilirkişi raporuna cevap dilekçesinde atıfta bulunduğunun, bilirkişinin dosyaya atanmasının hatalı olduğunun, bilirkişinin tarafların sorumluluğunu raporunda değerlendiremeyeceğinin, TTK m.874 gereği 30 günde teslim edilmeyen yükün zayi olduğunun kabulü gerektiğinin, ... ülkesine gidecek kargonun ALMANYA’ya gönderilmesinde usulsüzlük olmadığının temellendirilemediğinin,gerekçelendirilemediğinin, davalının davacıya ait emtiayı ülke ülke gezdirerek riskini artırdığının, raporun taraflı olduğunun, Arabistan’dan ... şeklinde taşıma tamamlanabilecek iken Almanya’ya malın götürülmesinin hatalı olduğunun, Kuzey Kore’ye de gitse davalı sorumlu tutulamayacak mı olduğu, raporun taraflı olduğunun ileri sürülmüş olduğunu, bilirkişinin benzer olaylarda benzer görüşler vermiş olmasının, tarafların bu görüşleri delilleri arasında kullanmasının, bilirkişinin tarafsızlığına halel getirecek bir durum olmadığını, bilirkişi görevlendirmesi kapsamında somut olay ve dosya kapsamına göre, mahkemenin takdiri delil olarak değerlendirmesine göre rapor vermekte olduğunu, raporların takdiri deliller olduğunu, bilirkişi olarak taşıma sözleşmesi ve ifa süreci irdelemesinde kaçınılmaz olarak sorumluluk irdelemesi yapılmak gerektiğini, teknik taşıma uzmanı bilirkişinin, taşımanın düzenlendiği kurallar, kanunlar ve konvansiyonlardan bağımsız bir inceleme ve değerlendirme yapamayacağını, mevzuata uygun irdeleme yapılsa da bu irdelemelerin mahkemeler için kesin ve bağlayıcı bir etkide olmadığını, hava kargo taşımalarında “aktarma merkezi” kavramının önemli olduğunu, taşıma şirketlerinin kargoları çeşitli ülkelerden toplamakta, uluslararası hava kargo terminallerinde bir araya getirmekte ve oradan gideceği ülkelere dağıtmakta olduğunu, nitekim somut olayda da kargonun toplama aktarma amaçlı olarak Almanya’da bulunduğu sırada kamu otoritesi eylem ve işlemine konu edilmesi söz konusu olduğunu, davalının hususi olarak bir direkt uçuş, dirket taşıma taahhüt etmediği sürece aktarma yapmasının yükü kendi şirket merkezi Almanya üzerinden organize etmesinin olağan bir durum olarak değerlendirilmek gerektiğini, yükün ... ülkesine taşınacak olmasının, aktarma merkezi olarak Almanya’da toplanmayacağı anlamına gelmeyeceğini, bu yönde yasaklayıcı bir emir ve talimat veya hava yük senedi kaydı olsaydı ancak davalının bundan sorumlu tutulabileceğini, Montreal Konvansiyonuna tabi taşımalarda “kamu otoritesi el koyması” sorumluluktan kurtulma sebebi olarak 18.maddede tanzim edilmiş olduğunu, bu husus gözetildiğinde, davalının sorumlu tutulamayacağının değerlendirilmiş olduğunu, öte yandan, Montreal Konvansiyona tabi taşımalarda m.13/3 hükmü gereği taşıma başlangıcından itibaren 7 gün geçtiği halde kargo alıcısına ulaşmazsa “zayi karinesi” söz konusu olacağını, ancak bunun için taşıyıcının risk alanında bir kayıp olması, kargo ulaşmasında engel söz konusu olması gerektiğini, itirazda belirtildiği gibi 30 günlük süre düzenlemesi olan TTK m.874 değil,
somut olayda Montreal Konvansiyonu m.13/3 hükmüne göre kayıp ve buna bağlı tazminat gündeme gelebileceğini, somut olayda ise kamu otoritesi el koyması sebebi ile taşıyıcının sorumlu tutulamayacağının değerlendirilmekte olduğunu, eğer davalı sorumlu tutulacak olursa, bu defa 22.MADDE gereği sınırlı sorumluluk mutlak uygulaması söz konusu olup, KÖK raporda birim kg başına
22 SDR hesabı ile sorumlu tutulabilecek tazminat hesabının da mahkememiz takdirlerine arz edilmiş olduğunu EK SONUÇ; Ek görevlendirme hususları gözetilerek, davacıya ait emtianın ...
taşımasında, Almanya aktarması sırasında el konulmasından dolayı davalının sorumlu tutulamayacağı hususunda KÖK rapor değerlendirmelerine vaki itirazlar
tekrar değerlendirilmiş, KÖK rapor sonuç ve kanaatlerinde değişme olmadığını, her türlü hukuki niteleme, takdir ve değerlendirmenin mahkememize ait olduğunu bildirmişlerdir.
Dava, hava yolu ile taşıma sırasında zayi olduğu iddia olunan malların bedelinin iadesine talebine ilişkin alacak davası olarak açılmıştır.
Davanın hava yolu ile taşımaya ilişkin olması ve varma yerinin Almanya olması nazara alındığında uyuşmazlık hakkında Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekecektir.
Davacı vekilince dava dilekçesinde beyan edildiği ve konşimento içeriğinden de anlaşıldığı üzere taşınan emtianın cinsi ilaç vasfında olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin talebi üzerine Dresden (Almanya) Gümrük idaresine Gümrük Takip/dosya Numarası:... ile işlem görmekte olan gönderiye ne sebeple el konulduğu hususu sorulmuş olup tamamlanan istinabe evrakları uyarınca ilgili Gümrük İdaresinden Mahkememize yanıt verildiği, istinabe evrakının tercümesinin davalı vekilince sunulduğu, incelenmesinde gönderinin havaalanı gözetim kontrol ünitesi yetkilileri tarafından incelendiği, gönderi içeriğine ilişkin bulgulara dayanılarak dopingle mücadele yasasına göre cezai işlem başlatıldığı, etkin madde "eritropoetin alfa" Dopingle Mücadele Yasasının 2. Maddesinin 3. Fıkrası ekinde bir dopingi maddesi olarak listelendiği, işbu maddenin kullanım kapsamına girmesinin yasak olduğu, bu nedenle gönderinin alıcısı ve göndericisi hakkında cezai işlem başlatıldığının belirtildiği görülmüştür.
Montreal Konvansiyonu'nun 18.maddesinde, taşıyıcının kargonun tahrip olması ya da kaybolması ya da kargoya hasar sonucu zarar meydana gelmesi durumunda uğranmış hasara karşı sadece hasara bu şekilde uğranmasına neden olan olayın hava yoluyla taşıma esnasında meydana gelmiş olması durumunda sorumlu olacağı, kargonun tahrip olmasının, kaybolmasının ya da kargoya zarar gelmesinin kargonun kendi içinde bulunan kusurlardan, kargonun kalite ve kötülüğünden, kargonun paketlenmesinin taşıyıcı, bir çalışanı ya da acentesi dışında birisi tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasından, savaş ya da silahlı çatışma, kargonun girişi, çıkışı ya da geçişi ile bağlantılı olarak gerçekleştirilen bir kamu otoritesi faaliyeti olaylarından birinin sonucu olarak meydana geldiğini ispatlaması halinde taşıyıcının bu kapsama kadar sorumlu olmadığı düzenlenmiştir. Belirtilen bu madde hükmü, dosya arasında yer alan istinabe evrakı, taşınan emtianın cinsi dikkate alındığında, taşınan emtiaya dopingle mücadele kapsamında Alman Gümrük İdaresince el konulduğu, gönderinin alıcısı ve ve göndericisi hakkında cezai işlem başlatılmış olduğu anlaşılmakla davalı taşıyıcının Montreal Konvansiyonu'nun 18/2-d hükmü uyarınca davalı taşıyıcının sorumlu olmadığı, dosya kapsamına uygun gerekçeli bilirkişi raporu ile de bu hususun sabit olduğu anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.310,72 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 883,12 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davalı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/02/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!