WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

ANTALYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/85
KARAR NO : 2024/98
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 06/02/2023
KARAR TARİHİ : 13/02/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı bankadan kredi kartı kullandığını, müvekkili adına Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 9.954,40 TL, asıl alacak ile takip başlatıldığını, müvekkilinin borcunun dava tarihi itibariyle ... TL olduğunu, müvekkili tarafından kısmi ödemeler yapıldığını, bankanın 5464 sayılı Yasa gereği TCMB tebliğlerine gereği değişen oranlarda faiz talep etmesi gerekirken sabit faiz talep ettiğini belirterek, müvekkilinin dava tarihi itibariyle şimdilik 500,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili banka tarafından talep edilen temerrüt faiz oranının mevzuata uygun olduğunu, hesap kart ihtarnamesinde yer alan business card kredi hesabından kaynaklanan nakit kredi alacağına mevzuat gereği %33 temerrüt faiz ve 5464 sayılı yasa gereği değişen oranların aynen uygulanması kaydı ile temerrüt faiz oranı talep edildiğini, ödeme emrinde bu durumun açıkça yazılı olduğunu, karşı tarafın iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72. maddesi gereği icra takibinden sonra açılan, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin menfi tespit davasıdır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... Bankası AŞ tarafından borçlu ... aleyhine 9.954,40TL Asıl Alacak, 273,75 TL işlemiş faiz, 13,68TL faizin %5 gider vergisi ve 283,44 TL masraf olmak toplam 10.525,27 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, görülmüştür.
Mahkememizce bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, bankacı bilirkişi 07/09/2023 tarihli raporunda özetle; " T.C. Antalya Genel İcra Dairesi’nce ... E. Dosya numarası kapsamında takip edilen davalı banka alacağı ile ilgili olarak 9.954,40 TL anapara alacağı için kesinleşen 10.525,27 TL tutarındaki asıl alacağa, talebe ve T.C.M.B.’nın ilan ettiği ve 07.02.2019 olan takip tarihi için de geçerli olan %33 sabit gecikme faizi üzerinden yaptığımız;
10.525,27 TL Takipte Kesinleşen Miktar
13.139,81 TL 9.954,40 TL Anapara için 1.460 gün %33 T. Faizi üzerinden
656,99 TL BSMV
957,81 TL Harç Miktarı (*)
... TL Vekalet Ücreti (*)
+ 80.40 TL Masraf
27.160,38 TL Yekün Alacak
- 1.096,29 TL Yatan Para
26.063,99 TL Bakiye Borç

(*) Harç miktarları ve Vekalet Ücreti hesaplamaları uzmanlık alanımızın dışında olduğundan, dosyadaki Kapak Hesabından alıntı yapılarak hesaplamaya dahil edilmiştir.
şeklindeki kapak hesabının, dava dosyasında bulunan T.C. Antalya Genel İcra Dairesi’nce yapılan kapak hesabıyla tamamen örtüştüğü, bu nedenle de;
Davalı ... A.Ş. nin davacı ...’a iade etmesi gereken herhangi bir miktarın bulunmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememizce 07/09/2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememiz denetine elverişli ve açık olmadığı kanaati ile tarafların iddia ve savunmaları ile itirazları da karşılar mahiyette yeni bir bankacı bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, bankacı bilirkişi 18.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "tarafınca yapılan hesaplama ile banka talebi karşılaştırıldığında; ¸

*BK.100.madde gereği kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve ferilerine mahsup edilmesi gerekmekte olup; kısmi ödemenin tarihi belirsiz olduğundan ve toplam faiz tutarının çok altında olması sebebiyle sonucu değiştirmeyeceğinden dolayı yekünden tenzil edilmiştir.
Yukarıdaki tablolarla görüldüğü üzere, davacı ...'un 06.02.2023 dava tarihi itibariyle toplam borcunun ...-TL. olarak hesaplandığı,
İcra kapak hesabında yer alan harç, masraf ve vekâlet ücretine uzmanlık alanımız dışında olduğu için tabloda yer verilmediği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... HD'nin Dosya no: ... sayılı ilamında...."6100 sayılı HMK' nın 125/1. maddesi uyarınca, davanın açılmasından sonra davalı taraf, dava konusunu üçüncü kişiye devrederse; davacı, isterse devreden tarafla olan davasından vazgeçerek dava konusunu devralmış kişiye karşı davaya devam edebilecek veya davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilecektir.Dava sırasında, davalı tarafın, dava konusunu üçüncü kişiye devretmesi hâlinde, davacı, dava konusu malın veya hakkın aynen kendisine teslimini istiyorsa, davalı ile olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan üçüncü kişiye karşı aynı davaya devam edilmesini ister. HMK 125. maddesi yönünden kanun koyucunun amacı, davalının dava konusunu devretmesi halinde davacının, devralan olan üçüncü kişiye karşı yeni bir dava açılmasının önüne geçilmesi ve bu şekilde yargılamaya devam edilmesinin sağlanmasıdır. Ayrıca devre kadar taraflarca elde edilen hukuki sonuçların korunması ve usul ekonomisinin gözetildiği de tartışmasızdır. Nitekim dava konusunu devreden eski tarafın yerini, devralan üçüncü kişi almaktadır. Esasen bir davanın konusu mala ilişkin olmakla birlikte o malın teslimi değilse, dava sırasında o malın başkasına devredilmesi hâlinde HMK 125.maddesi uygulanamaz. Buna göre, HMK 125. maddesi kural olarak yalnızca eda davalarında uygulanabilir. Dava konusunun devrinin düzenlendiği hüküm (HMK m.125) yalnızca eda davaları için söz konusu olabilecek, tespit davalarında uygulama alanı bulamayacaktır. Nitekim tespit davalarının fonksiyonu yalnızca bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkindir. Bu nedenle tespit davalarında taraflardan birinin üzerinde tasarrufta bulunabileceği, yani temlike konu teşkil edecek bir şey veya hak yoktur. Bu davalarda, dava sonunda taraflardan birisinin dava konusu yapılmış şeyi veya hakkı kazanması, diğerinin ise o dava konusunu yerine getirmeye mahkûm edilmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Davada söz konusu olan sadece bir hukuki ilişkinin tespitidir. Bu dava ile talep edilen hukuki ilişkinin tespiti hususunun ise temliki söz konusu olamaz. Ayrıca tespit davalarındaki, tespit işlevi eda davalarında da vardır. Eda davalarındaki, eda bölümü ise tespit davalarında yoktur. Tespit davası eda davasının öncüsü durumunda olmakla beraber, eda davası aynı konudaki tespit davasını da içeren daha geniş kapsamlı bir davadır. Temlik işlemi bir edim niteliğinde olduğundan ve tespit davaları da hukuki nitelikleri gereği bu ve benzeri edimlerden yoksun bulunduğundan HMK 125.maddesinin tespit davalarında uygulama alanı bulması söz konusu değildir.(Kuru-HMUK IV s.3803-3804)
Somut olayda; davalı banka tarafından yargılama sırasında icra dosyalarına konu alacak ... şirketine devredildiğinden, mahkemece, HMK 125/1. maddesi gereğince seçimlik hakkın kullanılması bakımından davacılar vekiline süre verilmiş ve davacılar vekili tarafından sunulan 08.07.2020 tarihli dilekçeyle; davanın, dava konusunu devreden bankaya karşı tazminat davası olarak devam ettirildiğinin beyan edilmesi üzerine bu kez 18.11.2020 tarihli celsede mahkemece; tespit davasının tazminat davasına dönüştürülemeyeceği belirtilerek davacılar vekilinden seçim hakkının hangi sebeple bu yönde kullanıldığının açıklanması istenmiş olup, bu ara kararı üzerine davacılar vekilince sunulan 03.12.2020 tarihli dilekçeyle; daha önce sunulan dilekçede, kanunun lafzı gereği tazminat davası olarak devam ettirildiği belirtilmiş olsa da; asıl olarak amacın tespit davasının devredilen ... A.Ş. 'ye değil de devreden davalı ... A.Ş. yönünden davalı tarafından uygulanan fahiş faiz miktarının tespitine yönelik olduğu beyan edilmiştir. Bu beyana göre, davacıların esas iradesinin icra takiplerinde istenilen faizin uyarlanması ve tespiti olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Mahkemece 08.11.2020 tarihli celsede isabetli olarak tespit davasının tazminat davasına dönüştürülemeyeceği belirtilmiş olmasına ve davacı vekilince sunulan 03.12.2020 tarihli dilekçesiyle davadaki amacın başka bir anlatımla talep edilenin uyarlama yoluyla faiz oranın ve bu orana göre miktarının tespiti olduğunun ifade edilmesine ve davanın tespit davası niteliğinde olduğunun anlaşılmasına esasen devredilenin icra takibine konu alacaklar olup, ihtilaf konusunun devre konu olmadığı ve olmasının da mümkün bulunmadığı gözetilmeksizin göre artık davaya açıldığı şekilde bakılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ....."şeklinde karar verilmiştir.
Yukarıda yer verilen emsal içtihat dikkate alınarak, her ne kadar 15/09/2023 tarihli celsede davacı taraf davasına temlik eden bankaya karşı tazminat davası olarak davalarına devam ettiklerini beyan etmiş ise de, tespit davası eda davası niteliğinde tazminat davasına dönüşemeyeceğinden davaya açıldığı şekli ile devam etmek gerekmiştir.
Uyuşmazlık; davalı banka tarafından başlatılan takipte uygulanacak faiz oranı, temerrüt faizi konularıdır. Taraflar arasında asıl alacağa yönelik bir uyuşmazlık söz konusu değildir.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; taraflar arasında davalı banka ile davacı ... arasında 08.06.2018 tarihinde 10.000,00 TL limitli Ticari Kredi Kartı Sözleşmesi ve Ticari Kredi Kartı Sözleşme Öncesi Bilgi Formu imzalandığı, davacıya hitaben Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ... tarihli ihtarnamenin ... tarihinde iade edildiği ve 24 saatlik ihtar süresi dikkate alındığında 12.01.2019 tarihinde temerrütün doğduğu ve davacı tarafın muacceliyet ile ilgili de bir itirazının olmadığı, bankanın icra ödeme emrinde %33 temerrüt faizi (5464 sayılı Kanunun 26/3 maddesi gereğince değişen oranların aynen uygulanması kaydıyla) ve faizin %5'i oranında vergisi talebiyle takibe geçildiği, bankanın takip tarihine kadar mevzuata uygun %27 akdi ve %33 gecikme faizi talep ettiği fazladan talep ettiği bir faizin olmadığı, 07/02/2019 takip tarihi itibariyle de dava dışı temlik eden bankanın dönemine uygun %33 temerrüt faizi talep ettiği icra ödeme emrinden anlaşılmış olup, davacı tarafın takip tarihi sonrası işleyen faiz yönüyle itirazı olması sebebiyle takip tarihinden dava tarihine kadar olan dönemde 5464 sayılı kanun gereğince T.C Merkez Bankası tarafından belirlenen dönemine uygun değişen oranlarda akdi ve temerrüt faiz oranlarının uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu hususta 18/01/2024 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış, önceki raporlar denetime elverişli görülmediğinden bu raporlara itibar edilmemiştir.
Davacı vekili 18/04/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ancak tekrar 18/01/2024 tarihli ıslah dilekçesini sunmuştur. Davada bir kez ıslah mümkün olduğundan davacının 18/04/2023 tarihli dilekçesi dikkate alınmıştır. Davacının asıl alacağa herhengi bir itirazının ve bu hususta bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla, işlemiş faiz yönünden değerlendirme yapmak gerekmiş, davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında 3.349,33 TL işlemiş faiz (3.189,84 TL takip tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz+159,49TL işleyen faizin gider vergisi olmak üzere) yönünden borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında 3.349,33-TL'lik işlemiş faiz (3.189,84-TL takip tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz+ 159,49-TL işleyen faizin gider vergisi olmak üzere) kısmından borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 229,90TL'nin (peşin harç+ıslah harcı) mahsubu ile, bakiye 197,70'TL nin davalı bankadan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi giderinden ibaret toplam 2.478,75TL'nin kabul ve red oranında 2.440,12-TL yargılama gideri ile ilk dava gideri 205,50 TL ve peşin + ıslah ile alınan 229,90 TL harç olmak üzere toplam 2.875,52 TL'nin davalı bankadan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.349,33TL vekalet ücretinin davalı bankadan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 53,02-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı bankaya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ... ile davalı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza