WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/203 Esas
KARAR NO : 2024/519

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 02/03/2020
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 24/05/2018 tarihinde sürücü ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı araçla yolculuk ederken trafik kazası geçirdiğini, solu kolunun 3 yerden kırıldığını, meydana gelen kaza sonrasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile davalı taraftan maluliyet oranında tazminat isteminde bulunduğunu, davalı tarafça müvekkile ödeme yapıldığını, müvekkilinin mağduriyetinin, vücut fonksiyonlarında kaza öncesine oranla gerileme yaşayan müvekkilinin kırık derecesi de dikkatte alındığında maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığını, ödenen tazminatın yetersiz olduğunu, müvekkilinin trafik kazasının meydana getirdiği olumsuz etkilerden dolayı iş gücü kaybı ve ayrıca kazadan sonra çalışamamasından dolayı maddi kazanç kaybına uğradığını, müvekkilinin maluliyetinin bundan sonra yapacağı işleri başkalarına nazaran çok daha fazla zaman ve emek harcayarak yapmasına neden olacağını, olayda davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu eksik ödemeden dolayı sorumlu olduğunu, davalı şirketin usul ve yasaya açıkça aykırı olarak belirlediği tazminat miktarının müvekkilinin mağduriyetini gidermediğinden ve ayrıca müvekkilinin vücut fonksiyonlarında meydana gelen kayıp oranının daha fazla olması nedeniyle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davalı şirketten maddi tazminatı avans faiziyle birlikte tahsilini talep etme gereği hasıl olduğunu, huzurdaki davanın 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açılmış bulunduğunu, maddi tazminat miktarının mahkemece yapılacak inceleme ve bilirkişi tespitinden sonra belirlenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin kazadan sonra uzun süre tedavi görmek zorunda kaldığını, işten çıkarıldığını, bir daha aynı şartlarda çalışma olanağı bulamadığını, işbu sebeple müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını, kazanç kaybı talebine ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300,00 -TL maddi tazminat talep ettiklerini, müvekkilinin, yaşadığı elim hadise sebebiyle hala tedavi gördüğünü, müvekkilinin düzenli olarak hastanelerde kontrolleri yaptığını, ilaçlarını kullandığın, müvekkilinin tedavi giderlerini cebinden karşılamak durumunda kaldığını, bu olayın müvekkilinde kalıcı hasar bıraktığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla tedavi giderlerine ilişkin olarak şimdilik 300,00 -TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını, müvekkilinin çalışma gücünün önemli ölçüde düştüğünü, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar sebebiyle 200,00-TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını, müvekkilinin ekonomik geleceğinin sarsıldığını, işbu alacak kalemi için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 200,00 -TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını, bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 24.05.2018 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazasında yaralanarak malul kaldığından bahisle uğradığı maluliyet zararının ........ plakalı aracın müvekkili şirket nezdindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesinden tazminini talep ettiğini, ........ plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde, 11.01.2018-11.01.2019 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet (trf) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinin ardından davacı tarafın maluliyet zararının tazmini için müvekkili şirkete başvurusu üzerine yapılan değerlendirme sonrasında davacının uğramış olduğu bedeni zararı tespit edildiğini ve 26.606,16-TL tutarındaki tazminat miktarının 17.06.2019 tarihinde davacı vekiline ödenmek suretiyle davacının maluliyete ilişkin zararının tazmin edildiğini ve müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, söz konusu ödemeyi davacı tarafa yapmakla poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getiren müvekkili şirketin davacı tarafından tamamen ibra edildiğini, müvekkili şirketin davacı ile mutabık kaldığı zarar miktarını davacıya tazmin etmiş olması sebebiyle müvekkili şirket hakkındaki davanın reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranı adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesince belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin nezdindeki poliçe sebebiyle davacıya karşı sorumluluğunun doğabilmesi sigortalı aracın kazanın oluşumunda kusurlu olmasına bağlı ve sorumlu olacağı miktarın sürücünün kusur oranına göre belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle; sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranının, davacının meydana gelen kaza esnasında kask takmaması hususu da dikkate alınarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesini talep ettiklerini, ........ Plaka sayılı aracın, 11.01.2018 tarihinde Mecburi Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davacının iddia edildiği gibi malul kaldığının sabit olmadığını ve ayrıca tespite muhtaç olduğunu, maluliyetin varlığının ve oranının belirlenmesi hususunun adli tıp kurumu ...... ihtisas dairesi tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının, davacının maluliyet durumunun, iş ve güçten yoksun kalma süresinin, davacının kaza nedeniyle davalıdan maddi tazminat talep edip edemeyeceği, talep edebilecekse maddi tazminat miktarının ne olduğu hususlarında olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 07/09/2021 tarihli raporda özetle; 24/05/2018 günü saat 20.00 sıralarında ..... Sokak üzerinden yeşil ışıkta hareket ederek kavşağa giren sürücü ..... sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı minibüsün sağ yan kısmının gidiş istikametine göre sağ tarafından, .... Caddesi üzerinden gelen ve kırmızı ışıkta kavşağa giren sürücü ........ sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı otomobilin sol ön köşe kısmı ile çarpışmasının etkisiyle savrulan ...... plaka sayılı minibüsün sağ ön köşe kısmının gidiş istikametine göre yolun sol tarafında bulunan trafik ışıklarına, ........ plaka sayılı otomobilin ön ve sol ön köşe kısmının gidiş istikametine göre sağ tarafında, ..... Sokak üzerinde kırmızı ışıkta bekleyen sürücü ..... sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı otomobilin sol yan kısmına çarpıp alt kısımları ile orta beton bankete çıkması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.
İRDELEME : Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağından kaza mahallinin meskun mahal olduğu, yolun bölünmüş yol, yol yüzeyinin kuru, havanın açık, vaktin gündüz, yolun eğimsiz düz, mahallin ışık kontrollü dört yönlü kavşak olduğu görülmüştür.
Dosya tümüyle incelendi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... Soruşturma sayılı dosya evrak sureti içeriği, trafik kazası tespit tutanağı, tüm beyanlar, mevcut veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kazanın yukarıda "OLAY" bölümünde anlatılan şekilde meydana geldiği anlaşılmıştır.
Mevcut verilere göre;
A) Sürücü ........ olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, ışık kontrollü kavşak mahalline yaklaştığını dikkate alıp kavşağa giriş yapmadan önce trafik ışıklarını kontrol etmesi, kırmızı ışıkta durması gerekirken kırmızı ışıkta giriş yaptığı kavşakta sevk ve idaresindeki otomobilin sol tarafından kavşağa giren minibüsle çarpışmasıyla meydana gelen olayda kusurludur.
B) Sürücü ..... yeşil ışıkta giriş yaptığı kavşakta sevk ve idaresindeki minibüsün sağ tarafından kavşağa giren otomobille çarpışmasıyla meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
C) Sürücü ...... kavşak girişinde kırmızı ışıkta beklediği sırada sevk ve idaresindeki otomobile kaza yaparak savrulan otomobilin çarptığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
SONUÇ :
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Sürücü ........'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu,
B) Sürücü ...... 'ın kusursuz,
C) Sürücü ..... 'nin kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapor ibraz edilmiştir.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 04/04/2022 tarihli raporda özetle; Kişi hakkında düzenlenmiş olan adli ve tıbbi belgelerin incelenmesinde;
1)..... Hastanesinin 24.05.2018 giriş tarihli evrakında, araç dışı trafik kazası, genel durum iyi, şuur açık, sağ dizde abrazyon, sol kulak memsinde abrazyon mevcut, sol kolda ağrısı olduğu, sol humerus şaft kırığı, uzun kol atel yapıldığı,
2) ..... Hastanesinin 02.01.2019 tarihli raporunda; Ortopedi: sol humerus kırığı, omuz ABD si kısıtlı, kaynama devam etmekte, oran %6, Psikiyatri: psikiyatri polikliniğinde 6 ay takibi sonrası karar verilmesinin uygun olduğu, Nöroloji: sağlam,
3)..... Hastanesinin 24.12.2021 çekim tarihli radyoloji raporunda, sol humerus orta diafizde deforme görünümde kallus formasyonu gösteren eski fraktür izlendiği,
4)Kişinin 17.01.2022 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesinde, araçta arka koltukta otururken minibüsle çarpışmışlar, ön cama çarpmış, sol kolu alçıya alınmış ameliyat olmamış, 1 sene alçıda kalmış, halen kol ağrısı şikayeti mevcut, olay sırasında kulağından kan geldiğini, kulak zarını yırtıldığını, ancak daha sonra sağlık kurulu raporu aldığını, işitme testini yapıldığını, muayenenin normal olduğunu, şu anda işitme ile ilgili bir şikayeti olmadığını söylediği, psikiyatrik ilaç kullanmadığını, aktif bir psikiyatrik şikayeti olmadığını söylediği, yüz sınırları içinde olayla ilgili harici lezyon saptanmadığı, Ortopedi muayenesinde sağ omuz fleksiyonu 180 sol 140, bilateral ekstansiyon 60, sağ ABD 180 sol 140, bilateral ADD 60, bilateral iç rotasyon 80, bilateral dış rotasyon 60, bilateral dirsek fleksiyonu 140, ekstansiyon 0, bilateral supinasyon ve pronasyon 90 derece, sağ el dominant olduğu,
5)Dosyada mevcut CD lerin Kurulumuzda yapılan radyolojik incelenmesinde, 02.01.2019 tarihli humerus grafisinde kaynaması devam eden oblik fraktür sekeli görüldüğüne göre,
SONUÇ:
Camal oğlu 06.07.1980 doğumlu ......’un 24.05.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında;
Kas İskelet Sistemi, Üst esktremiteye ait sorunlar, Şekil 2.10’a göre %3, Şekil 2.11’e göre %2, olup üst ekstremite özürlülük oranı %5 , tablo 2.3’ e göre;
1)Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3(yüzdeüç) olduğu,
2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunmuştur.
Mahkememizce alınan 29/01/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
HESAP YÖNTEMİ;
a) Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin 14.01.2021 T. ..... E. ..... K. sayılı kararında özetle; “…….Gerçek zarar hesabı özü itibarı ile varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.
Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birlik sağlanması açısından yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında Dairemizce de 2020 yılı Aralık ayı itibarı ile tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH-2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.…..davacının ve desteğin muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH-2010 yaşam tablosuna göre belirlenmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşan sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir” denilerek hüküm kurulmuştur.
b) Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin 14.01.2021 T. .... E. ...... K. sayılı kararı dikkate alınarak; davacının muhtemel bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosu ile belirlenecek; ancak; davacının maddi zararı %10 artış ve %10 ıskontolu progresif rant yöntemine göre hesaplanacaktır.
c) Davacıya dava öncesinde 17.06.2019 tarihinde 26.606,16 TL sürekli iş göremezlik maddi zarar ödemesi yapıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 30.04.2013 tarih ve ..... Esas, ..... K. sayılı kararı ile 11.10.2012 tarih ve ..... Esas, ........ K. sayılı kararında ve bu husustaki yerleşik içtihatlarında "…..Bu düzenlemeye göre açılan dava süresinde olup, mahkemece yapılacak iş, ilk önce ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir. Bunun için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir. Şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir…." denilerek hüküm kurulmuştur.
Yukarıda anılan içtihatlar dikkate alınarak öncelikle ödeme tarihi olan 17.06.2019 tarihindeki verilere göre hesaplama yapılarak yapılan ödemenin yeterli olup, olmadığı incelenecektir.
DAVACININ YAŞI, BAKİYE ÖMRÜ VE SOSYO-EKONOMİK DURUMU;
a) 06.07.1980 doğumlu olan davacı Raman Mammadov 24.05.2018 kaza tarihi itibarı ile (38) yaşında olup, TRH-2010 Erkek yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (37) yıl ve (75) yaşına kadar yaşayacaktır.
b) Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmektedir.
Davacının (38-60) yaşları arasındaki aktif dönemi (22) yıl ve (60-75) yaşları arasındaki pasif dönemi (15) yıldır.
DAVACININ GEÇİCİ VE SÜREKLİ İŞGÜCÜ KAYBI (MALULİYET) DURUMU;
ATK 2. İhtisas Kurulunun 22.04.2022 tarihli raporunda davacının;
a) Tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu
b) Geçici iş göremezlik süresinin (4) ay olduğu belirtilmektedir.
ÖDEME TARİHİNDEKİ VERİLERE GÖRE İŞLEYECEK AKTİF VE PASİF DÖNEMDEKİ KAZANÇLAR;
a) 21.05.2019-den itibaren işleyecek devre sonuna kadar Yargıtay 9., 10., 17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı-ayrı %10 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacaktır.
b) Kazalının işleyecek aktif devre başındaki hesaba esas net aylık ücreti 2.020,90 TL ve pasif devre başındaki hesaba esas net aylık ücreti 1.829,02 TL olduğuna göre davacının; İşleyecek aktif devre başında yıllık net kazanç = 2.020,90 TL x 12 Ay = 24.250,80 TL dır.
İşleyecek pasif devre başında yıllık net kazanç = 1.829,02 TL x 12 Ay = 21.948,24 TL dır.
İNDİRİM GEREKTİREN HUSUSLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ;
a) Olayın meydana gelmesinde davacı kusursuz olduğundan hesaplanan maddi zarar tutarından kusur indirimine yer bulunmamaktadır.
b) Somut olay iş kazası olmadığından 5510 sayılı yasanın 19. Maddesine göre SGK tarafından davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte; davacı Azerbaycan vatandaşı olup, SGK tescili olmadığı anlaşılmakla davacıya rücuya tabi geçici iş göremezlik ödemesi yapılabilmesi de mümkün görülmemektedir. Buna göre; rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmamaktadır.
c) Davacıya 26.606,16 TL sürekli iş göremezlik maddi zarar ödemesi yapıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Buna göre; davacıya yapılan sürekli iş göremezlik maddi zarar ödemesi davacının hesaplanan sürekli iş göremezlik maddi zarar tutarından tenzil edilecektir.
ÖDEME TARİHİNDEKİ VERİLERE GÖRE DAVACININ NİHAİ VE GERÇEK MADDİ ZARARI;
a) Yukarıda açıklandığı üzere indirim gereken bir husus bulunmamaktadır Buna göre;
b) Ödeme tarihindeki verilere göre davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararı = 6.412,48 TL
c) Ödeme tarihindeki verilere göre davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı aşağıdaki gibidir.
1) Davacının indirimsiz sürekli iş göremezlik maddi zararı = 25.588,62 TL
2) Yapılan ödemenin indirimi = 26.606,16 TL
3) Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı = KALMAMIŞTIR.
II) TEMİNAT KAPSAMI, TEMERRÜT TARİHİ VE FAİZ NEV’İ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME;
A. TEMİNAT LİMİTİ;
a) ........ plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafında kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi ile sigortalanmıştır.
Kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri sakatlık halinde 360.000,00 TL ve tedavi gideri yönünden 360.000,00 TL dır.
b) Yargıtay ...... Hukuk Dairesi 26.04.2018 T. , ...... E. , ..... K. Sayılı kararında özetle; “……13/08/2016 günü sürücü ... Kayaförü sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sürücü...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması sonucu ... plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek ….Somut olayda, mahkemece, 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu bulunduğundan ve davanın 6111 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden sonra açılmış olmasına göre, davanın reddine karar verilmesi doğru olmakla birlikte geçici iş göremezlik talepleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden davacının talep ettiği geçici iş göremezlik dönemi için aktüerya raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir….” denilerek hüküm kurulmuştur.
c) Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararı 6.412,48 TL olup, 360.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kalmaktadır.
d) Ödeme tarihindeki verilere göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, bu nedenle; Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 30.04.2013 tarih ve ...... Esas, ..... K. Sayılı kararı ile 11.10.2012 tarih ve ..... Esas, ..... K. sayılı kararları nazara alındığında sürekli iş göremezlik maddi zararı yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
B. TEMERRÜT TARİHİ VE FAİZ:
a) Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “....MADDE 99- Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren (8) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.....” denmektedir.
b) Davalı sigorta şirketine dava öncesinde ihtarın hangi tarihte tebliğ edildiğine dair belge görülememiştir. Buna göre kısmi ödeme tarihi olan 17.06.2019 tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcını teşkil edecektir. Faiz nev’inin yasal faiz olduğu kanaatine varılmıştır.

SONUÇ:
Nihai takdir ve karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere uyuşmazlık noktaları yönünden;
1) Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 6.412,48 TL olduğu,
2) Ödeme tarihindeki verilere göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, bu nedenle; Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 30.04.2013 tarih ve ..... Esas, ..... K. sayılı kararı ile 11.10.2012 tarih ve ..... Esas, ..... K. Sayılı kararları nazara alınarak güncel verilere göre sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabı yapılmasına yer olmadığı,
3) Davacının 24.05.2018 tarihli araç içi trafik kazası sonrası 290,00 –TL belgeli tedavi gideri ve toplam 1.250,00 -TL belgesiz tedavi gideri harcaması yapmış olduğu kanaatindeyiz.
4) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 17.06.2019 kısmi ödeme tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce alınan 15/12/2023 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle;
Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 6.625,60 TL olduğu, ödeme tarihindeki verilere göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, bu nedenle; Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 30.04.2013 tarih ve ..... Esas, ...... K. sayılı kararı ile 11.10.2012 tarih ve ..... Esas, .... K. Sayılı kararları nazara alınarak güncel verilere göre sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabı yapılmasına yer olmadığı, davacının 24.05.2018 tarihli araç içi trafik kazası sonrası 290,00 –TL belgeli tedavi gideri ve toplam 1.250,00 -TL belgesiz tedavi gideri harcaması yapmış olabileceği, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 17.06.2019 kısmi ödeme tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu şeklinde rapor düzenlemişlerdir.
Davacı vekilince 15/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile kazanç kaybı sebebiyle 6.625,60 TL maddi tazminat, Tedavi giderleri sebebiyle 1540TL maddi tazminat, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar sebebiyle 200 TL maddi tazminat ekonomik geleceğinin sarsılması sebebiyle müvekkilin uğradığı maddi zarara ilişkin olarak 200 TL maddi tazminat talep ettiklerine dair ıslah dilekçesi sunmuştur.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ; Davaya konu kazanın 24/05/2018 günü saat 20.00 sıralarında .... Sokak üzerinden yeşil ışıkta hareket ederek kavşağa giren sürücü ..... sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı minibüsün sağ yan kısmının gidiş istikametine göre sağ tarafından, ...... Caddesi üzerinden gelen ve kırmızı ışıkta kavşağa giren sürücü ........ sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı otomobilin sol ön köşe kısmı ile çarpışmasının etkisiyle savrulan ..... plaka sayılı minibüsün sağ ön köşe kısmının gidiş istikametine göre yolun sol tarafında bulunan trafik ışıklarına, ........ plaka sayılı otomobilin ön ve sol ön köşe kısmının gidiş istikametine göre sağ tarafında, ..... Sokak üzerinde kırmızı ışıkta bekleyen sürücü ..... sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı otomobilin sol yan kısmına çarpıp alt kısımları ile orta beton bankete çıkması sonucu yaralanmalı şekilde trafik kazası meydana geldiği davacının ........ plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu meydana gelen kazada yaralandığı dosyada alınan Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 07/09/2021 tarihli kusur raporuna göre ; ........ Sürücüsü ........'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, Sürücü ......'ın kusursuz, Sürücü ......'nin kusursuz olduğu Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 04/04/2022 tarihli maluliyet raporuna göre ; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3(yüzdeüç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği dosyada alınan aktüerya raporuna göre; Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 6.625,60 TL olduğu, ödeme tarihindeki verilere göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, bu nedenle; Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 30.04.2013 tarih ve ..... Esas, ..... K. sayılı kararı ile 11.10.2012 tarih ve ..... Esas, ..... K. Sayılı kararları nazara alınarak güncel verilere göre sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabı yapılmasına yer olmadığı, davacının 24.05.2018 tarihli araç içi trafik kazası sonrası 290,00 –TL belgeli tedavi gideri ve toplam 1.250,00 -TL belgesiz tedavi gideri harcaması yapmış olabileceği, ........ plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafında kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi ile sigortalandığı tespit edilmiş olup bu kapsamda toplanan deliller bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirilmesinde davaya konu trafik kazası niteliğindeki olay nedeniyle ortaya çıkan zarardan işletenin sorumluluğunu teminat altına alan ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğu davacının davalıdan 6.625,60 TL geçici iş görmezlik bedeli, 1.540,00 TL tedavi giderinin talep edebileceği fazlaya ilişkin taleplerini ispat edemediği anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 6.625,60 TL geçici iş görmezlik bedeli, 1.540,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihi olan 17/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-) 6.625,60 TL geçici iş görmezlik bedeli, 1.540,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihi olan 17/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 557,79-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL peşin harç ve 427,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 482,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 75,79‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 116,60 TL ve 427,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 544,2‬0-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça sarf edilen tebligat ve müzekkere gideri ile bilirkişi sarf gideri olmak üzere toplam 5.893,55-TL'nin kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 5.618,32-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 8.165,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı üzerinden hesaplanan 61,60 TL'sinin davacıdan, 1.258,40 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/05/2024

Katip .....
¸e-imzalıdır

Hakim ....
¸e-imzalıdır