T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/9
KARAR NO : 2024/218
DAVA : İflas (İflasın Ertelenmesi)
DAVA TARİHİ : 05/02/2016
KARAR TARİHİ : 08/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Ertelenmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili mahkememize sunduğu 05/02/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde; iflasın ertelenmesi hükümlerinin tüm koşulları oluştuğundan evrak üzerinde inceleme yapılarak, davacı şirket hakkında bir yıl süre ile iflasın ertelenmesine, şirketlerinin borca batık olmadığına karar verilmesi halinde ise davanın açılmamış sayılmasına, İİK'NIN 179. Maddesi ve TTK’nın 377. Maddesinden beklenen amacın gerçekleşmesi için yasa kapsamındaki uygun tedbir taleplerinin tensip kararıyla kabulü ile davacı şirket aleyhine 6183 sayılı kanuna göre yapılan icra takipleri (İİK 206. maddesi'nde yer alan alacaklar hariç olmak üzere) ve ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir uygulamaları da dahil olmak üzere tedbir tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı şirket aleyhine açılan tüm icra takiplerinin durdurulmasına; tedbir tarihinden sonra ; davacı şirket aleyhine 6183 sayılı kanuna göre yapılan icra takipleri (İİK 206. maddesi'nde yer alan alacaklar hariç olmak üzere) ve ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir uygulamaları da dahil olmak üzere davacı şirket aleyhine hangi sebebe dayanırsa dayansın icra takibi açılmamasına, açılan takiplerin iptaline, tedbir tarihinden sonra davacı şirket hakkında açılan icra takipleri üzerinden konulan ihtiyati haciz, hacizlerin, tedbirlerin kaldırılmasına, davacı şirketin 3.kişilerdeki hak ve alacak nedeniyle haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren engellenmesine, gönderilen haciz ihbarnamelerinin kaldırılmasına, mahkememizce verilecek olan iflasın ertelenmesi kararı ile de bu yönler hakkında da hüküm kurulmasına, davacı şirketin alacaklılarca haczedilen ve muhafaza tedbiri uygulanarak kaldırılan her türlü ürün ve mal, araçlar, ham madde, demirbaş, tesis, makine ve cihatları ile diğer levazım ve malzemelerinin, taşıtların ihtiyati tedbir tarihinden önceki hacizleri baki kalmak kayıdıyla şirket yetkilisine teslimine, davacı şirkete ait olup da başka bir şirket/ gerçek kişi nezdinde yedieminde bulunan malların davacı şirkete teslimine, yapılmış veya yapılacak olan her türlü icra takibindeki hapis hakkının kullanılmasının, muhafaza teslim ve tahliyeye dair icra işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, alacaklıların, alacaklarını elde etmek gayesiyle yapmaları muhtemel temlik, takas, mahsup, hapis, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi fiili işlemlerin tedbiren durdurulmasına, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılacak takiplerde her türlü muhafaza tedbirlerinin ve satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, K.D.V. iadesi veya sair bir nedenle vergi daireleri ile bankalara intikal eden hak, mevduat ve alacaklar üzerine ihtiyati veya kesin haciz konulmasının, hapis hakkının kullanılmasının tedbiren durdurulmasına, keşide edilen çeklerin alacaklılara ödenmesinin tedbiren durdurulmasına, banka teminat mektuplannın paraya çevrilmesinin tedbiren önlenmesine, tedbir kararının verilmesinden sonra İİK’nın 69. maddesi uyarınca davacı şirketin üçüncü kişilerdeki hacizli hak, alacak, hak ediş ve blokelerin şiret yetkilisine teslimine, müvekkili şirketçe verilmiş olan teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesine, erteleme süresince takip yasağı ilkesi gereğince şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı dahil yeni takip yapılmamasına, erteleme süresi boyunca geçerli olmak üzere şirketin malvarlığı üzerinde İİK’nın 179/B/1 Maddesinin amir hükmü gereği mahkememizin re’sen takdir edeceği tedbirlerin alınmasına, yargılama giderlerinin ve tüm masrafların davanın mahiyeti gereği taraflarına yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil alacaklılar vekilleri dosyaya sundukları beyan dilekçeleri ve duruşmalardaki beyanlarında; alacakları nedeniyle davaya müdahil olmak istediklerini, açılan davayı kabul etmediklerini, erteleme talebinin yerinde olmadığını, sunulan iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı nitelikte bulunmadığını, davacının borca batık olduğunu, bilirkişi raporunu da kabul etmediklerini bildirmişler ve davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Davacı şirketin iflasının ertelenmesi talebinin, şirketten alacaklı bulunan 3.kişilere duyurulması bakımından İİK'nın 166.maddesindeki usule göre gerekli ilanlar yaptırılmış, şirketin ticaret sicil dosyasında yer alan tüm belge örnekleri, bilanço örneği ile iyileştirme projesinin eki olarak sunulan tüm belge örnekleri dosyaya celp edilip incelenmiş, davacı şirketin İİK'nın 179 maddesi kapsamında borca batık olup olmadığı ve sunulan proje çerçevesinde mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilmesi bakımından istinaf incelemesinden önce resen seçilen bilirkişiler aracılığıyla 22/02/2016 havale tarihli rapor ile 12/01/2017 tarihli ek raporlar alınmıştır.
Mahkememizce alınan rapor doğrultusunda 22/02/2016 tarihinde İİK 179 /A-179/ B ihtiyati tedbir kararlarına hükmedilmiş, şirkete İİK 179/A maddesi gereğince mali müşavir ... ve ... kayyum olarak atanmıştır.
Mahkememizce ... tarihli ... Sayılı K.H.K. 4.maddesindeki " Olağanüstü halin (EKLENMİŞ İBARE RGT: ... RG NO: ... 2.MÜKERRER KHK NO: ...; EKLENMİŞ İBARE RGT:... RG NO: ... MÜKERRER KANUN NO: ...) ilanından itibaren ve devamı süresince, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 179 uncu maddesi uyarınca sermaye şirketleri ile kooperatifler tarafından iflasın ertelenmesi talebinde bulunulamaz; bu yönde yapılan talepler mahkemelerce (EKLENMİŞ İBARE RGT: ... RG NO: ... 2.MÜKERRER KHK NO: ...; EKLENMİŞ İBARE RGT: ... RG NO: ... MÜKERRER KANUN NO: ...) iflasa ilişkin araştırma yapılmaksızın derhal reddedilir.
(EKLENMİŞ FIKRA RGT: ... RG NO: ... 2.MÜKERRER KHK NO: ...; EKLENMİŞ FIKRA RGT: ... RG NO: ... MÜKERRER KANUN NO: ...)
(2) Olağanüstü halin ilanından önceki dönemde yapılan iflasın ertelenmesi talepleriyle ilgili olarak;
a) Olağanüstü hal süresince iflasın ertelenmesine karar verilemez.
b) Olağanüstü halin ilanından soma ve devamı süresince herhangi bir tedbir kararı verilemez, verilmişse derhal kaldırılır..." düzenlemesi gereği OHAL süresince dava dosyasında herhangi bir tedbir kararı verilmemiş, iflasın ertelenmesi talebi bu süre içerisinde değerlendirilmemiştir.
OHAL süresince kayyum tarafından dosyaya 3'er aylık süreçlerde şirketin mali durumuna ilişkin rapor sunulmuş, alınan raporlarda şirketin borca batıklığının devam ettiği görülmüştür.
OHAL süresinin bitiminden sonra bu kez dava dosyamız dosyada kayyum olarak atanan mali müşavir bilirkişilere tevdi edilerek dava açıldığı tarihten bu yana gelinen süreçte şirketin mali durumundaki değişiklikler, şirket yetkililerinin iyileştirme projelerine riayetleri, şirketin dava tarihinden bu güne kadar aktif ve pasif durumunun ayrıntılı olarak açıklanması, verilen ihtayati tedbir ile birlikte davacı şirketlerin mali durumunda düzelme olup olmadığı, borca batıklıktan kurtulma yolunda somut adımlar atılıp atılmadığına dair ayrıntılı şirketin güncel durumuna ilişkin rapor tanzim edilmesinin talep edildiği, kayyumlar tarafından dava dosyasına sunulan 07/03/2017 havale tarihli raporda özetle; "Davacı şirketin, ... tarihi itibariyle kaydi değerlere göre borçlarını karşılamaya yetecek düzeyde aktiflerinin (mevcut ve alacaklarının) bulunmadığı ve dolayısıyla da şirketin borca batıklık durumunun devam ettiği;
Davacı şirketin ... tarihi itibari ile ... TL tutarında borca batık olduğu,
Borca batıklık durumunun ... döneminden cari rapor dönemi olan ... dönemine ... TL artış gösterdiği, borca batıklık durumundaki kaydi artışın kurlardaki yükselmeden ötürü kambiyo zararından, Bankalardan alınamayan 2015 yılı kredi faiz tutarları bilançoya eklenmesinden ve şirketin K.D.V. ve Kurumlar vergisi yönünden, 6736 sayılı yasa gereği matrah artırımına girmesinden ötürü vergi dairesine olan borcun artmasından kaynaklandığı,
2016 yılının son üç ayı dövizde dalgalanmalar, terör olaylarının artması bölgemizdeki ve sınırımızdaki iç savaşlar, ülkemiz sınırlarını korumak ve terörü önlemek için başlatmış olduğu operasyonlar piyasaları çok olumsuz etkilemiş, işlerde çok yavaşlama olduğu, ancak fabrikanın bu üç aya içerisinde faaliyetine devam ederek aylık ödemelerin aksatmadan yapabildiği,
Şuan davacı şirketin hali hazırda almış olduğu yukarıda belirtilen işlerinin tamamlanmasının ardından, mali durumunun olumlu yönde seyredeceği, bu işlerin referans olarak yeni projeler kazandıracağı, alınması planlanan projeleri gerçekleştirmeye yardımcı olacağı kanaatinde olduğumuzu..." tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizin 27/06/2018 tarihli ara kararı ile davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisi ...'ın vefat etmesi sebebiyle şirkete yönetici kayyum olarak mali müşavir ...'in atanmasına karar verilmiştir.
Davacı şirketin mali durumu, rayiç değerlere göre borca batık durumda olup olmadığının tespiti hakkında rapor tanzimi için dosya daha önce rapor tanzim eden bilirikişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 25/06/2019 havale tarihli ve 07/11/2019 tarihli raporlar dosyaya ibraz edilmiştir.
Mahkememizin 27/12/2019 tarihli oturum 1 nolu ara karar gereği rapor tanzim eden sektörel bilirkişinin ticari işletmenin işleyişine ilişkin somut şirkete ait veriler ışığında ek rapor alınmasına karar verilmiş, sektörel bilirkişi mahkememize sunduğu 18/02/2020 tarihli ek raporda özetle; "... işletmesinin işleyişi ile ilgili mahkemenizce verilen 27/12/2019 tarihli ara karar gereği yapılan incelemelerde;
Şirketin iyileştirme projesinde belirtilen hedefi yakalamamış olduğu,
Şirket yönetimince firmalarla imzalanan sözleşmelerin nihai durumlarının dosyaya sunulması gerektiği, alınacağı ön görülen ödemelerin bilançoya yansıtılması gerektiği..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizce ... tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile; "1-Davacının iflas erteleme talebinin REDDİNE,
2-... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı ...’nin İİK’nun 179. maddesi uyarınca İFLASINA,
3-İflasın ... günü saat:... itibari ile AÇILMASINA,.." karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya BAM ...Hukuk Dairesi'nin ... tarih, .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda, mahkemece, davacı şirketin varlıklarının rayiç değerlerinin denetime elverişli şekilde tespit ettirilmediği, gayrimenkul fiyatları üzerindeki ciddi orandaki artışlar dikkate alındığında raporlarda tespit edilen değerler ile ipoteğin paraya çevrilmesi aşamasında tespit edilen kıymet takdiri ile ihale bedeli dikkate alındığında davacı şirketin borca batıklık durumunda ciddi fark yaratacağı, yargılama aşamasında en son şirketin ...-TL borca batık olduğunun, fabrikanın bulunduğu taşınmazın rayiç değerinin ...-TL, makine ve teçhizatlar ...-TL, demirbaşlar toplamının ...-TL, leasingli demirbaşların ...-TL olduğunun belirtilmesine rağmen ipoteğin paraya çevrilmesinde taşınmazın ...-TL 'ye alıcı bulması ve iflas idare memurluğunca hazırlanan sıra cetvellerindeki alacaklar toplamı karşısında şirketin borca batıklık halinin devam edip etmediğinin incelenmesi gerektiği, bu nedenle yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca inceleme ve tespit yapılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken iflasın ertelenmesi talebinin reddine ve şirketin iflasına karar verilmesi yerinde görülmemiş olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde değerlendirme yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiş, dosya Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapıldıktan sonra yeniden yapılan yargılamada:
Taraflara duruşma gününü bildirir usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.
28/04/2023 tarihli oturum 1 nolu ara karar gereğince şirketin halen organsız durumda olduğu görülmekle TMK 426-427.maddeleri de dikkate alınarak şirkete yönetim kayyumu olarak mali müşavir ...'ün atanmasına, dosyada yönetim kayyımı olarak atanan ...'ün gelinen süreçte şirketin mali durumundaki değişiklikler, şirket yetkililerinin iyileştirme projelerine riayetleri, şirketin dava tarihinden bu güne kadar aktif ve pasif durumunun ayrıntılı olarak açıklanması, verilen ihtiyati tedbirlerle birlikte davacı şirketin mali durumunda düzelme olup olmadığı, borca batıklıktan kurtulma yolunda somut adımlar atılıp atılmadığına dair ayrıntılı şirketin güncel durumuna ilişkin rapor tanzimine karar verilmiş, kayyım tarafından mahkememize sunulan 03/07/2023 arihli raporda özetle; "...Şirket merkezinde ... tarihinde şirket yetkilileri ile toplantı gerçekleştirilmiş, gerekli bilgiler verilmiş, toplantı tutanak altına alınmıştır.
Mevcut olan iş akışının aksamaması için mahkeme kararının ticaret sicilde yayınlanması sağlanarak, şirket imza sirküleri çıkarıldı, şirketin rutin işlerini yapması sağlanmıştır.
Rapor tarihi itibari ile 11 işçinin çalıştığı, mali yetersizlik nedeni firmanın, gerekli aramalı ya da ham maddeleri sağlayacak durumda olmadığı başka kişi veya firmalara fason imalatlar yaptığı görülmüştür.
Dava tarihinde esas alınan baz yıl olan ... tarihindeki ...-TL borca batık olduğu,
Muhasebe kayıtlarına göre yıllar itibari ile borca batıklık durumunun devam ettiği varlıkların borçlarını karşılamaktan uzak olduğu,
2016 yılında ...-TL
2017 yılmda ...-TL
2018 yılında ...-TL
2019 yılında ...-TL
2020 yılında ...-TL
2021 yılında ...-TL
2022 yılında ...-TL ,
31.05.2023 tarihi itibariyle ....-TL olduğu,
Takibe konu borçların 2015 yılı kayıtları ile değerlendiği, her ne kadar bir kısım icra takip dosyalarından kapak hesapları istenmiş ise de takibe konu olan borçların tamamının Mahkemeye intikal etmediği ve gelen bir kısım kapak hesapları üzerinden hesaplama yapmanın borçların tamamını kapsamadığından hesaplamalara dahil edilmediği, kapak hesapların tamamlanması sonrası borca batıklık durumunun çok yüksek değerlere çıkacağı öngörülmek
Aşağıda şirketin dava tarihinden bu güne kadar gerçekleşen net satışları ve karlılık durumu aşağıdaki gibidir. ...
İyileştirme projesinde planlanan 5 yıllık net satışlar toplamı ...-TL iken gerçekleşen net satışlar toplamı ...-TL olarak kalmıştır. 5 yıllık sürede satış hedefinin 49,5 kısmının gerçekleştiği,
İyileştirme projesinde 5 yıllık planlanan kar toplamı ...-TL iken gerçekleşen kar zarar mahsubu sonrası toplam ...-TL zar olduğu, İşletme planlanan kara ulaşamadığı gibi 5 yılın sonunda kümülatif karlılık durumunu negatif olarak tamamladığı,
Tespitler neticesinde 5 yıllık süreçte şirket yetkililerinin iyileştirme projelerine riayet edemedikleri/ etmedikleri görülmektedir.
...
* Dava tarihine göre nakit ve benzeri varlık kalemleri olan Dönen Varlıkların " ... lik bir artış kaydettiği (... TL), ancak bu artışın gerçek bir artış olmadığı verilen sipariş avanslarındaki artışlarından (verilen mükerrer çekler) kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Duran varlıkların da ... artış gösterdiği, bununda tesis, makine ve cihazlardan kaynaklandığı, bütün aktiflere bakıldığında ... artış ( ...-TL.) gösterdiği görülmektedir. Aslında bu artışın yukarıda izah edildiği üzere çoğunlukla verilen sipariş avanslarındaki artışlardan (verilen çekler-sipariş avansına kaydı) kaynaklandığı söylenebilir.
Kısa vadeli borçlarda ... ( ...-TL) artış olduğu , uzun vadeli borçlarda "... (...-TL) artış olduğu , dolayısıyla dava tarihinden bu tarafa borçların tasfiyesi yapılamadığı gibi borçlarda artış olduğu, güncel faiz hesapların aksettirilmesi ile borçların çok daha yükseleceği muhakkaktır.
* Muhasebe kayıtları üzerinden yapılan incelemede öz kaynaklardaki negatif bakiyenin artarak devam ettiği, öz kaynakların borçları ödemekten uzakta olduğu borca batıklığın artarak devam ettiği ,verilen ihtiyati tedbirlerle birlikte davacı şirketin mali durumunda düzelme olmadığı gibi dahada kötüye gittiği , borca batıklıktan kurtulma yolunda somut adımlar atılmadığı/atılamadığı ... tarihi itibari borca batıklık durumunun ...-TL.sına ulaştığı, güncel faiz hesapların aksettirilmesi ile borca batıklık durumunun yüksek rakamlara ulaşacağı varlıklarının borçlarını karşılamaktan çok uzakta olduğu tespit edilmiştir." tespit ve rapor edilmiştir.
Mahallinde delillerin değerlendirilmesi amacıyla şirketin borca batıklığı devam ediyor olsa dahi ıslahının mümkün olup olmadığı, şirkette pay sahibi bulunanların şirkete öz sermaye borçlarını ödeyip ödemedikleri, ayrıca şirketin vergi ve SGK borçları ile bankadaki kredi borçlarının da dikkate alınmak suretiyle şirketin en son güncel rayiç bilançosunun, mal varlıklarının, şirkete ait taşınır ve taşınmaz mallarının değerinin tespiti amacıyla makine mühendisi, mali müşavir, gayrimenkul değerleme uzmanı, inşaat ve sektörel bilirkişi ile birlikte keşif icrasına karar verilmiş, keşif sonucu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16/01/2024 tarihli raporda özetle; "...Davacı şirketin ... tarihi itibariyle kaydi muhasebe değerlerlerine göre (- )... BORCA BATIK OLDUĞU, kaydi değerlere göre Davacı şirketin Özvarlığını tamamen yitirdiği ve borçlarını ödeme kabiliyeti kalmadığı görüldüğü,
Ancak; Rayici Değerlere Davacı Şirketin ... tarihi itibariyle Özvarlık Değerinin ... TL olduğu, Davacı şirketin ... tarihi itibariyle rayici değerlere göre BORCA BATIK OLMADIĞI,
Davacı şirketin ... tarihi itibariyle rayici değerlere göre borca batık olmamakla birlikte, mevcut borçlarını iyileştirme projesinde sürdürdüğü veya sürdürmeyi taahhüt ettiği ticari faaliyetten ziyade mal varlığının satılması halinde ödeme kabiliyetinin bulunduğu, ticari faaliyeti ile mevcut borçlarını ödeme kabiliyeti ve imkanı bulunmadığı,
Nihayetinde borca batık durumda olan sermaye şirketlerinin başvurabileceği bir yol olan iflâs erteleme yoluna borca batık durumda olmayan şirketlerin başvurması ve yararlanması mümkün olamayacağı," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 179 ve TTK'nun 377. maddelerine dayalı anonim şirket iflasının ertelenmesi davasıdır.
İİK 179. maddesinde "Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır."
6102 Sayılı TTK 377.maddesinde ise ; "Yönetim kurulu veya herhangi bir alacaklı, 376 ncı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapacağı iflâs talebiyle birlikte veya bu kapsamda yapılan iflâs yargılaması sırasında 2004 sayılı Kanunun 285 inci ve devamı maddeleri uyarınca konkordato da talep edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Yargıtay 23.Hukuk Daire'sinin 13/03/2017 tarih 2017/608 Esas 2017/760 Karar sayılı emsal içtihatında; " ...İflas erteleme talebinin olağanüstü halin ilanından önce yapılmış olması ve tedbir verilmiş olması halinde ise şirket hakkında 673 sayılı KHK'nın 10. maddesinin 2/c fıkrasında belirtildiği şekilde inceleme yapılarak talepte bulunan şirket veya kooperatifin bu şirket veya kooperatiflerden olması halinde tedbir kararı derhal kaldırılacaktır. Yapılan inceleme sonunda erteleme talep eden şirketin veya kooperatifin bu şirketlerden olmaması halinde de erteleme kararı verilmeyecek, tedbir kararlarının kaldırılması hususu normal seyre göre değerlendirilecektir.
İflas erteleme talebinin ... tarihinden önce yapılmış olması halinde; talepte bulunan şirketin veya kooperatifin borca batık olması ve iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı görülmesi, kayyım tarafından üç aylık dönemlerde ibraz edilen raporlara göre şirketin durumunun iyiye giderek iflas halinden kurtulmasının mükmün bulunması izleniyor ise bu durumda iflas erteleme kararı da verilemeyeceği için dosyanın elde bekletilmesi ancak iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı görülmemesi, bekleme süresinde alınan kayyım raporlarına göre şirketin iflas halinden kurtulmasının mümkün bulunmaması ve nihayet İİK 179/b-4 maddesinde belirlenen sürenin de dolması halinde ise şirketin veya kooperatifin İİK 179/b-5 maddesi uyarınca iflasına karar verilmesi gerekmektedir..." şeklinde belirtilmiştir.
İflasın ertelenmesi belirli şartların gerçekleşmesi halinde borca batık durumda olan bir sermaye şirketi veya kooperatif hakkında iflas kararı verilmesini önleyen bir kurumdur. İflasın ertelenmesinin amacı; sermaye şirketi veya kooperatifin faaliyetine devamını sağlamaktır. İİK madde 179 ve TTK (6102 sayılı) madde 377 hükümleri uyarınca sermaye şirketlerinin iflasının ertelenmesine karar verilebilmesi için belirli şekli ve maddi şartların varlığı gereklidir. Borca batıklık bildirimi iflasın ertelenmesi talebi, bilançonun mahkemeye verilmesi, iyileştirme projesinin sunulması, fevkalade mühletten yararlanılmamış olması, masrafların peşin olarak ödenmesi şekli yasal şartları; borca batık olma, mali durumun iyileştirme ümidinin bulunması ve alacaklıların haklarının korunması koşulu ise maddi yasal şartları oluşturmaktadır.
İflasın ertelenmesinin istenebilmesi için şirketin aktiflerinin, şirket alacaklılarının alacağını karşılamaya yetmemesi, ancak şirketin ıslahının mümkün olması gerekir. Şirket aktiflerinin şirket alacaklılarının alacağını karşılamaya yetmemesi halinde durum derhal yönetim kurulunca mahkemeye bildirilmelidir. İflasın ertelenmesi talebi ile birlikte borca batıklık durumu da mahkemeye bildirilmiş olacağından ayrıca iflasın istenmiş olması gerekmez. Mahkemece bu durumda öncelikle borca batıklık durumunun tespit edilmeli, bu halin varlığı sabit ise şirketin önerilen tedbirlerle ıslahın mümkün olup olmadığı saptanmalıdır.
Borca batıklık, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin işletme sermayesinin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nun 376 ncı maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ile yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce borca batıklık bilançosu da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08/11/2023 tarih, 2023/3428 Esas, 2023/3766 Karar)
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25/05/2023 tarih ve 2022/3843 Esas, 2023/2028 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava, iflasın ertelenmesi istemi olup, mahkemece bozma ilamına uyularak davacının iflasına karar verilmiş ise de; iflas davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan bu talepler dinamik ve değişken bir mali yapıyla ilgili borca batıklık durumu söz konusu olup, borca batıklık kamu düzenine ilişkin olduğundan bozma kararına uyulmakla usuli kazanılmış haktan bahsedilemez.
Davacı şirket temsilcisi tarafından şirketin borca batıklıktan kurtulduğu, borca batıklığın rayiç değerlere göre tespit edilmediği iddia edilmiş ve ... ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin .../... E. sayılı dosyasında davacı şirketin borca batık olmadığı yönünde rapor ibraz edilmiştir.
Borca batıklığın dava şartı olması ve bilançosu borca batık olmayan şirket hakkında iflas kararı verilmeyeceği dikkate alınarak mahkemece yeniden bilirkişi raporu aldırılarak davacı şirketin rayiç değerlere göre gerçekten borca batık olup olmadığının tespit edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..."
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihatlar ve açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede ; ... tarihinde iflas erteleme talebinde bulunan davacı şirketin borca batık olduğunun tespit edildiği, iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı bulunarak 22/02/2016 tarihinde alınan bilirkişi raporları sonucunda şirkete kayyum atanarak İİK 179/A-B maddesindeki tedbirlere hükmedildiği, davacı şirketin borca batıklığının devam etmesi nedeniyle Mahkememizin ... tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile iflas erteleme talebinin reddi ile şirketin iflasına karar verildiği, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Antalya BAM ...Hukuk Dairesi'nin ... tarih, .../... Esas .../... Karar ilamında belirtilen hususlar çerçevesinde yeniden yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporundan şirketin rayiç değerlere göre borca batıklıktan çıktığı, borca batıklığın kamu düzenine ilişkin olduğu, buna göre rapor tarihi itibariyle rayiç değerlere göre borca batıklıktan çıktığı tespit edilen şirket yönünden iflas erteleme talebinin reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Mahkememizce konulan tedbirlerin re'sen ve derhal KALDIRILMASINA,
3-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harç ile tamamlanarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE,
Dair; Davacı şirket yetkilisi ... ve şirket vekili ..., Asli Müdahiller ... vekili ..., ... vekili ..., ... Vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ..., ... vekili ..., ..., ... vekili ..., ... vekili ... duruşma salonunda hazır, ... vekili ... yüzlerine karşı, diğer asli müdahillerin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/03/2024
Başkan ..
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!