T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/338
KARAR NO : 2024/150
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/11/2019
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, ... tarihinde müvekkili ...'ün sevk ve idaresindeki bisiklet ile sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline çarpması neticesinde müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, kazaya karışan ... plakalı aracın ... tarafından kasko poliçesi ile sigortalandığını, manevi zararların da teminat kapsamına dahil edilmiş olup, davalı şirketin teminat limiti ile sınırlı olmak üzere manevi zararlardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle fizik tedavi ve ameliyat ücretlerini ödemekte zorluk çektiğini ve müvekkilinin ve ailesinin psikolojisinin bozulduğunu ve eşinden ayrıldığını, bu nedenlerle ... TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davacı tarafın tüm kusuru müvekkile atfettiğini, kazada kendi kusurunun da bulunduğunu, davacı tarafın manevi tazminat talebinin zenginleşme aracı olarak kullandığını ve fahiş bir miktar talep ettiğini, davacının halen mesleğini yapabildiğini, dosyanın ... Adli Tıp İhtisas Kuruluna gönderilmesini, bu sebeplerle davanın reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Dava, ilk önce mahkememizin .../... Esas sayısında görülmüştür.
Yapılan yargılama sonunda özetle; mahkeme, ATK ...İhtisas Kurulu’nun ... günlü raporuna göre kaza sebebiyle davacının tük vücut özürlülük oranın %5, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceğinin mütaala edildiği,yine ATK Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... günlü raporunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile; ... TL manevi tazminatın davalı ... şirketi açısından poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere dava tarihinden, davalı gerecek kişi açısından ise kaza gününden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermiştir.
Mahkememiz ilamına karşı, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... HD, .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile;
"a) Kaza esnasında yaralanan kimse için maddi yada manevi tazminat takdirinde iş göremezlik raporlarının doğru biçimde temini büyük önem arz etmektedir. Yine davacının ibraz ettiği rapor ile mahkemece temin edilen rapor arasında çelişki bulunması, ciddi oranda fark olması durumunda bu çelişkinin de giderilmesi gerekir. Buna göre davacı tarafın sunduğu Ankara Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen ... günlü "engelli sağlık kurulu raporu"nda davacının %31 nispetinde sürekli özürü olduğu tespit edilmesine karşılık yargılama sırasında aldırılan raporda ise %5 daimi iş göremezlik bulunduğu ve iyileşmesinin kazadan itibaren 18 ayı bulabileceğini tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece dosya kapsamı ve davacının tüm tedavi evrakları eklenmek suretiyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ile mahkeme ve istinaf denetimine elverişli biçimde Adli Tıp Kurumu ... Üst Kurulundan rapor temin edilerek oluşacak sonuca göre istenen manevi tazminatın takdiri gerekir.
b) 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 97. maddesinde "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kaza sonucu aracı hasarlanan yada bedensel zarara uğrayan kimseler dava açmadan önce gerekli belgelerle birlikte ilgili sigorta şirketine başvurmaları gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinde, davacının sigorta şirketine müracaat etmediği, sadece zorunlu dava şartı arabuluculuğa başvurduğu ve sonuç alamadığı görülmektedir. Arabulucuya başvurmak sigorta şirketine müracaat yerine geçmez. Bu yönüyle davalı ... şirketinin istinaf başvurusunun kabulü gerekir. Yapılması gereken bu dava şartının 6100 sayılı HMK'nın 115/2 madde vb. uyarınca tamamlanabilir dava şartı olduğu gözününde tutularak davacı taraftan başvuru için makul süre verilmesi ve sonucuna göre yargılamanın sürdürülmesi gerekir.
c) Davacı bisikleti ile seyri sırasında davalıların sorumluluğundaki ticari taksinin arkadan çarpması sonucunda yaralanmıştır. Manevi tazminat talep etmektedir. Bu durumda zarar veren vasıta ticari olduğu için talep de gözetilerek takdir edilen tazminata avans faizi işletilmesi yerine yazılı biçimde yasal faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
d) Yine 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca hükümde taraflara yüklenen borçların ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında, net biçimde ve hiçbir kuşkuya mahal olmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu durumda tazminata hükmederken sigorta şirketinin limitinin de hükümde açık bir şekilde gösterilmesi gerekir. " şeklindeki gerekçelere dayanarak, mahkememiz hükmünü ortadan kaldırmıştır.
Ortadan kaldırma kararı sonrası iş bu esas alınmıştır.
Mahkememizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda işlemler yapılmıştır.
Davacının, sigorta şirketine başvurusuna ilişkin dava şartı aşamalarda tamamlattırılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi ilamı doğrultusunda, ATK ... Üst kurulundan rapor aldırılmış, 18/01/2024 tarihli raporda özetle;
"... oğlu, ... doğumlu, ...’ün ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının;
A- 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında;
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %5 (yüzdebeş) olduğu,
B- İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği,
C- Başka birisinin geçici ve sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklinde belirleme yapılmıştır.
ATK raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır.
Dosya kapsamına kazandırılan tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu hazırlanan, Bölge Adliye Mahkemesi kararı gereği çelişkileri giderici nitelikte olan 18/01/2024 tarihli rapor hükme ve denetime elverişli, hukuka uygun bulunmuş, itirazların yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Dosyada kusur raporu mevcuttur. Dosya tarafların kusur oranlarının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkemeye sunulan 27/03/2020 tarihli raporda,
A) Davalı sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu,
B)Davacı sürücü ...'ün kusursuz olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuştur. Bu rapor da hükme ve denetime elverişli, hukuka uygun bulunmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.1982 gün ve E:1981/4-56, K:1982/348 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kişilik hakları, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlayan, herkese karşı ileri sürülebilen ve kaynağını Anayasa’dan alan; yani Anayasa’nın teminatı altında bulunan mutlak bir haktır. Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir(EREN, Fikret., Borçlar Hukuku-genel hükümler-, 8. Bası, Ekim 2003, s. 745, KILIÇOĞLU,Ahmet, Borçlar Hukuku, Ankara 2004, s. 311, ERTAŞ, Şeref., Manevi Tazminatın Hukuki Niteliği ve Miktarının Tespiti, Postacıoğlu'na Armağan, Ankara 1990, s. 83 vd.)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir(KILIÇOĞLU,Mustafa, Tazminat Hukuku,3. Baskı, Şubat 2010, s.1031.,HATEMİ, Hüseyin, Sözleşme Dışı Sorumluluk, C.II,İstanbul 1993, s.102) Manevi tazimnata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonimik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur(EDİŞ, Seyfullah; Hukukun Uygulanmasında Yargıca Tanınmış Takdir Yetkisi).
Dosyadaki kusur bilirkişi raporu ve 18/01/2024 tarihli ATK üst kurul raporu yerinde, hukuka ve oluşa uygun bulunmuşlardır. Ceza dosyasındaki kusur durumu ile de bir çelişki yoktur.
Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinden önceki yargılamada verilen manevi tazminata ilişkin karar ortadan kaldırılmıştır.
Davalı ... şirketinin dava konusu manevi tazminat yönünden poliçe limiti sorumluluğu ... TL'dir.
Somut olayda, gerçekleşen haksız fiil/trafik kazası nedeni ile davacının manevi zarara uğraması mutlaktır. Tarafların sosyal ekonomik durumları, olaydaki sürücü kusurları, olayın oluşu, davacının maluliyeti, dava dilekçesindeki talep miktarı, yaş durumları, 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki ilkeler göz önünde tutarak, daha önceki hükümden ayrılınarak (davacının bu yöne ilişkin istinaf sebebi olmakla, davalılar lehine usuli kazanılmış hak söz konusu değildir), hükümde belirtildiği şekilde ... manevi tazminata hükmetmek, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne karar vermek, BAM ilamı de dikkate alınarak, aracın niteliği ve talep göz önünde tutularak, avans faizine hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM/ Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, ... TL manevi tazminatın davalı ... şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla ve dava tarihinden itibaren; davalı gerçek kişi açısından kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL (... - ...= ... TL) harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, davalı ... şirketinin poliçe limiti ... TL ile sınırlı sorumlu olmasına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
5-Harçlar Kanunu’nun 8. maddesindeki, “Bir hükmün bozulmasını müteakip verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınır ve bozulan hükümden evvel alınmış olan karar ve ilam harcı, müteakip hükme ait harçtan mahsup olunur.” düzenlemesi, bu düzenlemenin usule ilişkin olması, usulde kıyasın mümkün olması, istinaf kanun yolunda da uygulanabilecek olması göz önüne alınarak; ortadan kaldırma konusu yapılan ilk karar nedeniyle davalı tarafından harç yatırılmış ise (harç tahsil müzekkeresi yazılmıştır) bu karar ve ilam harcı miktarının mahsubuna,
6-Davacı tarafça yatırılan ve yukarıdaki ara kararlarda (2 ve 3 nolu ara kararlar) mahsup edilen toplam 727,50 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.320,00 TL'nin, haklılık durumu gereği; 264,00 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, bakiye 1.056,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı (haricen yatırılıp bildirilen ATK rapor bedeli de dahil edilmiştir/ayrıca BAM öncesi yargılamada alınan raporların bedeli ödenmediği anlaşıldığından ödemeler yapılmış ve dikkate alınmıştır) 7.077,00 TL'nin haklılık durumu gereği; 1.415,40 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, arta kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, reddedilen miktar üzerinden ve AAÜT m. 10 gereği hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!