WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

ANTALYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/294
KARAR NO : 2024/56
DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 05/05/2023
KARAR TARİHİ : 23/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Kooperatifinin üyesi iken 19.06.2022 tarihinde toplanan genel kurulda borcunu ödemediği gerekçesi ile kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini 02.05.2023 tarihinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne verdiği dilekçeye istinaden öğrendiğini, ihraç kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, genel kurul kararında davacının borcunun bildirildiği belirtilen tebligatların davacıya ulaşmadığını, davacının Ankara ...Lisesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken COVİD-I9 salgın hastalığının ortaya çıktığı dönemde 31 .03.2020 tarihinde rahatsızlanması üzerine gittiği doktor tarafından bu tarihten başlamak üzere verilen ekte yer alan sağlık raporu ile başlayan ve 15.10.2020 tarihine kadar devam eden sürede ailesinin kaldığı Isparta'da hayatını devam ettirdiğini, Isparta'da tedavisi devam etmekte iken Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle İl Hıfzıssıhha Kurulu Kararları ile sokağa çıkma kısıtlamaları yapıldığını ve iller arası seyahatlere kısıtlamalara getirildiğini, davacıya herhangi bir tebligat yapıldı ise de kendisine ulaşmadığını, davacının hem sağlık problemleri hem de müstafi sayılması nedeniyle yaşadığı moral bozukluğu ile tedavisinin devam ettiği Isparta'daki adresini kooperatif başkanlığına bildirmeyi düşünemediğini, tüm dünyada ve ülkemizde yaygın hale gelen COVİD-19 salgın hastalığı nedeniyle devlet tarafından borçların ertelenmesi, taksitlendirilmesi gibi ödeme kolaylıkları sağlanmakta iken davacının kendisi ile yapılan şifahi görüşmelerde hasta olduğunu ve tedavi görmekte olduğunu belirttiği halde kooperatif yönetimi tarafından iyi niyet esas alınarak üyesinin borçlarının taksitlendirilmesi veya ertelenmesine yönelik kolaylık sağlanmasına ilişkin genel kurula bir teklif sunmak yerine üyeliğin sonlandırılması yoluna gidilmesinin iyi niyet ilkesine aykırılık teşkil ettiğini beyanla davanın kabulüne ve davacının kooperatif üyeliğinin sona erdirilmesi kararının iptaline ve davalı kooperatif tarafından tebligat yapıldığı belirtilen borç miktarına, kanuna aykırı olarak gecikme cezası adı altında %4 ve %5 olarak uygulanan faiz oranlarının yasal sınırlara çekilerek borç miktarının yeniden hesaplanmasına ve yargılama giderleri ile avukat vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davalı kooperatifin üyesi iken, kooperatife olan borçlarını ödemede temerrüde düştüğünü, Kooperatif başkanlığınca davacıya Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ve ... sayılı ihtarnamesi gönderilerek 9.527 TL borcunu 10 gün içinde ödemesi, ödememesi halinde üyelikten çıkarılacağı uyarısı içerikli tebliğ yapıldığını, davacının bundan sonra da borçlarını ödemeyince, Kooperatif başkanlığınca Antalya .. Noterliğinden ... tarihli ve ... sayılı ihtarnamesi gönderilerek 9.527 TL borcunu 30 gün içinde ödemesi, ödememesi halinde üyelikten çıkarılacağı uyarısı içerikli tebliğ yapıldığını, davacının borcunu yine ödememesi üzerine Anasözleşme ve kanunun verdiği yetki içerisinde davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılması kararı alındığını, alınan üyelikten çıkarma kararının da davacıya Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ve ... sayılı ihtarnamesi ile bildirildiğini, bu maddedeki üç ihtarnamenin ve tebliğ mazbatalarının noter onaylı örneklerinin mahkememizce değerlendirmek için emanetinde saklanmak üzere ekte sunulduğunu,3 (Üç) aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarma kararlarının kesinleşeceğini, bu durumda davacının üyelikten ihraç kararının kesinleştiğini, davanın öncelikle hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri yönünde reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde (2. sayfasında), kooperatif başkanlığınca borçları konusunda sözlü olarak da bilgilendirildiğini kabul ettiğini, ihtarnamelerden de haberdar olduğunu kabul ettiğini, bu yönü ile de kooperatifin işlemlerinden yeni haberdar olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, TBK madde 120 de temerrüt faizin belirlenmediği hallerde nasıl hesaplanacağının düzenlendiğini, madde de belirlenmiş temerrüt faizine ilişkin bir kısıtlama düzenlenmiş olmadığını beyanla davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş ve taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalı kooperatife ve Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak, kooperatife ait sicil dosyası, kooperatif ana sözleşmesi, 19/06/2022 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, çağrı kağıdı, hazirun cetveli, vs kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya ... Noterliğine müzekkere yazılarak, davacıya gönderilen ihtarnameler ile çıkarılma kararına ilişkin ihtarname, çıkarma kararı ve bunlara ilişkin tebliğ şerhleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce yargılama sırasında; 29/09/2023 tarihli oturum 3 nolu ara karar gereğince davacı tarafça açılan ihraç kararının iptali istemine ilişkin olarak kooperatifler kanunu 27.maddesi gereğince kooperatif tarafından düzenlenen ihtarnamelerin usulüne uygun olup olmadığı, yasada belirtilen koşuları taşıyıp taşımadığı, ihtarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, ihtarmalerde belirtilen borç miktarı ile kooperatife ait ticari defter ve belgelerde kayıtlı borç miktarının uyumlu olup olmadığı, ihtarnamelerde belirtilen borç miktarının gerçek borç miktarı olup olmadığı hususlarında mahkeme ve yargıtay denetimine elverişli kooperatife ait ticari defter ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi verilmek suretiyle rapor tanzimi için kooperatif işlemlerinden anlayan mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 21/11/2023 tarihli raporda özetle; "...Dava dosyası ile davalı kooperatif ticari defter kayıtları ve belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde,
Davalı kooperatifin ticari defterlerine göre, davacının 1 hisse karşılığında davalı kooperatifin üyesi olduğu,
Dava konusu olan ihraç kararına dayanak olan ihtamamelerin ve ihraç kararının davacının davalı kooperatifte kayıtlı olan adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve davacı taraf üyelikten ihraç kararının iptali için yasal dava açma süresi olan 3 aylık süre içinde dava açmadığı,
İhraç kararına dayanak olan ihtarnamelerde belirtilen borcun dönemlerinin belirtilmesi, asıl aidat ve gecikme zammı tutarlarının ayrı ayrı belirtilmemesi, gecikme zammı oranı, dayanağı olan genel kurul kararlarının belirtilememesi, ikinci ihtarnamede verilen borç ödeme süresinin 1 ay yerine 30 gün olarak verilmesi ve ihtarnamelerde belirtilen borcun gerçek borcu yansıtmaması yönleriyle usulsüz olduğu, bu durumda da usulsüz olan ihtamamelere istinaden ihraç kararı verilen ... tarihli, ... sayılı yönetim kurulu kararının yerinde olmadığı olup olmadığının takdiri sayın mahkemeye ait olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, kooperatifler Kanunu 27.maddesi gereği iki haklı ihtar nedeni ile kooperatiften ihracına karar verilen davacı tarafından açılan ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede:
Davacı tarafça ihraç kararına dayanak ihtarnameler ile ihraç kararının usulsüz tebliğ edildiği gerekçesiyle açılan davanın süresinde olduğu iddia edilmiştir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 27. maddesinde: "Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını ana sözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymıyan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmiyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." düzenlemesi mevcuttur.
Kooperatifler Kanunu 16. Maddesinde; "...Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır.
Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.
Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir." şeklinde belirtilmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 18.11.2019 tarih 2018/ 869 E 2019/4788 K sayılı emsal içtihadında "..1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinde çıkarma kararının, ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptali için dava açılmaması halinde bu kararın kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. Dava açmaya ilişkin bu süre hak düşürücü niteliktedir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Ancak sürenin başlayabilmesi için kararın tebliği zorunludur. Bu tebliğin noter kanalıyla da yapılması şart değildir. Ortağın haricen öğrenmesi, hatta kararın yüzüne karşı verilmesi sonuca etkili bulunmamaktadır. Süre her halükarda tebliğden başlamaktadır. Bu durumda mahkemece, ihraç kararının davacıya tebliğ edilip edilmediğinin tespiti ile tebliğ edilmediği veya tebliğ edildiği tarih göz önünde bulundurularak üç aylık hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu tespit edildiğinde, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.04.2015 tarih, 2013/23-1522 Esas, 2015/1196 Karar sayılı emsal içtihadında; "Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; ihraç kararının tebliğinin geçerli olup olmadığı konusunda yerel mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmak için yeterli olup olmadığı, varılacak sonuca göre ihraç kararının, davacının kooperatif ortaklar defterinde yazılı adresi dışında farklı bir adrese tebliğe çıkartılma nedeninin araştırılması gerekip gerekmediği ve kooperatif genel kurulu tarafından ihracın kabulüne karar verilmesinin davaya etkisi noktalarında toplanmaktadır.
Davacının davalı kooperatife bildirdiği adresten farklı bir adrese çıkartılan tebligatın davacı ortağa tebliğ edilmemiş olması nedeniyle yönetim kurulu ihraç kararı davacıya tebliğ edilerek kesinleşmiş değildir."
Davalı kooperatifin defterlerinde davacının adresinin ... olduğu görülmüştür.
Kooperatif tarafından düzenlenen 1. İhtarnamenin bu adrese çıkarıldığı ve tebliğ edildiği, 2. ihtarnamenin de aynı adrese çıkarıldığı, ancak kooperatiften ihraca ilişkin ihraç kararının ise ... adresine çıkarıldığı ve tebliğ edildiği görülmüştür. Davacının adres kayıt sistemindeki adresinin de 1.ve 2.ihtarnamelerin çıkarıldığı ... olduğu görülmüştür.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihatlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Kooperatif üyesi davacının kooperatifte kayıtlı adresine 1.ve 2. İhtarnamelerin usulüne göre tebliğ edildiği, ancak 2.ihtarnamenin davacının kooperatifte kayıtlı adresi ile yerleşim yeri adresi dışındaki başka bir adrese tebliğ edildiği, bu hali ile davacıya yapılan tebligatın usulsüz olduğunun kabulü ile davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerekmiştir.
Davanın esasına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
İhtarnamelerde belirtilen borç miktarının 9.527,00 TL olarak belirtildiği, kooperatif ticari defter ve belgelerdeki gerçek borç miktarının ise 6.541,76 TL olup, borcun %45,63 oranında fazla hesaplanarak ödenmesi yönünde ihtarname çıkarıldığı görülmüştür.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu 27. maddesinde: "Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmiyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." düzenlemesi mevcuttur.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 12.12.2011 tarih 2011/3143 Esas 2011/2477 Karar sayılı emsal içtihadında "1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve Yapı Kooperatifleri Tip Ana Sözleşmesinin 14. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.Dosyada ihtarnameler ve tebliğ belgeleri bulunmadığından ihtarnamelerin gerekli koşulları taşıyıp taşımadığı anlaşılamamaktadır.
Mahkemece ihraca ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak dosyaya celp edilerek, ihtarnamelerin gerçek borç dışında kalan unsurları bakımından yasa ve anasözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı öncelikle değerlendirmeli, ihraç prosedürünün bu yönden usulüne uygun olmadığı sonucuna varılır ise davanın kabul yoluna gidilmeli, ihraç prosedürünün bu yönden usulüne uygun olduğu sonucuna varılır ise gerçek borcun ihtar edilip edilmediğinin incelenmesine geçilmesi gerekecektir..." hususlarına yer verilmiştir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 04/10/2010 tarih, 2009/3201 Esas, 2010/9657 Karar sayılı emsal içtihadı da "...Dava, aidat yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle, davacı hakkında alınan yönetim kurulu ihraç kararının iptaline ilişkindir.
Dairemizin yerleşmiş içtihatları uyarınca,ihtar konusu yapılan miktarın gerçek borçla tamamen örtüşmesi zorunlu olmayıp, yazılı borç miktarı bakımından küçük farklılıklar bulunması, ihtarı bu nedenle geçersiz kılmaz. ( Y.11.H.D. 21.02.2005 T, E.2004/4845,K.2005/1458 sayılı ilamı)..." şeklindedir.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede; Davacı tarafından ihraç kararının iptali istemiyle açılan davada davalı kooperatifin ticari defter ve belgelerine göre tespit edilen borç miktarı ile ihtarnamelerde belirtilen borç miktarı arasındaki hesap farklılığının küçük nitelikte olmadığı, %45,63 oranında olup bu oranın fahiş nitelikte olduğu, ayrıca ihtarnamelerde borcun döneminin belirtilmediği, asıl aidat ve gecikme zammı tutarlarının da ayrı ayrı belirtilmediği, gecikme zammı dayanağı olan genel kurul kararlarınında belirtilmediği gibi 2.ihtarnamede verilen borç ödeme süresinin 1 ay yerine 30 gün olarak verilmesininde usulsüz olduğu görülmekle davalı kooperatifin 19/06/2022 tarihli davacının ihracına ilişkin kooperatif genel kurul kararının iptaline karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, buna göre; 19/06/2022 tarihli davacının ihracına ilişkin davalı kooperatif genel kurul kararının İPTALİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan posta, davetiye ve bilirkişi giderinden ibaret toplam 2.177,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca kullanılmayan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/01/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır