T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/540 Esas
KARAR NO : 2024/255
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/11/2017
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında malzeme alım satımı için sözlü olarak sözleşme yapıldığını, yapılan sözleşme gereği 08/03/2016-02/10/2017 tarihleri arasında cari hesap ilişkisi ile ticari ilişki içinde bulunduklarını davalı şirkete malzemeler satıldığını, satılan mallar karşılığında faturalar düzenlendiğini, ancak davalının kötü niyetli olarak borç ödememek için davacı tarafından gönderilen toplam 19 sayfa 2 adet faturayı iade ettiğini. faturaya konu malların halen davalı tarafından kullanıldığını, bakiye 200.248,69TL lik faturanın davalı tarafından ödenmediğini, Karamürsel Noterliğinden 02/10/2017 tarih .... yevmiye nolu ihtarname ile 200.717,90TL nin ödenmemesi üzerine ihtarname ile keşide edildiğini, davalı şirketin de Diyarbakır .... Noterliğinden 16/10/2017 tarih ... yevmiye ve 31/10/2017 tarih ... yevmiye nolu 2 adet ihtarnameyi davacıya gönderdiğini, davalının haksız olduğunu ve davacıya iftiralar attığından bahisle, 200.248,69TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt fazili ile birlikte davalıdan tahsilini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalının adresinin Diyarbakır ilinde olması sebebiyle öncelikle davanın yetkisiz mahkeme açıldığını bu sebeple yetki itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde belirtilen ticari ilişkinin taraflar arasında mevcut olmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalının bedellerini peşin ödemek suretiyle Diyarbakırdaki işlerinde kullanmak üzere mal temin etmesine dayandığını, dava dilekçesinde bahsedilen 08/03/2016-02/10/2017 tarihleri arasında taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacının davasında haksız olduğunu, Karamürsel Noterliğinden yollanan ihtarnamenin soyut ve gerçeği yansıtmadığını, haksız ve kötü niyetli davacı taraf tüm ihtarnamelerinde alacaklı olduğunu faturalar kestiğini iddia etmesine rağmen kanun ve iddialarını hiçe sayarak sonradan 01/10/2017 tarihinde 19 adet fatura düzenleyerek bunları da APS ile davalıya gönderdiğinden bahisle haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememiz 04/01/2018 tarihli kararı uyarınca HMK'nun 6. Maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Davalı tarafça süresi içerisinde yetki itirazında bulunulmuştur. Dava konusu olayda davalı şirketin sicil adresinin Diyarbakır olduğu, davacının adresinin Kocaeli olup TBK 89.maddesi hükmüne göre de davacının yetkili mahkemede davasını açmadığı, davaya bakma yetkisinin Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazının kabulüne, davanın yetki nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yetkili Diyarbakır Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin 04/01/2018 tarih ve ..... Esas .... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 22/05/2018 tarih ve .... Esas .... Karar sayılı ilamı ile; "Davacının delil dilekçesinde, satılan malzemenin davalı şirketin Küçükçekmece'deki şantiyelerindeki inşaatlarında kullanıldığı için sözleşmenin ifa mahalinin Küçükçekmece olduğunu belirtip irsaliye faturalarındaki malzeme teslimatının da belirtilen şantiyelerde davalının elemanlarına yapıldığını savunduğu, HMK 10. maddesine göre ifa mahalli mahkemesi de yetkili olduğundan mahkememizce savunmada geçen deliller toplanıp değerlendirilmeden eksik soruşturma ile karar verildiğinden, istinaf talebinin kabulüne, mahkememiz kararının KALDIRILMASINA, gerekçede açıklandığı şekildeYargılamaya devam olunarak tarafların delilleri toplanıp hasıl olacak sonuca göre yetki talebi hakkında karar verilmek üzere dosyanın mahkememize GERİ ÇEVRİLMESİNE" karar verilmiştir.
Geri çevirme üzerine Mahkememizce yargılamaya devam olunmuş ve taraf delilleri toplanılmıştır.
21/10/2019 tarihli celsede davacı tanığı ...'in hazır olduğu, tanığın; "ben davalı firmada saha mühendisi olarak çalışırdım. Orada kısa bir süre çalıştım.ç beni,m orada çalıştığım zaman davalı firma tarafından malzemeler teslim edildi. Ancak arada sözleşme var mıdır bilemem. Bir kamyon plastik malzeme glemişti. Ben bunu teslim aldım. Söz konusu evraklarda da imzam vardır. Faturalarda ve sevk irsaleyelerinde imzam vardır. Boru, profil bunlar parça parça geldi ve hepsini ben teslim aldıum. Faturalardaki imzalar bana aittir. Benim teslim aldığım malzemeler 70,80 hatta 90.000,00 TL'lik olabilir. " şeklinde beyanda bulunduğu, davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: malzemeler davacı tarafça değil davacı tarafın satın aldığı kişiler tarafından teslim ediliyordu. ...ın davalı firmada çalıştığını görmedim" şeklinde beyanda bulunduğu, yine davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu; " iş malzemelerini, depoda gördüm ancak kim tarafından göndeirlmiş bilmiyorum.bunlar iş yapılırken kullanılır özel kıyafet değildir iş kıyafetidir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
21/10/2019 tarihli celsede davacı tanığı ...'nun hazır olduğu, tanığın; "ben davalı firmada makine mühendisi olarak taşeron firma çalışanı idim. ... eksik olan malzemeleri inşaata getiriyordu. ...ı hiç inşaat alanında görmedim. Teslimleri şantiyede çalışanlar olarak biz alıyorduk. Depoda o gün kim varsa sevki de o alıyordu. Sevk irsaliyelerindeki faturaların bazılarında benim imzam da vardır. Ben bir takım malzemeleri teslim aldım. Faturalardaki imzalar bana aittir. Taraflar arasında sözleşme var mıdır bu konuda bilgim yoktur. Malzemeler tedarikçi firmalar tarafından geitirilirdi. Ancak davalı, ...a ödeme yapardı." şeklinde beyanda bulunduğu, davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: "malları genelde Sefaköy şantiyesinde teslim aldık. Fikirtepede de altyapı yapılırken malzemeleri teslim aldık" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
21/10/2019 tarihli celsede davacı tanığı ...'ın hazır olduğu, tanığın; " ben davalı firmada tesisat işinde çalışırım. Fikirtepoe ve sefaköy şantiyelerinde çalışırımç şantiyey egelen malzemeler Yiğit grup tarafından getiriliytordu. Onlar malzemeleri teslim ediyordu. ... adını hiç duymadım. Gelen malzeme teslimlerini ben ve saha formeni .... gidip teslim alırız. Anadepodan gidip teslim alıyoruz. Ana depoya da yiğit grup teslimleri yapar. Sevk irsaliyelerinde kimin adı olur bilmem." şeklinde beyanda bulunduğu, davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: " idari binayla bir bağlantım yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
Davacı tanığı ...'un dinlenmesi için adresi itibariyle Kütahya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimatımız Kütahya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmiş ve .... Talimat sırasına kaydı yapılmış olup, tanığın talimat dosyasına; "Ben şu an çalışmıyorum. Ben .... Yapı ... Ltd. Şti' de tesisatçılık yapıyordum. 2016 yılının Mart ayının başından 2017 Ağustos başına kadar iligli şirkette çalıştım. İlk zamanlarda tesisatçılık yapıyordum. Son 3 ayda depoda çalışıyordum. Gelen malzemeleri depoya götürüyordum. Deponun önünde teslim alıyordum. Gelen malzemeler genelde tesisat ve hırdavat malzemeleri idi. Malzemelerin kimden geldiğini bilmem mümkün değildir. Zaten malzemelerin faturası olduğu için faturalarda kim tarafından gönderildiği açıktır. Hepsini şu anda hatırlayabilmem imkansızdır. Başka diyeceğim bir husus yoktur. Tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
Davacı tanığı ...'in dinlenmesi için adresi itibariyle Kütahya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimatımız Kütahya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmiş ve .... Talimat sırasına kaydı yapılmış olup, tanığın talimat dosyasına; "ben .... Yapı Şirketi'nin taşeronu olan .... formeni idim. Yani işçilerin başında duran kişi idim. ... beyin soy ismini şu an anımsayamıyorum. Ben Sefa Köy / Küçükçekmece bulunan şantiyede çalıştım. El aletlerini bize Kadir bey getiriyordu. İşçiler onları kullanıyordu. Diğer aletler ve getirilen malzemeler ile ilgili benim bir bilgim yoktur. Çünkü onlar ile çalışmıyordum. Örneğin borunun nasıl geldiği, kim tarafından kullanıldığı, faturasının kim tarafından düzenlendiği gibi hususlarda herhangi bir bilgim yoktur. Belirttiğim gibi ben sadece el aletlerini Kadir beyden teslim alıyordum ve işçilere verip kullandırtıyordum. Ben bu şantiyede sadece 4 ay çalıştım. Benden sonra 2 yıl boyunca şantiye faaliyeti devam ettirdi. Bu sebep ile başkaca bir bilgim yoktur. ... isimli kişiyi tanımam. Şantiyelere herhangi bir mal verip vermediğini bilmiyorum. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
Davacının iddiası, davalının itirazı, ticari defter ve kayıtlar ile tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacı tarafça davalı inşaat alanlarına teslimat yapılıp yapılmadığı, davacının fatura içeriklerinin teslim edildiği iddia edilen ürünler olup olmadığı, teslimatın davalı adına yapılıp yapılmadığının sabit olup olmadığı, teslimatın yapıldığı iddia edilen şantiyelerin davalıya ait olup olmadığı, teslimatı yapılan malzemelerin kadri marufunda olup olmadığı ve inşaatlarda kullanılıp kullanılmadığı, teslimat ile fatura içeriklerinin birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, yapılan ödemeleri gösterir tablo oluşturulması yönünden bilirkişi raporu tanzimi için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 17/08/2020 günü, saat 14:30 da Mahkememiz duruşma salonunda SMMM vasıtasıyla inceleme yapımasına, saat 15:00 itibariyle de mahallinde inşaat bilirkişisi vasıtasıyla HMK nun 278/ son maddesi uyarınca mahkeme heyetine katılım olmaksızın keşfen inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalı vekilince şirket adresinin Diyarbakır'da bulunduğu, ticari defter ve kayıtların Diyarbakır'da incelenmesi için Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılması talep edilmiş, mahkememizin 11/08/2020 tarihli ara kararı ile davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Diyarbakır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Asliye Ticaret Sıfatıyla) talimat yazılmasına, keşif ara kararının aynen devamına, Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi'nden talimat cevabı döndüktün sonra davacının defter ve belgelerinin incelenerek, iki tarafın kayıtlarının da mukayeseli olarak değerlendirilmesi için yeni bir inceleme günü tayin edilmesine karar verilmiş olup, ara karar uyarınca davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Diyarbakır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimatımız Diyarbakır .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmiş ve .... Talimat sırasına kaydı yapılmış olup, talimat dosyaya SMMM bilirkişi .... tarafından sunulan 24/09/2020 tarihli raporda özetle; 2016 ve 2017 yıllarına ait gider dosyasında yapılan incelemede malzemelerin ve malların teslim edildiğine dair bir evrak veya belgeye rastlanılmadığı, faturaların ve defter kayıt bilgilerinin ilgili vergi dairesine bildirim yapılan Form BA ve kayıtların tutarlı olduğunun görüldüğü, tarafına teslim edilen dosya içerisinde davalı firmanın banka ekstresi bulunmadığından dolayı ödemelere ilişkin tespitlerin sadece defter kayıtları üzerinden yapılmış olup davalının defter kayıtları ve tarafına teslim edilen belgeler üzerinde yapılan incelemede malzemelerin teslim edilip edilmediğine dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, dosya içerisinde malzeme teslim tutanağı, sevk irsaliyesi ile diğer herhangi bir belgeye rastlanılmadığı SONUÇ OLARAK; fatura örnekleri ile Vergi Dairesi Form BA Bildirimlerinin tutarlı olduğu, .... Yapı İç ve Dış Ticaret Ltd.Şti.'nin, davacıya, mal alımlarına ait ödemelerini yaptığı yevmiye defteri ve belge kayıtları üzerinden yapılan inceleme neticesinde (511 579,84-TL - 472.999,89-TL = 38.579,95-TL) 38.579,95-TL ticari borcunun bulunduğu, yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığı ve sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacı defterleri üzerinde davalıyla yer alan ticari ilişki nedeniyle dava konusu faturaların tespiti ile dava konusu tüm faturaların davalının Ba formlarında kayıtlı olup olmadığı, bu ilişkiden doğan borç alacak durumunun tespiti için davacının Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 22/03/2021 günü, saat 14.00 da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ... 14/06/2021 tarihli raporunda özetle; davacının 2016 ve 2017 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, ancak 2018 yılı ticari defter tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırılmamış olduğundan lehine delil niteliğinin bulunmadığını, davacının incelenen ticari defterlerine göre; dava tarihi (23.11.2017) itibariyle davacının davalıdan 200.248,69 TL alacaklı olduğunu, Diyarbakır .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Tal. sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda davalının davacıya 38.579,95 TL borçlu olduğunu, her ne kadar talimat raporunda 472.999,89 TL ödeme yapıldığı tespit edilmişse de, davacı şirket ticari defterlerinde davalı şirket tarafından 481.499,16 TL ödeme yapıldığının tespit edilmiş olup, davalı şirket ticari defterlerinde 30.080,68 TL borçlu gözükmesi (511.579,84 TL kayıtlı faturalar -481.499,16 TL davacı ticari defterlerinde yer alan ödemeler) gerektiğini, taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkına neden olan dava konusu 01.10.2017 tarihli 146.719,05 TL bedelli ve 02.10.2017 tarihli 23.448,96 TL bedelli toplam 170.168,01 TL faturalardaki ürünlerin teslim edilmediği iddiasıyla mezkur faturaların davalı şirket tarafından Diyarbakır .... Noterliği'nin 16.11.2017 tarih ve ..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade edildiğini, Gökalp Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davalıya ait 2017 yılı Ba formlarında; davalının davacıdan 7 adet toplamda 157.537,00 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alımı yapmış olduğunu beyan ettiğini, her ne kadar taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkını oluşturan mezkur faturaların davacı şirkete ait 2017 yılı Bs formlarında yer alsa da davalı şirket Ba formlarında yer almadığını, taraftar arasındaki cari hesap farkını oluşturan mezkur faturalara ilişkin davacı şirket tarafından malların davalı şirkete teslim edildiğinin ispatı açısından sevk irsaliyeleri vb. evrakların sunulamadığını, mezkur faturaların üzerinde isim/imza bulunmadığını, faturalar üzerinde teslimine ilişkin “şantiyeden” ibaresinin bulunduğunu, ancak bu ibarenin faturaya konu malların teslimini ispatlamaya yeterli olmadığını NETİCETEN; davacının dava konusu alacağını oluşturan mezkur faturalara ilişkin malların davalıya teslim edildiğini somut deliller ile ispatlayamadığından dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının ispata muhtaç olduğunu bildirmiştir.
Dosyanın davacı tarafın itirazlarının irdelenerek ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 12/04/2022 tarihli ek raporunda özetle; davacının dosyaya mübrez davalı şantiyelerine teslim edildiğine ilişkin iddia ettiği mezkur irsaliyeleri teslim alan “..., ..., ..., ...” isimli kişilere ilişkin dosyaya davalı çalışan SGK kayıtlarının celp edildiğini ve iş bu kişilerin davalı çalışanı olduğunun tespitinin yapılmış olduğunu, diğer irsaliye ve faturalarda bulunan "...." isimli kişilerin davalı .... lı çalışanı olduğuna ilişkin kayıtların bulunmadığını, bunun yanı sıra davacının davalıya düzenlemiş olduğu ihtilaf konusu fatura içeriğindeki ürünlerin davalıya teslim edildiğini iddia ettikleri irsaliyelerdeki ürünler ile uyumlu olup olmadığı hususu uzmanlık alanı dışında olduğundan tarafınca tespiti mümkün olmadığını, mahkememizce gerekli görülmesi halinde ihtilaf konusu fatura içeriğindeki ürünlerin davacı tarafından sunulan irsaliye ve faturalardaki ürünler ile uyumlu olup olmadığı hususunda alanında uzman İnşaat Mühendisi ve/veya Makine Mühendisi gibi teknik bilirkişiler tarafından tespitinin yapılabileceği kanaatine varılmış olduğunu bildirmiştir.
Dosyanın bilirkişiye tevdi ile taraf itirazlarının, ek ve asıl bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin ve tanık beyanlarının karşılaştırılarak uyuşmazlık konusunun net olarak tespitinin istenilmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan Mali Müşavir bilirkişi .... 05/01/2023 tarihli ek raporunda özetle; Ek raporda belirtmiş olduğu “Davacının dosyaya mübrez davalı şantiyelerine
teslim edildiğine ilişkin iddia ettiği mezkur irsaliyeleri teslim alan “.....” isimli kişilere ilişkin dosyaya davalı çalışan SGK kayıtlarının celp edildiği ve iş
bu kişilerin davalı çalışan olduğunun tespitinin yapılmış olduğu, diğer irsaliye ve
faturalarda bulunan.....”
isimli kişilerin davalı ....’lı çalışanı olduğuna ilişkin kayıtların bulunmadığı, bunun
yanı sıra davacının davalıya düzenlemiş olduğu ihtilaf konusu fatura içeriğindeki
ürünlerin davalıya teslim edildiğini iddia ettikleri irsaliyelerdeki ürünler ile uyumlu
olup olmadığı hususu uzmanlık alanımız dışında olduğundan tarafımızca tespiti
mümkün olmadığı Sayın Mahkemece gerekli görülmesi halinde ihtilaf konusu fatura
içeriğindeki ürünlerin davacı tarafından sunulan irsaliye ve faturalardaki ürünler ile
uyumlu olup olmadığı hususunda alanında uzman İnşaat Mühendisi ve/veya Makine
Mühendisi gibi teknik bilirkişiler tarafından tespitinin yapılabileceği kanaatine
varılmıştır.” şeklindeki görüşlerine ilişkin Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezi
tarafından dosyaya celp edilen davalı ... kayıtlarından ek raporda “....,
..., ..., ...” isimli kişilerin ...’lı listesinde yer almış
olduğunu, bu defa yapılan inceleme ve değerlendirmede ....’nın davalı çalışanı olduğunun tespit edildiğini, ... isimli kişinin celp edilen davalı ... listelerinde yer
almadığını, nihai takdirin mahkememize ait olduğunu, kök raporda da belirttiği üzere “Taraf ticari defterleri arasındaki cari
hesap farkına neden olan dava konusu 01.10.2017 tarihli 146.719,05 TL bedelli
ve 02.10.2017 tarihli 23.448,96 TL bedelli toplam 170.168,01 TL faturalardaki
ürünlerin teslim dilmediği iddiasıyla mezkur faturaların davalı şirket tarafından
Diyarbakır .... Noterliği’nin 16.11.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi
ile iade edildiği” şeklindeki görüşlerine istinaden dayanak olarak sunulan sevk
irsaliyelerinin ihtilaf konusu faturalar ile eşleştirmelerinin fatura üzerinde herhangi
bir ibare (Sevk irsaliyesi numarası) şeklinde bulunmadığından ilişkilendirilemediğini, dolayısıyla dosyaya mübrez sevk irsaliyelerindeki isimlerin dosyaya celp edilen SGK
listelerinde ilişkilendirmeleri yapılmış olmakla birlikte faturalardaki ürünlerin sevk
irsaliyeleri ile birebir ilişkilendirilememiş olduğunu, bu nedenle kök raporda da arz ettikleri üzere “Davacının davalıya
düzenlemiş olduğu ihtilaf konusu fatura içeriğindeki ürünlerin davalıya teslim
edildiğini iddia ettikleri irsaliyelerdeki ürünler ile uyumlu olup olmadığı hususu
uzmanlık alanı dışında olduğundan tarafınca tespiti mümkün olmadığını, mahkememizce gerekli görülmesi halinde ihtilaf konusu fatura içeriğindeki ürünlerin
davacı tarafından sunulan irsaliye ve faturalardaki ürünler ile uyumlu olup olmadığı
hususunda alanında uzman İnşaat Mühendisi ve/veya Makine Mühendisi gibi teknik
bilirkişiler tarafından tespitinin yapılabileceği” kanaatlerinin devam ettiğini, buna
karşın davacının davalıya tesliminin mahkememizce kabul edilmesi halinde dava
tarihi (23.11.2017) itibariyle davacının davalıdan 200.248,69 TL alacaklı olduğunun
kabul edileceği kanaatine varılmış olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi heyetine inşaat bilirkişisi dahil edilerek uyuşmazlık konusu faturaların tespiti ile SGK kayıtları uyarınca davalı şirket çalışanlarının imzalarını taşıyan sevk irsaliyelerinin karşılık geldiği faturaların (sevk irsaliyelerinde yazılı bulunan malların faturalarda karşılığının tespiti) ayrı ayrı belirtilerek davacının alacağının tespiti hususlarında ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, İnşaat Mühendisi bilirkişi ... ve kök rapor sunan Mali Müşavir bilirkişi ... 24/09/2023 tarihli raporlarında özetle; taraflar arısındaki tam itilaf konusunun davacının davalı tarafa gönderdiği ve davalının İADE ettiği
01/10/2017 tarihli 15 sahifeden ibaret KDV DAHİL 146.719,05 TL miktarlı fatura ve 02/10/2017
tarihli 4 sahifeden ibaret olan toplamı KDV DAHİL 23.448,96 TL miktarlı fatura miktarlarının
tam uyuşmazlık konusu olduğunu, dosya kapsamı ile davacının, davalıya gönderdiği faturalardan İADE olunun faturalardan bahsedilmediği gibi yukarıdaki iki adet fatura haricinde davacıya
geri iadesi yapılan faturaya dosya kapsamı ili rastlanılmamış olduğunu, 146.719,05 TL lik faturaların sıra numaraları .... ( 398-384=14 ad+1 = 15
sahifeden ibarettir.) 23.448,96 TL lik faturaların sıra numarasının ise ... olduğunu, davacı tarafın bu iki adet iade edilen faturalar için davalıya 02/10/2017 tarih ve .... yevmiye
nolu ve 06/11/2017 tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarnameler keşide etmiş olduğunu, davacı tarafın 30/07/2017 tarihinde 511.579,84 TL lik toplam faturalar bedelinin 481.499,16 TL lik
kısmı ödendiğinden bakiye alacak miktarının 511.579,84 - 481.499,16 = 30.080,69 TL bakiye
alacak miktarı kaldığını, İhtarnamede
bakiye kalan ödeme : 30.080,68 TL, KDV siz : 146.000,00 TL, alacak miktarı : 176.080,68 TL ( davacı taraf ise 176.529,89 TL alacaklıyım demiştir.)
davacının tam uyuşmazlık konusu olan son faturaları olan 146.719,05 TL+23.448,96 =
170.168,01 TL lik faturalar miktarına davalı tarafça Diyarbakır Noterliği aracılığı ile 16/11/2017
tarih ve ... yevmiye numarası ile faturalara yasal süresinde itiraz edilerek bu iki adat faturanın davacıya İADE edilmiş olduğunu, dosya ekleri Klasörlerin incelenmesinde davacının, davalı tarafa 17/05/2016 tarihinde, 01/05/2016 tarihinde, 21/07/2017 tarihinde, 07/07/2017 tarihinde, 10/04/2017 tarihinde ŞANTİYEDEN TESLİM adı altında onlarca faturalara ait Sevk irsaliyeleri bulunduğunu, bir çok faturalara ait sevk irsaliyelerinin davalı şirketin sigortalı çalışanları tarafından isim ve imza karşılığı ŞANTİYEDEN teslim alındığını, ancak itilaf konusu ŞANTİYEDEN TESLİM adı ile Faturalar kesildiğini, itilaf konusu 15
sahifeden ibaret 01/10/2017 tarihli 146.719,05 TL tutarlı faturanın ve yine uyuşmazlık
konusu 02/10/2017 tarihli 4 sahifen ibaret faturanın toplamı : 23.448,36 TL lik bu iki
faturanın SEVK İRSALİYELERİ olmadığı gibi ŞANTİYEDEN TESLİM diye düzenlenen
bu iki adet ve toplamları : 146.719,05 TL +23.448,36 TL =170.168,01 TL olan faturaların
davalının SGK çalışanlarınca teslim alındığına dair isim ve imzası bulunan her hangi bir
belgeye rastlanılmadığının görülmüş olduğunu, takdiri ve değerlendirmesi mahkememize ait olmak üzere, davacının keşide ettiği
İHTARNAMENİN bağlayıcı olduğunun kabulü halinde davacının davalı taraftan düzeltilmiş
hesaba göre 176.080,68 TL alacaklı olduğunu ( ihtarname içeriği 176.529,89 TL idi ), davalı tarafın itiraz ettiği ve İADE ettiği 15+4 = 19 sahifelik faturaların ŞANTİYEDEN teslimi
denmiş ise de bu faturaların Sevk irsaliyesi olmadığını, tedarikçiden de alınmış olarak 01/10/2017
tarihli ve 01/10/2017 tarihli faturalara ait sevk irsaliyesi görülemediğini, teslim fişi, teslim
alanın davalının Sigortalı olarak çalışanın adı soyadı bulunmadığı bu nedenle bu iki adet
faturanın davalıya teslimi hususunda duraksama ve tereddüt doğmuş olduğunu, ancak davalı tarafa
şantiyeden teslim adı altında başkaca ve onlarca sevk irsaliyesi ve fatura bulunduğu
şantiyeden teslim fatura içeriklerinin bir çoğuna davalı tarafça itiraz edilmediğini, davalının itiraz ettiği bu iki fatura içeriğinin mahkememizce kabulü halinde davacının davalıdan olan
alacak miktarının 146.719,05 TL +23.448,36 TL =170.168,01 TL olduğunun düşünüldüğünü, bu iki adet fatura içeriğinin davalının sigortalı çalışanlarınca teslim alındığı hususunun
ispata muhtaç olduğunu, davacının ticari defterlerini incelenmesi neticesinde davacının davalı adına kestiği faturalar bedeli toplamının 681.747,85 TL olduğunu, davalı tarafından davacıya yapılan ödeme miktarının
481.499,16 TL olduğunu, davacı ticari defterlerine göre; davacının davalı taraftan : 681.747,85 TL - 481.499,16 TL=
200.248,69 TL alacaklı göründüğünü bildirmişlerdir.
Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile davalı şirket defterlerinde kayıtlı borç tutarının uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin olup olmadığının ve davacı tarafın beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup kök ve ek rapor sunan bilirkişi heyeti 13/02/2024 tarihli ek raporlarında özetle; kök ve ek raporlarda tespit edildiği üzere davalı yanın 30.080,68 TL’lik
cari borcunun ihtilaf konusu olan toplam 170.168,01 TL tutarındaki 2 adet fatura
haricindeki cari borç olduğunu, bu hususta taraf ticari defterlerinin uyumlu olduğunun
anlaşıldığını, bu itibarla mahkememiz tarafından ihtilaf konusu faturaların
kabulünün gerekeceği kanaatine varması halinde davacı yanın 30.080,68 + 170.168,01
= 200.248,69 TL olduğunu, ihtilaf konusu faturaların reddinin gerekeceği kanaatine
varması halinde ise davacı yanın dava tarihi itibariyle 30.080,68 TL alacaklı
olduğunun kabulünün gerekeceğini, davacı tarafın Heyete dahil olan İnşaat bilirkişisinin görüş ve kanaatine
yapmış olduğu beyan ve itirazlarının incelenmiş olduğunu, faturalar ve irsaliyeler yönünden yapılan itirazlara ilişkin; dosyadaki mevcut bilgi, belge ve delillere göre inceleme yapılarak görüş ve kanaatlerinin açıklanmış olduğunu, yapılan incelemede davalının her sigortalı çalışanının Şantiyeden ibaresi ile sevk
irsaliyesi tarafınca görülemeyen malları teslim aldığı yönünde yüzde yüz
tespit ve bir anlam çıkaramadığını, ek raporda açıkladığı üzere: davalı tarafın
itiraz ettiği ve İADE ettiği 15+4 = 19 sahifelik faturaların ŞANTİYEDEN teslimi denmiş ise
de bu faturaların Sevk irsaliyesi olmadığını, tedarikçiden de alınmış olarak 01/10/2017 tarihli
ve 01/10/2017 tarihli faturalara ait sevk irsaliyesi görülemediğini, teslim fişi, teslim alanın davalının Sigortalı olarak çalışanın adı soyadı bulunmadığı bu nedenle bu iki adet
faturanın davalıya teslimi hususunda duraksama ve tereddüt doğmuş denildiğini, aynı tereddüt ve duraksamanın devam ettiğini, bu duruma göre 24/09/2023 tarihli
raporundaki görüş ve kanaatin aynen korunmuş olduğunu, görüş ve kanaati açıklanarak takdiri ve değerlendirilmesinin mahkememize arz edilmiş olduğunu, takdiri ve değerlendirmesi mahkememize ait olmak üzere, davacının keşide ettiği
İHTARNAMENİN bağlayıcı olduğunun kabulü halinde davacının davalı taraftan düzeltilmiş
hesaba göre 176.080,68 TL alacaklı olduğu ( ihtarname içeriği 176.529,89 TL idi ) davalı tarafın itiraz ettiği ve İADE ettiği 15+4 = 19 sahifelik faturaların ŞANTİYEDEN
teslimi denmiş ise de bu faturaların Sevk irsaliyesi olmadığını, tedarikçiden de alınmış olarak 01/10/2017 tarihli ve 01/10/2017 tarihli faturalara ait sevk irsaliyesi görülemediğini, teslim fişi, teslim alanın davalının Sigortalı olarak çalışanın adı soyadı bulunmadığı bu
nedenle bu iki adet faturanın davalıya teslimi hususunda duraksama ve tereddüt doğmuş olduğunu, ancak davalı tarafa şantiyeden teslim adı altında başkaca ve onlarca sevk
irsaliyesi ve fatura bulunduğu şantiyeden teslim fatura içeriklerinin bir çoğuna davalı
tarafça itiraz edilmediğini, davalının itiraz ettiği bu iki fatura içeriğinin mahkememizce kabulü halinde davacının davalıdan olan alacak miktarının 146.719,05 TL +23.448,36 TL
=170.168,01 TL olduğunun düşünüldüğünü, bu iki adet fatura içeriğinin davalının
sigortalı çalışanlarınca teslim alındığı hususunun ispata muhtaç olduğunu, davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının davalı adına kestiği faturalar
bedeli toplamının 681.747,85 TL olduğunu, davalı tarafından davacıya yapılan ödeme
miktarının 481.499,16 TL olduğunu, davacı ticari defterlerine göre; davacının davalı taraftan : 681.747,85 TL - 481.499,16 TL=
200.248,69 TL alacaklı göründüğünü bildirmiştir.
Dava, fatura konusu ürünlerin teslim edilmiş olmasına rağmen ödenmeyen fatura bedelleri nedeni ile alacak istemine ilişkindir. Davacı taraf, fatura konusu ürünleri tedarikçiler vasıtası ile davalı tarafa teslim ettiği iddiasında bulunmaktadır. Fatura konusu borcun doğduğunun kabul edilebilmesi için ürünlerin teslim edildiğinin ispatlanması gerekmektedir. Dosya arasında talimat Mahkemesi ve Mahkememiz aracılığı ile alınmış bilirkişi asıl ve ek raporları bulunmaktadır. Buna göre davalı taraf defterlerinde davacının 511 579,84-TL alacaklı olduğu, davalı tarafça yapılan yapılan 472.999,89-TL ödeme sonucu borç bakiyesinin 38.579,95-TL olduğu alınan talimat raporu ile tespit edilmiştir. Davacı taraf defterlerinde de davacının 511.579,84 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça yapılan 481.499,16 TL ödeme sonucu borç bakiyesinin 30.080,68 TL olduğu tespit edilmiştir. Yapılan ödemeler yönünden ispat yükü davalıda olduğundan ve davalı tarafça aksi yönde iddia ve ispat bulunmadığından davalı taraf defterlerinde yer alan fazla ödeme dikkate alınmamış ve davalı tarafça yapılan ödemelerin toplamının 481.499,16 TL olduğu kabul edilmiştir. Buna göre tarafların ticari defter ve belgeleri 30.080,68 TL yönünden uyumlu kabul edilmiştir. Tarafların ticari defter ve belgelerinde uyumlu olmayan faturalar 01/10/2017 tarihli 146.719,05 TL tutarlı fatura ve 02/10/2017 tarihli 23.448,36 TL tutarlı faturalardır. Belirtilen faturalar süresinde davalı tarafça usulüne uygun olarak iade olunmuştur. Davacı taraf bu iki fatura yönünden ürünlerin teslim edildiğini ve bedelinin ödenmediğini ispatlamalıdır. Bu iki
faturanın sevk irsaliyeleri olmadığı gibi
davalının SGK çalışanlarınca teslim alındığına dair isim ve imzası bulunan herhangi bir belgeye de dosya arasında rastlanılmamıştır. Davacı tarafından iddia olunduğu üzere fatura konusu ürünlerin tedarikçiler tarafından davalı şantiyesine teslim edildiği kabul edilse dahi belirtilen faturalara konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiği ayrıca ispatlanmalıdır. Tarafların BA-BS bildirimleri uyumlu olmadığından hükme esas alınamamıştır. Açıklanan bu nedenlerle davacı tarafın 30.080,68 TL yönünden alacak iddiasının ispatlanmış olduğu, 170.168,01 TL yönünden ise alacak iddiasının ispatlananmış olduğu kanaati hasıl olduğundan açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1- 30.080,68 TL'nin 23/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 2.054,81 TL harcın peşin alınan 3.419,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 1.364,94 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.086,21 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 4.744,25 TL yargılama giderinden kabul oranı (%15,02) ret oranı (%84,98) dikkate alınarak hesaplanan 712,59 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen 152,00 TL yargılama giderinden ret oranı (%84,98) dikkate alınarak hesaplanan 129,17 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T.gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T.gereğince takdir edilen 27.226,88 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/03/2024
Katip ...
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!