T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/210
KARAR NO : 2024/62
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 28/03/2023
KARAR TARİHİ : 24/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete ait ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından "Genişletilmiş Kasko" poliçesi ile kasko sigortası altına alındığını, müvekkil şirkete ait ... plakalı aracın, ... tarihinde, trafikte oluşan kaza sebebiyle maddi hasara uğradığını, müvekkil şirkete ait aracın almış olduğu hasar ile ön tamponu parçalandığını, sağ far, sağ ön davlumbaz, sis lambası kırılmış ve tampon ile ilişkili ve bağlantılı olan tüm aksamları zarar gördüğünü, müvekkil şirketin, aracın hasar işlemlerini başlatabilmek için aracı servise götürdüğünü ve servis girişleri yapıldıktan sonra davalı sigorta şirketi tarafından araçta oluşan hasarın kontrollerinin yapılması için araca eksper atandığını, eksper atandıktan sonra ise eksperle telefonda görüşmeler sağlandığını ve eksper tarafından işlemlerin daha hızlı yapılabilmesi için aracı eksper ofisinin önüne getirmesi gerektiği müvekkil şirket yetkilisine telefonda söylendiğini ve eksper ofisinin önünde buluştuklarını, eksperin, kendi ofisinin önünde, ayaküstü, gözle yapmış olduğu kontrollerinde aracın detaylı olarak kontrollerini yapmadan müvekkile aracı servisine götürmesi gerektiğini bildirdiğini, müvekkil aracı servise götürdüğünde ise hiçbir parçaya değişim onayının verilmediğini ve farlar ile davlumbazların ne onarıma ne de değişime girmediğini öğrendiğini ve eksperin raporuna itiraz ettiğini ekspere bildirdiğini, araca atanan eksperin, aracın detaylı olarak kontrollerini yapmadığını ve serviste işlem gördükçe (söküldükçe) fark edilen hasara uğramış parçaları raporuna bile almadığını, eksperin, dosya onayında hasarlı parçaların orjinali ile değişimine karar vermemiş sadece yama yapılarak tamir edilmesine karar verdiğini, araçta oluşan hasar; kaporta, boya, davlumbaz, sağ ön far ve sis farından kaynaklı olması sebebiyle sıfır parçalar takılarak değişim yapılması gerekirken eksper tarafından onarıma karar verilmesinin müvekkil tarafından kabul edilmediğini, müvekkil eksper raporunu kabul etmeyerek itiraz ettiğini ve hasar ücretlerini kendisi karşılayarak aracın kaza ile meydana gelen hasar bedelini (11.645,00TL) kendi maddi imkanları ile ödediğini, müvekkilinin, eksper raporuna mail üzerinden itiraz ettiğini ve bu durumu kabul etmediğini ekspere bildirdiğini; aracın tüm hasar işlemleri bittikten sonra ödenen ücretin iadesi için ... tarihinde davalı kasko şirketine başvuru yapıldığını fakat davalı sigorta şirketi tarafından müvekkile hiçbir ödeme yapılmadığını beyan ederek; davanın kabulü ile, davacı müvekkil için yargılama sırasında arttırılmak üzere şimdilik 50,00TL hasar onarım bedelinin ödeme tarihi olan 11/01/2023 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı zorunlu arabuluculuk usulünün yerine getirildiğinin ispat edilmesi gerektiğini, zaman aşımının dolduğunu, dava derdest ise reddi gerektiğini, ceza soruşturması ve kovuşturmasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, davanın haksız olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, tazminat talebinden ibarettir.
Davacı tacirdir ve tüzel kişinin adi sahası olmadığından, davalı da sigorta şirketi olduğundan, mahkememiz davada görevlidir.
Dava dilekçesinde açıkça belirsiz alacak davası açıldığına yönelik bir belirleme olmadığından, davanın kısmi dava olduğu mahkememizce belirlenmiştir.
Davacı tarafça zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğu anlaşlımaktadır. Davalının diğer usuli itirazları da zaman aşımı def-i de (kaza tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak) yerinde değildir.
Mahkememizce dosya iki sigorta eksperi/otomotiv ve sigorta uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, rapor aldırılmıştır.
01/09/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı sigortalının ... plaka nolu aracında ... tarihli kaza neticesinde meydana gelen hasarının sigorta poliçesi vadesi içinde meydana geldiği ve sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu,
... plakalı araçta ... tarihli kaza neticesinde meydana gelen hasarın KDV hariç 5.400,84-TL / KDV dahil 6.372,99-TL tutarında olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyet raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili, talebini ıslah etmiştir ve ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir.
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu, ıslah dilekçesi doğrultusunda, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; 6.372,99.-TL (KDV Dahil) bedelin 10/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harç ve aşamalarda yatan 107,98 TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 287,88 TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye kalan 147,45 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda 467,78 TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı 4.647,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 3.120,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 6.372,99.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına,
10-Kararın, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavvcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 216 gereği ve Yargıtay 1. HD'nin 2016/12476 E, 2019/2779 K sayılı emsal ilamı gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,
Dair, davacı şirket yetkilisi ... davalı vekili Sn. Av. ...'in yüzüne kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!