WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/894 Esas
KARAR NO : 2024/583

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/12/2020
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 08.01.2019 tarihinde, ... Mahallesi ... Caddesinde meydana gelen yaralamalı trafik kazasında davalı ...'ün maliki olduğu ... plakalı aracın davalı ...'ün sevk ve idaresinde iken müvekkiline çarpmış olduğunu, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kol bölgesinden yaralanmış, birçok operasyon ve ameliyat geçirmiş olduğunu, müvekkili ... 'nin, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanmış, vücudunun diğer bölgelerinde de yara ve ezikler oluşmuş olduğunu, kazadan sonra ..... Hastanesi'ne kaldırılan müvekkiline burada yeterli muayene ve kontroller yapılmamış evine gönderilmiş, daha sonra ağrıları ve şikayetleri artan müvekkilinin, .... Hastanesi'ne gitmiş, ilgili hastanede kendisine acilen ameliyat olması gerektiğinin söylenmesi üzerine ise burada ameliyat olduğunu, müvekkili ....'nin, henüz 51 yaşında olup vücudunda oluşan kırıklar nedeniyle günlük hayatını idame ettirirken güçlük çekmekte olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra çalışamamış, maddi ve manevi anlamda zorluk çekmiş olduğunu, öyle ki ev işlerini dahi yapamaz duruma gelmiş, evine yardımcı çalışan almak zorunda kalmış, tüm bunların sonucunda manevi açıdan yıpranarak kazanın etkisi ile tedirginlik yaşamaya başlamış, psikolojik olarak son derece olumsuz etkilenmiş olduğunu, söz konusu kaza sonrasında müvekkilinin, davalı ...'ten şikayetçi olduğunu, yapılan şikayet neticesinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... dosya numarasıyla soruşturma yürütülmekte olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini için davalı ... Şirketine karşı dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş, ancak anlaşamama yönünde tutanak düzenlenmiş olduğunu beyanla; davanın kabulü ile dava konusu trafik kazası sonucunda; müvekkilinin ağır şekilde yaralanması sebebiyle bilirkişi incelemesi sonucunda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL tedavi giderleri olarak toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılardan tahsiline ve davacı müvekkiline ödenmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılardan tahsiline ve davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu dava da Yetkili Mahkemenin, müvekkili sigorta şirketinin yerleşim yeri İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; İSTANBUL Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu bakımdan yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı yanın KTK 97. maddesi uyarınca düzenlenen özel dava şartını yerine getirmemiş olduğunu yasal mevzuata göre başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için; gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, ancak uyuşmazlığa konu kazaya ilişkin davacı tarafından bizzat sigorta şirketine yazılı bir başvuruda bulunulmamış olduğunu, ayrıca, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de usulüne uygun bir sağlık raporu sunulmadığı görülmüş, bu çerçevede müvekkili sigorta şirketi tarafından maluliyetin varlığını ve oranını tespit edebilmenin mümkün olmadığını, davacı tarafından bizzat sigorta şirketine başvurulmadığı gibi; yapılan arabuluculuk görüşmelerinde ve huzurdaki dava uyarınca usulüne uygun sağlık kurulu raporu sunulmadan başvuru şartı yerine getirilmiş sayılamayacak olup, başvuru şartının yerine getirilmemesi halinde, sonradan tamamlanarak giderilebilecek bir eksiklik olmadığını, uyuşmazlığa konu kazaya ilişkin aldırılan sağlık kurulu raporunun yönetmeliğe uygun olmadığının ve haliyle başvuru şartının yerine getirilmediğinin başvuran tarafından da ikrar edilmiş bulunduğunu, zira başvuranın da sonradan giderilebilecek bir dava şartı olduğunu savunmakla eksikliği kabul etmekte olduğunu, davanın HMK madde 115 gereği dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, her halükarda “Maluliyet Tazminatına İlişkin Tazminat Hesabının ZMM Sigortası Genel Şartları A.5/C maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, maluliyet tazminatı zararının, 01.06.2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ekinde yer alan esaslara göre belirlenmesi gerektiğini, aksi bir hesaplamanın kanuna ve genel şartlara aykırı olacağını, adil ve güvenilir bir yargılama bakımından, maluliyet oranının Yargıtay’ın işaret ettiği şekilde belirlenmesi gerektiğini, bunun için Yargıtay kararlarında belirtildiği şekilde üniversite hastanelerinin adli tıp ana bilim dalı bölümlerinden seçilmiş adli tıp anabilim dalı uzmanlarından evraklar üzerinden yapılacak inceleme ile değil bizzat kişinin muayenesi sonucu genel şartlara uygun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının belirlenmesini ve her halükarda dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini ve davacının bizzat muayene edilerek maluliyet oranının tespit edilmesini talep ediyor olduklarını, davacının talebi olan geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, başvuranın talebine konu geçici bakıcı gideri tazminatının Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.b maddesi gereği, sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise SGK’ nın sorumluluğunda bulunduğunu, zira sürekli sakatlık raporu alıncaya kadar zarar görenin çalışma gücündeki kayba bağlı giderlerin, sağlık gideri olarak kabul edilerek SGK’ nın sorumluluğuna dahil edilmiş ve bu kapsamda sigorta şirketlerinin ve Güvence hesabının sorumluluğuna son verilmiş olduğunu, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin her halükarda reddini talep ediyor olduklarını, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, bilindiği üzere KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışının bu tür sigorta ile teminat altına alınmakta olduğunu, maddi giderler için geçerli olan teminatın her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, ne var ki davacı tarafından dosyaya kaza tespit tutanağı sunulmadığından kusur oranı ile birlikte davacının söz konusu kaza ile illiyet bağının da tespit edilememekte olduğunu, bu nedenle somut olaydaki sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını talep ediyor olduklarını, tazminata hükmedilmesi halinde, uyuşmazlığa konu kazada davacının müterafik kusuru bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını talep ediyor olduklarını, somut olayda ölümlü/yaralamalı trafik kazası tespit tutanağı davacının dayandığı belgeler arasında yer almadığından kazanın oluş şeklinin ve davacının koruyucu tertibat kullanıp kullanılmadığının belirsiz olduğunu, bu durumda her halükarda hak kaybı yaşamamak adına müterafik kusura ilişkin itiraz etmek zorunluluğu hasıl olduğunu, davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığı hususunun incelenmesini ve bulunduğunun tespit edilmesi halinde belirlenecek tazminat tutarından BK.52. maddesi gereği indirim yapılmasını talep ediyor olduklarını, müvekkili sigorta şirketinin manevi tazminata ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının haksız ve hukuka aykırı faiz taleplerinin reddi gerektiğini, işbu yargılama kapsamında davacının müvekkili şirkete eksik evrakla başvurduğu dikkate alındığında muaccel alacağın bulunmadığı, bu sebeple davacı lehine doğmuş bir tazminattan söz etmenin henüz mümkün olmadığını, bu nedenle her halükarda davacının olay tarihinden itibaren faiz isteminin reddini talep ediyor olduklarını, ayrıca söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğu, müvekkili şirketin de yasal olarak işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği göz önüne alındığında haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ise ancak yasal faizin talep edilebileceğinin Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, bu nedenle her halükârda davacının avans faiz talebinin reddini talep ediyor olduklarını beyanla; yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın usulden reddini, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, doğrudan dava yoluna başvurmuş olması nedeniyle, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, her halükarda maluliyet tazminatına ilişkin tazminat hesabının ZMM sigortası genel şartları a.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, her halükarda kusur oranlarının belirlenebilmesi için uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılmasını, somut olayda davacıların müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının incelenmesini, bulunduğu takdirde tazminat tutarında makul oranda indirim yapılmasını, her durumda davacının teminat dışı geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminata ilişkin taleplerine itibar edilmemesini, her durumda müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını, fazlaya ilişkin taleplerin reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...'e usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın meydana gelen kazada tarafların kusur durumları, davacının maddi ve manevi zararının bulunup bulunmadığı, davacının meydana gelen kaza sebebiyle davalılardan bir talepte bulunup bulunamayacağı, talepte bulunması mümkünse miktarı hususlarındadır.
Davacının ATK ... İhtisas Kuruluna sevki ile kaza nedeniyle geçici ve kalıcı maluliyetinin oluşup oluşmadığı, tıbbi iyileşme süresi ve mevcutsa kalıcı maluliyet oranının tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK .... Adli Tıp İhtisas Kurulu 30/07/...-... Karar ve ... A.T.Nolu raporda özetle; 08.01.2019 tarihinde trafik kazası nedeni ile yaralandığı bildirilen .... hakkında düzenlenen tıbbi belgelerin tetkikinde, .... Hastanesinin 08.01.2019 tarihli Epikriz Raporunda; trafik kazası sonrası acil servise getirilen hastanın, sağ omuzda ağrı yakınması olduğu, yapılan muayenesinde; genel durumu orta, şuuru açık, koopere, vital bulguları stabil olduğu, sağ omuz hareketlerinin ağrılı ve kısıtlı olduğu, ortopedi ile konsülte edildiği, ortopedi tarafından yapılan muayenesinde; pelvis ve klavikulalar stabil olduğu, sağ omuz hareketleri ağrılı ve kısıtlı olduğu, distal nörovasküler defisit olmadığı, yapılan görüntülemelerde; sağ humerus proksimal kırığı saptandığı, kapalı redüksiyon ve omuz kol askısı yapıldığı, .... Hastanesinin 09.01.2019 tarihli Sağ Omuz BT Raporu; “Görüntü alanına giren diğer kemik yapılara ve kas-yumuşak dokulara ait belirgin patoloji izlenmemiştir. Humerus başında posteriorda boyuna kadar uzanan parçalı deplase kırık izlendi. Glenohumeral eklem mesafesi inferior da nartmıştır. Glenoid kemik posterior inferior da hafif küntleşmiştir. Bu lokasyonda küçük bir gövdeden ayrılmamış avülsiyon kırığı görülmektedir. Glenohumeral eklemde belirgin sıvı izlenmektedir. Akromioklaviküler eklem ilişkisi normaldir. Humerus başı nanterior superiora subluksedir.” şeklinde olduğu, ... Hastanesinin 10-12.01.2019 tarihli Epikriz Raporunda; araç dışı trafik kazası sonrası başvuran hastanın yapılan görüntülemelerinde; pulmoner emboli ve pnömotoraks saptanmadığı, akciğer parankiminde yaygın bilateral mozaik patern, atalektaziler olduğu, küçük hava yolu hastalığını düşündürdüğü, sağda humerusta tüberkülüm majus ve cerrahi boyun düzeyinde fraktür hatları izlendiği,opere edilmek üzere yatırıldığı, sağ omuza yapılan cerrahi girişimle kırık hatlarının redükte edildiği, plak vida ile fikse edildiği, kişinin 07.07.2021 tarihinde Kurullarında yapılan muayenesinde; kolunu kullanamadığını ifade ettiği, sağ omuzda 12x1 cm ciltten koyu ciltten kabarık skar dokusu olduğu, yapılan ortopedik muayenede; sağ/sol olmak üzere, omuz fleksiyon 90/180, ekstansiyon 50/60, abduksiyon 80/180, adduksiyon 50/60, iç rotasyon 80/80 derece, dış rotasyon 20/60 derece olduğuna göre SONUÇ OLARAK: Kişiye rapor düzenlenebilmesi için Kuralları tarafından müzekkere/müzekkereler ile olay tarihli radyolojik görüntülemelerin istendiği, dosyasında bulunmadığı, temin edilip gönderilmesi halinde yeniden değerlendirileceği cihetle; mevcut belgelere göre; İdris kızı, 20.03.1968 doğumlu Münevver Mişe'nin 08.01.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, Kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Şekil 2.10’a göre %6, Şekil 2.11’e göre %5, Şekil 2.12’ye göre %1, Üst ekstremite özürlülük oranı %12, Tablo 2.3’e göre, kişinin tüm vücut engellilik oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Mahkememizin 22/03/2022 tarihli celsesinde davacı tanığı .....'ın hazır bulunduğu, tanığın beyanında; " kazada annemin sol omzu parçalandı, ameliyat geçirdi, bundan sonra hastane sürecinden sonra eve geldi, ben annemin kaza geçirdiği dönemde evli değildim, annemle beraber aynı evde kalıyordum, evde sadece annem kalıyordu, evde bulunan diğer herkes çalışıyordu, o dönemde ara ara yardımcı tutuyorduk, şimdi ise eskisi kadar olmasa bile ara ara yardımcı almaktadır, annem evin işlerini yapamadığından dolayı hem annem hem bizler mağdur olduk, annem kazadan bir kaç ay önce otelde aşçı yardımcısı olarak çalışıyordu, kaza tarihinde ise işinden çıkarılmıştı, fakat iş arıyordu, kazadan dolayı çalışamadı, annem o dönem çalıştığında asgari ücretten biraz fazla tahminen 3.000 TL civarında geliri vardı" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
Taşıt ve yaya arasında gerçekleşen somut olayda kaza tespit tutanağı bulunmadığından, CBS soruşturma dosyası kapsamında alınan rapor keşif icra edilmeden ve icra edilen keşif sırasında taraf ve tanıkların beyanlarına başvurulmadan olayın taraflarından telefon ile aranarak bilgi alınmak suretiyle tanzim edilmiş olduğundan, bu sebeple mevcut bilgi ve belgelere göre kazanın oluş şekli ve mahallin şartları anlaşılmadığından sağlıklı bir irdeleme yapılabilmesi için mahal özellikleri, yaya ve aracın yol üzerindeki hareketleri, çarpma noktasının konumu, yaya geçidi veya kavşağın bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise çarpma noktasına göre konumu, trafik işaretleri bulunuyorsa işaretlerin mahiyeti ve çarpma noktasına göre konumları gibi temel özellikler ile diğer mahal özelliklerini gösteren ayrıntılı kroki tanzimi için mahallinde taraf ve tanıkların katılımı ile 18/04/2022 günü saat 10:00'da keşif icrasına, taraflarca meydana gelen kaza konusunda görgüsü olan tanıklar keşif mahallinde hazır edildiğinde dinlenmelerine karar verilmiş olup, Adli Trafik bilirkişisi ... 24/11/2022 tarihli raporunda özetle; olay anında vaktin aydınlık veya alacakaranlık olmakla birlikte olay mahallinde
yeterince yol aydınlatma direkleri bulunmakta, yolun kaplama cinsi asfalt, olay anında
havanın açık kaplama yüzeyi kuru, olayın gerçekleştiği noktanın ... Caddesi,
.... Caddesi ve ... Caddesi kesimi kavşak noktası ve ... Caddesi
üzerinde çarpma gerçekleşmekte ve olayın olduğu noktasının yapısı itibarıyla üç
kavşak kolunun birleşme noktası olan kavşak noktası olup mahalin kavşak noktasında
araçların seyir istikametini belirleyecek şekilde orta refüj bulunmakta, ...
