WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

ANTALYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/384
KARAR NO : 2024/49
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/06/2023
KARAR TARİHİ : 17/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketten taksitli alışveriş yaptığını, bu alışverişe istinaden senetli 4.585,61 TL'lik senet imzaladığını, müvekkilinin borcunu ödeyemediğini ve müvekkili adına ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile taksitli alışverişine istinaden vermiş olduğu senede % 42 Temerrüt faizi işletilerek dava Tarihi itibari ile 17.881,00 TL borçlu bulunduğu, öncelikle müvekkilinin taksitli alışverişine istinaden TBK 253. Maddesinde de belirtildiği gibi Yasal Faizin % 30 Fazlası Temerrüt faizi işletilebileceğinin açık olduğunu, ancak müvekkilinin 4.585,61 TL senedine takip Tarihine kadar ve Takip tarihinden sonra % 42 Temerrüt faizi işletilmesi TCMB'sının çek ve senetlere uygulanacak azami Temerrüt faizine açıkça aykırı fahiş faiz talep edildiğini, Ek Mahkeme Kararlarında ve TCMB Tebliğlerinde görüleceği üzere Senetlere uygulanacak faiz oranı TCMB'sının belirlemiş olduğu 3 Ayda bir değişen oranlarda faiz işletileceğinin açık olduğunu, dava Tarihi itibari ile icra dosyasından kapak hesabı alınarak müvekkilinin borçlu olmadığı miktarın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; arabulucuya başvurulmadan ikame edilen işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, başlatılan icra takibine itiraz etme hakkı olmasına rağmen bunu kullanmayan davacının işbu menfi tespit davasını açmada hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu icra dosyasının ... İcra Dairesinde bulunduğu, açık olduğundan yetkili merciin ... Adliyeleri olduğu açık olup, yetki itirazlarınnı kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı müvekkilinin davalı şirketten alışveriş yaptığını, yaptığı alışverişin borcunu ödememiş olduğundan hakkında ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davacının satın almış olduğu ürünlerin bedelini ödemekten kaçınmak amacı ile işbu haksız ve kötü niyetli davayı açtığının açık olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, menfi tespit davasıdır.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır.
Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9karar, Tar. 18/01/2012)
Davanın türü hakkında yapılan bu açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; usuli itirazların öncelikle karşılanması gerekir.
İcra dosyası uyaptan bu dosya ile ilişkilendirilmiştir.
Davalı, zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay ... HD., ... Karar sayılı, ... Tarihli, "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik" vermiş olduğu ilamında; ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığına ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığına karar verilmiştir.(Benzer yönde Yargıtay 11. HD., 2020/4396 E, 2021/3198 K; 2020/6050 E, 2021/4519 K) Her ne kadar 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereği Ticari davalardan, konusu bir miktar para olan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğun zorunlu dava şartı olduğu hüküm altına alınmış ise de bu kanun maddesi henüz yürürlüğe girmemiştir/dava tarihi itibariyle de yürürlükte değildir. İş bu davada bu bakımdan bir usuli eksiklik yoktur. Davalı itirazı yerinde değildir.
Davalı, yetki itirazında bulunmuştur ancak öncelikle görev hususunun aydınlatılması gerekmektedir.
Davacı vekili, Müvekkilinin davalı şirketten taksitli alışveriş yaptığını, bu alışverişe istinaden senetli 4.585,61 TL'lik senet imzaladığını beyan etmektedir.
6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.
TTK. 4. maddesinde mutlak ve nispi ticari davalar düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklar ise nispi ticari dava niteliğindedir.TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakmakla görevlidir.
28.05.2014 tarihinde yüıürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkıııdaki Kanununun 3/1-k Maddesinde. Tüketici " Ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak . 3/1- ı-bendinde iseTükctici işlemi " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
TKHKnun 73/1 Maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.Aynı kanunun 83/2 maddesini gereğince taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
Tüketicinin yaptığı işlemler nedeniyle 6502 sayılı kanunun 4/5 maddesinde kıymetli evrak verilmesi hükümleri düzenlenmiş olup;somut olayda uyuşmazlık tüketici ilişkisi mevcuttur. Senet vasfını/geçerliliğini değerlendirecek mahkeme tüketici mahkemesidir. Buna göre eldeki davada tüketici mahkemesi görevli olduğundan mahkememizce görevsizlik nedeni ile usulden ret kararı vermek gerekmiştir. (İstanbul BAM 12. H.D, 2019/2117 esas, 2019/1648 karar)
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1- Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına
3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/01/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır