T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/459 Esas
KARAR NO : 2024/271
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/10/2017
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Ltd.Şti ile davalı ... Ltd. Şti. arasında karşılıklı ticaret ilişkisi olduğunu, müvekkilinin, davalı ... Ltd. Şti.'ne mal teslim ettiğini ve bunun karşılığında davalı şirket müvekkiline nakden veya çek ile ödeme yaptığını, ... isimli şahıs , davacı müvekkil şirket adına davalı ... Ltd.şti dökümü verilen çekleri teslim tutanağı ile teslim aldığını, vadesi gelmeyen çekler şu anda sahtecilik yapan davalı ... isimli şahisin zilyetliğinde olduğunu, bu nedenlerle davalı ... aleyhine açtığı menfi tespit davalarının kabulü ile dava konusu 7 adet çekten dolayı , müvekkilinin davalı ...'a ve 3. kişilere borçlu olmadığının tespitine ve dava konusu yedi (7) adet çekin iptaline , çeklerin asıllarının müvekkiline iadesine , bu mümkün olmadığı takdirde müvekkili şirketin mal teslim etme edimi karşılığında toplam ....-TL'sının davalı ... Ltd. Şti nden ve davalı ...'dan ; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile çeklerin keşide tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilemesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kendi adına keşide edilen çeklerin diğer davalı ...'ın elinde olduğunu bildiğine göre davacının açabileceği dava çek istirdat davası olduğunu, bunu da ...'a karşı açması gerektiğini, kendisi adına keşide edilen çeki, yetki verdiği diğer davalıdan teslim alamayan davacının çekleri veya bedelini talep edeceği kişi diğer davalı ... olduğunu, müvekkilinin tüm iyi niyetiyle son yaklaşık iki yıldır davacının tüm çeklerini teslim ettiği diğer davalıya çekleri teslim ederek borcunu ödediğini, çekleri diğer davalıdan teslim alamayan davacının müvekkilinin çeklerden kaynaklanan hiçbir alacağı bulunmadığını, müvekkilinin ... tarihinde yapılan cari hesap mutabakatında davacı ile mutabık kalındığını, yetkiye ilişkin itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, müvekkili aleyhinine açılan işbu davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
... İlçe Emniyet Müdürlüğü, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi, ... Bankası ... ... Şubesi, ... Bankası ... Sanayi ... Şubesi, ... Bankası ... Şubesi, ... ... Şubesi, . ... Şubesi, ... Bankası, ... ... Şubesi, ... Şubesi, ... Bankası ... Şubesi, ... Bankası A.Ş., ... ... Şubesi, ... ... Şubesi, ... Bankası ... Şubesi, ... ... Şubesi, ... Bankası ... Şubesi, ... Bankası ... Şubesi, ... , İstanbul Anadolu ... İcra Hukuk Mahkemesi'ne yazılan müzekkereler cevap verildiği görüldü.
Mahkememizin ... tarih ... Esas ... K sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş,".....Davacı dava dilekçesinde menfi tespit, çek iptali, çeklerin iadesi, olmadığı taktirde terditli olarak nihai talep alacak talebinde bulunmuştur. Davacı vekili duruşmadaki beyanında, çeklerin ödendiğini beyanla, menfi tespit davasını takip etmediğini beyan etmiştir. Ancak ara kararda, bu dava yönünden işlemden kaldırma kararı verilmediği, çek iptali ve istirdadı yönünden de herhangi bir beyanının alınmadığı ve bu yönde hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
Hükmün kapsamı başlıklı HMK'nın 297. maddesinde "(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesi yer almıştır.
Karar da çek iptali / iadesi yönünde hüküm kurulmaması HMK'nın 297. Maddesine uygun değildir.
Kabule göre de,
1-Davacının menfi tespit davasını takip etmediği yönündeki beyanı karşısında hazır olan davalı vekiline, bu davayı takip edip etmeyeceğinin sorulmaması ile sonucuna göre menfi tespit davasının HMK'nın 150. Maddesi gereğince işlemden kaldırılıp kaldırılmayacağına karar verilmemesi,
2-Davaya konu çek görüntülerinin ( önlü arkalı) celp edilmemesi,
Usul ve yasaya uygun değildir.
Bu nedenlerle, sair istinaf sebepleri incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6, 355. maddeleri uyarınca kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde değerlendirme yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir."
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine..." karar verilmiş, dava dosyası Mahkememizin ... Esas sırasına kaydedildikten sonra Mahkememizde yeniden yapılan yargılamada:
... Bankası A.Ş, ... Bankası A.Ş, ... Bankası Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketine, ... Bankası A.Ş , ... A.Ş , ... Bankası Anonim Şirketi, ... Bankası Anonim Şirketi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit, çek iadesi/iptali ve alacak istemine ilişkindir.
Davacının, davalı ...'a yönelttiği davada, davacı şirkete diğer davalı şirket tarafından verilen çekleri sahte kaşe ile teslim alıp bu çekleri davacı şirkete teslim etmediği iddiasıyla bu çekler nedeniyle davalı ...'a borçlu olunmadığının tespitini ve çeklerin iadesini talep etmiştir.
Davacı, davalı şirkete ve davalı ...'a birlikte yönelttiği davada, ticari ilişki nedeniyle davalı şirkete mal teslimi yapıldığı bunun karşılığı verilmesi gereken çeklerin sahtecilik yoluyla diğer davalı ...' a verildiği, neticeten davalı şirketin teslim edilen malların bedelini ödemediği iddiasıyla kalan ödemelere ilişkin aynı zamanda çeklerin bedeli olan alacağı talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı ...'a davalı şirket tarafından teslim edilen çeklerin sahte kaşe kullanılarak teslim edilip edilmediği, davalı ...'ın davacı şirket adına çek teslim alma yetkisinin olup olmadığı, davalı ...'ın hakkı olmadığı halde çekleri davacı şirkete teslim etmeyerek davacı şirkete karşı sorumlu olup olmadığı, davalı şirketin dava konusu çekleri davalı ...' a teslim ederek ticari satım ilişkisinden kaynaklanan borcundan kurtulup kurtulmadığı ve dolayısıyla davacının davasının yerindeliği noktalarında toplanmaktadır.
Davacı taraf çek teslim evraklarına ilişkin sahtecilik iddiası bulunmasına rağmen bu konuda savcılığa yapmış olduğu bir başvuru veya çek teslim evrakının sahteliğine ilişkin Mahkememizce inceleme yapılmasına ilişkin bildirdiği bilirkişi delili veya tanık delili yoktur. Bunun yanında davalı ...'ın dava konusu çekleri davacının aleyhine olacak şekilde kötü niyetli ve ağır kusuruyla iktisap ettiği hususu da tanık dâhil hiç bir delille ispat edilemediğinden davacının çek teslim evraklarının sahteliğine ilişkin ve çekin kendi rızası dışında davalı ... tarafından iktisap edildiği iddialarına itibar edilmemiştir.
Davacının çeklerdeki muhtemelen bulunan ciro imzalarına dilekçeler aşamasından sonra itirazı yerinde olmadığı gibi bu hususun başka davalılara açılacak başka bir menfi tespit davanın konusu olması nedeniyle cirodaki muhtemel imzalara itiraza itibar edilmemiştir.
"Esasen tacir olan davacı, vekilin hakediş bedellerini tahsile yetkisi olmadığı halde, hakediş bedellerinin bu kişi tarafından uzunca sayılabilecek bir süre çekilmesine sessiz kalarak zımnen muvafakat ettiği ve davalının davacıya olan borcunu söndürmek gayesi iyiniyetle ödeme yaptığının kabulü gerekir." Y. 13. HD. Esas : 2012/989 Karar : 2012/5800 Tarih : 08.03.2012
Yukarıdaki içtihattan yola çıkılarak davalı ...'ın, dosya kapsamında toplanan delillerden davacı adına birçok çeki teslim alması ve davacının bu tahsilatlara bir itirazının olmamasının anlaşılması karşısında davalı ...'a teslim edilen çekler nedeniyle davalı şirketin borçtan kurtulmadığı iddiasına itibar edilmemiştir.
Davacıya dava dilekçesinde dayandığı yemin delili hatırlatılmış davacı vekili yemin deliline başvurmayacaklarını yazılı olarak beyan etmiştir. Davacı taraf davalı şirketin hangi malların teslimine karşılık borçlu olduğunu başkaca delillerle de ispat edememiştir. Bu sebeple davalı şirketin ticari satımdan dolayı borcunu dava konusu çeklerle ödediği husus mahkememizce sabit görülmüştür.
Mahkememizin anlatılan kabulleri doğrultusunda neticeden; davacının çek teslim evraklarına ilişkin sahtecilik iddiası bulunmasına rağmen bu konuda savcılığa yapmış olduğu bir başvurunun olmaması, çeklerin hamiline değil davacının emrine yazılı olması ve bu çeklerin ancak davacının cirosuyla elden çıkabilecek olması, davacının cirodaki muhtemel imzalara da şimdiden itirazın yerinde olmaması ve bu hususun başka bir davanın konusu olması, davalı ...'ın kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu hususuna ilişkin davacı tarafça hiç bir delil bildirilmemesi, çeklerin bir kısmının davacı şirket tarafından bizzat tahsil edildiğinin bankalara yazılan müzekkerelerden anlaşılması, davalı ...'ın davacı adına bir çok çeki teslim alması ve davacının bu tahsilatlara bir itirazının olmaması, dava konusu çeklerle borcun kapandığının sabit olması karşısında davacının iş bu davasında haksız olduğu anlaşılmakla davalılara açtığı davaların reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacının, davalı ...'a yönelttiği çek iptali/iadesi ve menfi tespit talebine ilişkin davası takip etmemesi nedeniyle bu talepler yönüyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. Davanın açılmamış sayılmasında, davanın işlemden kaldırılmasına karar verilen celse günü esas alınmıştır. (“…HMK uygulamasında (M. 150) davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesinin ön koşulu duruşma zabtına yazılmış bir "dosyanın işlemden kaldırılması" ara hükmünün bulunmasıdır. Bu hem taraflara yenileme fırsatı tanınması ve hem de 3 aylık sürenin hesabının aleniyeti açısından vazgeçilmez bir gerekliliktir. Somut dosyaya bu açıdan bakıldığında sayılan gereklilikler mevcut değildir. Herhangi bir işlemden kaldırma ara kararı yoktur. Ayrıca tarafın yenileme fırsatı ortadan kaldırılmıştır…” Yargıtay 4. H.D. 2013/4024 E. ve Yargıtay 19. H.D. 2005/1265 E.)
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının, davalı ...'a yönelttiği çek iptali/iadesi ve menfi tespit talebine ilişkin davasının 01/02/2024 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Davacının, her iki davalıya yönelttiği alacak davasının reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 427,60 TL maktu harç davacının yatırdığı 4.226,69 TL peşin harç ile tahsil edildiğinden harç tahsiline yer olmadığına, karar kesinleştiğinde artan 3.799,09 TL’nin talebi halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam 1.924,95 TL masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
5-Çek iptali/iadesine ve menfi tespit talebi yönünden davalı ... kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
6-Her iki davalıya yöneltilen alacak talebi yönünden davalılar kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre dava değeri(... TL) üzerinden hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nun 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!