WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

ANTALYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/293
KARAR NO : 2024/112
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 05/05/2023
KARAR TARİHİ : 20/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... içerisinde bulunan ... İstasyonu'nun Ramp, Atölye ve İdari Hizmet amacıyla üç ayrı binasında "Çatı İzolasyon İşleri" nin ihale ile ...-... şahıs şirketine verildiğini, yüklenici ile üç ayrı binada çatı sürme izolasyon işlerinin yapımı için ... tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında yer alan üç binadan biri olan İdari Hizmet Binası'nda, 03.11.2022 tarihinden başlayan süreçte yüklenici firmanın sözleşme gereği akti ifa ederken ayıplı ifa neticesi "Su izolasyon zafiyeti" meydana getirdiği çatıda hiçbir önlem almaması nedeniyle 2022 yılı Kasım ayı içerisindeki yağışlardan dolayı çok yoğun bir şekilde su girişi olan binada çok ciddi hasarlar oluştuğunu ve bina kullanılmaz hale geldiğini, davacı şirket tarafından davalıya 29.12.2022 tarihinde, Beyoğlu ... Noterliği'nden ... yevmiye nolu ihtarname keşide edildiğini; ayıp ihbarında bulunulan söz konusu ihtarname ile ayrıca sözleşme kapsamında davalı tarafından karşılanması gereken malzeme ve işçiliğin bir kısmının davacı şirket tarafından karşılanması nedeniyle hak edişin hesaplanmadığını, imalattaki kusurların da devam etmekte olduğundan yapılan işlerin henüz teslim alınmadığının ayrıca ihtar edildiğini, 2022 yılı sonu Aralık ayındaki yağışlardan da binaya yoğun su girişinin devam ettiğini; binadaki toplam hasar ve zararın tespiti ile hasarın ortadan kaldırılması için yapılacak işlerin ve maddi tutarının tespiti için 17.01.2023 tarihinde mahkemeye başvurulduğunu; Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyasında işin yapım yeri olan ... içerisine yer alan ... İstasyonu'nun İdari Hizmet Binası'nda 25.01.2023 tarihinde yapılan keşif neticesi 08.02.2023 tarihli bilirkişi raporu düzenlendiğini, taraflar arasındaki ticari uyuşmazlık için Antalya Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu "Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin ayıplı ifa edilmesinden kaynaklı maddi zararın tazmini, değer kaybının tazmini, bedel indirimi, üçüncü kişilere yaptırılacak ayıbın giderilmesi bedeline ilişkin tazminat, tespit dosyasından kaynaklı yan zararların tazmini talebini içerir" ticari uyuşmazlık hakkında ... Büro No, ... dosya no üzerinden ... tarihinde düzenlenen "Anlaşamamaya Dair Son Tutanak"ın e-imzalı örneği düzenlendiğini, diğer taraftan; davalı tarafından kesilen faturalara yasal süre içerisinde itiraz edilerek faturaların iade edildiğini, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ve ayıptan dolayı başkaca bedel indirimi ve değer kaybı tazminine ilişkin her türlü alacak ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; Davalı tarafından eksik ve ayıplı iş yapılması nedeniyle davacının İdari Hizmet Binası'na giren yağmur suyundan dolayı taşınmazda oluşan maddi hasarların giderimi için, Antalya serbest piyasa rayiçlerine göre, Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik sayılı dosyasında yapılan keşif ile düzenlenen ... tarihli delil tespiti bilirkişi raporunda belirtilen; ....-TL. İnşaat imalatı; ....-TL. mobilya imalatı olmak üzere; ....-TL.'den az olmamak üzere maddi tazminata hükmedilmesini, hükmedilecek tazminat tutarına tespit tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini, Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası tespit masrafları olan 7.029,30.-TL. nin de davalıdan tespit tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ayrıca fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş sayılı dosyası bilirkişi raporunda da yer alan, yüklenicinin taahhüdünde olduğu halde, tespit tarihinden önce davacı şirket tarafından yapılan harcamaların yüklenicinin hak edişinden kesilmesi gerektiği tespiti doğrultusunda; ....-TL. tutarın yüklenicinin hak edişinden indirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini, davacının ileri sürmüş olduğu iddiaların tamamen hukuki dayanaktan yoksun ve soyut olduğunu, bu iddiaların gerçeği hiç bir yönüyle yansıtmadığını, önemle belirtmek gerekirse işin yapılacağı yerin Antalya Havaalanının içi ... denilen bir bölgede olduğunu, mezkur iş sahasına giriş çıkışın ... yetkililerinin onayı ile yapıldığını, gerek Atölye, Ramp binaları gerekse de İdare Hizmet Binasının çatısında yapılacak olan tüm işlemlerin davacı şirketin yetkilileri ve onların onayı ile gerçekleştiğini, kendilerinin bilgisi ve onayı olmadan mezkur iş sahasında bir çivi dahi çakılmadığını, davalı ile ... A.Ş. ... içerisinde bulunan ... İstasyonu'nun Ramp, Atölye ve İdari Hizmet amacıyla üç ayrı binasında çatı izolasyonu yapılması hususunda ihale ile anlaştığını, üç ayrı binada çatı sürme izolasyon işlerinin yapımı için sözleşme imzalandığını, mezkur sözleşme gereği Ramp ve Atölye binalarındaki izolasyon işlemleri kusursuz, sözleşmeye uygun şekilde bittiğini; idari hizmet binasına geçildiğini, davacının direk yaşanan hadisenin gerçekleştirmiş olduğu sonuca geçerek tamamen davalının kusurlu gösterdiğini; kendisine yarar sağlamayı amaçladığını, yaşanan Su Basma Zafiyeti tamamen ... A.Ş. ile ilgili istasyonda görevlendirdikleri şirketin çalışanlarının ve yetkililerinin kusuru ve de daha önce binada var olan hasar ve sorunlu bölgeler nedeniyle gerçekleştiğini, davalı İdari Hizmet Binasında işe başlamaya gittiğinde ... A.Ş. Yetkilileri çatıdan bir parça alınmasını istediğini, parçanın alınmasının sebebi ise mezkur binanın daha önce su zafiyeti sorununun olmasından kaynaklandığını, işe başlanmadan önce mezkur idari binanın çatısının bir çok bölümünde kusur bulunduğundan bu gibi hasarların onarımı için firma tarafından ihale yapıldığını, tüm çatının sökülmesi firmanın yetkililerinden ... tarafından emir ile istendiğini, ayrıca davacı firma tarafından düzenlenmiş olan bilgi raporunda da binanın 1 gün içinde davalı ve çalışanları tarafından açıldığının söylendiğini, bu hususunda gerçeği yansıtmadığını, Havaalanı yetkilileri yine durumu kendi bildikleri gibi değerlendirip çatının bu sefer sera brandası ile kapatılmasını ve daha sağlam şekilde desteklenmesini, uçak takozlarıyla ağırlık konularak sağlamlaştırılmasını istediklerini, davalı en azından gider kanalların saç ile kapatılmasını tavsiye etse de Firma yetkililerinden, Genel Müdür ...’nn baskı ve onayı ile mezkur çatıya gerekli sera brandası serildiğini; taraflar arasında yapılacak olan iş sonucunda meydana gelebilecek herhangi bir olumsuzluk halinde allrisk sigortası yapıldığını, meydana gelen olay hasebiyle ilgili sigortaya başvuru yapılıp ekspertiz çağrıldığını, eksper raporu gereğince davalının kusursuz olduğu çatının tamamının sökülmediği çatıda eskiden var olan kusurlar ile mevcut sandviç panelindeki zararların olduğu içeride oluşan hasarı ... A.Ş. sigortasının idaresinde olduğu bilgisi geçildiğini ve Firmanın ortak belge paylaşımında bulunulması istendiğini, meydana gelen hasar davalının yerine getirdiği hizmetten kaynaklanmayıp tamamen yapıda daha önceden bulunan sıkıntılar ile söz geçiremedikleri firma yetkililer yüzünden oluştuğunu, davalının üzerine düşen tüm sorumlulukları ve hizmetini gereği gibi yerine getirdiğini, işin teslimi ilgili firmaya yapılmak istenmişse de firmanın işi teslim alamadığını, akabinde davalı bitirdiği iş nedeniyle sahadan ayrıldığını, ilgili Firma yetkilileri daha sonra yapmış oldukları hiç bir testten davalının sorumlu tutamayacağını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ile vekaletname ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyelerin tebliğ edildiği, taraf teşkilinin sağlandığı görülmüştür.
Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Ticaret Sanayi Odasına, Vergi Dairesine davalının tacir olup oladığı hususunda yazılan müzekkerelere gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Beyoğlu ... Noterliğine müzekkere yazılarak keşide edilen "Hasarın tespiti ve sigortacıya ihbar" konulu 29/12/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname, 22/12/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname, 13/01/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname örnekleri ve tebliğ tarihlerini gösterir tebliğ şerhleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Vergi Dairesine müzekkere yazılarak dava konusu faturalara ilişkin, mal veya hizmet satımı ile ilgili beyannameli satış formları (BA ve BS formları) sureti ile varsa bunlarla ilgili düzeltme beyannameleri ve diğer beyanname suretlerinin, bildirimlerin ve diğer belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, davacı tarafından davalının eksik ve ayıplı imalatı nedeniyle bedel indirimi talebinde bulunduğu görülmüştür.
Dava, TBK 475 vd. Maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, bu tür davalarda görev hususu, genel hükümlere göre tespit edilir.
Mahkemelerin görevi dava şartıdır. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere ise dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan/YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 303) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Görev kuralları kamu düzenindendir ve re'sen dikkate alınır, dava şartıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/17-1097 esas, 2019/458 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hâlinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir.
Belirtmek gerekir ki; Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir (TTK m. 11) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.(TTK m. 12). TTK’nin Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 10 uncu maddesine göre, TTK’nin 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen Cumhurbaşkanı kararı (Bakanlar Kurulu kararı) çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemeler uygulanır.
Resmi Gazetenin 21.7.2007 tarih ve 26589 sayısında yayınlanan Bakanlar Kurulu’nun 2007/12362 Karar sayılı Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin 18.6.2007tarihinde alınan kararının “Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımı” başlıklı 1 inci maddesi aynen;
“ .. (1) 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından;
a) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğinikazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkârlar odalarına kaydedilmeleri, Ancak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması,
b) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri,….”şeklindedir. Ayrıca, 5362 sayılı kanuna göre; Esnaf ve sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseleri ifade eder.
Vergi usul kanununun 177 inci maddesinde belirtilen hadler, uygulamada yardımcı olmaktadır.
Denetime elverişlilik açısından;
Vergi usul kanununun 177 inci maddesi gereği, bilanço esasına göre defter tutma hadleri; (177/1 gereği) alış tutarı kalemlerinde, 2016 yılı ... TL, 2017 yılı ... TL, 2018 yılı ... TL, 2019 yılı ... TL, 2020 yılı ... TL, 2021 yılı için ise ... TL, 2022 yılı ...'dir. Satış tutarı kalemlerinde, 2016 yılı ... TL, 2017 yılı ... TL, 2018 yılı ... TL, 2019 yılı ... TL, 2020 yılı ... TL, 2021 yılı ise ... TL, 2022 yılı ... TL'dir. Kanunun 177/2 maddesi gereği, yıllık gayrisafi iş hasılatı hadleri; 2016 yılı ... TL, 2017 yılı ... TL, 2018 yılı ... TL, 2019 yılı ... TL, 2020 yılı ... TL, 2021 yılı ... TL, 2022 yılı ... TL'dir. Kanunun 177/3 maddesi gereği, 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde İş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı hadleri; 2016 yılı için ... TL, 2017 yılı için ... TL, 2018 yılı için ... TL, 2019 yılı için ... TL, 2020 yılı için ... TL, 2021 yılı için ... TL, 2022 yılı ... TL'dir.
Somut olaya dönülecek olursa; davacı taraf işi ihale ile ...-... şahıs şirketine verildiğini beyan etmiştir. Ticaret şirketlerinin tacir olduğu husunda bir tartışma yok ise de ...-... adı altında bir şirketin olmadığı görülmüştür. Kaldı ki, şirketi ortağı sıfatı uyuşmazlıklarda tek başına tacir sıfatını göstermez.
Önemle belirtmek gerekir ki ilgili oda kayıtları sıfatın tespiti açısından önemli ise de Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2016/19360 Esas, 2018/7312 Karar sayı ve 28.06.2018 tarih; Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 2014/42056 Esas, 2014/40558 Karar sayı ve 16.12.2014 tarih vb. içtihatlarında öngörüldüğü üzere; "Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez." Bu nedenle, mahkememizce VUK m. 177 çerçevesinde değerlendirme yapmak için vergi dairelerine de yazı yazılmıştır.
Mahkememizce, tacir araştırması yaptırılmıştır. İzmir Torbalı Vergi Dairesi Müdürlüğünün 22/05/2023 tarihli yazısında; davalı ...'ın 24/10/2018 tarihinde gerçek usulde ve işletme hesabı esasına göre vergilendirilmek üzere faaliyetine başladığı belirtilerek, mükellefe ait vergi beyannameleri dosyamız içerisine gönderilmiştir. Verilen beyannamelerden yukarıda belirtilen tutarları aşan tacir olduğunu gösteren alış ve satış tutarlarının bulunmadığı görülmüştür.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazısında da; davalının faaliyet durumunun 24/06/2014 tarihi itibariyle terk olduğu, İzmir Esnaf ve Sanatkar Odasında da kaydının bulunmadığı görülmüştür.
Uyuşmazlık mutlak ticari davaya vucut vermemektedir. Tarafların da tacir olduğuna ilişkin dosyada bir belge bilgi yoktur. Bu yönüyle nispi ticari dava da söz konusu değildir. Yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin dava da mevcut değildir.
İhtisas mahkemesi olan ticaret mahkemesinde davanın görülmesi için bu belirlemelerin net olarak yapılması gerekmektedir. Bu hususlar doğrultusunda dosyada mahkememiz görevli değildir. Uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkeme genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesidir.
Tüm açıklamalar ışığında, görevsizlik nedeni ile davanın usulden ret kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1- Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3-Dava dosyasının süresi içinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda, harç ve yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair; davacı vekilinin davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır