T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/840
KARAR NO : 2024/337
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 25/11/2022
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ...dan Takitli Ticari kredi , Kredi Kartı ve KMH kullandığını, müvekkilinin borcunu ödeyemediğini ve ... Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile ... TL Asıl Alacak ile % 27,72 faiz ile takip başlatmış dava Tarihi itibari ile Toplam borcu ... TL borçlu bulunduğunu, yine Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile ... TL Asıl Alacak ile % 52,50 faiz ile takip başlattığını, dava Tarihi itibari ile Toplam ... TL borçlu bulunduğunu, yine Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile ... TL Asıl Alacak ile % 30,42 faiz ile takip başlattığını, dava Tarihi itibari ile Toplam ... TL borçlu bulunduğunu, yine Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile ... TL Asıl Alacak ile % 33,12 faiz ile takip başlattığını, dava Tarihi itibari ile Toplam ... TL borçlu bulunduğunu, ...'ye Temlik ettiğini, öncelikle müvekkilinin Ticari Kredilerine Ek Yargıtay Kararları ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararında da belirtildiği gibi kredi sözleşmesinde Temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış ise uygulanan akdi faizin % 50 fazlası Temerrüt Faiz talep edilebileceğinin açık olduğunu, ancak davalı bankanın müvekkiline kredi sözleşmesi ve Kredi Ödeme Planına aykırı % 76,50 Temerrüt faizi talep ettiğini, ek Kredi Sözleşmesinde de Temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmadığının açık olduğunu, yine müvekkilinin kullanmış olduğu Kredi Kartı ve KMH borçlarına TCMB Tebliğleri ve 5464 Sayılı Kanun 26/2. Maddesi gereği dava Tarihine kadar değişen oranlarda TCMB'sının belirlediği faiz işletilmesi gerekeceğinin açık olduğunu, Takip talebinde 5464 Sayılı Kanun 26/2. Maddesi gereği değişen oranlarda Merkez banksının belirlediği değişen oranlarda faiz talep etmesi gerektiği açık olup Kredi kartı alacağına ilişkin takibin usulsüz olduğunu beyan ederek, dava Tarihi itibari ile icra dosyasından kapak hesabı alınarak dava tarihi itibari ile müvekkilinin kullanmış olduğu kredisine ilgili Kanunlar ve sözleşmeler gereği konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak müvekkilinin dava Tarihi itibari ile borçlu olmadığı miktarın tespitine; karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamış (sehven ilk celse cevap dilekçesinin okunduğu tutanağa geçmşitir) ve dava dilekçesindeki tüm vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.
Dava dilekçesindeki anlatım içeriği dikkate alındığında, talebin faize yönelik menfi tespit talebi olduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9karar, Tar. 18/01/2012)
İlkesel olarak yargı kararlarına bakıldığında; Kısmi menfi tespit davası açılamaz. Böye bir durumda, mahkemece harcın tamamlattırılması gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2016/20400 E., 2018/5505 K., 2012/8341 E, 2013/3997 K, 2015/14071 E, 2016/2564 K, 2015/7720 E, 2016/4845 K, 2016/7775 E, 2017/4600 K, 2016/14070 E, 2017/7936 K, 2016/19417 E, 2018/4868 K, 2017/2989 E, 2019/798 K sayılı emsal ilamları ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2019/151 E, 2019/1938 K sayılı emsal ilamı)
Ancak, somut olayda, talep faiz oranına ve dolayısıyla sonuç miktara ilişkin olduğundan kısmi dava açılmasında bir usulsüzlük yoktur.
Mahkememizce dosya bankacı bilirkişiye aşamalarda tevdi edilmiştir ve dosyada bilirkişi raporları mevcuttur.
Davacı vekili, bilirkişi raporlarına göre talep sonuçlarını ıslah etmiştir. Ancak, aşamalarda, davalı vekili, dilekçesi ile özetle, davacı ile müvekkil arasında yapılan anlaşma gereği anlaşılar tutarın taraflarına ödendiğini, bu hususta gerekli bildirimlerin yapıldığını, borçluya yaklaşık ... TL indirim yapıldığını, bu suretle dosya borçlarının tahsil edildiğini, istirdat iddiasının da olmadığını, borçlunun hukuki yararı olmadan davayı devam ettirdiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya borçlarını ödeyenin davacının kardeşi olduğu, davacı vekilinin ... tarihli dilekçesinde açıkça belirtilmiştir.
İhtirazi kayıtsız icra dosya borçlarının ödendiği, davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır.
Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurmak gerekmiştir.
Yargılama giderlerine bakıldığında ise; Genel olarak söylemek gerekir ki; yargılama harçları ve giderleri kural olarak davada haksız çıkan (aleyhine hüküm verilen) tarafa yükletilir kamu düzenindendir, mahkemece re’sen (kendiliğinden) dikkate alınır. Davada haksız çıkan tarafa yükletilecek olan yargılama harç ve giderleri, hem davayı kazanan tarafın daha önce peşin olarak ödediği hem de devlete ödenmesi gereken harç ve giderleridir. Bunun yanında davayı kazanan taraf davayı bir avukat aracılığı ile takip etmişse, haksız çıkan taraf yargılama gideri olarak vekalet ücreti de ödemek zorundadır. Yargılama harç ve giderlerinden sorumluluk, davanın sonunda söz konusu olup, esas ilişkin hükümle birlikte hükmolunur.
Kural olarak bir davada asıl talebin konusuz hale gelmesi durumunda, bunun fer-i (yan) niteliğindeki diğer talepler hakkında yargılamaya devam edilerek, bunlar hakkında da bir karar verilmesi gerekir. Davanın konusuz kalması halinde ise, mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine (bu arada vekalet ücretine de) mahkum etmesi gerekir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir (Bkz. KURU, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, İst. 2001, c.3, s.3030 vd., ALDEMİR, Hüsnü, Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri, 2. Baskı, s.150-151, Yarg. 14. HD. 03/03/2008, 1087-2645, 18. HD. 09/11/2006, 5557/8964, 13. HD. 02/06/2005, 3752-9494, 3. HD., 25/04/2006, 2465-4930).
Somut dosyaya bakıldığında, icra dosyalarından, dava tarihinden sonra, indirim yapılarak tahsilat yapıldığı, bu şekilde anlaşma yapıldığı bizzat davalı tarafça dile getirilmiştir. Kabule göre, davanın açıldığı tarihte davacı, davasında haklıdır. Bu nedenle, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerekmiştir.
HÜKÜM/Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davacı tarafça yatırılan ... ₺ başvurma harcının, davalı harçtan muaf olduğundan, karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... ₺ peşin harç ve aşamalarda yatan ... ₺ harç toplamı ... ₺ harcın , davalı harçtan muaf olduğundan, karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... ₺'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... ₺ vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!