WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

ANTALYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/233
KARAR NO : 2023/507
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/03/2023
KARAR TARİHİ : 12/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten ... plakalı ... marka ... şase numaralı aracı ... TL bedel karşılığında ... tarihinde ikinci el olarak satın aldığını, müvekkili adına ... tarihli ... yevmiye numaralı ... Noterliğince düzenlenen Araç Satış Sözleşmesi vesilesiyle tescil edildiğini, aracın satışı esnasında müvekkiline karşı aracın herhangi bir arızası ve ayıbı olmadığının beyan edildiğini ve bu beyanlar doğrultusunda satış gerçekleştiğini, söz konusu satıştan aracın ithal araç olduğunun ortaya çıktığını ve söz konusu araç üzerine ... tarafından satılamaz şerhi konulduğunu, bu durumun müvekkili tarafından ... tarihinde öğrenildiğini, ... tarihinde arabulucuya başvurduklarını ve yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşmanın sağlanamadığını, gizli ayıplı malın satışı hususunda Borçlar Kanununda ayıba karşı tefekkül hükümleri neticesinde ayıbın bilinmemesi halinde bile sorumluluğunun bilindiğinin açık olduğunu, davalı yanın kendisinin de bu durumu bilmediğini, devletin denetimi ve sorumluluğunda olan trafik kayıtlarına güvendiğini söyleyerek TBK'dan kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmemesi hukuka ve hakkaniyete aykırı düştüğünü belirterek, gizli ayıplı aracın davalılara iadesine ve araç bedelinin satış tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin
karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; hukuki dayanaktan yoksun ve haksız davanın reddi gerektiğini, dava konusu aracın ... tarihinde davacı tarafa ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile usulüne uygun olarak devredildiğini, devirden itibaren davanın açıldığı tarihe kadar yaklaşık 6 senelik bir zaman dilimi geçtiğini, buna rağmen ... tarihinde aracın ithal olduğunun öğrenildiğinden bahisle gizli ayıp iddiasında bulunulması hem hayatın olağan akışına aykırı hemde kötü niyetli olduğunu, 6098 sayılı TBK'nun 233 maddesinde "alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır, ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır" hükmü bulunduğunu, somut olayda aradan yıllar geçtiği göz önüne alındığında davacı yanın iş bu madde hükümlerine riayet etmediğini, husumet itirazında bulunduklarını, davacının ayıbı çok önceden öğrendiğini, müzekkere cevaplarından da görüldüğü üzere davacı vekilinin ... tarihinde söz konusu madde metninden yararlanmak için ... Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğunu, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile araca el koyma kararının konulduğunun belirtildiğini, buna rağmen dava dilekçesinde iddia edilen şerhin ve durumun ... tarihinde davacı yan tarafından öğrenildiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu ve mahkemeyi yanıltıcı beyanda bulunduğunu, davacının iddia ettiği zararın kendi kusuru sebebiyle ortaya çıktığını ve davacının kendi kusurundan da davalı müvekkilinin sorumlu tutulmayacağını belirterek, davacının davasının reddi ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ayıplı araç satışı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
... Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile ... plaka sayılı araç için satıcı ... AŞ ile alıcı ... Ltd Şti arasında dava konusu aracın satış işlemlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık ticari satım sözleşmesinden kaynaklı, ... plaka sayılı aracın ... İdaresi tarafından satılamaz şerhi nedeniyle gizli ayıplı olup olmadığı, davacının seçimlik hak talebinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
TBK'nın 207. Maddesinde satış sözleşmesi düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.
Satış sözleşmelerindeki ayıba ilişkin hukuki düzenleme ise TBK'nın 219. Maddesindeki düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." denilmektedir.
Ayıba ilişkin sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olmasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir. Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken bir ayıp söz konusu ise ya da satıcı ağır kusurlu ise TBK'nın 225. maddesine göre, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.
Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti TTK'nın 21/1-c. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre “ Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için bu durumu bu süre içerisinde satıcıya bildirmeye mecburdur.” Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK'nın 21/1-c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde TBK'nın 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. TBK'nın 223. maddesinde ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.Ayıba ilişkin sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olmasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir. Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken bir ayıp söz konusu ise ya da satıcı ağır kusurlu ise TBK'nın 225. maddesine göre, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.
Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti TTK'nın 23/1-c. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre “ Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için bu durumu bu süre içerisinde satıcıya bildirmeye mecburdur.” Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK'nın 21/1-c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde TBK'nın 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. TBK'nın 223. maddesinde ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması aksi halde alıcının malı ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
TBK'nın 227. Maddesine göre; Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Karar sayılı ilamında, "dava satış sözleşmesinde ayıplı aracın iadesi veya bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı mali teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa bu 2 ve 8 günlük süre içinde durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Somut olayımızda dava konusu araç, davacı alıcıya ... tarihinde teslim edilmiştir. Davacı vekilinin dosya içindeki beyanı ve ihtarname içeriğinden de araçtaki yapıların aynı gün öğrenildiği ayıp ihbarının ise ... tarihinde yapıldığı anlaşımış olup, açıklanan ilkeler uyarınca ihbar yükümlülüğünün süresinde yerine getirilip getirilmediği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sebebiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir." şeklinde belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, tarafların ... tarihinde ... plakalı araç satış sözleşmesini imzaladıkları, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa göre ... Vergilerinin Eksik Ödenmesi nedeniyle başlatılan bir soruşturma veya kovuşturmaya konu kara taşıtlarının sahiplerine iadesine ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelik kapsamında işlem tesis edilmesinin talep edildiği, 5607 sayılı yasaya muhalefetten ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında tedbir şerhi işlendiği, 5607 sayılı Kanunun Geçici 11. Maddesi ve Yönetmeliğin 5. Maddesinin 3. Fıkrasına göre ilk iktisapta ödenmesi gereken ÖTV tutarının %25'ine isabet eden tutarın ... ... Müdürlüğü aracılığı ile ... Ltd. Şti yetkilisine ... tarihinde elden tebliğ edildiği, Davacı ... vekili Av ... tarafından ... tarihinde 5607 sayılı yasanın 11. Maddesi hükümlerinden yararlanmak istediklerine dair talep dilekçesinin ... Müdürlüğü'ne ibraz edildiği, yine ... tarihinde ... ... Müdürlüğü'ne yapılan başvuru ile eksik vergilerin ödeme taleplerinin sunulduğu görülmekle, davacı tarafın dava konusu ettikleri ayıp iddiasından davadan çok önce haberdar olduğu ve yasada belirlenen süreler içerisinde satıcıya ihbarda bulunulmadığı anlaşıldığından süresinde ayıp ihbarı yapılmaması ve davacının basiretli davranma yükümlüğünü yerine getirmediği, gizli ayıp iddiasında dayanak vergi ödemelerinin bulunduğu davacının da ... tarihinden beri bilgisi dahilinde olduğu anlaşılmakla haksız bulunan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Dava Tüketici Mahkemesinde açıldığından ve dava açılışta peşin ve başvuru harcı alınmadığından 179,90 TL başvuru harcı ve 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 449,75 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Karar tarihindeki AAÜT. Gereğince 9.200,00 TL.maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 680,00 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere gösterecekleri bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'un yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2023

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza