WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

ANTALYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/422
KARAR NO : 2024/118

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/06/2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı firma tarafından sigortalanan dava dışı ... plakalı aracın müvekkile ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı kaza meydana geldiğini; söz konusu kazaya ait Trafik Kazası Tespit Tutanağı incelendiğinde görüleceği üzere; dava dışı ... plakalı araç sürücüsü arızanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, söz konusu trafik kazasında müvekkile ait aracın ağır hasar gördüğünü, dava konusu trafik kazası sebebiyle müvekkile ait araç için sigorta tarafından perte mi ayrıldığı yoksa tamir işlemine dahil edildiği hususunda müvekkile bilgi verilmediği gibi bu güne kadar müvekkile ne pert bedeli ne de tamir ücreti ve değer kaybı adı altında herhangi bir ödeme de yapılmadığını, söz konusu hasar nedeniyle (pert bedeli / tamir ücreti, değer kaybı ) oluşan zararın tazmini için dava öncesi davalı sigorta firmasına başvuru yapıldığını, müvekkilinin hiçbir kusuru olmaksızın karıştığı kaza sebebiyle hak kaybına uğradığını, açıklanan sebepler neticesinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkile ait ... plakalı aracın piyasa değeri tespit edilerek; müvekkilin aracında oluşan zararın tespit edilmesini talep ettiklerini beyan ederek; ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ...-TL bedelin; müvekkile ait ... plakalı araç için pert işlemi yapılmış ise pert bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; araç pert işlemi görmemiş ise değer kaybı ve tamir ücreti bedeli olarak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; ... tarihinde gerçekleşen dava konusu maddi hasarlı trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın müvekkil şirketçe ...-... sayılı trafik (Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, araç başına maddi teminat limitinin ...-TL olarak belirlendiğini, müvekkil şirket tarafından ... numaralı hasar dosyası açıldığını, ... Plakalı Araçta meydana gelen hasar zararı için müvekkil şirketçe tali kusur nispetinde işlemler yürütüldüğünü, müvekkil şirketin ... ... ... seddk ve tsb sigorta bilgi gözetim merkezi üzerinden atanan tarafsız eksperlerin raporları ışığında gerçek zararı gidermek için çalışmalarına devam ettiğini, kazadaki kusur durumunu belirlemek ve Pert-Total süreçlerini bitirmek için müvekkil şirketin belirli bir süreye ihtiyacı olduğunu, müvekkil şirketin eksper raporlarını beklemekten başka bir gecikmesi söz konusu olmadığını, açılan haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddi gerektiğini; aksi kanaatte olunması halinde kusur incelemesi yapılması gerektiğini, araç pert olduğundan hasar onarım ve değer kaybı söz konusu olmadığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat talebinden ibarettir.
Mahkememizce davacı tarafa taleplerini bölmesi/netleştirmesi için ihtaratta bulunulmuş ve davacı vekili, beyan dilekçesinde özetle; Terditli talepleri bakımından dava değeri olarak belirlenen ...TL nin ... TL si değer kaybı ...TL si tamir ücreti alacak kaleminden ibaret olduğunu belirtmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmıştır ve kusur-hesap yönünden bir trafik, bir sigorta eksperi, bir makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiştir.
09/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... Plakalı Araç sürücüsü ... ...; 2918 Sayılı Kanunun da Belirtilen; 52/ 1-b, 56/ 1-c, 48/5, 84/ 4, Maddeleri ile Yönetmeliğin 95. 97. ve 101. Ve 107. Maddelerini ihlal ettiği; ... Plakalı Kamyonet Sürücüsü ... ... ise; Aynı Kanunda belirtilen; 47/ 1-d, 84/11, Maddeleri ile Yönet. 95.,116, ve 135. Maddelerini ihlal ettiği; Hasar yönünden; Rapora konu kaza sonucunda araçta meydana gelen hasarın, parça değişimi ve hasar gören parçaların onarım ve değişim işçiliklerinin ... TL + KDV (KDV DAHİL ... TL) tutarında olduğunun tespit edildiği; aracın söküm ve onarım aşamasında ilave parçaların çıkabileceği ve hasar maliyetinin artabileceği, aracın genel görünümü, teknik olarak hasar gören parçaların onarım sonrasında gerekli teknik standardizasyonu sağlayamayacağı gibi hususlar dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik ve teknik olarak mümkün olmadığı tespit edilerek; bu şartlarda aracın onarımı halinde, lüzumlu parça ve işçilik bedelleri dikkate alındığında aracın piyasa rayiç değerini geçtiği ve onarımının ekonomik olmadığı tespit edildiğinden hasarlı vaziyetteki ederi şekli ile değerlendirilmesi gerektiği, aracın piyasa rayiç değerinin riziko tarihinde(...) ... TL olduğu, piyasa şartlarında 70.000,00 TL sovtaj bedeli oluştuğu tespit edilmiş olup aracın ağır hasarlı pert-total olarak değerlendirilerek, trafikten çekme belgesinin çıkartılması gerektiği; aracın rayiç değeri ve sovtaj bedeli dikkate alındığında ödenmesi gereken hasar tutarın ... TL olduğu; ancak söz konusu tutarın kusur oranı eklenmeden hesaplanmış olduğu,Kaza tarihinde sigorta şirketinin poliçe limitinin araç başına ... TL olduğu; Dava konusu araç ağır hasarlı olarak değerlendirildiği için değer kaybı tazminatı oluşmayacağı hususları bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Söylemek gerekir ki; Antalya BAM 4. HD, 2019/574 E, 2019/1377 K sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; HMK'nın 281'inci maddesine göre taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. İki haftalık süre madde gerekçesinde de belirtildiği üzere hak düşürücü süredir. Taraf, iki hafta içinde bilirkişi raporuna tamamen veya kısmen itiraz etmezse rapor, itiraz etmediği kısımlar bakımından onun hakkında kesinleşir. Bilirkişi raporunda itiraz edilmeyen husus diğer taraf bakımından usuli kazanılmış hak oluşturur. (Prof.Dr. Ejder YILMAZ, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Yetkin Yayınları, 2'inci Baskı, sayfa 1279 vd.) Yargıtay da, yargılama sırasında yanlardan birinin bilirkişi raporuna itiraz etmemesi halinde itiraz eden lehine usuli kazanılmış hak oluşacağını, taraflardan birinin bilirkişi raporuna itiraz etmemesi, diğer tarafın itirazı üzerine ya da mahkemece kendiliğinden yeni bir bilirkişi raporu alınması ve sonuncu raporun önceki rapora itiraz edenin daha da aleyhine olması halinde, önceki rapor, itirazda bulunmayan yönünden kesinleşeceğinden, itiraz eden taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği mahkemece itiraz edenin lehine olan bilirkişi raporuna göre karar verileceğini benimsemektedir.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 28.02.2017 gün ve 2014/17879 E,.2017/2082 K)
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Somut itiraz gelmemekle beraber, mahkemece de görülen bir eksiklik mevcut değildir.
Yine belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır.(Yargıtay 17. HD., 2019/2909 E,2020/7805 K.) Bu nedenle, bilirkişi raporundaki kusur temel tespitleri karşısında, davacının kazada % 25 kusurlu olduğu, davalı sigortalısının % 75 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizin bu konudaki kabulü bu yöndedir. Kaza tespit tutanağı da aynı yöndedir.
Davacı vekili, ... tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunmuştur.
Islah dilekçesi HMK m. 177/2 gereği davalıya tebliğ edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu, yukarıda anlatılan kabul edilen kusur durumu, rapora göre, aracın onarımının ekonomik ve teknik olarak mümkün olmadığı, aracın ağır hasarlı pert-total olarak değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi, araç değerinin ... TL bulunması ve kabul edilen kusur durumu gereği ortaya çıkan miktarın poliçe limitinden de yüksek olması göz önüne alınarak; davanın kabulü ile; poliçe limiti olan ... TL'nin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı aşamalarda değer kaybı ve tamir ücretini ayırt ederek bildirmiş ise de davadaki talebi terditli olduğundan ve ilk talep pert bedeli olduğundan bu yönde tam kabul kararı, bilirkişi raporu doğrultusunda verilmiştir. Yine, bakıldığında, davacının, dava dilekçesindeki talep sonucunun ifadesinde, "temerrüt tarihinden" itibaren faiz talep edilmiş olup, yazının akışından, ... TL dava değerinin, dava dilekçesinde hem pert bedeli olarak sonra da terditli talep olarak tamir ve değer kaybına yönelik dava değeri olarak belirtildiği, "temerrüt tarihinden" itibaren ibaresinin ise ... TL'ye yönelik olduğu mahkememiz kabulündedir. Bir an için aksi düşünülse dahi ıslah dilekçesinde faiz (de) talep edilmesinde bir hukuka aykırılık da olmamakla, davacı ıslah dilekçesinde belirttiği miktara kaza tarihinden itibaren yasal faiz talep etmiştir. Bu yönleriyle, davalının cevap dilekçesinde belirttiği pert bedeline ilişkin davacının tarafça faiz talep edilemeyeceği iddiası yerinde bulunmamıştır.
HÜKÜM/ Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; ... TL'nin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına,
2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin karar harcı ve aşamalarda yatan ... TL ıslah harcı toplamı ... TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda 2.400,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı 4.725,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine,
10-Kararın, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavvcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 216 gereği ve Yargıtay 1. HD'nin 2016/12476 E, 2019/2779 K sayılı emsal ilamı gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/02/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır