T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/650
KARAR NO : 2024/339
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, ... olarak müşterilerine ... ve ... içecek temin ettiğini, davalı şirketin, müvekkil şirketin müşterisi olduğunu, müvekkil şirketin, teslim etmiş olduğu ürünlerin ödemelerinin yapılmaması sebebiyle davalı şirkete gerek mail gerekse şifahen ulaşmaya çalıştığını ancak bir netice alamadığını, müvekkile herhangi bir ödeme yapılmamış olması sebebiyle müvekkil şirket tarafından Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından işbu takibe karşı haksız şekilde itirazda bulunulduğunu, müvekkil şirket kayıtları elektronik ortamda tutulduğunu ve sürekli olarak denetlendiğini, ürünlerin kayıtlarının davalı tarafta da mevcut olduğunu, ancak davalı tarafin hiçbir somut delile dayanmaksızın takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, daha sonra davalı taraf tekrar ürün almak için protokol yapmayı teklif ettiğini, iyi niyetli olan müvekkil şirketin bunu kabul ettiğini, akabinde taraf avukatlarının e-imza ile imzalı protokol imzaladığını, bu protokolde davalının borcunu kabul ettiğini ve ödemeyi taahhüt ettiğini, zaman kazanmaya çalışan davalının protokole bağlı kalmayarak ödeme yapmadığını, ekte yer alan faturalardan da görüleceği üzere müvekkil şirketin, takip tarihi itibariyle ... TL alacaklı konumda olduğunu, taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca davalının, müvekkil şirkete ... tarihinde ... TL ödeme yaptığını, ancak daha sonra takibe dayanak faturalarla ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle mahkemede yapılacak yargılamada ... TL(takip sonrası faiz ve feriler hariç olmak üzere) üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, davalı tarafça faturalara yasal süresinde itiraz edilmediğini, davalının faturalara ve ürün teslimine ilişkin yasal süresinde bir itirazı olmadığı da sabitken, TTK md. 21/2 uyarınca fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılması gerektiğini beyan ederek; davalı şirketin, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu alacağın zaman aşımına uğradığını, malın teslim edildiğinin ispat külfetinin davacıda olduğunu, faturaya itiraz edilmemesinin faturaya konu ürünlerin teslimini göstermediğini, davacı tarafça sunulan veresiye fişlerinde yalnızca müvekkil şirkete ait kaşe bulunmakta, imza yer almadığını, kaşenin hiç bir zaman imza yerine geçmediğini, malların teslim edildiğine ilişkin söz konusu belgelerin yeterli delil teşkil etmediğini, davacı tarafın takipte talep etmiş olduğu faiz türü ve miktarına itiraz ettiklerini, davacının bilirkişi deliline dayanmadığını, başkaca delil göstermesine muvafakatlarının olmadığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.
Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar)
Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; davaya konu icra dosyası, iş bu dosya ile uyaptan ilişkilendirilmiştir.
Davalı vekili, zaman aşımı def-inde bulunmuştur.
Gerek takip tarihi, gerek takip konusu fatura tarihi, gerekse dava dilekçesi ekindeki protokol tarihi dikkate alındığında, hukuki sözleşme ilişkisinin de inkar edilmediği anlaşılmakla, zaman aşımı def-inin yerinde olmadığı görülmüştür.
Dava, zorunlu arabuluculuk başvurusuna tabidir ve dosyada bu başvurunun yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesi ekindeki, sunulan protokolde, davalı şirket adına imzanın iş bu davada da vekaletname sunan vekil tarafından atıldığının, isminin yer aldığının görülmesi dolayısıyla mahkememizce duruşmada, davalı vekiline tebligat yapılarak, protokole karşı beyanlarının sunulması istenmiş ve aksi takdirde protokoldeki imzanın vekil olarak kendilerine ait olduğunun kabul edileceği ihtarı da yapılmıştır. Davalı vekilince açık bir itiraz dosyaya sunulmamıştır.
Taraflar ticaret şirketi olmakla, tacirdirler ve ticari defter tutma yükümlülükleri mevcuttur.
Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi yönünde ara karar kurulmuştur.
HMK m. 222 gereği; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 7251 sayılı kanunla, 6100 sayılı Kanunun 222 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” Usul hükümleri derhal uygulanırlılık ilkesine tabidir.
Taraf ticari defterleri ile, protokolün incelendiği 17/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı / Alacaklı ile Davalı / Borçlu arasında mutabakat sağlanamayan 2 adet fatura bulunduğu, faturalar incelenmesi neticesinde; ... tarafından düzenlenen ... tarihli ve (İrsaliye No: ...) ... numaralı e-faturanın, ...ne kesilmiş olduğu, KDV dahil olmak üzere toplam ... TL. tutarında olduğu, ... tarafından düzenlenen ... tarihli ve (İrsaliye No: ...) ... numaralı e-faturanın, ...ne kesilmiş olduğu, KDV dahil olmak üzere toplam ... TL. tutarında olduğu, Davacı ve davalı arasında ... tarihinde borç ödeme protokolü tanzim edilerek Şirket Vekili Avukatlar arasında e-imza şeklinde imza altına alındığı, Protokol içeriği incelenmesi Neticesinde, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... sayılı fatura ilişkisinden kaynaklanan borçların belirtilen şartlar doğrultusunda ödenmesi hususunda anlaştıkları, Ancak sözleşmede ödeme şartlarına uyulmadığı, bu nedenle de mutabakatın geçersiz olduğu, icra takibine devam edildiği, ... Vergi kimlik numaralı ... ile ... vergi kimlik numaralı ...nin Antalya Genel İcra Dairesinin .../... numaralı dosyasına yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatı, ilgili icra takibine ilişkin alacağın aslı ve tüm fer’i leri hakkında Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu .../... numaralıticari dava şartı dosyasında uzlaşma sağlanamadığı, Davacı /Alacaklı, ... (Vergi Kimlik No: ...’nin E-defterlerinin; Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun şekilde hazırlandığı, e-Defterlerin geçerlilik kazanabilmesi için gerekli olan defter bilgileri, firma bilgileri, mali müşavir bilgileri ve vergi detaylarının yer aldığı, tüm ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, delil olarak kabul edilmesinin mümkün olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığında Meslek Mensubu SMMM ... tarafından oluşturulan, ... – ... dönemi, Berat (Defter Raporu) incelenmesi neticesinde; ... tarihli ve ... numaralı fiş ile ... TL., ... tarihli ve ... numaralı fiş ile ... TL. borç kaydı yapılarak ticari defterlerde yer aldığı, ... tarihinde ... numaralı fiş ile ... TL., ödeme kaydı bulunduğu, Davalı / Borçlu, ... (Vergi Kimlik No: ...’nin veri tabanında kayıtlı e-defterlerinin; Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun şekilde hazırlandığı, e-Defterlerin geçerlilik kazanabilmesi için gerekli olan defter bilgileri, firma bilgileri, mali müşavir bilgileri ve vergi detaylarının yer aldığı, tüm ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, delil olarak kabul edilmesinin mümkün olduğu, Davaya esas ... tarihli ... numaralı fatura karşılığı, ... TL. ile ... tarihli ... numaralı fatura karşılığında ... TL. nin ... tarihinde muhasebe kaydına alınarak alacak kaydı oluşturulduğu, şirketin ticari defterlerinde yer aldığı, .... tarihinde ... numaralı fiş ile ... TL. ödeme yapıldığı, Özetle; ticari ilişki içerisinde bulunan Davalı ve Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, mutabakat sağlanamayan 2 adet faturanın her iki firma ticari defterlerinde yer aldığı,
... + ... = ... TL. tutarında 2 adet fatura kaynaklı borçtan, ... TL. tutarının ödendiği, geriye borçludan tahsil edilmesi gereken ... TL.borç bakiyesi bulunduğu hususları belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır.
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu, itirazların yerinde olmadığı, tekrar ek rapor veya rapor aldırılmasını gerektirir itirazlar olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davacının bilirkişi deliline dayanmadığını ve yeni delil bildirmesine rızalarını olmadığını ileri sürmüştür. Dava dilekçesinde, davacının, bilirkişi deliline dayandığı anlaşılmaktadır. Bir an için, bilirkişi deliline dayanılmadığı düşünülse dahi, mahkemece bilirkişi deliline (isticvap, ticari defter incelemesi, keşif gibi) kendiliğinden başvurulması da usulen mümkündür. Bu hususlar taleple bağlılık ilkesinin bir nevi istisnalarıdır. Davalının itirazları yerinde değildir.
Tüm dosya kapsamı, protokol hükümleri, bilirkişi raporundaki tespitler göz önüne alınarak; Davanın kabulü ile, davalının, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın ...-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin ...-TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince;
Alacaklının icra dairesine yapacağı takip talebi ile başlayan, takibin durması için borçlunun itirazının yeterli olduğu ve cebri icraya devam edilebilmesi için alacaklının harekete geçmesinin gerekli olduğu ilamsız icra usulunde; gerek alacaklının haksız ve kötüniyetli takipte ve gerekse borçlunun haksız itirazda bulunmasını önlemek amacıyla icra tazminatına hükmolunması esası kabul edilmiştir. Öğretide, hakim görüşe göre (POSTACIOĞLU, İlhan, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 1982, s. 184 vd., KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku, C. I, 3. Bası, İstanbul 1988, s. 304 vd., UYAR, Talih, İcra Hukukunda İtiraz, s. 215 vd.) itirazın haksız olup olmadığı, takip konusu yapılan ve borçlunun itiraz ettiği alacağın likit olup olmadığına göre belirlenmelidir.
İcra inkar tazminatının şartları şunlardır:
a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir.
Dosyaya baktığımızda; anılan şartların var olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle, davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, davalının, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın ...-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin ...-TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, ...-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafça yatırılan ... ₺ başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan ... ₺ peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye kalan ... ₺'nin (Alınması gereken toplam harç=...- ...=... ₺) davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan ve yukarıdaki (3) ve (4) numaralı hüküm fıkraları ile mahsubuna karar verilen toplamda ... ₺'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı 3.578,50 ₺'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 3.120,00 ₺'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 17.900,00 ₺ vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ... ile davalı vekili ...'nın yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!