WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

ANTALYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/221
KARAR NO : 2024/408

DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/03/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağa istinaden ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası kapsamında davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra dosyasının davalıya tebliği üzerine davalı tarafından takibe konu alacağın ... TL tutarı ... tarihinde davalı şirket banka hesabına ödenmiş olup bu hususun taraflarınca bir dilekçe ile İcra Müdürlüğüne bildirildiğini, davacı şirket muavin defterlerine göre davalı tarafından yapılan bu ödeme üzerine davalının ...-EURO bakiye borcu kaldığını, ne var ki ödemenin yapılmasından sonra davalı şirket vekili tarafından ... tarihinde icra dosyasına sunulan dilekçe ile "borcun asıl alacağına, takibe, borca, imzaya, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, yetkiye, borcun ferileriyle birlikte tamamına" itiraz edildiğini, bunun üzerine ... tarihinde İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildi itiraz dilekçesi ya da takibin durdurulması kararının taraflarına tebliğ edilmediğini, davalı vekili tarafından icra dosyasına sunulan dilekçede "Vekil eden şirket, alacaklı olduğunu iddia eden tarafa ... tarihinde, ödeme emri tebliğ edilmeden önce ticari ilişkileri kapsamında ödeme yapmıştır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi vekil eden şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmamaktadır." ifadesi bulunmakta olduğunu, buradan da anlaşılacağı üzere icra dosyasına konu alacağın varlığının davalı şirket vekili tarafından icra müdürlüğü huzurunda ikrar edildiğini, davalı Şirket tarafından ... tarihinde ödeme yapılmış olduğu hususuna herhangi bir itirazları bulunmadığını, bu ödemenin davacı şirket tarafından alındığının icra dosyasına zaten taraflarınca da bildirildiğini, ancak icra takibinin başlatılmasıyla davalı şirketin asıl alacaktan hariç faiz, takip giderleri ve vekalet ücreti bakımından da sorumluluğunun doğmakta olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 15'inci maddesi uyarınca "bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur". bu kapsamda dosyada mevcut ve /veya hesaplanacak olan başvurma harcı, masraflar, tahsil harcı, cezaevi harcı, vekalet ücreti gibi alacak kalemlerinin de davalı şirketin sorumluluğunda olup ödeme emri tebliğ alındıktan sonra ödeme yapılarak borcun tamamına itiraz edilmesinin davacı şirketin hak kaybına uğramasına yol açmakta olduğunu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi veya edilmemesi, başvurma harcı ve masraflar bakımından önem arz etmemekte olup bunların borçludan tahsili için takibin ödeme tarihinden önce başlatılmış olmasının yeterli olduğunu, tahsil harcı ve vekalet ücreti bakımından da sorumluluğun davalıya ait olduğu hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte bu kalemler bakımından yalnızca oran ve tutar hesaplaması yapılabilmesi için ödemenin ödeme emrinin tebliğinden önce veya sonra yapıldığı hususlarının tespitinin gerekmekte olduğunu, her ne kadar davalı vekili itiraz dilekçesinde "... tarihinde, ödeme emri tebliğ edilmeden" ödeme yapılmış olduğunu belirtmekteyse de ödeme emri de ... tarihinde Davalı şirkete tebliğ edilmiş olup tahsil harcı ve vekalet ücreti hesaplaması yapılabilmesi için ödemenin, ödeme emrinin tebliğinden önce mi yoksa sonra mı yapıldığının tespitinin gerekmekte olduğunu, bu husus ise tebligata ilişkin saat bazlı teslimat detaylarının ...'den ve ödeme işleminin yapıldığı saatin ...'dan sorularak belirlenebileceğini, görüleceği üzere her ne kadar asıl alacağın ...-TL tutarı davalı tarafından davacı şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği gün ödenmişse de kalan tutar ile bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyen faiz, icra takip harçları ile masrafları ve vekalet ücretinden borçlunun sorumlu olduğunu, davacı Şirketin davalıdan kalan alacak tutarı olan ...-EURO bakımından itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca tüm dosya alacağı bakımından takip tarihinden itibaren işleyen faiz, icra takip harçları ile masrafları ve vekalet ücreti bakımından da itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin gerektiğini, konuyla ilgili davacı adına ... tarihinde Antalya Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulmuşsa da yapılan görüşmelerden olumlu bir netice alınamadığını ve uyuşmazlığın ... - tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davalının itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında ... faaliyeti kapsamında ticari ilişki mevcut olduğunu, davalı şirketin ... olup yurt dışından gelen ... yani yer hizmetleri sağlayıcısı olduğunu, davalının yurt dışından gelen misafirlerin konaklama, ulaşım ve transfer dahil olmak üzere tüm hizmetlerini karşılamakta olduğunu, yurt dışından gelen turistlerin konakladığı davacı şirkete ait otelin ise ... usulüne göre satılmakta olduğunu, yani gelen turistler için davacı şirkete ait otelde uygun oda olup olmadığı belirtilir daha sonrasında konaklama yaptırılır ve gerekli ödemenin davacı şirketin bildirimi üzerine davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, huzurdaki dosyada; davalı şirkete davacı şirket tarafından yapılan herhangi bir bildirim bulunmadığından davalı şirket açısından temerrüdün şartlarının oluşmadığını, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer, borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır." Şeklinde olduğunu, davacı şirketin, davalı şirkete yönelik herhangi bir bildirimi olmamakla birlikte muacceliyet şartı sağlanmadan kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, nitekim icra takibinden önce herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde de bildirimde bulunduğuna ilişkin herhangi bir belge de belirtmediğini ve delil olarak dayanmadığını, huzurdaki dosyada yapılan yargılamanın basit yargılama usulüne göre yürütüldüğünden davacı tarafın dava dilekçesinde ve eklerinde belirtme hususlara ilişkin iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında muvafakatleri olmadığını bildirdiklerini, davalı şirket tarafından ödeme eksiksiz yapılmış olup davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı şirketin davacı tarafından başlatılan takipteki vekalet ücreti ve takip masraflarında sorumlu olmadığını, davacı tarafından yapılan ödemelere ilişkin belirtmemiz gerekirse; davacı şirketin ... tarihli, ... Numaralı fatura açıklamasında döviz cinsinin EURO olarak belirtilmiş, döviz kurunun da ... ve döviz miktarı da ... EURO olarak belirtildiğini, ilgili faturanın da TL karşılığının da ... TL olduğunu, ilgili faturanın hizmet açıklamasının da; "... (...)(...)" şeklinde olduğunu, fatura düzenlenirken ödeme yapıldığı tarihteki kur bilgilerinin esas alınarak türklirasına çevrildiğini, nitekim fatura içeriğinde yer alan kur bilgilerinde de bu durumun davacı şirket tarafından kabul edildiğinin açık olduğunu, ... tarihine ait Merkez Bankası kur bilgilerine göre EURO için döviz alış kuru ... TL, EURO için döviz satış kuru-...TL olduğunu, ticari teamüller gereği döviz cinsinden düzenlenen faturaların Türk Lirası cinsine çevrildiğinde döviz alış kuru üzerinden değerlendirilmesi gerekmekte iken davacı tarafından döviz alış kurunun belirlendiğini ancak buna rağmen vekil eden şirket tarafından eksiksiz ödeme yapıldığını, şöyle ki; ... *...' ...TL olduğunu, davalı şirketin ... tarihinde gerçekleştirdiği ...USD bedelinde ... dan davacı şirketin hesabına yapılan ödemeye ilişkin dekontun ekte olduğunu, ... tarihine ait Merkez Bankası kur bilgileri; USD için döviz alış kuru ... TL — USD için döviz satış kuru-... TL olduğunu, ticari teamüller gereği döviz cinsinden düzenlenen faturaların Türk Lirası cinsine çevrildiğinde döviz alış kuru üzerinden değerlendirilmesi gerekmekte iken davacı tarafından döviz alış kurunun belirlendiğini, ancak buna rağmen vekil eden şirket tarafından eksiksiz ödeme yapıldığını, Şöyle ki; ... TL/... USD- ... olduğunu, davalı şirket tarafından da yapılan ödemenin ise ... USD bedelinde olduğunu, bu durum da davalı şirketin eksiksiz ödeme yapıldığını göstermekte olduğunu, hatta ve hatta davacı şirket tarafından ticari teamüllere aykırı davranılmasaydı davalı edenin fazla ödeme yaptığının bile görüleceğini, ancak ilgili ödemenin davacı tarafın muavin defterine EURO cinsinden eksik kaydedilerek ... EURO olarak belirtildiği davalı şirketin davacı şirkete ;... EURO-... EURO-... EURO bakiye borcunun olduğunun iddia edildiğini, davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine konu edilen bedelin ise ... EURO olup ilgili bedel ödemesinin davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, ödemeye yapıldığına dair evrakın Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas Sayılı dosyada itiraz dilekçesinin ekinde sunulduğunu, davacı tarafın kendi düzenlediği faturadaki döviz tutarını ve ödeme yapıldığı tarihteki kur bedelini değiştirerek kötü niyetli olarak muavin defterde davalının tarihteki kur bedelini değiştirerek kötü niyetli olarak muavin defterde davalının borçlu olduğunu iddia ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davalı şirketin ... EURO kapsamında borcu olduğu varsayılsa bile davalı şirket tarafından yapılan ödeme, ödeme emrinin tebliğinden önce gerçekleştirildiğinden sayın Mahkemenizce verilecek itirazın iptali kararının ... £URO olarak devam ettirilmesi ve davalı şirketin takip masrafları, vekalet ücreti ile borçtan sorumluluğunun ... EURO olarak sınırlı kalması gerekmekte olduğunu, Nitekim davacı taraf, dava dilekçesinde açıkça; ... tarihinde vekil eden şirket tarafından ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir itirazı olmadığını, davacı tarafça da dosya hesabının ... euro üzerinden devam ettirilmesi gerektiği kendi dava dilekçesinde vurgulandığını belirterek, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası incelenmiş; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, ... EUR alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya ... günü tebliğ edildiği, borçlunun aynı tarihte bir kısım ödeme yaptığı gibi ... tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır.
Davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmekle öncelikle yetki hususunun değerlendirilmesi gerekmiştir.
İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun'un 10. maddesinde de sözleşmeden doğan davalar için, ayrıca, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir. Diğer yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda, aksi kararlaştırılmadıkça para borcu, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden, alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
Yasal dayanakları ortaya koyularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalı tarafça akdi ilişki inkar edilmemiştir. Faturaya dayalı alacak için alacaklının ikametgahında da takip yapılabileceğine göre, Antalya İcra daireleri ve Antalya Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu kanaatine varılarak işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Tarafların ticari defter ve belgeleri istenilmiş tarafların ticari defterleri sunması üzerine tarafların ticari defterleri incelettirilmiş, deliller toplanmış ve bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, Mali Müşavir bilirkişi 06.12.2022 tarihli raporunda sonuç olarak;
"- Davacı tarafından davalı aleyhine ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Sayılı dosyası ile aşağıdaki şekilde icra takibi başlatılmış olduğu,
- Sayın mahkemenizce ... den istenen müzekkereye ilgili kurumun cevabi yazısında icra tebligatının ... de ...'de ... a tebliğ edildiğinin bildirildiği,
- Davalının ... tarihinde saat ... da davacıya ... USD ödeme yapıldığı ödemenin icra tebligatının tebliğ saatinden sonra yapılmış olduğu,
- Davacının 2022 yılı e-defterlerinin süresi içerisinde vergi dairesine gönderildiği,
- Davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi ... itibari ile davacının davalıdan ... TL karşılığı ... alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu takibinde bu tutar üzerinden başlatıldığı, davalıca takip tarihinden sonra ... TL karşılığı ... ödeme yaptığı davalı aleyhine... TL kur farkı kaydı girildiği ve ... itibari ile davacının davalıdan ... TL karşılığı ... alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu,
- Davalının 2022 yılı e-defterlerinin süresi içerisinde vergi dairesine gönderildiği,
- Davalının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi ... itibari ile davalının davacıya ... TL karşılığı ... euro ... hesapta borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, takip tarihinden sonra ... tarihinde davalıca ... TL karşılığı ... ödeme yapıldığı ... hesaptan ... TL karşılığı ...'nun ... hesaba virmanlanarak ... itibari ile hesap bakiyesinin sıfırlandığı,
- Davacı ve davalı kayıtları karşılaştırıldığında davacının düzenlediği tüm faturaların davalının kayıtlarında yer aldığı, davalının yaptığı ödemelerinde her iki tarafın kayıtlarında yer aldığı, ancak davalının ... tarihinde yaptığı ... TL ödemenin davacı kayıtlarına ... olarak kayıtlı olduğu davalı kayıtlarına ise ... olarak kayıtlı olmasından kaynaklandığı,... TL'nin ... tarihindeki merkez bankası döviz alış kurunun davacı kayıtlarındaki gibi ... TL olduğu davalı tarafında ise bu kurun ... TL olarak esas alındığı farkın bundan kaynaklandığı bu nedenle davalının ... tarihinde yaptığı ödemeyi TL mi yoksa ... mu yaptığını gösterir dekontu sunması gerektiği eğer ödeme Euro olarak ... yapıldı ise davalının takip tarihindeki borcunun ... Euro olacağı ve ... de takibin kendisine tebliğ edildiği saatten sonra ... USD karşılığı ... ödeme yapmış olduğu ana para borcunu ödemiş olduğu ancak ödemenin icra tebliğ alındıktan sonraki saatte yapılmış olması nedeni ile icra takip ve vekalet ücreti yönünden takibin devam edip edemeyeceğinin takdirinin sayın mahkemenize ait olacağı, eğer davalının ... de yapmış olduğu ödemenin ... TL olarak yapılmış olması durumda ise ... de takibin kendisine tebliğ edildiği saatten sonra ... USD karşılığı ... ödeme yapmış olmasından ötürü kalan ana para borcunun ... olacağı ve takibin bu tutar üzerinden devam edeceği,
- Sayın mahkemenizce davacının alacaklı olacağı kanaatine varılacak olunur ise davacı yanın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz talep edebileceği," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce davalı tarafça sunulan ... tarihli ödeme dekontunda ödemenin USD cinsinden yapıldığı görülmekle, esas alınacak kur karşılığında farklılık ve hesaplamalar nedeniyle ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi 10.04.2024 tarihli ek raporda özetle;
"-Davalının ... de yapmış olduğu ödemenin ... USD olduğu bu ödemenin ... tarihindeki merkez bankasındaki esas alınması gerekli olan Euro/Usd çapraz kurunun ... olduğu, davalının ... USD ödemesinin (... USD/ ...) ... Euro'ya denk geldiği davacının kayıtlarındaki Euro tutarın doğru olarak kayıt edilmiş olduğu,
-Kök raporumuzda da belirtmiş olduğumuz gibi davalının ... de yapmış olduğu ... USD ödemenin ... TL'ye denk geldiği (ödemenin yapıldığı tarihte 1USD:...TL ...USD*...TL-...TL) — davalının ... de takibin kendisine tebliğ edildiği saatten sonra ...USD karşılığı ...Euro ödeme yapmış olmasından ötürü kalan ana para borcunun ... Euro olacağı ve takibin bu tutar üzerinden devam edeceği,
-Davacı yanın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz talep edebileceği," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Uyuşmazlık davacının faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, ödeme ve kur farkından kaynaklı bakiye alacak talebinin yerinde olup olmadığı, davalının itirazlarında haklı olup olmadığının tespitine ilişkindir.
6100 sayılı HMK 222. maddesine göre, " "1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." düzenlemesi mevcut olup, tarafların ticari defterlerini usulüne uygun olarak tuttuğu anlaşılmıştır. Davacının düzenlediği tüm faturaların davalının kayıtlarında yer aldığı, yine davalının yaptığı ödemelerin de her iki tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davalının ... tarihinde yaptığı ödemenin ... USD olduğu, takibin Euro para cinsinden başlatıldığı ve davalının ödemeyi USD olarak yaptığı, aradaki farkın kur farkından kaynaklandığı ve davacının ... Euro tutarında alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı seçimlik hakkını yabancı para alacağı yönünde talep ettiğinden isteyebileceği faizin 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faiz olabileceğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 E. 2016/10949 K. Sayılı ilamında " Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi" gerektiği belirtilmiş olmakla asıl dava dosyası yönünden hükmedilen yabancı para cinsinden alacağın %20'si oranında icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20/01/2014 tarih, 2013/17128 Esas 2014/1545 Karar sayılı ilamında; "Yabancı para alacağı ile ilgili icra takibine yönelik itirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan yabancı para alacağının takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilir.(Yargıtay 19. HD. 20.10.2011 T. 2011/8805 E., 2011/12939 K., Yargıtay 13. HD. 25.02.2008 T. 2007/12703 E. 2008/2438 K. sayılı kararları, ) İcra inkar tazminatı uyap sisteminden bulunan ... tarihi itibari ile Euro efektif satış kuru= ... TL olup, asıl alacağın %20'si oranında ... Euro (1 Euro = ...-TL)takip tarihindeki TL karşılığı ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Döviz alacağına ilişkin davada, hüküm altına alınan döviz için alınması gereken nispi karar harcının matrahının hesaplanmasında hükmolunan döviz cinsinin dava tarihindeki efektif satış kuru esas alınır (Yargıtay 19. HD., 2019/1862 E., 2020/159 K.) Ayrıca, mahkemece hükmedilen yabancı para alacağının, vekâlet ücretinin talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki döviz kuru karşılığı bulunarak Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenmesi gerekir. Uyap sisteminden bulunan dava tarihi ... tarihi itibari ile Euro efektif satış kuru= ... TL olup, dava değeri ...TL iken davacı tarafça ...-TL gösterildiğinden , taleple bağlı kalınarak ...-TL üzerinden harç ve yargılama gideri hesaplanması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, Davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile; ...-EURO asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4A maddesine göre Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli EURO hesabına uygulanan en yüksek faiz üzerinden takibin DEVAMINA
2-Hükmolunan alacağın %20 si tutarındaki ... EURO (1 EURO= ...-TL)’nun takip tarihindeki TL karşılığı olan ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile eksik alınan ...-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan davetiye, müzekkere ve bilirkişi gideri ... TL, ilk dava masrafı ...-TL olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğiden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ... vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere gösterecekleri bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ...'nin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza