T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/792
KARAR NO : 2024/274
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/12/2021
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin eşi ile birlikte ... tarihinde eşine ait olan ... plakalı araç ile ... mevkiinde seyir halindeyken ... plakalı aracın trafik kurallarına aykırı hareket etmesi sebebiyle çift taraflı kazanın meydana geldiğini, meydana gelen kazada tüm kusurun davalı ...'de olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilinin boynunda kırık oluştuğunu, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan raporda müvekkilinin %35 maluliyetinin oluştuğunu, kazanın üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen kendi işlerini yapamaz durumda olduğunu, yavaş da olsa yürümek yada hareket etmek dahi kendisine çok acı verdiğini, müvekkiline şu anda eşi ...'in baktığını, ortaya çıkan maddi ve manevi zararların tazmini için davalı sigorta şirketine yazılı olarak başvuru yaptıklarını, olumlu cevap alınmaması üzerine arabuluculuk yoluna başvurduklarını ve anlaşma sağlanamadığını belirterek, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile ... TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflarına usulüne uygun başvuru yapılmasının zorunlu dava şartı olduğunu, davacı tarafça usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddi gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporunun alınması gerektiğini, kazayı karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalısının kusur ile sınırlı olduğunu, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, kaza tarihi itibariyle asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşımacılığı hususlarının da dikkate alınması gerektiğini belirterek, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazının davacı tarafın kullandığı aracın müvekkilinin aracına arkadan çarpması neticesinde oluştuğunu, olay yerine Jandarma Trafik ekipleri geldiğini ve herhangi bir yaralama olmadığını tespit ederek tarafları sulh ettiklerini ve tarafların karşılıklı şikayetçi olmadıklarını, kaza sırasında boyun kırılması yaşanmış olsa bunu başta davacının kendisi, eşi ve olay yerine gelen jandarma ekiplerinin fark etmesi gerektiğini, aradan geçen 16 ay sonra kaza olmuştu, siz kusurlusunuz biz mağdur olduk demenin hayatın akışına uygun olmadığını, 2020 yılı itibariyle ... TL gibi manevi tazminat talebinde bulunulmasının fahiş bir talep olduğunu belirterek, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davasıdır.
Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ile hasar dosyası getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı ve davalı ...'in ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin tutanaklar dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak kaza nedeniyle davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığı bilgisine ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davacının kaza nedeniyle tedavi gördüğü kurumlardan tüm tedavi belgeleri, film ve grafileri getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce davacı vekiline tazminat talebini açıklamak üzere süre verilmiş, davacı vekili 15.03.2022 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebinin 500,00 TL'sinin geçici iş göremezlik, 500,00 TL'sinin ise sürekli iş göremezlik olduğunu beyan etmiştir.
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak kusur raporu aldırılmış, bilirkişi ... 25/08/2022 tarihli raporunda sonuç olarak;
"A)... plakalı otomobil sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84-G maddesini ihlal ettiği,
B)... plakalı otomobil sürücüsü ...'in bu kazada kusur olarak kabul edilecek ihmali bir davranışının olmadığı " sonuç ve kanaatine varmıştır.
Mahkememizce dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların kusur oranlarının %100 üzerinden denetime elverişli şekilde rapor düzenlenmesi istenilmiş Adli Tıp Kurumu 17/11/2022 tarihli raporunda sonuç olarak;
A)"Davalı sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B)Sürücü ...'in kusurunun bulunmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememiz dosyasında davacının maluliyet oranının tespiti için dosyamız İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiş,
Adli Tıp Kurumu 17/11/2022 tarihli raporunda sonuç olarak; "Bahse konu kaza tarihi olan ... tarihli genel adli muayene raporu ve/veya hastane epikriz raporların dosyada bulunamadığı, olay tarihine ait radyolojik tetkiklerin dosyada mevcut CD içeriklerinde bulunamadığı, en erken 30/09/2020 tarihine ait grafilerin bulunduğu, 01/10/2020 tarihli MR grafisinde olay tarihiyle uyumlu olabilecek kırık görünümü izlendiği cihetiyle,
Mevcut belgelere göre;
... kızı ... doğumlu, ...’in ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında;
Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Servikal omurganın yaralanması, Tablo 1.2 Kategori IV’e göre;
1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %28 (yüzdeyirmisekiz) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
3. İyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği " sonuç ve kanaatine varmıştır.
Mahkememizce davacının talep edebilceği maddi tazminatın hesaplanması için dosyamız Aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi 11/01/2024 tarihli raporunda sonuç olarak;
"Davacının kaza tarihinde ev hanımı (pasif devrede) olduğu, maluliyet oranının 9628 olduğu, kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığı kabul edilerek; TRH-2010 Yaşam Tablosu, Progresif Rant Metodu, 9610 artırma ve iskonto hesabı kullanılarak yapılan hesaplama neticesinde; işbu rapor tarihi itibariyle uğradığı sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğunun hesaplandığı;
Yukarıda 3.1 no'lu başlıkta ilgili kısmı alıntılanan Yargıtay içtihatı çerçevesinde, kaza tarihinde pasif devrede ve ev hanımı olan davacının geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı;
Dava konusu edilmediğinden bakıcı gideri zararı hesaplanmadığı;
Hesaplanan sürekli iş göremezlik zararının ZMSS sakatlık teminatı limitini aştığı; davalı sigorta şirketinin sürekli iş göremezlik zararından sorumluluğunun ... TL ile sınırlı olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili 20/02/2024 tarihli değer arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebinin ...-TL olduğunu beyan etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle kazaya karışan aracın ZMMS 'ine ve sürücüsüne karşı açılan maddi- manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
6098 s. TBK'nun 54. maddesine göre, "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1.Tedavi giderleri. 2.Kazanç kaybı. 3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." düzenlemeleri mevcuttur.
Davacının maluliyet oranının hesaplanmasında kaza tarihi itibariyle hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği hususu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/03/2021 tarih 2020/7120 Esas 2021/2627 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." şeklinde açıkça belirtilmiştir.
Dava konusu somut olayda, uygulanması gereken yönetmelik hükmünün yukarıda belirtilen emsal içtihat doğrultusunda kaza tarihi itibariyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri olduğu tespit edilmiştir.
Dosyamız arasına celbedilen kaza tespit tutanağı, yerinde yapılan keşif icrası ile alınan bilirkişi raporu ile taraflarının kusur durumlarının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'in bir kusurunun olmadığı belirlenmekle, davalının %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan kusur raporu ile iş göremezlik oranının tespitine ilişkin bilirkişi raporları denetime elverişli görülmekle tarafların raporlara itirazları reddedilmiştir.
Müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44. maddesi (6098 S.K. m.58) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK 51 ve 52. (818 Sayılı BK 43-44 Mad) maddelerinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2022 tarih, 2021/9485 Esas, 2022/3129 Karar sayılı içtihadında "Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52 düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Dosya içeriğinde, davacı ...’nin araç sürücüsü ile birlikte alkol aldığı, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği halde bu araca kendi isteğiyle bindiği, bu vesileyle kendi yaralanması ile neticelenen kazada etkenliğinin olduğu anlaşılmış İtiraz Hakem Heyetince %25 müterafik kusur indirimi yapılarak belirlenen tazminata hükmedilmiştir. Hakem heyetince müteveffanın müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü yerinde ise de, somut olayın özelliği dikkate alındığında, belirlenen zarardan %25 oranında yapılan indirim Dairemiz yerleşmiş içtihatları göz önüne alındığında yukarıda açıklaması yapılan BK'nın 44. maddesinde belirtilen uygun ölçülerin üstünde olmuştur. Bu itibarla, tazminattan müterafik kusur nedeniyle %20 oranında bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklinde açıklama yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen emsal içtihatlar ve yasal mevzuat kapsamında tüm dosyanın incelenmesi neticesinde; davacının maluliyetinin boyun bölgesindeki hasarlanmaya ilişkin olduğu da dikkate alınarak emniyet kemerinin takılı olmadığı kanaati ile
%20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmiştir.
Davacı tarafça maddi tazminat talebi belirsiz alacak davası olarak açıldığından, güncellenen tazminat miktarı üzerinden yapılan 20.02.2024 tarihli bedel arttırım dilekçesindeki miktarlar dikkate alınmıştır.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; ... günü davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... Caddesini yolun sağ kısmını takiben seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde orta refüjde bulunan aralıktan sola dönüş yapmak için sola manevra yaptığı esnada otomobilinin sol arka kısımlarına, aynı istikamette yolun sol kısmını takiben davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile ön kısımlarıyla çarptığı, kaza neticesinde davacının %28 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, hükme esas alınan ATK kusur raporu ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, yine hükme esas alınan 11/01/2024 tarihli aktüerya raporu doğrultusunda davacının sürekli iş göremezlik zararının ...-TL olduğu ancak %20 müterafik kusur indirimi uygulandıktan sonra ... TL olduğunun tespiti ile davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi yönünde ise dava tarihinden itibaren belirlenen tazminat miktarlarının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine dair davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiş,
Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nun 56/1. maddesine göre ''Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini gözönünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Mahkememizce "Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır. Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır. Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazanın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, davacının müterafik kusuru, davacının kaza tarihindeki yaşı, davalı sürücünün kusuru, manevi tazminatın amacı, hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak, davacının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi ile davacı için 35.000,00 TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat isteminin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; ... daimi iş göremezlik tazminatının davalı ...’den kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin daimi iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
3- Davacı için 35.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4- Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
Maddi tazminat yönünden;
5-Alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan (tamamlama harcı ile birlikte) ... TL'nin mahsubu ile eksik alınan ... TL harcın davalılardan (davalı ... A.Ş. yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan davetiye, talimat, posta masrafı ve Atk/ bilirkişi giderinden ibaret toplam 8.732,15-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı gözetilerek 6.985,70TL yargılama gideri ile 3.044,20 TL ilk dava masrafı (değer arttırım harcı ile birlikte ) toplamı 10.029,90 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... A.Ş. yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... A.Ş. yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 500,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne VERİLMESİNE,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden 1.056,00TL'nin davalılardan (davalı ... A.Ş. yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden 264,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Manevi tazminat yönünden;
11-Alınması gereken 2.390,85TL harçtan peşin alınan 102,46 TL harcın mahsubu ile, bakiye 2.288,39 TL nin davalı ...'den alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
12-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
13-Arta kalan kullanılmayan gider avansının taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ... ile e duruşma talep eden davalı ... vekili Av. ... davalı ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!