T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/465
KARAR NO : 2024/317
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/07/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın davacısı olarak kendisinin dava konusu cebri icra takibine dayanak kambiyo senedinde ciro silsilesinin ikinci sırasındaki ciro sahibi olduğunu, görünen ciro ile üçüncü ciranta sahibi ...'a kambiyo taahhüdünde bulunduğu iddia edilerek borçlu olarak aleyhinde icra takibi başlatıldığını, fakat ciro ile kambiyo taahhüdünde bulunduğu nitelendirilen davalı yan ... ile aralarında mevcut bir alacak verecek olmadığı, bu hususta aralarında borç doğuran geçerli bir hukuki ilişki , kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkiside bulunmadığının davacısı olduğu Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas, ... tarih ve .../... karar sayılı ilamıyla tespit edilerek huzurdaki dava konusu icra takibine konu ... tanzim ... vade tarihli ... TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığına karar verildiğini, tedavül amacı güdülmeyen iş bu kambiyo taahhüdü önce hata ve hileyle rıza dışında alınmış sonradan dönüştürdükleri hatır ilişkisine dayandığını, dava konusu icra takibine konu ... tanzim ... vade tarihli ... TL bedelli bono nedeniyle aslında hiçbir borcu olmadığının mahkeme kararıyla tespit edildiğini, mahkeme kararıyla tespit edilen bu durumun, ...'ın ciro ederek kambiyo taahhüdünde bulunduğu anda davalı yan ...'nin haklarını devir ve temlik aldığı banka tarafındanda açıkça bilinmekte olduğunu, borca açıkta itiraz ettiğini, takip alacaklılarından görünen ... ...nın devraldığı ... isimli bankanın ... Şubesinden ... yılında çalışmakta olduğu şirketin sahibi ve ortağı olan ...ın, sahibi ve ortağı olduğu (takip borçlularından ...) şirket kredi kullanmakta olduğunu, kredi limitlerinin arttırılması için gerek şirketinin gerekse ortağı ve sahibi olarak kendisinin mal varlığının daha iyi görünmesini sağlamak amacıyla banka şubesinin talebi üzerine, o dönemde bir taşınmaz satışıyla alakalı alınmış her biri 40'ar bin TL (o zaman YTL) bedeli 3 adet senedi ...'a (sonradan ...na devrolunmuştur) teslim etmesinin söylendiğini, kendisinin de talimat üzerine ilgili banka şubesine bahse konu senetleri götürdüğünü, teslim edeceği esnada (takip borçlularından) şirketin işlemlerini sürekli olarak gerçekleştiren portföy sorumlusu banka yetkilisi ve banka müdürü tarafından şirket cirosunun yapılması gerektiği söylenerek o günlerde kredi limit arttırım dosyası hazırlandığından sürekli olarak bankada işlemleri yapan portföy yetkilisinde bulunan şirket kaşesi üstüne benden ilk ciroyu aldıklarını fakat bu ciroyu şirket adına kimin imzaladığını bilmeliyiz diyerek hemen alt tarafına ismini de yazdırıp tekrar imzalayınız diyerek ikinci imzamı aldıklarını, o an ne olduğunun farkına varamadığını fakat daha sonradan iradesini sakatlayıp sakatlamadıkları yönünde aklına sorular takılmaya başlayınca böyle bir durumun hukuki olup olamayacağını sorduğunda banka yetkilisi ve müdürü tarafından bu durum tamamen prosedür gereği, hiç korkulacak bir durum yok endişelenmeyiniz denildiğini, banka şubesindeyken hemen akabinde banka şubesine şirketin sahibi ... beyi davet ettiklerini, ... beyin, sahibi ve ortağı bulunduğu (takip borçlularından) şirket kredilerine kefil olduğundan senetlerin kendisi tarafından ciro edilmesi istendiğini, gözünün önünde imzalayarak ciro ettiğini, o esnada , banka tarafından kendisine yaptırılan cirolar için için şahsını ilgilendiren bir durum bulunup bulunmadığımı tekrar sorduğunu, şirket sahibi burada gerekirse şirket adına senetleri kendisi ciro yapsın, imzalarım iptal edilsin dediğinde banka müdürü , banka yetkilisi ve ... bey bana korkulacak hiçbir durum bulunmadığını , zaten ... beyden ciro aldıklarını , senetlerin ise sadece (takip borçlusu şirketin) kredi limitlerini arttırmak amacıyla mal varlığının daha iyi görünmesi için geçici olarak aldıklarını işlemler tamamlandığında ise kısa süre içerisinde iade edileceğini söylemeleri üzerine bunun için kendisine, kendisinden ödeme talebinde bulunmamayı taahhüt eden bir yazı verilmesini talep ettiğini, ... beyin bankada hazırlayıp yazarak tarafına verdiği yazının Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas - .../... Karar Sayılı dava dosyasında olduğunu, zaten anılan bankadan kredi kullanmadığını, bankada ...olarak bir kredinin bulunmaması , kredi kullandığı iddia edilen takip borçlularından şirketin ilk sırada yer alan cirosu ve şirket ortağı ve sahibi ...'ın dava konusu senetteki son sırada yer alan cirolarının arasında şahsına ait bir cironun bulunuyor olması akla ve mantığa aykırı olup hayatın olağan akışına da uygun olmadığını, zira gerek ...ın gerekse takip borçlularından şirket adına hazırlanan kredi sözleşmelerinde şahsen bir kefaletinin dahi bulunmadığını, kaldı ki birkaç hafta sonra senetleri veren asıl kişi ... beyin gelerek arasında ikişer ay vadeli 3 taksitle satın aldığı taşınmaz için ödemesi gereken peşinatı toparlayamadığını ve daireyi almaktan vazgeçtiğini söyleyerek bedelsiz kalan toplam 120 bin TL tutarındaki senetlerinin iadesini istediğini, kendisine, bahse konu senetlerinin kredi limitlerinin yükseltilmesi amacıyla bir süreliğine anılan banka şubesinde bulunduğunu fakat alış verişin bozulması nedeniyle kendisine iade edilmesi gereken senetlerin kısa bir süre sonra iade edeleceği izah edilerek taraflar arasında yapılan bir sözleşmeyle senetlerin iade edileceği kararlaştırıldığını, bu durumun ise bankaya bildirilerek vadeleri gelmeyen senetlerin iadesi istendiğini, daha sonra işinden ayrıldığını, yaşadığı bir takım hukuki sorunlar nedeniyle de aileden de uzak kaldığını, konulara ise sonradan daha fazla vakıf olamadığından neler yaşandığıyla alakalı bir bilgisinin olmadığını, dava ve takip konusu bono nedeniyle yine takip borçlusu ...'a karşı Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı ( eski kaydı Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası ) takibine konu ... tanzim ... vade tarihli ... TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığına yönelik kesinleşen mahkeme kararı ve davacı yan olarak benim lehime kopukluk oluşan ciro silsileside nazara alınarak, hata ve hileyle rızam dışında alınan ve hatır cirosuna dönüştürdükleri kambiyo taahhüdümün davalı yana yönelikte hükümsüzlüğüne karar verilmesini, menfi tespite karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davaya dayanak olan Antalya Genel İcra Dairesi -.../... Esas sayılı dosya alacağının, alacağa bağlı fer'iler ve diğer tüm yetkilerin dava dışı ... tarafından ...'ye devir ve temlik edildiğini, arabuluculuk başvuru zorunluluğu yerine getirilmemiş olmakla dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı ve dava dışı borçlu olan babası ile arasındaki baba-oğul ilişkisi gözönüne alındığında iradesinin fesata uğratıldığı, babasının şirketinde sadece bir çalışan olduğu iddiaları hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca davacı tarafın dava dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas - .../... Karar Sayılı Dosyasında davacı tarafın kesin delil olan yemin deliline başvurduğunu ve dava tarihinde ... yaşında olan davalı babası da mahkemeye gelip yemin icra etmediği için davayı kazandığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, menfi tespit talebinden ibarettir.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9 karar, Tar. 18/01/2012)
Bu genel açıklamalar ışığında, dosyaya dönüldüğünde; dava dilekçesinde geçen dosya uyap üzerinden istenmiştir.
Yargıtay 19. HD., 2020/237 Esas, 2020/805 Karar sayılı, 04.06.2020 Tarihli, "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik" vermiş olduğu ilamında; ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığına ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığına karar verilmiştir.(Benzer yönde Yargıtay 11. HD., 2020/4396 E, 2021/3198 K; 2020/6050 E, 2021/4519 K) Her ne kadar 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereği Ticari davalardan, konusu bir miktar para olan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğun zorunlu dava şartı olduğu hüküm altına alınmış ise de bu kanun maddesi henüz yürürlüğe girmemiştir/dava tarihi itibariyle de yürürlükte değildir. İş bu davada bu bakımdan bir usuli eksiklik yoktur.
Dava dilekçesinde geçen, mahkememizin .../... esas sayılı dosyası uyap üzerinden incelendiğinde; davacının, iş bu davanın davacısı olan ... olduğu, davalının ... olduğu, konunun menfi tespit olduğu, Davacının dava dilekçesinde özetle, dava konusu icra takibinin ... tanzim ... vade tarihli borçlu ... lehdarı ise ... olarak yazılı 40 bin TL bedelli belge dayanak yapılarak ÖRNEK: 10 Kambiyo Senetleri (Çek, Poliçe Ve Emre Muharrer Senet ) Üzerine Haciz Yolu İle Yapılacak Takip Taleplerinde Ödeme Emri-Eski No: 163 - Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile başlatılan, alacaklarının uyap sisteminde ... - ... olarak görünen Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası olduğunu, icra takibi ... tarihine dayandığını belirterek, dava konusu kambiyo taahhüdüne dayalı davalı yan ... ile aramızda mevcut ve geçerli bir borcunun bulunmadığının, borç doğuran geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığının tespitine, hata ve hileyle rızası dışında alınarak sonradan hatır cirosuna dönüşen anılan kambiyo taahhüdünün hükümsüzlüğüne, Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğu zararlarının yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak tarafına verilmesini talep ve dava ettiği, yargılamada davacı tarafça yemin deliline başvurulduğu, davalı asilin duruşmada hazır bulunmadığından yemin konusu vaka olan bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı hususunu ikrar etmiş sayıldığından davanın kabulüne karar verildiği, tarafların Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine hükmün, ... tarihinde kesinleştiği hususları anlaşılmıştır.
Dava, konusu senete bakıldığında, lehtarın "...", düzenleyenin ... olduğu, senette ciroların olduğu, ciro silsilesinde ... isminin de yer aldığı anlaşılmaktadır. Senet metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunmamaktadır.
Dava, imzayı inkar etmemektedir ve bir yerde hata/hileye dayanmıştır.
Önemle söylemek gerekir ki; Dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspat yükü ise,bir olayın gerçekleşmiş olup olmadığının anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden yargıcın aleyhte bir kararıyla karşılaşmak tehlikesidir(YILMAZ,Ejder; İspat Yükü, 1980, s. 3). Kendisine ispat yükü düşen taraf için ispat yükü bir yükümlülük değil(mükellefiyet), yüktür(külfettir). İspat konusu, 6100 sayılı kanunun ise 187 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İspat konusunda yapılan bu genel açıklamalardan tekrar sonra dosyaya dönüldüğünde; Hukukumuzda, senet delilinin uygulanma alanı oldukça geniştir çünkü hukukumuzda, hukuki işlemler için "senetle ispat" kuralı mevcuttur. Esasen, "senetle ispat kuralı" kavramı yerine "kesin delille ispat" kuralı denilmesi daha doğrudur. Çünkü, senetle ispatı zorunlu olan bir hukuki işlem, diğer kesin delillerle de (ikrar, yemin, kesin hüküm) ispat edilebilir. Senetle ispat zorunluluğu, "tanıkla ispat yasağı" olarak da ifade edilmesine rağmen, bunun da esasen "takdiri delille ispat yasağı" olarak belirtilmesi daha uygundur. Senetle ispat kuralı, kendisini iki temel durumda gösterir. Bunlardan birincisi olarak; Belli bir meblağı aşan hukuki kural olarak yalnız senetle ispat olunur. Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri kanunla belirlenen miktarı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir Senetle ispat kuralının kendisini gösterdiği ikinci durum ise, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler kanunda belirtilen miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz olmasıdır.
Somut dava da, esasen senetle ispat kuralına tabidir. Ancak, HMK m. 203 de senetle ispat kuralının istisnaları düzenlenmiştir. Bunlardan biri de irade fesadı iddiasıdır.
Somut olayda, tanık dinlenmesine karar verilmiştir.
... tanık olarak dinlenmiştir ve duruşmada; " Mahkemeye verdiğim dilekçemi aynen tekrar ediyorum, bankadan kredimizin yükselmesi için bizden senet istemişlerdi. Oğlum senedi imzalamış vermiş, ben imzalarkan orada değildim, ben sonradan gittim, bende şirketin kredisi yükselmesi için imza attım, senedi teminat olarak dosyaya koyacağız dediler, ben şirket adına imzaladım, bizim kimseden alacağımız kimseye borcumuz yoktur, oğlumda şirket adına imzalamıştı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Usul hukuku gereği zaten, Tanık takdiri bir delildir ve tanık beyanı hâkimi bağlamaz. Tanık delili, zayıf bir delildir. Somut dosyada, dinlenen tanık beyanı, iddia gereği, kambiyo taahhüdünün hata-hile ile alındığını gösterir görgüye dayalı bir beyan değildir.
Kural olarak, Borçlu (davacı) menfi tespit davasına konu senedin teminat, hatır senedi olduğunu veya alacaklı (davalı) ya avans olarak verildiği iddiasıyla menfi tespit davası açabilir. Bu şekilde açılan menfi tespit davasında, kanıt yükü borçlu (davacı) dadır (Çavdar, S.: İtirazın İptali, Borçtan Kurtulma, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, Ankara 2007, s. 766).
Somut olayda da iddiayı ispat külfeti davacıdadır. Davacının iddiası, kişisel def'i olup, 6102 sayılı Kanun'un 778/a bendinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 687 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kişisel defiler temel ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Senedin üçüncü kişiye ciro veya teslim yolu ile devredilmesi hâlinde bu definin iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Aksi düşünce, kıymetli evrakın tedavül güvenliğine zarar verecektir.
... ile davacı arasında bir hukuki ilişkinin olmaması veya mahkeme kararı ile bu hususun tespit edilmesi, davalının iyi niyetli olmaması halinde davalıya karşı ileri sürülebilir ki davalının kötü niyetli olduğuna dair dosyada bir delil olmamakla birlikte, tanık beyanı da mahkememizce yeterli görülmemiştir.
Davacı, davasını ispatlayamamıştır.
Davacı taraf, bu haliyle, dosya kapsamına göre iddiasını ispat edememiştir. Ancak, dava dilekçesinde, "yemin" deliline de dayanmıştır.
İspat yükü altında bulunan tarafın başvurabileceği delillerden biri de yemin delilidir. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümlenmesine etkili olan bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında kanunun belirlediği şekilde mahkeme (hakim) önünde beyanda bulunmasıdır. Bir başka deyişle; Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK).
Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2015/22-2376 esas, 2019/370 karar)
Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu HMK'nın 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Görüleceği üzere yemin, tarafın kendisinden kaynaklanan (ondan sadır olan) vakıalar hakkında verilebilir.
Davacının iddiasında ileri sürdüğü, ... ile aralarında ticari ilişki olmaması vakıası davalının kendisinden sadır olan bir vakıa değildir. Bu nedenle, yemin hususu davacıya hatırlatılmamıştır.
Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafından ispatnamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 269,80 ₺ başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
3-Hükmün tarihi ve niteliği dikkate alınarak, alınması gerekli ... ₺ harcın, davacı tarafça yatırılan ... ₺'den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan harç miktarının karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 17.900,00 ₺ vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!