WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/234
KARAR NO : 2024/135

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/03/2020
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 05/11/2018 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığı, montaj ve işçilik dahil anahtar teslim pergole kumandalı açılır tavan sistemi ve motorlu cam giyotin sistemi yapım işi üstlenildiği, ... A.Ş'ne ait iş yerinde kurulum ve montaj işlerinin tamamlandığı, müvekkili tarafından işin süresinde teslim edildiği ancak müvekkilinin yapmış olduğu işin bedeli olarak verilen çeklerin davalı tarafından ödenmediğini, sözleşmenin 6. Maddesindeki 31/01/2019 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çek ve 28/02/2019 keşide tarihli 41.000,00 TL bedelli çek hakkında davalının Vize Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından alınan tedbir nedeniyle çeklerin ödenmediğini, takibe konu çeklerin bu işin hakedişi olarak çek ile yapılan ödemeler olduğu, müvekkilinin yaptığı işin bedelini alamadığını, müvekkili tarafından davalıya teslim edilen işbu davaya konu 2 adet senedin teminat senedi olduğu, ancak davalı şirketin aralarındaki ticaret ilişkisinin bitmesine müteakip söz konusu senetleri iade etmekten kaçındığını, davalının müvekkilinden alacaklı olmaktan ziyade müvekkiline borçlu olduğu, bu nedenlerle öncelikle müvekkili şirket yönünden gecikmesinde telafisi güç zararların oluşması tehlikesi mevcut olduğundan müvekkili şirket hakkında 31/01/2019 tarihli 31.000,00 TL bedelli teminat senedi ve 28/02/2019 tarihli 41.000,00 TL bedelli teminat senedi hakkında senetlerin ödenmemesi ve yapılan ya da yapılacak icra takipleri ile ihtiyati hacizlerin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkili şirketin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin davacı şirket ile arasında dava konusu olayla ilgili hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacı şirketin daha önce müvekkili şirkete karşı İstanbul .... İcra Dairesi .... E. Sayılı dosya ile 31.01.2019 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çek alacağı olduğundan bahisle bir icra takibi başlattığını, yine davacının, müvekkili şirkete karşı İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası ile 31.03.2019 keşide tarihli 41.000,00 TL bedelli çek alacağı olduğundan bahisle ikinci bir icra takibi daha başlatıldığını, her iki icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğundan ve dayanak gösterilen çek asıllarındaki imzaların müvekkili şirket ...... yetkilisi ....... ‘a ait olmadığından her iki icra takibinde çekteki imzalara itiraz edildiği ve imza inkarı davası açıldığını, her iki davanın halen derdest olup İstanbul ...... İcra Hukuk Mahkemesi ...... Esas ve İstanbul ..... İcra Mahkemesi ...... Esas sayılı dosyaları ile görülmeye devam edildiğini, bu sefer ise davacı şirket tarafından müvekkili şirkete karşı huzurdaki menfi tespit davasının açıldığı, müvekkili şirketin davacı şirket ile hiçbir özel ya da ticari bir ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin davacı taraf ile asla bir taşeron sözleşmesi imzalamadığını ve bu sözleşme kapsamında teminat senedi almadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında iş yapımına ilişkin herhangi bir sözleşme olmadığı ve davacıya yaptırılan bir iş bulunmadığından, müvekkili şirket tarafından kendilerine çek verildiği iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin ...... olduğu, ödenmesi talep edilen çeklerdeki imzaların müvekkili şirketin yetkilisine ait olmadığı, bu husus ile ilgili hukuki sürecin devam ettiğini, ... A.Ş.'nin müvekkili şirketten yapı, organizasyon, faaliyet ve kurucuları bakımından bağımsız bir şirket olduğu, ... Şirket yetkilisi ile müvekkili şirket yetkilisinin aynı kişi olmadığı, birbirlerinden bağımsız iki ayrı şirket oldukları, aralarında herhangi bir bağ bulunmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, teminat senetlerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olup, uyuşmazlığın öncelikle taraflar arsında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının dayandığı 05.11.2018 tarihli taşeron sözleşmesinin taraflar arasında imzalanıp imzalanmadığı, davacının sözleşmeye konu işi yaparak davalıya teslim edip etmediği, sözleşmede bahsedilen teminat senetlerinin davacı tarafça davalıya verilip verilmediği, buna göre sonuç olarak teminat senetlerinin bedelsiz kalıp kalmadığı hususlarına ilişkindir.
Mahkememizin 14/04/2022 tarihli celsesinde davalı şirket yetkilisi ....... beyanında; Bana göstermiş olduğunuz taşeron sözleşmesi başlıklı sözleşme altındaki imzalar bana ait değildir. Davacı tarafla herhangi bir taşeron sözleşmesi de yapılmamıştır. 05/11/2018 tarihli taşeron sözleşmesinden kaynaklı da herhangi bir ticari ilişkimiz olmamıştır ve alacağımız da yoktur. Taşeron sözleşmesinde geçen senetlerle ilgili de herhangi bir bilgim yoktur. Senetler de bizde değildir, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce alınan 29/11/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; İnceleme konusu, İşveren konumunda olan “...... GIDA İNŞAAT SAN.TİC.LTD.ŞTİ.” ile Taşeron konumunda olan “...... DEKORASYON MAKİNA SANAYİ VE PAZARLAMA LTD.ŞTİ.” arasında düzenlenmiş 05.11.2018 tarihli 10 sayfadan oluşan Taşeron Sözleşmesinde “...... GRUP GIDA İNŞAAT SAN.TİC.LTD.ŞTİ.” adına atılmış imzaların ilgili şirkette imza atmaya yetkili ......’a ait mevcut mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla .....’IN ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI kanaati bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde:
Dava, teminat senetlerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olup, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının; hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle yada yazılı bir belge ile senedin teminat senedi olduğuna dayanan ve bu sebeple borçlu olmadığının tespitini talep eden davacılar tarafından ispatlanması gerekir.
Kambiyo senedi, hukuksal niteliğince, sebebini içermeyen bir borç ikrarı niteliğinde olup, soyut borç ikrarı içeren senedin bedelsizliğini lehtara karşı ileri süren taraf, önce bu senedin belli bir sebebi olduğunu, sonra da bu sebebin gerçekleşmediğini, HMK.nun 200 ve izleyen maddeleri uyarınca yasal ve yazılı deliller ile kanıtlamak durumundadır.
Davacıların öncelikle sözleşme ilişkisini, sonrasında ise dava konusunu bononun davalıya bu sözleşme ilişkisi içerisinde verildiğini kesin delillerle ispat etmelidir.
Davacı taraf dava dilekçesinde davalı taraf ile aralarında 05/11/2018 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile davalı tarafa 31/01/2019 tarihli 31.000,00 TL bedelli teminat senedi ve 28/02/2019 tarihli 41.000,00 TL bedelli teminat senedi verdiğini , taşeron sözleşmesi ile montaj ve işçilik dahil anahtar teslim pergole kumandalı açılır tavan sistemi ve motorlu cam giyotin sistemi yapım işi üstlenildiğini, ... A.Ş'ne ait iş yerinde kurulum ve montaj işlerinin tamamlandığını, davalı şirketin aralarındaki ticaret ilişkisinin bitmesine müteakip söz konusu senetleri iade etmekten kaçındığını iddia etmiş , davalı taraf cevap dilekçesinde davalı şirketin davacı şirket ile hiçbir özel ya da ticari bir ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin davacı taraf ile asla bir taşeron sözleşmesi imzalamadığını ve bu sözleşme kapsamında teminat senedi almadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında iş yapımına ilişkin herhangi bir sözleşme olmadığını ve davacıya yaptırılan bir iş bulunmadığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete çek verildiği iddiasının da gerçeği yansıtmadığını savunmuştur. Davalı şirket yetkilisi ....... mahkememizin 14/04/2022 tarihli duruşmasında alınan beyanında '' Bana göstermiş olduğunuz taşeron sözleşmesi başlıklı sözleşme altındaki imzalar bana ait değildir. Davacı tarafla herhangi bir taşeron sözleşmesi de yapılmamıştır. 05/11/2018 tarihli taşeron sözleşmesinden kaynaklı da herhangi bir ticari ilişkimiz olmamıştır ve alacağımız da yoktur. Taşeron sözleşmesinde geçen senetlerle ilgili de herhangi bir bilgim yoktur. Senetler de bizde değildir'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı taraf 22/07/2020 tarihli delil dilekçesinin ekinde 31/01/2019 tarihli 31.000,00 TL bedelli ve 28/02/2019 tarihli 41.000,00 TL bedelli senet fotokopilerini sunmuş olup senet fotokopilerinin üzerinde teminat senedi ibaresinin yer almadığı ,mahkememizce alınan 29/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu 05.11.2018 tarihli 10 sayfadan oluşan Taşeron Sözleşmesinde “..... Grup Gıda İnşaat San.Tic.Ltd..Şti.” adına atılmış imzaların ilgili şirkette imza atmaya yetkili ......’a ait mevcut mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla .....’ın eli ürünü olmadığı şeklinde rapor düzenlemiş olup bu kapsam da kambiyo senetleri sebepten mücerret olup, davacının bonoların bedelsiz olduğunu yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, senet fotokopisi üzerinde teminat senedi ibaresine rastlanılmadığı ve davaya konu 05/11/2018 tarihli sözleşme de imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı bu kapsamada tüm deliller değerlendirildiğinde davacılar tarafından davaya konu bonolar yönünden iddiaları ispat edilemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 1.229,58 TL'nin mahsubu ile bakiye 801,98 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/02/2024

Katip ......
¸e-imzalıdır

Hakim ......
¸e-imzalıdır