T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/419
KARAR NO : 2024/225
DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/06/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ... ve davalıların dava dışı ... ... Şubesinden kullandığı ... tarihli ticari kredinin müteselsil kefilleri olduğu, davalı ...'ın müvekkilinin kardeşinin oğlu olup, davalı ...'nın da ...'ın eşi olduğu, krediye ilişkin ellerinde bulunan kredi ödeme planı suretinin dilekçe ekinde sunulduğu ve kredi bilgi ve belgelerinin bankadan müzekkereyle dosya arasına alınmasını talep ettikleri, kredi borçlusu ...'in krediyi ödemede temerrüde düşmesi üzerine kredi alacaklısı banka tarafından borçlu ve kefillere gönderilen kat ihtarnamesine ödeme yapılmaması üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... (kapatılmakla Antalya Genel İcra .../... esas) takip dosyası üzerinden kredi borçlusu ve müteselsil kefiller aleyhine icra takibine girişildiği ve takibin kesinleştiği, takip sonrası müvekkili kefil tarafından ... tarihinde ... TL ödeme yapılmasıyla icra dosyasının kapatıldığı, davanın dayanağının müvekkili kefilin dava dışı kredi alacaklısı bankaya müteselsil kefil sıfatıyla yaptığı ... TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, rücuen tahsili için başlatılan icra takibi olduğu, davalı kredi borçlusu ...'in itirazının tümden iptaline, davalı diğer kefil ...'in ise kredi borcunun iki kefil olması nedeniyle bu kefilin ...» payına düşen kısım yönünden iptaline, davalı ... yönünden takibin aynen devamına, davalı ... yönünden takibin ... TL. anapara ve ... TL. takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL. üzerinden devamına, alacak tutarı üzerinden ...'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davalılar vekilinin 04.09.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı amca yeğen olup her iki taraf da tarım yaparak geçimlerini sağladıkları, müvekkilleri ... adına ... ve ...'tan toplam ... TL. kredi çektikleri, davacının bu kredilere kefil olduğu, müvekkili ve eşi ...'e boş bono imzalatarak kefaleti için güvence istediği, davacı ...'in de ... Bankasından ... TL. kredi çektiğinde müvekkilinin kefil olduğu, tarım yaptıkları ve akrabalık ilişkilerine güvenerek birbirlerine kefil oldukları, ancak 2019 yılında işlerinin iyi gitmemesiyle kredilerini ödemekte zorlandığı, davacının kefil olduğu dosyalardan ihtar ve ödeme emri gelince bu kredileri ... TL. değerinde olan tüm kredileri kapattığı, konuştuklarında bu borcu 1-2 yıl içinde peyderpey ödeyebileceklerini bildirdiği, davacının sözlerine inanarak boş olarak imzaladıkları bononun iki ay sonra ... TL. olarak takibe koyulduğu, davacının elindeki boş bonoyu ... TL. doldurduktan sonra Antalya ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasından Kambiyo takibi yaptığı, sonrasında müvekkiline miras kalan bir taşınmazın ... TL'ye satılmasıyla dosya borcu kapandığı ve davacının alacağını tahsil ettiği, icra dosyalarında satış işleri devam ederken davacı tarafın hırsını alamadığı ve müvekkiline ait ... plakalı traktörü ...'de kapalı garajdan oğulları ile çaldığı ve evinde saklandığının soruşturma sonucu ortaya çıktığı, Ceza Mahkemesinde yargılamanın devam ettiği, boş bononun doldurulmasıyla açılan davadaki kefalet bedelinin fazlası ile tahsil edildiği, çalınan traktör için ... ve ...'in ... tarihli ifadesinde, kendisi ve kardeşi ve babalarının hem nakit borç verdikleri babalarının da şahsın kredilerine kefil olduğu, borç parayı ve kredileri ödemedikleri, bu borçlar karşılığında ... ve şikâyetçi ...'in borç senedi vererek borçlarını ödeyeceklerini söylediklerini, traktörün kefil olunan krediden alındığının belirtildiği, ifadelerden de anlaşılacağı üzere müvekkillerinin tüm borçlarına karşılık verdikleri bono bedelini fazlasıyla ödedikleri, hususları belirtilerek davanın esastan reddine ve tazminata karar verilmesi talep edilmiştir,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyası yönünden İİK 'nın 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir
Dosyada tüm deliller toplanmış, dava dışı bankaya müzekkere yazılarak dava konusu kredi sözleşmesi, hesap hareketlerinin, borç ve ödeme bilgilerinin, davaya delil teşkil edebilecek bütün bilgi ve belgelerin birer suretlerinin mahkememize gönderilmesi istenmiş, müzekkere cevabı dosyaya konulmuş, icra dosyası sistem üzerinden celbedilmiştir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyası incelenmiş; alacaklının ..., borçlusunun davalılar ... ile ... olduğu, toplam ...-TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, anlaşılmıştır.
Dosyamız nitelikli hesaplama uzmanı ve bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiler 02/02/2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; " Kat ihtarnamesini takiben dava dışı banka tarafınca, ..., ... ve ... aleyhine Antalya ...İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasıyla, borcun sebebinin ... ... numaralı kredi olarak gösterilmesiyle ... TL. asıl alacak, ... TL. işlemiş ... faizi, ... TL. gider vergisi toplamı ... TL. tahsili ve takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarına ... TL. faiz ve gider vergisi işletilmesi talebiyle takibe geçildiği, anlaşılmaktadır.
...'in kefillikten doğan icra/takip borcuna karşılık açıklamasıyla, 3.şahıs tarafından yapılan ... TL. ödemeyi takiben dava dışı banka ... Şubesince düzenlenen ... tarihli ibranameyle ... ... numaralı kredi hesabına ... TL. ödenmesiyle bankanın alacağı kalmadığına dair belge düzenlendiği, müzekkere dava dışı bankanın dosyaya gönderdiği ... tarihli yazıda, ... tarihinde ... TL. ödeme gerçekleştirilerek dosyanın kapatıldığı, tahsilatın ... ... ile sözlü anlaşma yapılarak sağlandığı belirtilerek, yazı ekinde ... TL. bankanın tasfiye hesabı muhasebe fişi ibraz edilmektedir.
Bu durumda, davacı ... ... tarafından ... ...'nin kredi borcuna müteselsil kefil sıfatıyla ... tarihinde yapılan ... TL'nin tamamının asıl kredi borçlusundan ve %4 kefaleti oranında ... TL'nin ise diğer davalı ...'den Tücuen talep edilmesi mümkün bulunmaktadır.
Buna göre, davacının kefaleten ödediği ve alacaklıya halef olduğu ... TL Asıl alacak tutarının ödendiği, ... tarihinden ...-... dönemi için işlemi: 1453 günlük 99 yasal faizi ... TL. ve takip tarihi itibariyle toplam alacak ... TL,
Davacının kefaleten ödediği ve diğer kefil ... ...'ye kefaleti oranında rücu edebileceği ... TL. asıl alacak tutarının ... tarihinden ...-... dönemi için işlemiş 1453 günlük %9 yasal faizi ... TL. ve takip tarihi itibariyle toplam alacak ... TL olduğu,
Diğer taraftan, tarafların tarımsal işletmelerinin sürdürülmesinde birbirlerine kefil oldukları, elden para alındığı hususlarında karşılıklı iddialarının davalı ... ve eşi ...'in borçlusu davacı ...'in alacaklısı olduğu ... düzenleme tarihli ... vadeli ... TL. bedelindeki bonoda somutlaştığı, sözü edilen bonoya dayalı olarak davacı tarafınca kapatılan Antalya ... İcra Dairesinin ... tarih ... esas sayılı dosyasından (Antalya Genel İcra Dairesi .../... esasta kayıtlı) ... TL. asıl alacak üzerinden kambiyo takibi yapıldığı, dosyadan yapılan taşınmaz satışıyla dosya borcunun ve dolayısıyla tüm borçlarının kapatıldığı davalı tarafınca ileri sürülürken davacı tarafça bononun elden borç olarak verilen tutara karşılık olduğu, bononun huzurdaki davaya konu kefalet ilişkisinden kaynaklandığı iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiği belirtilmektedir.
Davacı ..., ... tarihli Şüpheli ifade tutanağında; yeğeni davalı ... ve eşi ...'in ihtiyaçları olduğunu söyleyerek borç para aldıklarını, kullandıkları kredilere kefil olmasını istediklerini, kendisinin ve oğullarının hem nakit borç para verdiklerini ve kendisinin de şahsen kredilere kefil olduğunu, traktörü de kendisinin kefil olduğu kredi ile aldıklarını, ancak ne verilen parayı ne de kullandıkları kredileri ödemediklerini, kredi borçlarını kendilerinin ödediğini, bu borçlar karşılığında ... ve ...'in bono senedi vererek borçlarını ödeyeceğini söylediklerini, bononun vadesi gelmesine karşın ödenmeyince esasen kendisinin ve oğullarının yani müştereken alacağımız olan parayı tahsil etmek için ... TL bedelli bonoya dayalı icra takibi başlattıklarını beyan etmiştir.
Davalı yanın beyanında bahsedilen kefil olunan kredi borçlarının, eldeki dava konusu kredi borcunu da kapsar nitelikte olup olmadığı açık değildir. Nitekim, tarafların yakın akraba ilişkileri içerisinde sera üretim konulu tarımsal faaliyette bulundukları, davalının dava dışı ...'tan kullandığı kredilerin davacının kefaletinin çok üzerinde olduğu ayrıca dosya kapağında yer alan Antalya Genel İcra Müdürlüğü ve Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi takip dosyalarından gönderilen yazılarda, davalının ... dışında ... ..., ... ve davacının kefaletinin bulunduğu ... yanı sıra, şahıs ve şirketlere borçlu bulunduğu, söz konusu ... TL. bononun taraflar arasında ne tür bir borç ilişkisinden kaynaklandığını gösterir bir belge dosyada mevcut değildir." şeklinde sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Uyuşmazlık; ... ... şubesinden çekilen kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun, kefil ... tarafından ödenmesi üzerine asıl kredi borçlusundan ve diğer kefil ...'den rücuen tahsili talebinin yerinde olup olmadığı ve miktarının tespiti istemine ilişkindir.
Akdi ilişkinin incelenmesinde; dava dışı ... ... şubesi ile davalı ... arasında .../... numaralı aylık %1,579999 akdi faizli, ..., ... ve ... vadelerinde üç taksitte ödenmek üzere ... TL tutarında ticari nitelikli nakdi kredi kullandığını, davacı ... ve davalı ...'in kredi geri ödeme planını müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları görülmüştür.
Kredinin ... vadeli ikinci taksitinin ödenmemesi üzerine dava dışı banka tarafınca davalı ...'in asıl borçlu, davacı ... ve davalı ...'in kefil sıfatıyla muhatap olduğu Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek kredi hesabının kat edildiği, anapara ve faizleriyle birlikte toplam ... TL üzerinden banka alacağına muacceliyet verildiği anlaşılmıştır.
Kredi sözleşmesinin imza tarihi itibariyle Kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz."
TBK'nın 596. maddesi uyarınca; "Kefil alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olur..." düzenlemesi mevcuttur.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; TBK'nın 596. Maddesi uyarınca borcu alacaklıya ifada bulunan kefilin onun haklarına halef olduğu, söz konusu sözleşmede davacı da dahil olmak üzere 2 adet kefilin bulunduğu, davacı kefil tarafından kredinin ... TL borcunun ödemesinin yapılarak, ... ve ...'den rücu talep edildiği, mahkememizce de itibar edilen bilirkişinin raporunda hesaplandığı üzere icra takip tarihi itibariyle davacının ödeme yaptığı ... TL' asıl alacak ve ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL olduğu ve bu borcun tamamından davalı asıl borçuluya, diğer davalı kefil ...'e .. TL'sinin rucü edebileceği sonuç ve kanaatine varılmakla, bu miktarlar yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun icra dosyasındaki borca yönelik itirazının kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf her ne kadar davacının ve oğullarının savcılık aşamasında vermiş olduğu ifadelerin ikrar niteliğinde olduğunu, davacının kefalet borcunun karşılığında ...-TL bedelli bononun verildiğini ve bononun icra takibine konu edilerek ödemenin yapıldığı savunmasında bulunmuş ise de, davacının ve oğullarının savcılık ifadesinde davalılara nakit borç para verdiği ve kredilerine kefil olduğu beyanı geçmekte olup bononun hangi kredilerin teminatı olarak verildiği açıklanmadığı gibi nakit borç beyanı karşısında tek başına kredi teminatı olarak verildiği de belli değildir. Kaldı ki bononun teminat niteliğinde olduğuna dair ispat yükü, iddiayı ileri süren davalı tarafta olup, yazılı deliller ile ispatlaması gerekmektedir.
Dava dışı banka ile davalı ... arasında imzalanan kredi sözleşmesinde kredi borcunun süresinde ödenmemesi halinde faiz oranı kararlaştırılmış ise de; sözleşmede kararlaştırılan faiz oranı TBK'nın 120.maddesinde düzenlenen temerrüt faizine ilişkin olup, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından yasal faiz oranı uygulanmalı ve 6098 sayılı TBK'nın 120/2. Maddesinde öngörülmüş olan sınır da aşılmamalıdır. Bu durumda davacının takip konusu alacak kalemine karşı talep ettiği yasal faiz oranının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihad doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen borçlu aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalı borçluların Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının KISMEN İPTALİNE,
Takibin ...-TL asıl alacak(davalı ... yönünden ...-TL asıl alacak), ...-TL işlemiş faiz(davalı ... yönünden ...-TL) olmak üzere toplam ...-TL (davalı ... yönünden ...-TL) üzerinden DEVAMINA,
2-Davacının fazlaya dair isteminin REDDİNE,
3-İcra İnkar tazminatı talebinin kabulü ile, ...-TL(davalı ... yönünden ...-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
4-Alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile, bakiye ... TL'nin davalılardan (davalı ... yönünden ...-TL) tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 3.564,75 TL posta ve bilirkişi masrafının kabul ve red oranları nazara alındığında 3.563,50TL yargılama gideri ve ilk dava gideri ... TL (peşin harç+başvurma harcı) olmak üzere toplam ... TL'nin davalılardan (davalı ... yönünden ... TL) alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 19,97TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 3.198,92 TL'nin davalılardan (davalı ... yönünden 1.599,46TL) alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1,08 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere tarafların göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ... ile davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!