WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

ANTALYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/296
KARAR NO : 2024/398
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 08/05/2023
KARAR TARİHİ : 05/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Şti.'nin, ... nolu ... Poliçesi ile müvekkil şirkete sigortalı olduğunu, ... ilinde ... tarihinde yaşanan kar yağışı nedeniyle ... olan davalı ... A.Ş’ye ait nakil hatlarında kar yağışının iletkenlerde yarattığı buz yükü ağırlığı nedeniyle hasar meydana geldiğini, devrilen direkler sebebiyle iletim hattı devre dışı kalarak davalı ... arızayı gidermesi 10 gün boyunca sürdüğünü, bunun sonucunda sigortalı santral tarafından üretilen enerjinin enterkonnekte şebekeye aktarılamaması nedeniyle üretim kaybına uğradığını, yapılan ekspertiz sonucu düzenlenen ... tarihli Şebekedeki Güç Kesintisine Bağlı Üretim Kaybı Ekspertiz Raporu’na göre, mevcut durumda sigortalı talebine konu kayıp enerji bedeli ... kWh * 0.133 usd/kWh = ...-USD olarak hesaplanmışsa da poliçede meydana gelen hadise türüne göre teminatın limiti olan ...-USD hasar bedeli tespit edildiğini, bu bedel ... tarihinde sigortalıya ödendiğini, sigortacının, hasar bedelini ödemekle TTK.1472.madde gereği sigortalısının haklarına halef olduğundan, müvekkil Sigorta Şirketi tarafından sigortalısına ödenen ...-USD tazminatın, enerji nakil hatlarının bakım ve onarımında sorumluluğu bulunan davalıdan rücuen alınması için Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün ... E nolu dosyası ile, sigortalıya ödenen tazminatın, ödeme tarihi olan ...’den itibaren işleyen avans faizi ile birlikte tahsili için takibi başlatıldığını, icra takibine haksız olarak itiraz edildiğinden dava öncesinde taraflarınca ... dosya numaralı dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş olup arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı def-inde bulunduklarını, davacının sigortalısına yaptığı ödeme ile müvekkil şirket arasında hukuki/fiili bağlantı bulunmadığını, taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Lisanssız elektrik üreticisi olan sigortalının ya da ... sigorta şirketinin üretim kaybına yönelik müvekkil şirketten hak talep etmesinin mümkün olmadığını, ..., sisteme bağlı bir üretim tesisini, test ve kontrol, şebekede tadilat, bakım - onarım veya genişletme işleri gerektiği durumlarda ya da can ve mal emniyetinin sağlanması, kaza, sistem arızası, sistem güvenliği ya da işletme koşulları bakımından aciliyet arz eden durumlarda ya da mücbir sebep hallerinde ya da bunlara benzer zaruri hallerde şebekeden ayırabildiğini, bu durumlarda kullanıcı tarafından müspet ve menfi zararların tazmini de dahil olmak üzere mali hak talebinde bulunulamayacağını, somut olayda yaşanan kesintinin başlangıcının ...'de bulunan iletim hattı kaynaklı olduğunu, müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, mevzuatta uzun süreli kesinti haline ilişkin yasal düzenleme bulunmakta olup şartların oluşması halinde müvekkil şirketten ancak kesinti tazminatı talep edilebileceğini, enerji kesintisinin sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, bu sebeple sigortacının sigortalıya yaptığı ödemenin kendi hatasından kaynaklandığını, sigortalının poliçe şartlarını yerine getirip getirmediği, süresinde ihbar yapıp yapmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın ihbar talebi yerine getirilmiş ve ihbar olunan beyan dilekçesinde özetle; davadan önce kendilerine başvurulmadığını, ihbar olunan olarak davada yer almalarının doğru olmadığını, aleyhine hüküm kurulamayacağını, müvekkilinin sorumluluklarının olmadığını, hasarın ne şekilde meydana geldiğinin belli olmadığını, kusur tespitinin yapılması gerektiğini, sigorta hukuku bilirkişisinden rapor aldırılması gerektiğini, sorumluluklarının sınırlı olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, rücuen tazminat temelli, itirazın iptali talebinden ibarettir.
TBK m. 73 gereği; Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Anlaşıldığı üzere; rücu hakkı; başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan, alacaklıyı tatmin eden kişi, alacaklının hakkından bağımsız kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel olur. Bu nedenle, rücu hakkı için hakkın doğduğu andan itibaren zamanaşımı başlamaktadır. Diğer bir deyişle; davacının rücu davasını açabilmesi için belirlenen tazminatın ödenerek paranın davacıdan çıkmış olması gerekir.(Yargıtay HGK, 2012/4-426 E, 2012/639 K) Somut olayda ödeme tarihi ile dava tarihi bir arada düşünüldüğünde, zaman aşımının geçmediği anlaşılmakla; zaman aşımı def-i yerinde değildir.
Somut olayda, davacı, halefiyete dayalı olarak iş bu davayı açmıştır.
TTK'nın madde 1472/1’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. (Yargıtay 17. H.D.'nin 2014/9316 E., 2014/9764 K.; 2015/1543 E., 2015/10091 K. ve 2014/20835 E., 2016/11086 K.). Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmıştır.
Bu belirlemeler ışığında, sigortalının ve davalının tacir olması da göz önüne alınarak, mahkememizin davada görevli olduğu anlaşılmıştır.
Tekrar, dosyaya dönüldüğünde; mahkememizce yazışmalar yapılmış, taraf bildirilen delilleri toplanmış, dosya rapor düzenlenmesi için elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir.
18/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... Hasar Raporu incelendiğinde, ... il genelinde ... tarihinde meydana gelen kuvvetli kar yağışı nedeniyle il merkezi, ilçelerin tamamında ve birçok köyde ulaşımda aksamalar, ağaç devrilmeleri, çatılarda kar yükü nedeniyle çökmeler, elektrik dağıtım hatlarında kopmalar, direk devrilmeleri, elektrik şebeke ve tesisatlarında arızalar meydana geldiğinin anlaşıldığı; Davacı tarafın sigortalısı olan ... ŞTİ. Unvanlı ...’nin ... Üzerinden Alınmış Günlük Üretim Verileri incelendiğinde: Tesisin ...- ... tarihlerini kapsayan 12 gün boyunca Dağıtım Şebekesi ile bağlantısının kesildiği ve elektrik üretimi yapamadığının tespit edildiği, davacı sigorta şirketinin sigortalısında meydana gelen zararın Dağıtım Sisteminin Kullanılamaması sebebiyle meydana gelen bir zarar olduğu, Dağıtım Sistemini Kullanımı ile ilgili hüküm ve şartların, Elektrik Piyasası Mevzuatı gereğince Dağıtım Sistemi Kullanım Anlaşmalarında düzenlendiği, davacının sigortalısı ile Davalı ... arasında ... tarihinde imzalanmış ... incelendiğinde:
a) Madde 4 –Karşılıklı Yükümlülükler başlıklı 3.Tazminat bölümünde;‘’ Dağıtım şirketi de kusurlu davranışından kaynaklanan üreticinin zararını ödemekle yükümlüdür ‘’ hükmü yer aldığı
b) İşletme Koşullarının Dışına Çıkılması başlıklı Madde-5 (2) bölümünde ‘’Dağıtım şirketi, sisteme bağlı bir üretim tesisini, test ve kontrol, şebekede tadilat, bakım-onarım veya genişletme işleri gerektiği durumlarda ya da can ve mal emniyetinin sağlanması, kaza, sistem arızası, sistem güvenliği ya da işletme koşulları bakımından aciliyet arz eden durumlarda ya da mücbir sebep hallerinde ya da bunlara benzer zaruri hallerde şebekeden ayırabilir. Bu durumlarda kullanıcı tarafından müspet ve menfi zararların tazmini de dâhil olmak üzere mali hak talebinde bulunulamaz’’ hükmü yer aldığı a ve b bentleri birlikte değerlendirildiğinde ödeme yükümlülüğünün kusur durumunda ortaya çıktığı, zaruri hallerde mali hak talebinde bulunulamayacağının anlaşıldığı;davacının sigortalısında meydana gelen zararın Davalı ... A.Ş nin kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı yönünden yapılan incelemede;
a) ... Hasar Raporundan ... tarihinde ... genelinde kuvvetli kar yağışı sebebiyle meydana gelen hasarın sadece elektrik şebekesi ile sınırlı olmadığı, çatıların çöktüğü, ağaçların devrildiği, il merkezi, ilçelerin tamamında ve birçok köyde ulaşımda aksamalar meydana geldiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla ... tarihinde meydana gelen kuvvetli kar yağışının beklenen ve olağan bir durum olmadığı, zorlayıcı ve olağan dışı bir hadise olduğunun anlaşıldığı,
b) Hasarın geniş bir alanda meydana gelmesi, elektrik şebekesi ile sınırlı olmaması, diğer yapıları da etkilemesi ve bu etkinin yüksek olması hususları göz önüne alındığında;
Dağıtım Şebekesi direklerinde devrilme, enerji nakil hatlarında kopma hadiselerinin, kuvvetli kar yağışı sonrası meydana gelen buz yükü ağırlığının ‘’ELEKTRİK KUVVETLİ AKIM TESİSLERİ YÖNETMELİĞİ Madde 45-Hava hatlarının mekanik hesaplarında kullanılacak varsayımlar’’ bölümünde öngörülen/hesaplanan limitin üzerine çıkması sebebiyle meydana geldiği kanaati oluştuğu ; a ve b bentleri birlikte değerlendirildiğinde ... kusurlu olmadığı kanaatine varıldığı; ... kusurlu olduğu kabulü ile değerlendirme yapılır ise;
Davacının sigortalısının Dağıtım Şebekesi ile bağlantısının kopması ve 12 gün boyunca üretim gerçekleştirilememesi sebebiyle meydana gelen zararın tarafımca ... USD olarak hesaplandığı hususları belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir ve davacı taraf itirazlarını sunmuştur.
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmış, itirazların tekrar rapor veya ek rapor aldırılmasını gerektirmeyecek olduğu, rapor içeriğinin ayrıntılı ve açıklayıcı olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar, bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının kusurunun olmadığı ve zarardan sorumlu olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı, kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur.
Yargıtay 11. HD'nin 2022/7564 E, 2023/379 K sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; 2004 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretide ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir. Anılan kanun hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen; ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, 2004 sayılı Kanun’un 67 nci maddesi anlamında "haksız ise de "kötü niyetli" olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.06.2019 tarihli ve 2017/19-928 E., 2019/658 K., 01.03.2017 tarihli ve 2015/1048 E., 2017/380 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir. Başka bir ifadeyle 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı (borçlu)’nun üzerindedir.(Benzer açıklamalar; KURU,Baki/ARSLAN,Ramazan/YILMAZ,Ejder., İcra ve İflas Hukuku, Ankara 2006, s. 76).
Bu açıklamalar ışığında bakıldığında; davacının takipte haksız olduğu anlaşılmış ise de kötü niyetli olduğuna dair bir bilgi veya belge mevcut olmadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Davacı tarafça yatırılan başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
4-Hükmün niteliği ve tarihi dikkate alınarak; alınması gerekli ... ₺ maktu ret karar harcının, davacı tarafça yatırılan ... ₺ harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan harç tutarının karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... ₺'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... ₺ vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili Sn. Av. ... ve davalı vekili Sn. Av. ... 'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.i.05/06/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır