T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/74
KARAR NO : 2024/256
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/02/2023
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ... plaka numaralı araca; araç ... sevk ve idaresinde .../... ... Sok. İstikametinde seyir halinde iken; sürücüsü ... olan ... Plaka Sayılı ticari taksi .../... ... Sok. sonundaki dönel kavşakta dur tabelasına uymayarak ani bir şekilde müvekkile ait aracın sol ön tarafından çarptığını, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkile ait aracın onarımının ... A.Ş. ... Bayiinde gerçekleştirildiğini, kazarın tamamen ... plaka numaralı araç sürücünun kusurundan kaynaklandığını, nitekim davalı araç sürücüsünün ''dur'' levhasına uymayarak hızla kavşağa girmesi sonucu müvekkil araca sol önden çarparak trafik levhalarına uymama ve hız kurallarını ihlal ettiği açık olup kazada tam kusurlu olduğunu, kaza akabinde müvekkilinin aracında çok çok ağır hasarlar oluştuğunu, bu oluşan hasarların tamiratı yapıldığını, bu onarım işlemlerinin 93.000,00 TL TL tuttuğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ... numaralı ZMSS poliçesi ile ... A.Ş tarafından sigortalandığını, sigorta şirketine değer kaybı tazminatı ödemesi için başvurulmuş, sigorta şirketinin ... tarihli ''... numaralı dosyadan işleme alınmıştır.'' şeklinde cevabi mail görüntüsünün ekte sunulduğunu, bu suretle sigorta şirketinin ... tarihinde temerrüte düştüğünün kabulü gerektiğini, araçta meydana gelen değer kaybının davalı araç sürücüsü ve malikinden kaza tarihi olan ...'den itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketinden ise ... tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyan ederek; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, dosya kapsamında davacıya ... tarihinde 77.018,36-TL ödeme yapıldığını, ayrıca davacı aracın tedarikçisine ... tarihinde 1.168,20-TL ödendiğini, davacının başkaca hak ve alacağı kalmadığını, yapılan ödemelerin teminat kapsamında dikkate alınması gerektiğini, müvekkil şirketin yalnızca teminat limiti ile sorumlu olduğunu, sigortacılık kanunu gereği müvekkil şirkete başvuru şartı gerçekleşmediğini, talepsiz kapama yazısına istinaden dosyanın reddedildiğini, başvuru aşamasında sunulması gereken zorunlu evrakların sunulmadığını, genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... dilekçesinde özetle; talebin sigorta şirketine yöneltilmesi gerekirken kendisine yöneltildiğini, muhatabın sigorta şirketi olduğunu beyan etmiştir.
Dava, değer kaybı tazminatı talebinden ibarettir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/71 esas, 2019/798 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 16. Maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda genel yetkili mahkemeler yanında haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği, yahut gelme ihtimalin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Motorlu aracın neden olduğu kazalardan doğan hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, davalının yerleşim yeri (HUMK 9, KTK 110/2), haksız fiilin vuku bulduğu yer (HUMK 21, KTK 110/2), sigortacının merkez veya şubesi veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer (KTK 110/2) mahkemesinde açılabileceği düzenlenmiştir. Bir dava için birden fazla ( genel ve özel ) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Dosyada kaza yeri Antalya'dır ve dosyadaki belgelerden (vekaletname) davacının yerleşim yerinin de Antalya olduğu anlaşılmakla, mahkememiz dosyada yetkilidir ve davalı sigorta şirketinin yetki itirazı yerinde değildir.
Araçtaki değer kaybına ilişkin dava, belirsiz alacak davası olarak açılabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/17/1099 E, 2019/460 K)
6098 Sayılı TBK'nun 49. Maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı ve sorumluluk sigortacısına karşı dava açabilir. İşleten ve sürücü zarar görenlere karşı müteselsilen sorumludur. Bu nedenle, davacının, davayı, adı geçen davalılara yönlendirmesinde bir usuli sorun yoktur.
Davalı sigorta şirketinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı itirazları, davacı tarafça bir başvurunun yapılmış olması, bunun sigorta şirketince de esasen kabul edilmiş olması, hak arama hürriyeti, mahkeme erişim hakkının gerektiğinden fazla kısıtlanmamasının gerekmesi karşısında yerinde bulunmamıştır.(Emsal olarak, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi., 2017/645 E., 2017/464 K.)
Yargı kararlarında, öncelikle dava konusu aracın hasar geçmişine ilişkin tüm bilgi ve belgeler (tramer kaydı, sigorta şirketlerinde oluşturulan hasar dosyası, servis belgeleri, trafik denetleme şube müdürlüklerince tanzim edilen tutanaklar ve fotoğraflar vs) ilgili yerlerden getirtilip konusunda uzman ayrı bir bilirkişiye tevdi edilerek aracın markası, modeli,yaşı, kilometresi ve değere etki eden diğer özellikleri de dikkate alınarak dava konusu aracın kaza öncesi serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri ile aracın onarım sonrası serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri (kaza sonrası onarımla değişen orijinal parçalar varsa bunların araca kattığı değer de dikkate alınarak) arasındaki farkın belirlenmesi yöntemiyle değer kaybının tespiti gerektiği belirtilmektedir.
Dosyada gerekli bilgi ve belgeler, taraf delilleri toplanmıştır.
Mahkememizce dosya kusur ve hesap bilirkişisine tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır.
Kusur raporunda özetle; ... plakalı Ticari Araç Sürücüsü ...'ün bu kazanın oluşumunda; tüm nedenler ve unsurlar bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde; Kavşağa yaklaştığında dur Levhasına uymayarak, aracının hızını azaltmayarak ve sağından gelen araçlara geçiş önceliğini vermeyerek kavşağa dikkatsiz ve tedbirsiz olarak girerek trafik güvenli; tehlikeye atarak kazaya sebebiyet verdiği; ... plakalı Araç Sürücüsü ...'un ise, bu kazanın oluşumunda; tüm nedenler ve unsurlar bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, Aracı ile ... sokak ... sokağın kesiştiği kavşağa yaklaştığında yolun durumuna göre hız kesici kasise de dikkat etmeyerek kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadan dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde kavşağa girdiği ve kural ihlali yaptığı hususları belirtilmiştir.
Sigorta eksperi bilirkişi de raporunda yaptığı hesaplama gereği, değer kaybı bedelinin 40.000,00 TL olduğunu belirtmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar. Beyanlar alınmıştır.
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir (AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır.(Yargıtay 17. HD., 2019/2909 E,2020/7805 K.)
Bu belirleme de dikkate alınarak, davacının kusur oranının % 30 olduğu mahkememizin kabulündedir.
Davacı vekili, talebini ıslah etmiştir ve dilekçe davalılara tebliğ edilmiştir.
Yine söylemek gerekir ki; Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup, tazminat borcu haksız fiil tarihinde muaccel olur. Başka bir ifade ile haksız fiillerde borcun muaccel hale gelmesi ihtarı gerektirmez. (Yargıtay 17. HD., 2008/2484 E., 2008/4216 K., Yargıtay 11. HD., 25.1.2007 tarih, 2005/14182E.,2007/809 K.)Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında, olay tarihinden faiz yürütülmelidir(fur semper in moro). Davalı gerçek kişiler yönünden temerrüt tarihi olay tarihidir. Somut olayda dava, sigorta şirketine karşı da açılmıştır. 2918 sayılı KTK’nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigorta şirketine başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu açıklamalar ışığında ve dosya kapsamına göre, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin ... olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar, bilirkişi raporları dikkate alınarak,
Davanın kabulü ile; Davanın kabulü ile; 28.000,00 TL değer kaybı tazminatının, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek; davalı ... ŞİRKETİ yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; 28.000,00 TL değer kaybı tazminatının, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek; davalı ... ŞİRKETİ yönünden ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin karar harcı ve aşamalarda yatan 307,40 TL ıslah harcı toplamı 487,30 TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye 1.425,38 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda 667,20 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı 3.177,25 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 3.120,00 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına,
9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili Sn. Av. ...' in yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!