T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/220
KARAR NO : 2021/84
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 24/06/2019
KARAR TARİHİ : 25/03/2021
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/04/2021
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili markasının ...... tarafından ilk olarak 1967 yılında yaratılmış olup, 2007 yılında 4.2 milyon dolara varan cirosu ile ......'ndeki en büyük perakende satış mağazalarından birisi olduğunu, şu anda giyim ürünleri, aksesuarlar, kokular, mobilyalar üretmekte ve ...... adlı bir restoran işletmekte olduğunu, 2009 yılı itibariyle ... (....... da dahil olmak üzere) dünya çapında toplam 326 satış noktasına sahip olduğunu, resmi internet alışveriş sitesinin (......com) 2000 yılında kurulduğunu, 2007 yılında 4.2 milyon dolara varan cirosu ile ......'ndeki en büyük perakende satış mağazalarından birisi olduğunu, ".......” markasını uzun yıllardır menşe ülke ...... başta olmak üzere dünya genelinde, Türkiye de dahil 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullanmakta ve tescil kayıtları ile koruma altına almakta olduğunu, davalıya ve müvekkiline ait tescilli markalara ait esas unsurun aynı şekilde “......." ibaresi olduğunu, davalı markasının sonrasında yer alan “....." ibaresi, ”.......” ibaresinin kısaltması, yani ”......” anlamına geliyor olması sebebiyle ayırt edicilik vasfını haiz olmadığını, markanın esas unsuru olan “......." ibaresini sadece destekler nitelikte olduğunu, ABD menşeli müvekkil markasının ...... şubesi ya da versiyonu anlamına geliyor olması sebebiyle markayı müvekkil markasına daha yakınlaştırır nitelik arz ettiğini, markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle , davalı markasının hangi sınıflarda tescilli olduğuna bakılmaksızın hükümsüz kılınması gerektiğini, Müvekkili şirkete ait “......." ve markasının tanınmış marka olduğu hususunun, dilekçelerinde yer verdikleri hususlar neticesinde davalı tarafın markasının müvekkil markası ile benzer olduğunun sabit olduğu bu noktada, davalıya ait ...... com.tr alan adının iptaline karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olacağını, davalının marka tescili, haksız, kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, aynı zamanda davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve bu durumunda kötü niyeti gösterdiğini, davalı tarafın TPMK nezdinde ...... tescil numarası ile kayıtlı dava dışı "....... ....... " markasının bulunmakta olup, davalı tarafın söz konusu bu markada ayrıca müvekkil şirketin 09, 14 ve 35. Sınıflarda tescilli tanınmış bir diğer markası olan at üstünde ....... oyuncusu figürlü markasını ”.......” markası ile birlikte tescil ettirme yoluna gittiğini, söz konusu bu markanın hükümsüzlüğü istemli olarak mahkememizin ...... Esas sayılı dosyası ile ikame edilen davada, kök ve ek raporların lehlerine olup, davanın karar aşamasında olduğunu, davalı tarafa ait Türk Patent nezdinde ...... ve ...... sayı ile kayıtlı markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkini ile davalıya ait ....... com.tr alan adının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, "......." markasının değişik sınıflarda farklı firmalar adına tescilli olup davacının tanınmışlık iddiasının marka tescil tarihi itibariyle gerçeğe aykırı olduğunu, Türk Patent kayıtlarında yer alan 2191 tane ....... ibareli markadan sadece 3 tanesinin tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunu, "......." ibareli tanınmış markalar incelendiğinde 2 tanesinin ....... Giyim Sanayi ve Tic. A.Ş adına sadece l tanesinin davacı adına tescilli olduğunun görüldüğünü, davacı adına tanınmış marka olarak tescilli “....... şekil" markasının tanınmışlık tescil tarihinin 18/05/2017 olup dava konusu “...... " ve “...... " markalarından tam 1 yıl sonra tanınmış marka konumuna ve tesciline kavuştuğunu, dolayısıyla müvekkil markalarının tescil tarihi itibariyle davacı adına tanınmış marka bulunmadığını, davacının sadece “........." alanında 2017 yılında elde ettiği tanınmışlığın, 09/14/35. Sınıflarda 2016 yılında tescilli müvekkil markaları için engel oluşturamayacağını, davacı markasının sadece “......." ibaresi olmayıp “..... + ......." ibaresi olduğunu, hükümsüzlüğü istenen müvekkil markalarında herhangi bir şekil bulunmadığını, bir markanın tanınmış olmasının doğrudan tüm sınıf ve alt gruplar açısından mutlak koruma sağlamadığını, Türk Patent ve WIPO kayıtları incelendiğinde değişik firmalar adına içinde “......." İbaresi geçen birçok marka başvurusunun ve tescilinin olduğunun görüldüğünü, "......." ibaresinin bir spor faaliyetinin adı olup tüm sektörlerde yaygın olarak kullanılmakta olan zayıf marka olduğunu, davacının “....... " markasıyla davalının “...... '" markaları arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, özellikle “ ..... ve ......" ibareli markaların, iki kelime ....... ve ..... kelimelerinin bitişmesiyle oluştuğunu, davacının ilgili sınıflarda sadece "......." ibareli marka tescillerinin olmadığını, markalar arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek benzerlik bulunması gerektiğine ilişkin koşulun sağlanamadığını savunarak müvekkili aleyhine açılan davanın reddini talep etmiştir
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı adına ...... com.tr alan adının iptali ile ....... ve ....... tescil sayılı markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, davalı adına ....... tescil sayılı markanın 31/07/2016 tarihinden, ....... tescil sayılı markanın 14/03/2016 tarihinden itibaren 10'ar yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu anlaşılmşıtır.
6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Bir marka, 5. maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz. Hükümsüzlük halleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez. Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. 6. maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19. maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlayacağı belirtilmiştir.
Yine SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir.
Taraflarca deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi hazırlamış olduğu 14/05/2020 havale tarihli raporda sonuç olarak, davaya konu ...... com.tr isimli internet sitesinde davacı yana ait markaların ya da bu markalara ait ürünlerin kullanım ve satışının yapılıp yapılmadığı yönüyle yapılan incelemede, söz konusu internet sitesindeki ürünler ve ürün detay sayfalarında "....... " üzerinde "........ " ibarelerinin yer aldığının ekran görüntüleri ile tespit edilmiş olduğunu, "....... com.tr" alan adı sahipliği yönüyle yapılan incelemede, söz konusu alan adının davalı ...... Teks.İnş.Otomotiv San.ve Dış Tic.Ltd.Şti'ye ait olduğunu, alan adının ilk olarak 16.05.2017 tarihinde kayıt ettirilmiş olduğunu, taraf markaları arasında SMK 6/1 anlamında iltibasın söz konusu olduğu değerlendirilmekle birlikte, davalının iltibasa dayalı hükümsüzlük açısından kullanmama def'i dikkate alındığında, davacının 9. Sınıfta yer alan güneş gözlükleri emtiası yönünden kullanımının ciddi olduğunu, bu sınıftaki diğer emtialar yönünden ve diğer sınıflar yönünden ise yasanın aradığı anlamda ciddi kullanımın olmadığını, davalının, davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, şöhretini sömürmesi, itibarına zarar vermesi ya da onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurması ihtimalinin bulunduğu ve bu sebeplerle SMK. m.6/5'te sayılan hükümsüzlüğe ilişkin koşulların gerçekleşmiş olduğunu, davalı markalarının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu belirtmişlerdir.
Taraf vekillerinin bilirkişi kök raporuna itirazları sonucu önceki heyetten ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış oldukları ek raporda sonuç olarak Davacı markaları, kök raporda hem görsel, işitsel, anlamsal açıdan hem de bir bütün olarak değerlendirilmeye alınmıştır. Kimi zaman düz yazı karakteriyle "tek başına", kimi zaman "farklı kelimelerle birlikte" kimi zamanda "....... oyuncusu figürünü içeren şekil unsuru ile birlikte" ifade edilmiş olsa da davacının tüm markalarında "......." ibaresinin esas ve ayırtedici unsur olduğu belirtilmiştir. Davalıya ait her iki markanın da "......." ibaresini esas unsur olarak aynen içerdiği ve ....... harflerinin birinde ayrı diğerinde ....... kelimesi ile bitişik şekilde yazılarak kullanıldığı görülmektedir. Haliyle, herhangi bir ayırt edici unsur içermeyen davalı markalarının, davacı markaları ister "tek başına" ister "farklı kelimelerle birlikte" isterse de "....... oyuncusu figürünü içeren şekil unsuru ile birlikte" kullanılsa iltibasa sebebiyet vereceğini, belirtilen nedenlerle, davalının itirazları hususunda kök raporda ulaşılan sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durum olmadığını, alan adının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı açısından değerlendirme; SMK md. 7/3(d) düzenlemesine bakıldığında marka hakkı sahibinin markasının aynı veya benzerinin internet alan adı olarak kullanılmasını engelleyebilmesi için birtakım şartların gerçekleşmiş olması gerektiğini, markanın aynı veya benzerinin internet alan adı olarak kullanılması noktasında kullanan kişinin meşru bir bağlantısının olmaması ya da kullanıma ilişkin hakkının bulunmaması, markanın aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde kullanılması. kanun koyucu, md.7/3'te sayılan hallerin gerçekleşmesi halinde, SMK md. 7/2'ye gidilmesi gerektiğini öngörmüştür. Bu durumda marka hakkı sahibi markasını ancak SMK md. 7/2'deki usul ve esaslar dairesinde koruyabilecektir, SMK md. 7/2'deki düzenlemede ise 3 ana kullanım biçimi öngörülmüştür, markanın aynısının, tescil kapsamındaki aynı mal ve hizmetlerde kullanılması, markanın aynı veya benzerinin, tescil kapsamındaki aynı veya benzer mal ve hizmetlerde karıştırılma ihtimali yaratacak biçimde kullanılması, tanınmış bir markanın aynı veya benzerinin herhangi sınıftaki mal ve hizmetlerde kullanılması, görüldüğü üzere tanınmış marka hariç olmak üzere, diğer markalarda, ayniyet ve benzerlik hem markalar hem de mal ve hizmetler için aranmıştır. Dolayısıyla markanın internet alan adı olarak kullanılması halinde koruma talep edilebilmesi için kural olarak, internet alan adı olarak kullanımın, markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı ya da benzer olup olmadığının tespit edilmesi gereklidir. Taraf markaları arasında SMK 6/1 anlamında bu açılardan ayrıntılı değerlendirme yapılmış olup, iltibasın söz konusu olduğu ve söz konusu tespitlerin dikkate alındığında, ...... com.tr alan adının iptali koşullarının mevcut olduğu belirtmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı deliller, bilirkişi raporu ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı adına TPMK nezdinde ve dünyanın birçok ülkesinde önceden tescilli "......." ve " ....... " markanın dosyadaki emsal mahkeme kararları ve delillere göre davalının tescil başvuru tarihinden önce tanınmış marka statüsünde olduğu, dava konusu emtia sınıfında davacı tarafça ciddi kullanım olduğu, davacı markaları ile davalının davaya konu markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğu, davalının davacıya ait markanın tanınmışlığından yararlanmak için kötü niyetli olarak tescili gerçekleştirdiği ve böylece hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davacının hükümsüzlüğe dair davasının kabulü gerekmiştir.
Davacının, davalı adına olan alan adının iptaline ilişkin talebine gelince; davalının herhangi bir meşru hakkı olmadan davacıya ait tanınmış markanın ayniyet derecesinde benzerini internet alan adı olarak kullandığı sabit olmakla SMK 7/3 maddesi uyarınca davacının bunu engellenmesini isteme hakkı bulunduğundan, bu talep yönünden de dava kabul edilmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının KABULÜNE,
Davalı adına tescilli ....... ve ....... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,
Yine davalı adına olan ....... com.tr alan adının iptaline,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, 59,30 TL ilam harcından, 44,40 TL peşin harcın mahsubu ile, 14,90 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihininde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 5.900,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 88,80 TL dava ilk masrafı, 188,40 TL tebligat-tezkere ve 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.277,20 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı.25/03/2021
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!