T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/421
KARAR NO : 2024/226
DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/06/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;Davacı ... vekilinin ... tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ... ile dava dışı ..., davalı ...'in dava dışı ... Şubesinden ... tarihli ticari nitelikteki kredi sözleşmesiyle kullandığı ticari krediye ... TL'ye kadar müteselsil kefil sıfatıyla ... tarihinde kefil oldukları, kredi sözleşmesine dair tüm bilgi ve belgelerin müzekkere yazılarak dosya arasına alınmasını talep ettikleri, kredi borçlusu davalı ...'in krediyi ödemede temerrüde düşmesi üzerine alacaklı banka tarafından öncelikle borçlu ve kefillere kat ihtarnmesi gönderildiği ve ödeme yapılmaması üzerine Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası üzerinden kredi borçlusu ve kefiller aleyhine icra akibine girişildiği, kesinleşen takipte müvekkiline ait mallar üzerine haciz konulması sonrasında dava dışı alacaklı banka ile müteselsil kefiller müvekkili ve dava dışı ... arasında protokol ve ibraname imzalanarak müvekkili tarafından ... tarihinde ... TL. ödeme yapılarak icra dosyasının kapatıldığı, Ödeme sonrasında diğer kefil ... aleyhine 4 payına düşen ... TL'nin rücusu kapsamında icra takibi başlatıldığı, borca itiraz üzerine açılan itiraz tali davasında itirazın iptali kararına yapılan istinaf başvurusunun Bam ... Dairesince esastan reddine karar verilerek kararın kesinleştiği ve müvekkilinin ödediği ... TL'nin yarısının diğer kefilden tahsil edildiği, Huzurdaki davanın dayanağının kefil sıfatıyla ödenen ... TL'den bakiye ... TL. anapara ve faizinin asıl kredi borçlusu davalı ...'den tahsili için başlatılan takip olduğu belirtilerek Sayın Mahkemeden davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...'in ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı amca yeğen olup her iki taraf da tarım yaparak geçimlerini sağladıkları, müvekkili ve eşi ... adına ... ve ...'tan toplam ... TL. kredi çektikleri, davacının bu kredilere kefil olduğu, müvekkili ve eşi ...'e boş bono imzalatarak kefaleti için güvence istediği, davacı ...'in de ... ...dan ... TL. kredi çektiğinde müvekkilinin kefil olduğu, tarım yaptıkları ve akrabalık ilişkilerine güvenerek birbirlerine kefil oldukları, ancak 2019 yılında işlerinin iyi gitmemesiyle kredilerini ödemekte zorlandığı, davacının kefil olduğu dosyalardan ihtar ve ödeme emri gelince bu kredileri ... TL. değerinde olan tüm kredileri kapattığı, konuştuklarında bonoyu güvence için aldığını, bu borcu 1-2 yıl içinde peyderpey ödeyebileceklerini bildirdiği, Davacının sözlerine inanarak boş olarak imzaladıkları bononun iki ay sonra ... TL. olarak takibe koyulduğu, eldeki davanın sadece ...'e karşı açıldığı, ancak icra takibinin ...'e karşı da başlatıldığı, takibe itiraz edilmemesi durumunda eşi üzerindeki mallara haciz koyabilmek için haksız takibe girişildiği, davada ...'e karşı haklı bir iddia sunamayacakları için ona karşı dava açılmadığı, Davacının elindeki boş bonoyu ... TL. doldurduktan sonra Antalya ...İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasından Kambiyo takibi yaptığı, sonrasında müvekkiline miras kalan bir taşınmazın ... TL'ye satılmasıyla dosya borcu kapandığı ve davacının alacağını tahsil ettiği, icra dosyalarında satış işleri devam ederken davacı tarafın hırsını alamadığı ve müvekkiline ait ... plakalı traktörü ...'de kapalı garajdan oğulları ile çaldığı ve evinde saklandığının soruşturma sonucu ortaya çıktığı, Ceza Mahkemesinde yargılamanın devam ettiği, boş bononun doldurulmasıyla açılan davadaki kefalet bedelinin fazlası ile tahsil edildiği, Çalınan traktör için ... ve ...'in ... tarihli ifadesinde, kendisi ve kardeşi ve babalarının hem nakit borç verdikleri babalarının da şahsın kredilerine kefil olduğu, borç parayı ve kredileri ödemedikleri, bu borçlar karşılığında ... ve şikâyetçi ...'in borç senedi vererek borçlarını ödeyeceklerini söylediklerini, traktörün kefil olunan krediden alındığının belirtildiği, ifadelerden de anlaşılacağı üzere müvekkili ve eşinin tüm borçlarına karşılık verdikleri bono bedelini fazlasıyla ödedikleri, Davacı taraf dava dışı ...'tan da ... oranında alacağını tahsil ettiğini bildirdiği, dava dışı ...'ın da müvekkiline karşı kefaleti için takip başlattığı hususları belirtilerek davanın esastan reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyası yönünden İİK 'nın 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir
Dosyada tüm deliller toplanmış, dava dışı bankaya müzekkere yazılarak dava konusu kredi sözleşmesinin, hesap hareketlerinin, borç ve ödeme bilgilerinin, davaya delil teşkil edebilecek bütün bilgi ve belgelerin birer suretlerinin mahkememize gönderilmesi istenmiş, müzekkere cevabı dosyaya konulmuş, icra dosyası sistem üzerinden celbedilmiştir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyası incelenmiş; alacaklının ..., borçlusunun davalı ... ile dava dışı ... olduğu, ... TL asıl borç, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, anlaşılmıştır.
Dosyamız nitelikli hesaplama uzmanı ve bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiler 02/02/2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; " Takip borçluları yönüyle kesinleşen takip sonrasında dava dışı banka vekili ve davacı ... ve dava dışı ...'ın imzaladıkları ... tarihli protokol ve ibraname kapsamında; ... tarihli kredi sözleşmesine ayrı ayrı ... TL. Limitle müteselsil kefil olan davacı ... ve dava dışı ...'ın icra dosyası borcunu kabul ettikleri beyanıyla, taraflardan davacı ...'in icra dosyasına ... tarihinde ödeme yapması nedeniyle işbu dosya borcundan her ikisinin de hak ve alacağı kalmadığı ve ibraz edildikleri, dosya üzerinden konulan hacizlerin ... TL. miktarındaki tahsil harcının banka tarafından ödenerek kaldırılacağı, her ikisinin de ...Ticaret Mahkemesi .../... esas sayılı dosyada açtıkları menfi tespit davasından feragat edecekleri, kararlaştırılmıştır.
Davalı ...'in davalının bankanın ... şubesi nezdindeki ...-... numaralı vadesiz mevduat hesabı kayıtlarında ... tarihinde ... kefalet bedeli ... ... açıklamasıyla ... TL'nin yatırıldığı ve bilahare yatırılan tutarın tasfiye hesabı kayıtlarına aktarılarak davalının kredi borcuna mahsup edildiği, görülmektedir.
Davacı ... tarafınca ... tarihinde davalının kredisine kefaleten ödediği ... TL. için birbirlerine olan ... oranında ... TL'sinin rücuen tahsili amacıyla dava dışı ... aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine Antalya ...Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasından ikame edilen itirazın iptali davasında Mahkemenin ... tarih .../... karar sayılı kararında; kefil olan davacının ödemiş olduğu bedeli TBK 587.maddesi uyarınca iki kefil bulunmasıyla yarısı oranında diğer kefile rücu hakkı bulunduğu, her ne kadar davalının davacının icradan aracını teslim alması amacıyla protokol ve ibranameyi okumadan imzaladığı beyan edilmişse de davalının ödenen bedelden davacının sorumlu olduğuna ilişkin herhangi bir yazılı delil ibraz etmediği gibi bu hususların cevap dilekçesinde ileri sürülmediği ve menfi tespit davasından birlikte feragat etmeleri gerekçeleriyle, davanın kabulüne ve itirazın iptali ile takibin ... TL. Üzerinden devamına asıl alacağın ...'si oranında icra tazimatına karar verilmiş olup, ... tarafından istinaf talebinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin ... Dairesince esastan reddiyle, Mahkeme kararı kesinleşerek davacı ... tarafınca ... TL. asıl alacak ve ferilerinin tahsilatının böylece sağlandığı, anlaşılmaktadır.
Antalya ...Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasından davacının müteselsil kefaleti ve kefaletin ödediği ... TL. ve kefaleti nispetinde ... TL'nin diğer kefil dava dışı ...'tan tahsil edildiği hususları sabittir. Huzurdaki davada ise davalının kredi borcuna kefaleten ödenen ... TL'den bakiye ... TL'nin ise asıl kredi borçlusu davalı ...'e rücuen yapılan icra takibine davalının itirazının iptali talebi olup, davacının kefaleten ödediği tutar ve bakiye ... TL'nin varlığı, açıktır.
Buna göre, davacının kefaleten ödediği ve alacaklıya halef olduğu bakiye ... TL. asıl alacak tutarının ödendiği, ... tarihinden ...-... dönemi için işlemiş 1453 günlük %9 yasal faizi ... TL. olarak takip talebine denkli olarak hesaplanmaktadır.
Diğer taraftan, tarafların tarımsal işletmelerinin sürdürülmesinde birbirlerine kefil oldukları, elden para alındığı hususlarında karşılıklı iddialarının davalı ... ve eşi ...'in borçlusu davacı ...'in alacaklısı olduğu ... düzenleme tarihli ... vadeli ... TL. bedelindeki bonoda somutlaştığı, sözü edilen bonoya dayalı olarak davacı tarafınca kapatılan Antalya ...İcra Dairesinin ... tarih ... esas sayılı dosyasından (Antalya Genel İcra Dairesi .../... esasta kayıtlı) ... TL. asıl alacak üzerinden kambiyo takibi yapıldığı, dosyadan yapılan taşınmaz satışıyla dosya borcunun ve dolayısıyla tüm borçlarının kapatıldığı davalı tarafınca ileri sürülürken davacı tarafça bononun elden borç olarak verilen tutara karşılık olduğu, bononun huzurdaki davaya konu kefalet ilişkisinden kaynaklandığı iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiği belirtilmektedir.
Davacı ..., ... tarihli Şüpheli ifade tutanağında; yeğeni davalı ... ve eşi ...'in ihtiyaçları olduğunu söyleyerek borç para aldıklarını, kullandıkları kredilere kefil olmasını istediklerini, kendisinin ve oğullarının hem nakit borç para verdiklerini ve kendisinin de şahsen kredilere kefil olduğunu, traktörü de kendisinin kefil olduğu kredi ile aldıklarını, ancak ne verilen parayı ne de kullandıkları kredileri ödemediklerini, kredi borçlarını kendilerinin ödediğini, bu borçlar karşılığında .... ve ...'in bono senedi vererek borçlarını ödeyeceğini söylediklerini, bononun vadesi gelmesine karşın ödenmeyince esasen kendisinin ve oğullarının yani müştereken alacağımız olan parayı tahsil etmek için ... TL bedelli bonoya dayalı icra takibi başlattıklarını beyan etmiştir.
Davalı yanın beyanında bahsedilen kefil olunan kredi borçlarının, eldeki dava konusu kredi borcunu da kapsar nitelikte olup olmadığı açık değildir. Nitekim, tarafların yakın akraba ilişkileri içerisinde sera üretim konulu tarımsal faaliyette bulundukları, davalının dava dışı ...'tan kullandığı kredilerin davacının kefaletinin çok üzerinde olduğu ayrıca dosya kapağında yer alan Antalya Genel İcra Müdürlüğü ve Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi takip dosyalarından gönderilen yazılarda, davalının ... dışında ... ..., ... ve davacının kefaletinin bulunduğu ... yanı sıra, şahıs ve şirketlere borçlu bulunduğu, söz konusu ... TL. bononun taraflar arasında ne tür bir borç ilişkisinden kaynaklandığını gösterir bir belge dosyada mevcut değildir." şeklinde sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Uyuşmazlık; ... kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun, kefil tarafından ödenmesi üzerine asıl kredi borçlusundan rücuen tahsili talebinin yerinde olup olmadığı ve miktarının tespiti istemine ilişkindir.
Akdi ilişkinin incelenmesinde; dava dışı ... ... şubesi ile davalı ... arasında çerçeve niteliğindeki kredi sözleşmesine dayalı olarak davalının tarımsal işletmesinin finansmanı amaçlı kredi işlemleri yapıldığı, anılan taraflar arasında bağıtlanan ... tarihli ... TL limitli kredi sözleşmesine bağlı ve devamı kefalet sözleşmesine davacı ... ve dava dışı ...'ın ... tarih ... TL üzerinden müteselsil kefil oldukları, davalının kredi sözleşmesinden doğan bankaya borcuna karşılık davacının müteselsil kefaleti nedeniyle kefalet tutarı ... TL'ye dava dışı bankaya ödemesi ve ödediği tutarın asıl kredi borçlusuna dayalı rücu davası olduğu, davalı ...'in davalının bankanın ... Şubesi nezdindeki ...-... numaralı vadesiz mevduat hesabı kayıtlarında ... tarihinde ... kefalet bedeli ödemesi-... açıklamasıyla ... TL'nin yatırıldığı ve bilahare yatırılan tutarın tasfiye hesabı kayıtlarına aktarılarak davalının kredi borcuna mahsup edildiği, taraflar arasında davalı tarafın sözleşme ve kefalet ilişkisine karşı koymadığından kefalet ilişkisinin ihtilafsız olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı ...'e kullandırılan taksitli işletme kredilerinin geri ödemelerinin yapılmadığı gerekçesiyle, dava dışı banka tarafınca kredi borçlusu davalı ... , ipotek veren sıfatıyla ... yanı sıra müteselsil sıfatıyla davacı ... ve dava dışı ...'a üsküdar ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek kredi hesaplarının kat edildiği anlaşılmıştır.
Kredi sözleşmesinin imza tarihi itibariyle Kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz."
TBK'nın 596. maddesi uyarınca; "Kefil alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olur..." düzenlemesi mevcuttur.
Dava dışı banka ile davalı arasında imzalanan kredi sözleşmesinde kredi borcunun süresinde ödenmemesi halinde faiz oranı kararlaştırılmış ise de; sözleşmede kararlaştırılan faiz oranı TBK'nın 120.maddesinde düzenlenen temerrüt faizine ilişkin olup, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından yasal faiz oranı uygulanmalı ve 6098 sayılı TBK'nın 120/2. Maddesinde öngörülmüş olan sınır da aşılmamalıdır. Bu durumda davacının takip konusu alacak kalemine karşı talep ettiği yasal faiz oranının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; TBK'nın 596. Maddesi uyarınca borcu alacaklıya ifada bulunan kefilin onun haklarına halef olduğu, söz konusu sözleşmede davacı da dahil olmak üzere 2 adet kefilin bulunduğu, davacı kefil tarafından kredinin taksit ödemesinin yapılarak, diğer kefile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasından rücu edildiği, işbu dosyada verilen kararın kesinleştiği, mahkememizce de itibar edilen bilirkişinin raporunda hesaplandığı üzere icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği alacağın ...-TL asıl alacak ve ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, bu miktarlar yönünden davanın kabulü ile davalı borçlunun icra dosyasındaki borca yönelik itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf her ne kadar davacının ve oğullarının savcılık aşamasında vermiş olduğu ifadelerin ikrar niteliğinde olduğunu, davacının kefalet borcunun karşılığında ...-TL bedelli bononun verildiğini ve bononun icra takibine konu edilerek ödemenin yapıldığı savunmasında bulunmuş ise de, davacının ve oğullarının savcılık ifadesinde davalılara nakit borç para verdiği ve kredilerine kefil olduğu beyanı geçmekte olup bononun hangi kredilerin teminatı olarak verildiği açıklanmadığı gibi nakit borç beyanı karşısında tek başına kredi teminatı olarak verildiği de belli değildir.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihad doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen borçlu aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; Davalı borçlunun Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazlarının İPTALİNE,
Takibin ...-TL asıl alacak,...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL üzerinden DEVAMINA,
2-İcra İnkar tazminatı talebinin kabulü ile, ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3-Alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL'nin mahsubu ile, bakiye ...-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi giderinden ibaret toplam 3.506,75TL, ilk dava gideri 779,66 TL olmak üzere toplam 4.286,41 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 3.200,00-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ... ile davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!