caddesinin fiziki yapısı itibarıyla orta refüj ile bölünmüş yol olup her bir yönün toplam
genişliği 6,40 metre olup araç trafiğinin iki taşıt yolu üzerinden tek yön olarak akmakta,
yine çarpmanın gerçekleştiği cumhuriyet caddesi üzerinde araç trafiğinin tek yön olarak
akmakta olup ve olay mahallinde .... caddesinin toplam genişliği 13,40 metre
olmakla birlikte yolun sağına ve soluna yer yer araç parklanması bulunması nedeniyle
bu araçların arasında kalan 8 metre genişlikteki alan üzerinden araç trafiğinin tek yön
olarak akmakta ve yine üçüncü kavşak kolu olan .... Caddesi üzerinde de araç
trafiğinin tek yön olarak akmakta ve çarpmanın gerçekleştiği trafik akışının tek yön olan
... Caddesinin sona erdiği noktada fiziki yapısı bölünmüş yol olan ...
Caddesinin başlamakta, olay noktasının yapısı itibarıyla sürücü ve yayalar için görüş
mesafesi açık düz yol, olayın olduğu kavşak kolları üzeri mahalde duraklayan ve park
eden araçlar için herhangi bir kısıtlama getirecek trafik işaret levhası bulunmakta,
sürücülerin görüşüne engel olabilecek herhangi durum veya cisim bulunmamakta ve
olay noktası mahal noktada trafik akışının tek yön olması nedeniyle araç sürücülerinin
kesin olarak geri manevralarla ilerlemesinin yasak olduğu kaplama ve kavşak noktası
olduğu mahalde yapılan keşif doğrultusunda davacı yaya ve tanık tarafından
gösterilen çarpma noktasının görülerek incelenmesi ve tanık ile davacı yayanın
tarafından gösterilen kendilerinin seyir yönleri ile davalı sürücünün geriye doğru
bölünmüş ve trafik akışı tek yön olan ... Caddesi üzerinden yine trafik akışı tek
yön olan ... Caddesi istikametine ters istikamette geriye doğru ilerlediği
seyir yönün incelenmesi doğrultusunda olayın gerçekleşme şekli incelenerek, olay
mahallinin yakın çevresinde herhangi bir trafik işaret levhası ile yaya geçidi noktası
bulunmamakta olup, olayın gerçekleştiği noktanın kavşak noktası olduğu sürücüler
tarafından görülen ve anlaşılan bir fiziki yapıya sahip olduğu ve mahallin olay anındaki
durumu ile keşif esnasındaki durumu itibariyle, herhangi bir farklılık bulunmamakta,
yolun kenarında 3 – 4 metre genişliğinde yaya kaldırımı bulunmakla birlikte yaya
kaldırımının bu genişliği bazı noktalarda artıp azalmakta olan şehir içi sınırları
içerisinde yer alan mahallin etrafında yüksek katlı binalar ve binaların giriş katlarında
ise iş yerlerinin bulunduğu yine olayın gerçekleştiği mahallin aynı zamanda “...
Meydan” olarak bilinen mahal olduğu ve mahallin tüm bu fiziki yapısı itibarıyla yaya
trafiğinin oldukça yoğun olduğu bir mahal olduğunun, davacı yaya ile tanık katılımı ile
mahkeme heyeti ile birlikte olay yerinde yapılan keşif esnasında çarpmanın
gerçekleştiği nokta mahallin teknik olarak trafik kazasının oluşumuna ilişkin
incelenmesi ve irdelenmesi neticesinde anlaşılmış olduğunu,
davalı sürücü ...’ün olay sonrası polis merkezi amirliğince alınan
beyanında; “ 08.01.2019 günü saat: 18.00 sıralarında sevk ve idaremdeki ....
plaka sayılı .... marka kahverengi metalik renkte olan aracımı ... mahallesi ... caddesi üzerinde bulunan ara sokaktan ...
caddesine geri geri gelerek çıktığım esnada aracımda arka sensörden uyarı aldım ve
hemen aracımı durdurdum. Aşağıya inip baktığımda ismini olay sebebiyle öğrendim.
... isimli şahsın yerde olduğunu gördüm ve şahsı çarptığımı anladım ve
şahısın bilinci açıktı ve bana çok canım yanıyor dedi. Bende kalkabilecek misin dedim.
Oda sağ kolunun çok acıdığını söyledi ve şahsı aracıma bindirerek en yakın hastaneye
.... Hastanesine götürdüm ve burada tedavisi yapıldı ve çekilen
röntgende sağ omuzundan kırık olduğu tespit edildi ve şahıs aynı gün içerisinde
taburcu edildi. Daha sonra yaralanan bayan şahısla görüştüğümde 10.01.2019 günü
sabah saatlerinde ... Hastanesinde ameliyatını yaptıracağını söyledim. Daha
soma bugün saat:20.30 sıralarında polis merkezinize ifadeye geldim. Kaza olduktan
sonra şahsı kendi imkânlarımla hastaneye götürdüğüm için olay yerine trafik polisi
çağırmadım ve kaza ile ilgili herhangi bir kaza tutanağı tutulmadı. Ben kimseden
davacı ve şikâyetçi değilim. Bu konuda söyleyeceklerim bundan ibarettir.”
şeklinde olayın oluşumuna ilişkin açıklamalarda bulunmuş olduğunu, davacı yaya ...’nin olay sonrası polis merkezi amirliğince alınan
beyanında; “08/01/2019 Günü saat: 17.00 sıralarında ... mahallesi ...
caddesinde yukarıda geçen ikamet adresime gitmek isterken plakasını hatırlamadığım
bir aracın geri gelerek beni fark etmeden çarpmasıyla yere düştüm daha sonra adını
soma öğrendiğim aracıyla bana çarpan ... isimli şahıs beni ....
hastanesine götürdü burada benim detaylı filmlerimi çekip sonuçlarının yarın
çıkacağım söyleyerek eve gönderdiler. 08/01/2019 günü gecesi ağrılarım arttı
09/01/2019 günü tekrar .... hastanesine muayeneye gittiğimde kolumda ezik
ve kırık olduğunu söylediler ben kırık olduğunu bilmiyordum erken müdahalede
bulunmadılar bana acil ameliyat olmamı söylemediler elime not kağıdı verilerek
17.000 TL hesap çıkardılar. Ben .... hastanesi tarafından verilen raporu evraka
eklenmesi için polis memurlarına teslim ettim. 09/01/2019 Günü saat 16.30
sıralarında Zeytinburnu ilçesinde bulunan ... hastanesine .... Bey
götürdü orda yapılan muayenemizde acil ameliyat olmam gerektiğini ve 10/01/2019
günü hastaneye kayıtlarım yapılarak ameliyat olmamı sağladılar. Hastane masraflarım
... karşıladı. 12/01/2019 Günü saat: 17.00 sıralarında taburcu oldum. Daha
sonra polis merkezinize geldim. Bana çarpan ...’ten davacı ve şikayetçiyim.
Ben kalp hastasıyım acil olarak gittiğim ameliyat olmam gerekirken beni bir gün
bekleten ve kalıcı olmasını sağlayabilecek hasarlar veren erken müdahalede
bulunmayan .... Hastanesinden davacı ve şikâyetçiyim. Benim bu hususta
söyleyeceklerim bundan ibarettir.” şeklinde olayın oluşumuna ilişkin açıklamalarda
bulunmuş olduğunu SONUÇ OLARAK; mahkeme tarafından alınan ara karar doğrultusunda olay yerinde tanık ve
davacı yayanın katılımıyla gerçekleştirilen keşif incelemesi sırasında mahkeme
tarafından ara kararında talep edilen hususlar dikkate alınarak ve tüm dosya içeriği
ile olay yerinde yapılan keşif esnasında tespit edilen hususlar ile çevre ve yolun
durumu birlikte değerlendirilerek, olay mahalli kaza noktasının özelikleri yukarıda
belirtilmiş olup, keşif esnasında davacı ve tanık yaya tarafından olayın gerçekleştiği
nokta gösterilmiş olup, tanıkların çarpma noktası olarak gösterdiği noktanın ekte
sunulan fotoğraflar üzerinde gösterilerek, olayın ... Mahallesi
.... Caddesi Üzeri ... Caddesi ile .... Caddesi kesişimi Kavşak
Noktasında gerçekleştiği ve davalı sürücünün trafik akışı tek yön olan ...
Caddesi üzerinde .... Caddesi ve ... Meydan istikametine geri
manevralarla ilerlemekte olduğu esnada, kaplama üzerinde karşıdan karşıya geçiş
yapmakta ve geçişini tamamlamak üzere ve karşı kaldırıma ulaşmasına yaklaşık bir
metre kalan davacı yayaya davalı sürücü idaresindeki kamyonetin arka kısımlarıyla
çarpmasıyla olayın gerçekleştiği anlaşılarak, keşif esnasında teknik olarak tespit
edilen mesafeler ve olay yerinin fiziki yapısı olay yeri krokisi üzerinde gösterilerek
olay yeri mahalde çekilen fotoğraflar ve davacı ile tanık yaya tarafından gösterilen
noktaya ilişkin keşif esnasında çekilen fotoğrafların rapor ekinde sunulmuş olduğunu, dosya tetkiki ve Mahkeme heyeti ile yapılan keşif neticesinde tespit edilmiş olduğunu, bu
kazanın oluşumunda başkaca bir unsur görülmemiş olup taktirin mahkememizde olduğunu bildirmiştir.
Mahkememizin 18/04/2022 tarihli keşfi sırasında hazır bulunan davacı tanığı ....'nun beyanında; " davacı benim ablam olur. Olay günü tahminen öğleden sonraki saatlerde ablamla birlikteydik. Ablamın maaşını .... Cad. Üzerinde bulunan PTT'den çektikten sonra ... cad üzerinde bulunan caminin önünden dolmuşa binip eve gitmek için o tarafa doğru yürümeye başladık. Yolun karşısına geçmek için hareket ettik. Bu sırada yolun aşağı tarafında sağ tarafta park halinde bulunan kazaya sebebiyet veren araç şoförü aracına aceleyle binerek ters istikamete doğru geri geri çok hızlı bir şekilde gelerek kaldırıma çıkması için bir adım kala ablama çarptı. Çarpmanın etkisiyle ablam 5 metre uzağa fırladı. Bu sırada araç durmadı. Devam etti fakat etrafta bulunan insanların çabası ve yardımıyla araç tam ablamın ayağının dibinde durdu. Araç ilk ablama çarptığında ben aracı farkedip bir adım geri adım atmasam araç bana da çarpacaktı. Araç park halinde bulunduğu sırada o saatlerde arkasına park etmiş başka araçlar bulunmuyordu. Ayrıca aracın ilk bulunduğu yer ile ablama çarptığı nokta arasında yaklaşık 100 metre mesafe vardır. Aracın istikameti Basın ekspres istikametine doğruydu." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
Dosyanın ATK'ya sevki ile tarafların kusur oranına ilişkin rapor alınmasına karar verilmiş olup, Trafik İhtisas Dairesi 17/02/... tarih ve ... sayılı raporda özetle; olayın: 04/03/2020 günü, saat 18:17 sıralarında, davalı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki .... plakalı aracıyla ile .... caddesi üzerinde geri manevra yaptığı sırada aracının arka kısımlarıyla, karşıdan karşıya geçiş yapan davacı yaya ...'ye çarpması neticesinde yayanın yaralanmasına konu trafik kazası meydana gelmiş olduğu, olaydan sonra trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmemiş olduğu, hazırlık aşamasında düzenlenen 10/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda; sürücünün asli (%100) kusurlu olduğunun, yayanın kusursuz olduğunun belirtilmiş olduğu, anılan bu bilirkişi raporu ile olay yerinde yapılan 18/04/2022 tarihli keşfe binaen olay yeri özelliklerinin tespitine yönelik düzenlenen 24/11/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; olay yerinin yerleşim yeri sınırları içerisindeki cadde sınıfına ait tek yönlü ve kavşak içeren mahal olduğunun, yayanın yolun solundan sağına doğru geçiş yaptığının, çarpma noktasının yolun sağ kenarına yakın konumda işaretlendiğinin, yolun genişliğinin ise 13,40 m olduğu, olay yerinde aydınlatma direklerinin bulunduğunun belirtilmiş olduğu, davalı sürücü ...'ün, 09/01/2019 tarihli ifadesinde; "... mahallesi ... caddesi üzerinde bulunan ara sokaktan ... .wldesine geri geri gelerek çıktığım esnada aracımda arka sensörden uyarı aldan ve hemen ar ıcımı durdurdum.Aşağıya inip baktığımda ismini olay sebebiyle öğrendim. ... isimli şalısın yerde olduğunu gördüm ve şahısa çarptığımı anladım...." şeklinde beyanda bulunmuş olduğu, tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, sürücü, yaya ve tanık ifadeleri, keşif ve bilirkişi raporları ile tüm bilgi ve beyanlar incelendiğinde; kazanın, yukarda ‘’OLAY’’kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiğinin anlaşılmış olduğu, mevcut verilere göre; davalı sürücü ...'ün, idaresindeki araçla tek yönlü ve kavşak mahalli içeren bu mevkide nizamlara aykırı bir şekilde dikkatsiz ve kontrolsüzce geri manevra yaparak karşıdan karşıya geçiş yapan yayaya çarpmasıyla meydana gelen olayda; asli kusurlu bulunduğu, davacı yaya ....'nin, olay mahalli yolda karşıdan karşıya geçiş yaptığı sırada ters istikametten geri manevra yaparak gelen araç tarafından çarpılmaya maruz kalması neticesinde meydana gelen olayda; atfı kabil kusuru bulunmadığı SONUÇ OLARAK; olayda, davalı sürücü ...'ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ....'nin kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Dosyanın bilirkişi listesinden resen seçilecek bir aktüerya bilirkişisi ve bir doktor bilirkişiye tevdii ile; davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının ve sağlık giderlerinin hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı Fizik Yüksek Mühendisi bilirkişi .... ve doktor bilirkişi .... 04/12/2023 tarihli raporlarında özetle; SGK tarafından davacı hastanın tedavileri için sağlık hizmet sunucularına yapılmış ödemelere dair Medula hastane hizmet detay dökümünün incelendiğini, dökümünün incelenmesinde davacı kazazedenin ilk götürüldüğü .... Hospital'de uygulanan tetkik ve tedavi bedellerinin dava dışı SGK'ya fatura edilerek tahsil edilmiş olduğunun, buna mukabil davacının operasyonunun yapıldığı .... Hastanesi tarafından SGK'ya fatura düzenlenmediğinin anlaşılmakta olduğunu,
Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu
zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenlenmiş, BK 54. maddesinde ise yaralanmalardaki maddi
zararların kapsamı sayılmış, buna göre tüm tedavi giderlerinin, bedensel çalışma gücünün azalması
sebebiyle oluşan zararların, kazanç kaybı maddi zararlar arasında sayılmış olduğunu, maddi zarar kapsamıyla ilgili Yargı kararlarıyla da yol giderleri ve yardımcı hizmetli giderlerinin de
tedavi giderleri kapsamında olduğunun görülmekte olduğunu, dava dosyasında davacının tedavilerine dair yapılan BELGELİ TEDAVİ GİDERLERİ toplamının 13.827,15 TL olduğunu, bununla birlikte Hukukumuzda belge sunulamasa da gereken BELGESİZ tedavi giderlerinin bilirkişi marifetiyle hesaplanmasının yerleşik uygulama olduğunu, bu kapsamda; tedavi giderleri, trafik kazası dolayasıyla yaralanan kişinin bedenen eski haline dönmesi ve hastalığının artmasının engel olması amacıyla tedavi ile ilgili yapılan tüm masraflar olduğunu, davacı kazazedenin dava konusu kazadan sonra sonra ilk olarak .... Hastanesine
götürüldüğünü, çekilen grafide Humerus başında posteriorda boyuna kadar uzanan parçalı deplase kırık
saptanarak, kapalı redüksiyon ve omuz kol askısı yapıldığı, bu tedavi bedellerinin dava dışı SGK’ya
fatura edilmiş olduğu, bu hastaneden kendi isteğiyle gittiği ... Hastanesinde Prof.
Dr. ... tarafından omuza yapılan cerrahi girişimle kırık hatlarının redükte edildiği, plak vida ile fikse edildiği, bu tedavilerle ilgili BELGELİ TEDAVİ GİDERLERİ toplamının 13.827,15 –TL olduğu, davacının, iyileşme süresi boyunca KOL ASKISI’na ihtiyaç duyacağının tıbbi gerçeklik olduğu ve dava
konusu olay tarihlerinde bu tip askıların 750,00 -TL’ye temin edilebildiği, ayrıca evde pansumanını
yaptırabilmek için takdiren 1.000,00 –TL PANSUMAN GİDERİ’ne katlanmış olabileceği,
bu durumda, davacı ....'nin, 08.01.2019 tarihli araç içi trafik kazası sonrası toplam
13.827,15 -TL BELGELİ TEDAVİ GİDERİ ve toplam 1.750,00 -TL BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ
harcaması yapmış olduğu kanaatinde olduğunu,
19.12.1962 doğumlu olan davacı ...'nin 08.01.2019 kaza tarihi itibarı ile (50) yıl (9) ay (18)
günlük olup, (51) yaşında kabul edilerek TRH-2010 Kadın yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye
ömrünün (29) yıl ve (80) yaşına kadar yaşayacak olduğunu, Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre, aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul
edilmekte olduğunu, davacının (51-60) yaşları arasındaki zarar gördüğü bakiye aktif döneminin (9) yıl ve (60-
80) yaşları arası zarar gördüğü emeklilik ve pasif döneminin (20) yıl olduğunu, davacının SGK Hizmet Cetvelinden davacının 2018 yılından sonra sigortalı çalışmasının olmadığının ve
kaza tarihinde elde ettiği kazançlara ilişkin ücret bordrosu vs. belge bulunmadığının görülmüş olduğunu, bu
nedenle net asgari ücretlerin hesaba esas alınacak olduğunu,
08/01/2016-08/05/2019 arasındaki (4) aylık işlemiş aktif devredeki net kazançları toplamının 8.083,60 TL olduğunu, 08/05/201901/01/2024 arasındaki (4,6) yıllık işlemiş aktif devredeki net kazançları toplamının 255.406,10 TL olduğunu, 01.01.2024-den itibaren işleyecek pasif devre sonuna kadar Yargıtay 4., 9., 10., 17. ve 21. Hukuk
Dairelerinin bu konudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık
kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı-ayrı %10 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacak olduğunu, kazalının işleyecek aktif ve pasif dönemdeki hesaba esas aylık net kazancı11.402,32 TL olduğuna
göre;
işleyecek aktif ve pasif dönem başında yıllık net kazancının = 11.402,32 TL x 12 Ay = 136.827,84 TL olduğunu, davacının (4,02) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değerinin 550.047,92 TL olduğunu, (20) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değerinin 2.736.556,80 TL olduğunu, davacının (4) aylık geçici iş göremezlik maddi zararının 8.083,60 TL olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamının 247.940,76 TL olduğunu, olayın meydana gelmesinde davalı sürücü %100 oranında kusurlu ve davacı kusursuz olduğundan kusur tenziline yer bulunmadığını, SGK Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 01/03/2022 tarihli müzekkere cevabında davacının kaza tarihinde aktif sigortalı olmadığının, ödeme yapılmadığının ve gelir bağlanmadığının belirtilmekte olduğunu, buna göre, rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığını, davacıya davalılar tarafından ödeme yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline mahal bulunmadığını, .... plakalı aracın 24/10/2018-24/10/2019 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış olduğunu, kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitlerinin sakatlık halinde 360.000,00 TL ve tedavi gideri yönünden 360.000,00 TL olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 8.083,60 TL ve belgeli-belgesiz tedavi gideri maddi zararının 15.577,15 TL olmak üzere tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararları toplamının 23.660,75 TL olup, 360.000,00 TL tutarındaki tedavi giderinin teminat limitinin altında kaldığını, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 247.940,76 TL olup, 360.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminat limitinin altında kalmakta olduğunu, dava öncesinde davalı sigorta şirketine gerekli tüm belgelerle birlikte ihtarnamenin hangi tarihte tebliğ edildiğine ilişkin belge görülememiş olduğunu, bu durumda; temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 02/12/2020 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden ise kaza tarihi olan 08/01/2019 olduğunu, sigortalı aracın tescil kayıtlarında kullanım amacının hususi olduğunun belirtilmekte olduğunu, bu durumda faiz nev'inin yasal faiz olduğunu SONUÇ OLARAK; davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 8.083,60 -TL
olduğunu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 247.940,76 -TL
olduğunu, davacının talep edebileceği belgeli ve belgesiz tedavi gideri maddi zararının
15.577,15 -TL olduğunu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 02.12.2020 dava tarihi;
davalı sürücü ve işleten yönünden 08.01.2019 tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz
olduğunu bildirmişlerdir.
Davacı vekili 12/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporu doğrultusunda 1.000 TL olan GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI taleplerini 8.083,60 TL'ye, 1.000 TL olan SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI taleplerini 247.94,76 TL'ye, 1.000 TL olan TEDAVİ GİDERİ TAZMİNATI taleplerini 15.577,15 TL'ye toplamda; 3.000,00 TL olan MADDİ TAZMİNAT taleplerini faiziyle birlikte 271.601,51 TL sair talepleri baki kalması kaydıyla ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
Davacı vekili 17/05/2024 tarihli dilekçesinde özetle davalı sigorta şirketi ile anlaşmış olduklarından davalı .... Sigorta şirketi ve tüm davalılar yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, bu sebeple davalı tarafın da muvafakatı ile vekalet ücretine hükmedilmemesine, Davalılar ... ile ... açısından manevi tazminat taleplerimiz yönünden yargılamanın devam edilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Maddi tazminat davası yönünden; davacılar vekili 17/05/2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerinden feragat ettikleri beyan ettiğinden, dosya arasında mevcut davacılar adına olan vekaletnamede davadan ve kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu ve davalı sigorta şirketi vekilinin davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinini bulunmadığınına yönelik beyanları uyarınca HMK m. 307 uyarınca maddi tazminat davası yönünden açılan davanın reddine, davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Manevi tazminat davası yönünden ise davacı vekilinin 17.05.2024 tarihli dilekçesi uyarınca davalı sigorta şirketine karşı açılan davadan feragat ettiklerini bildirdiğinden manevi tazminat davası yönünden davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... yönünden ise; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para miktarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Bu kriterlere göre somut olay, kusur durumları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi nazara alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi 08/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A-Maddi tazminat davası yönünden AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
B- Manevi tazminat davası yönünden
1-Davalı Sigorta şirketine karşı açılan feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-Davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi 08/01/201 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
MADDİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN:
3-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 478,17 TL peşin harç ile 4.638,27 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.116,44 TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir KAYDINA,
4-Davalı sigorta şirketince vekalet ücreti talebinde bulunulmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;
5-Alınması gereken 1.366,20 TL harcın maddi tazminat hesaplamasında mahsup edilip bakiye kalan 4.688,84 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye kalan 3.322,64 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı sigorta şirketince vekalet ücreti talebinde bulunulmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;
8-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.898,77 TL'nin (başvuru harcı, peşin harç, ıslah harcı olmak üzere) davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, keşif, tebligat ve posta masrafı 7.056,40 TL yargılama giderinden kabul oranı (%6,74) ret oranı (%93,26) dikkate alınarak hesaplanan 475,60 TL'nin davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 88,97 TL'nin davalılar ... ve ...'ten, 1.231,03 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
11-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı asil ve vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/06/2024

Katip ...
¸

Hakim ...
¸