WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

ANTALYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/229 Esas
KARAR NO : 2024/260
DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/03/2023
KARAR TARİHİ : 28/03/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile müvekkil aleyhinde icra takibi başlatıldığını, itiraz edilmek suretiyle takip durdurulduğunu, tacir konumundaki dava dışı ... isimli kişinin davalı kooperatif aracılığıyla ... Bankasından çekmiş olduğu ticari krediye kefil olduğundan bahisle, davalı tarafından, müvekkil ... hakkında icra takibi başlatıldığı ise de, söz konusu kefalet sözleşmesi ve kefillik işlemleri usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kefalet sözleşmesinde, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ve kefalet tarihi müvekkil ... tarafından el yazısı ile yazılmadığını, kefalet sözleşmesi yapılmasına ...'un eşi ...'un muvafakati bulunmadığı gibi, işbu hususta ...'un yazılı muvafakati de alınmadığını, Antalya Genel İcra Md.nün ... E. sayılı dosyasıyla yapılan takipte davacı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine; kötü niyetli davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine; yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı borçlu olan ..., davalı müvekkil ... 28/02/2017 tarihli ... bedelli işletme kredisi kullandığını, borçlu ...'da işbu krediye müşterek müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla krediye kefil olduğunu, düzenlenen işbu kredi sözleşmesi ile ödenmesi gereken ama ödenmeyen taksit tutarları borçlular tarafından ... Bankası'na ödenmemesi nedeniyle banka yetkisini kullanarak taksit tutarını faiziyle birlikte müvekkilinin hesaplarından çekildiğini, sözleşme hükümleri gereğince müvekkili, ödenmeyen işletme kredisi taksitlerin tamamından sorumlu olan davalı ve dava dışı ... 'a karşı Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile yasal takibe geçtiğini, ... Bankası A.Ş. Kooperatif Kredileri Sözleşmesi'ne Ek Muvafakatname ve Taahhütname başlıklı sözleşmesi açıkça davalının, kooperatife karşı olan sorumluluğunu ortaya koyduğunu, davacının müvekkili ve ... Bankası A.Ş. İle imzalamış olduğu sözleşmelerdeki imzaların kendisine ait olduğunu, 27.12.2006 tarihli 5570 sayılı yasa uyarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde kefalet için eş rızası aranmayacağını, bu nedenlerle davacının haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72 maddesi gereği menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B. İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, davalının dayandığı hukuki ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davalı alacaklı varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiden kendi lehine çıkar sağlamak durumunda olduğundan, bu ilişkinin varlığının borçlu tarafından inkar edilmesi halinde, ilişkinin mevcudiyetini ispat etmek davalı alacaklıya düşer. Fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer .
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur.
Tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dava dışı banka ile davalı ortağı ... arasında kredi sözleşmesinin imzalandığı, krediye sözleşmesine davalı ... ve davacı ...’un 01.03.2017 tarih 28.000,00 -TL kefalet tutarı üzerinden müteselsil kefil oldukları, dava dışı ...’ın kooperatif kredisi taksitlerini ödeme planına göre vadelerinde ödemediği ve vadesi gelen taksitlerin banka tarafınca kredinin müteselsil kefili davalı kooperatif hesabından tahsil edildiği buna karşılık davalı kooperatifin davacı ile dava dışı ... aleyhine takibe başladığı anlaşılmaktadır.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... karar sayılı ilamı ile kefalet sözleşmesindeki yazıların davacının elinden çıkmadığı gerekçesi ile yargılamanın iadesi talepli davada alınan bilirkişi raporu ile kredi sözleşmesindeki azami miktarın ve adresin davacının eli ürünü olmadığı tespit edilerek kooperatif tarafından açılan itirazın iptali davasının reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas.. karar sayılı ilamı ile de kefalet sözleşmesindeki yazıların davacının elinden çıkmadığı gerekçesi ile yargılamanın iadesi talepli davada alınan bilirkişi raporu ile kredi sözleşmesindeki azami miktarın ve adresin davacının eli ürünü olmadığı tespit edilerek kooperatif tarafından açılan itirazın iptali davasının reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Eldeki asıl ve birleşen dosyalarda dava konusu kefalet sözleşmesinin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... karar sayılı ilamında bahsi geçen, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... karar sayılı ilamında bahsi geçen kefalet sözleşmesi ile aynı kefalet sözleşmesi olduğu, sözleşmede yer alan azami miktarın ve adresin davacının eli ürünü olmadığına eldeki davadan önce kesin olarak karar verilmekle bu konuda yeniden araştırma yapılmasına gerek görülmeden dava konusu kefalet sözleşmesindeki yer alan azami miktarın ve adresin davacının eli ürünü olmadığı kabul edilerek davacının kefalet sözleşmesine dayanan borçtan dolayı davalıya borcu olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
A)Asıl Dava Yönünden:
1-Davanın KABULÜ İLE; davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar kesinleştiğinde dosya arasında bulunan başka mercilere ait dava dosyalarının mercilerinde iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 740,86 TL nisbi harçtan davacının yatırdığı 185,22 TL peşin harç, 114,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 299,22 TL’nin mahsubu ile kalan 441,64 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç 299,22 TL’ nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam 2.672,25 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
7-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan 10.845,65 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
B)Birleşen Dava Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Yönünden:
1-Davanın KABULÜ İLE; davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 422,03 TL nisbi harçtan davacının yatırdığı 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 242,13 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç 179,90 TL’ nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davada yapılan masraflarla ilgili birleşen dosyada karar verildiğinden karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan 6.178,23 TL mnisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/03/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır