WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

ANTALYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/215
KARAR NO : 2024/219

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 16/08/2017
KARAR TARİHİ : 08/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunduğu ... tarihli dava dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu ... ... ... Ltd. Şti.'nin .../... Şubesinden, dilekçe ekinde yer alan ... ve ... tarihli ...TL tutarlı kredi Sözleşmelerinin imzalandığını, kredilerin riske dönüşmesi üzerine Kredi Çerçeve Sözleşmesinin 4.1.maddesi hükümleri gereği borçlu firma ile ipotek borçlusu ve kefiller aleyhine Beşiktaş ...Noterliği ... Tarih, ... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabın kat edilerek borcun tamamının muaccel kılındığını ancak hesap kat ihtarnamesinin borçlulara tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir ödemede bulunulmaması sebebi ile kullandırılan kredinin teminatı olarak verilen ipoteklerin Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... E. sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine konu edilerek icra işlemlerine başlanıldığını, davacı bankanın Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... E. sayılı dosyası ile de takip tarihi kredi sözleşmelerine dayalı ilamsız takip başlattıklarını, takipte talep ettiklerini, davalıların itirazları üzerine takibin icra müdürlüğünce durmasına karar verildiğini, öncelikle takip tarihi itibariyle alacaklarının tespitiyle Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... E. sayılı dosyasında borçlu davalıların itirazlarının iptaline, takip sonrası yapılan tahsilatlar toplamı olan ...TL'nin dava tarihi itibariyle hesaplanacak davacı bankanın faiz alacağından mahsup edilmesini veya icra müdürlüğünce değerlendirilmesine karar verilmek suretiyle takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; alacaklı davacı ... AŞ tarafından borçlu davalılar ... Ltd. Şti, ... Anonim Şirketi, ..., ..., ... aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL BSMV, ... TL masraf, ... TL İhtiyati Haciz Vekalet Ücreti ve Masrafı olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili istemi ile ... tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu davalılar vekili tarafından takibe itiraz ... tarihli dilekçe ile takip dosyasındaki ... TL dışında kalan kısım yönünden borca itiraz ettikleri, icra müdürlüğünün ... tarihli kararı ile takibin durmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı bankaya müzekkere yazılarak takibe dayanak kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarnameleri, yapılan ödemeler ile tüm kayıt ve belgeler dosyamız arasına celp edilmiştir.
Mahkememizce yargılama sırasında dava dosyası ve takip dosyası takip tarihi itibari ile talep edilebilecek alacak miktarının tespiti açısından bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 09/07/2018 havale tarihli rapor, 25/01/2019 havale tarihli ve 10/06/2019 havale tarihli ek raporlar dosyaya ibraz edilmiştir.
Mahkememizin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, red kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile "...2- Davacının diğer temyiz istemine gelince; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki akdi ve temerrüt faiz oranı yine banka ile asıl borçlu arasında düzenlenen Kredilerin Yeniden Vadelendirilmesi Taahhütnamesi’nde mutabık kalınan faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılmış, taahhütnamenin II/2.maddesinde ‘‘İşbu taahhüdümüzün herhangi bir maddesini ihlal etmemiz ve/veya taahhüt ekinde yer alan ödeme planına uygun ödeme yapmamamız halinde, bu ödeme planı ile sağlanmış olan tüm ayrıcalık ve avantajların geriye dönük olarak ortadan kalkacağını,(yapılmış tahsilat, alınmış ipotek ve diğer teminatlara halel gelmemek iade vb. söz konusu olmaksızın ) o güne değin yapılan tahsilatların Türk Borçlar Yasası'nın 100. maddesi çerçevesinde borçtan mahsup edileceğini, Bankanın yukarıda ikrar ettiğimiz toplam...TL’lık borcumuza Bankaca Genel Kredi Sözleşmesinin/Kredi Çerçeve Sözleşmesi kapsamında belirlenecek oranda temerrüt faizi uygulanarak bulunacak borç miktarının tahsili için bankanın yasal yollara başvurma hakkı bulunduğunu kabul ve beyan ederiz.’’denilmiştir. Borçluların taahhütnamedeki ödeme koşullarına uymaması nedeniyle artık taahhütnamede mutabık kalınan akdi faiz oranı dikkate alınamaz. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.2. maddesinde ‘‘Müşteri, anapara, dönem faizleri, komisyon, masraf vb. ödemelerde gecikme olması, adına açılmış cari hesap veya hesapların kesilmesi, taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birinin ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi, vadeli kredilerin vadelerinin gelmesi, temerrüde düşmesi sözleşmenin feshi veya her ne suretle olursa olsun borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye ... bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağını kabul ve taahhüt eder. Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından ...'na bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulamasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder.’’ düzenlemesi ile sözleşmede akdi ve temerrüt faiz oranının nasıl belirleneceği açıkça yazılmıştır. Bu hüküm uyarınca bilirkişi tarafından banka kayıt ve belgeleri yerinde incelenerek davacı bankanın dava konusu kredi ile ilgili ... bildirdiği akdi faiz oranı ve yine aynı tür kredilere uygulamış olduğu fiili akdi faiz oranının belirlenmesi, buna göre hangi akdi faiz oranı borçlu lehine ise o akdi faiz oranının dikkate alınması, bu şekilde akdi faiz oranı belirlendikten sonra sözleşme uyarınca akdi faizin %100 oranı uygulanmak suretiyle temerrüt faizinin bulunması, buna göre icra takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği asıl alacak ve işlemiş temerrüt faizi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken dosya içeriğine uygun olmayan eksik inceleme sonucu oluşan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Kabule göre de; davalılar vekille temsil edilmediği halde davalılar lehine vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temerrüt tarihinde maddi yapılarak yanlış yazıldığına temerrüt tarihinin düzeltilmesine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA,.." karar verilmiş, dosya Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapıldıktan sonra,
Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada,
Taraflara usulüne uygun duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Mahkememizce yukarıda belirtilen bozma ilamı doğrultusunda yeniden dava dosyası daha önce rapor tanzim eden bilirkişiye tevdi edilmiş, bankacı bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 07/12/2023 tarihli raporda özetle; "...Davacı banka tarafınca ...nın .../.. yılı tebliği uyarınca ...na bildirdiği en yüksek ticari kredi faiz oranı dosyadaki mevcut raporlarımızda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere %36 olup, dosyaya sunulan ...,... ve ... tarihli genel mektup başlıklı banka talimatlarında %36 akdi faiz oranı açıkça teyit edilmektedir. Ayrıca, davacı bankanın tarafınca kat tarihini takiben uygulanan ve tüm itirazlarında uygulanmasını talep ettiği akdi faiz oranı da, ...na bildirilen %36 oranıdır. Bu hususta bir tereddüt bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki çerçeve sözleşmenin 4.2 maddesinde, muacceliyet halinde ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçen süreye ...na bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağı, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için ...na bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda temerrüt faizi uygulanacağı yazılı olup, dava konusu kredi işleminde davacı banka tarafından ...na bildirilen en yüksek cari akdi faiz %36 oranı esas alınarak bu oranın iki katı olan “672 oranı uygulandığı ve takip tarihini takiben uygulanmasının talep edildiği, sabittir.
Dava dışı şirketin kredilerinin ... tarihi itibariyle belirlenen ... TL. anapara bakiyesine işletilen faizlerin kapitalize edilmesiyle oluşan ... TL. Anapara alacağı üzerinden ... tarihinde %15 akdi faiz oranı üzerinden ödeme planına bağlandığı ve ... aylık vade tarihinden başlayan ödeme planına göre hiç ödeme yapılmaması üzerine ve bu yapılandırma kredisinin davaya konu icra takibine esas olmak üzere ... tarihli noter ihtarnamesiyle kat edilerek banka alacağının muaccel hale geldiği dikkate alınarak dosyaya mevcut ... tarihli raporumuzda, krediden doğan ... TL. Olan anapara borcuna ... tarihinden başlatılarak davalıların temerrüt tarihine kadar yapılandırma kredisinin %15 olan fiili akdi faizi işletilerek temerrüt tarihinde işletilen %15 akdi faiz anapara tutarına kapitalize edilerek asıl alacak tutarı hesaplanmıştır. Dosyadaki 09.07.2018 tarihli ilk bilirkişi raporunda da hesaplamanın başlangıcında ... TL. olan kredi anapara tutarı ve %15 akdi faiz esas alınmıştır.
Yargıtay bozma ilamında ise kredilerin yeniden vadelendirilmesi taahhütnamesine borçluların uymaması nedeniyle taahhütnamede mutabık kılınan akdi faiz oranının artık dikkate alınamayacağı açıklanarak, bankanın dava konusu kredi ile ilgili aynı tür kredilere uygulamış olduğu fiili akdi faiz oranının tespitiyle, ...na bildirilen akdi faiz oranı ile fiili akdi faiz oranından hangisi borçlu lehine ise o akdi faiz oranının dikkate alınarak %100 fazlası üzerinden temerrüt faizi bulunması ve hesaplamanın buna göre yapılması belirtilmektedir. Esasen, Yargıtay hukuk genel kurul kararı ve Yargıtay ... Ve kapatılan ... Hukuk Dairesinin kararlarında temerrüt faizi tespitinde ...na bildirilen faizlerin esas alınamayacağı ve kredilere fiilen uygulanan akdi faizin baz alınması gereği açıkça yer almaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-1650 esas, 2019-507 karar sayılı 02.05.2019 tarihli emsal kararında, 19.Hukuk Dairesinin 18.06.2019 tarihli 2018/2511 esas 2019/3854 Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2020/2998 esas, 2021/3024 karar sayılı 01.04.2021)
Yapılan incelemede, davacı bankanın ... tarihli ihtarnameyle kat edilen yapılandırma kredisine esas teşkil eden ..., ..., ..., ..., numaralı borçlu cari hesap kredilerinin her birinin ayrı ayrı fiili akdi faiz oranlarının yıllık 613,75; ... numaralı kredisinin ise aylık 41,26 yıllık bazda 415,12 olduğu, görülmektedir. (EK: Kredi hesapları faizli ekstreleri) Bu durumda, bankanın yapılandırmaya esas kredilere fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz 015,12 olup, bozma ilamı doğrultusunda davacı bankanın ...na bildirildiği 636 akdi faiz oranına göre 415,12 akdi faizin borçlular lehine olduğu dikkate alınarak 15,12 akdi faiz ve ... fazlası 030,24 temerrüt faiz oraları esas alınarak ... tarihli raporumuzdaki hesaplama tablosu aşağıda yeniden düzenlenmektedir:
Dosyaya sunulan takip hesabı kayıtlarına göre, dava dışı şirketten ... tarihinde 27.127,80 TL, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde 26.148,45 TL. Ve ... tarihinde 26.084,10 TL. olmak üzere takip tarihi öncesinde toplam ... TL. kısmi tahsilatın bozma ilamı doğrultusunda tahsilat tarihleri dikkate alındığında, ... temerrüt tarihi ile bankanın işleyen faiz talep tarihi olan ... tarihleri arasında bankanın talebi nedeniyle faiz dışı kalan dönemde tahsil edildiği gözetilerek temerrüt tarihi itibariyle belirlenen asıl alacak tutarından tenzil edilerek yapılan hesaplama sonunda, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL faiz üzerinden % 5 gider vergisi, ... TL ihtar masrafı, ... TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve masrafı olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam alacak bedelinin ... TL olduğu, asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %30,24 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğu,
Tabloda görüldüğü üzere, bozma ilamı doğrultusunda belirlenen akdi ve temerrüt faizi uygulaması ve icra takip talebinde işleyen faiz taleplerinde maddi hata yapılarak yanlış yazıldığı ve işleyen faizlere ilişkin talep tarihlerinin düzeltilmesine ilişkin tarihin düzeltilmesi ilişkin temyiz istemini reddi nedeniyle kısmi tahsilatın bozma ilamına uygun olarak tahsilat tarihleri gözetilerek TBK 100 uyarınca mahsubuyla yeniden yapılan hesaplamada, dosyada mevcut raporunuzdaki hesaplamaya göre asıl alacakta ve toplam alacakta daha düşük sonuç vermesi tabiidir." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesine dayalı olarak müşterek borçlu, müteselsil kefiller hakkında yapılan ilamsız takipte müşterek borçlu, müteselsil kefillerin itirazı üzerine, takibin durmasından sonra davacı banka tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Buna göre açılan dava süresindedir.
Borçlu davalılar kredi sözleşmelerinin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarından kefalet sözleşmelerinin geçerli olup olmadığı hususunun incelenmesi gerekmektedir.
Dava dosyasında bulunan kredi sözleşmelerinin incelenmesinde; davacı bankanın ... ... ... ... şubesi ile dava dışı ... şirketi arasında ... tarihli ... TL, ... tarihli ... TL tutarlı iki ayrı kredi çerçeve sözleşmesinin imzalandığı, çerçeve kredi sözleşmesinin devamı niteliğinde düzenlenen kefalet sözleşmelerinden ... tarihli sözleşmede davalı ... ...'ın ... tarihli sözleşmede ise her iki davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu görülmüştür.
Davalı şirketin davacı bankadan kullandığı 10 ayrı nakdi kredi ve gayri nakdi çek kredisi nedeni ile Beşiktaş ...Noterliği'nin ... tarihli ihtarnamesi ile ... tarihi itibari ile ... TL nakdi ve ... TL gayri nakdi kredi borcu üzerinden hesabın kat edildiği, ancak banka tarafından hesabın kat edilmesinden sonra kredilerin takip hesabına aktarılma işlemi yapılmayarak, yeni bir kredi işlemi olarak ... tarihinde yapılan kısmi tahsilatla ... TL ana para tutarı olarak kayıtlı olan nakdi kredilerin "kredilerin yeniden vadelendirilmesi taahhütnamesi" ve taahhütname eki ödeme tablosu kapsamında %15 akdi faiz oranı üzerinden ... tarihi itibari ile ... TL ana para tutarı olan borcun ... tarihinde faizli bakiyesi ... TL üzerinden ... vade tarihinden başlamak üzere değişken taksit ödemeli 54 taksit halinde geri ödemesinin kararlaştırıldığı, ancak sözü edilen yapılandırma kredisine dava dışı şirket hesabına geri ödeme yapılmaması nedeni ile ... tarihi itibari ile ... TL olarak taraflarca kabul edilen banka alacağının bu defa davaya konu icra takibine esas olarak ... tarihli noter ihtarnamesi ile ... TL üzerinden kat edildiği görülmüştür.
Eldeki dava dosyasında istinaf/yasa yoluna davacı tarafça başvurulmuş, istinaf incelemesinin davacının talebi ile sınırlı olarak yapıldığı, Antalya BAM ... Hukuk Dairesi tarafından verilen karara karşı da davacı banka tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu, davalıların temyize cevap dilekçesi ibraz ettikleri görülmüştür.
Taraflardan yalnız birinin temyiz etmiş olduğu hükmün temyiz eden tarafın aleyhine bozulamayacağını ifade eden aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/4 üncü maddesinde açıkça hükme bağlanmış ise de hukuk yargılaması yönünden bu hususa ilişkin açık bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, Yargıtayın yerleşik uygulamasında hükmün temyiz edenin aleyhine bozulması hâlinde, hükmü temyiz etmemiş olan diğer taraf lehine karar verilmiş olacağı, bu durumun hâkimin tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olduğu, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceği ilkesine aykırı düşeceği (6100 sayılı Kanun md. 25 ve 26) ve usulî kazanılmış hakların zedeleneceği yaklaşımı ile aleyhe bozma yasağının hukuk usulünde de geçerli olacağı, kamu düzenine ilişkin hususlar hakkında aleyhe bozma yasağından, hüküm bakımından ise aleyhe hüküm verme yasağından bahsedilemeyeceği kabul edilmektedir. Nitekim aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2023 tarihli ve 2022/11-277 Esas, 2023/408 Karar; 29.11.2022 tarihli ve 2021/13-431 Esas, 2022/1614 Karar sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/06/2023 tarih, 2021/11-918 Esas, 2023/630 Karar sayılı ilamında; "... her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince; bozma kararlarının aksine Bölge Adliye Mahkemelerine İlk Derece Mahkemelerinin kararlarını kaldırıp tamamen yeniden hüküm verme yetkisi verildiği, bu yetkinin kullanılmasının dava dosyasında bulunan delillerin tamamının değerlendirilmesiyle olacağından ve istinaf mahkemesinin dosyadaki delillerin bir kısmını hiç değerlendirmeden yeniden esas hakkında hüküm kurmasının istinaf sistemiyle de bağdaşmayacağı, bu sebeple İlk Derece Mahkemesinin kararını istinafa taşıyanın lehine usuli müktesep hak oluşturmayacağı belirtilmiş ise de; hukukumuzda kabul edilen dar anlamda istinaf sistemine uygun olarak 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi gereğince istinaf incelemesi, davalının ileri sürdüğü istinaf sebepleriyle sınırlı olarak gerçekleştirilebilir. Dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmamış olması nedeniyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak nazara alınmaksızın davacının dönme hakkının haklı nedenlere dayandığından bahisle verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesine uygun bir karar olduğu söylenemez.
Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen dönme hakkına ilişkin hukuki sebebe dayalı davacı taleplerinin reddine ilişkin gerekçe yönünden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi gereğince davalı tarafça ileri sürülen istinaf sebepleri çerçevesinde yapılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlara aykırı şekilde davacının sözleşmeden dönme hakkına dayalı olarak ileri sürdüğü taleplerin kabulüne dair Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya aykırıdır..." şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Mahkememizce verilen önceki kararda davanın kısmen, kabul kısmen reddine karar verilerek "...toplam ... TL üzerinden takibin iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa %48,48 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına..." şeklinde karar verildiği görülmekle aleyhe bozma yasağına ilişkin esaslar dikkate alınarak mahkememizin önceki kararında belirtilen şekilde karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 10/04/2017 tarih 2016/7422 Esas - 2017/2933 Karar sayılı emsal içtihatında; "kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerin gayrı nakdi alacak için sorumlu olduklarına dair özel bir hükmün bulunup bulunmadığının üzerinde durularak sonuca göre karar verilmelidir." şeklinde belirtilmiş olup takibe dayanak çerçeve niteliğindeki kredi sözleşmelerinde sözleşmede müteselsil kefil olan davalıların gayrı nakdi çek kredi alacağından sorumlu oldukları yönünde düzenleme bulunmadığı görülmekle davalıların talep edilen ... TL gayri nakdi çek kredisi depo talebinden sorumlu olmakdıklarının kabulü gerekmiştir.
Dava konusu somut olayda, yukarıda belirtilen kanun maddesi doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Bütün dosya kapsamı, Mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli 24/01/2019 tarihli bilirkişi raporu ile 03/06/2019 tarihil ek bilirkişi raporuda dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabül kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtilmiş olup davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/04/2018 gün, 2017/4575 Esas, 2018/1823 Karar sayılı emsal içtihadında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." şeklinde belirtildiğinden kabul edilen ... TL çek depo bedeli yönünden davalı vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
Buna göre borçlu davalılar ..., ...’ın Antalya ...İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı takip dosyasına itirazlarının ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL faiz üzerinden %5 gider vergisi, ... TL ihtar masrafı, ... TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve masrafı olmak üzere toplam ... TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %48,48 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına,
2-Hükmolunan alacağın %20’si oranında ... TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafın ... TL gayri nakdi çek kredisinden depo talebinin ve fazlaya ilişin diğer taleplerinin REDDİNE,
4-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harç ile tamamlanarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5- Bu dava nedeniyle davacı tarafından yapılan davetiye, müzekkere ve bilirkişi giderinden ibaret toplam 3.216,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı gözetilerek 2.705,21 TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6- Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafça dava açılırken yapılan ... TL ilk dava masrafı ve ... TL tamamlama harcından ibaret (yukarıda 4 nolu hüküm fıkrasında belirtilen) toplam ... TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/03/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır