T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/723
KARAR NO : 2024/224
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/10/2022
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ... keşide tarihli, ... TL bedelli çeke dayalı olarak açılan icra takibinde diğer borçluların ... ve ... olduğunu, müvekkilinin adı geçen şirketler ve takip alacaklısı ...'le herhangi bir ticari faaliyetinin kesinlikle bulunmadığını, müvekkil şirket yetkilisi ve tek ortağının ...'ın ... SGK İl Müdürlüğünde ... sicil no ile kayıtlı ...'de ... tarihinde işe başladığını, ... tarihinde çıkışının verildiğini, akabinde ... tarihinde ... sicil nolu ... nezdinde çalışmaya başladığını, buradan da ... tarihinde işten ayrıldığını, çeklerin bu tarihten önce ve ... tarafından ileri tarihli olarak düzenletildiğini, ...'nin yetkilisinin de yine ... olduğunu, 3 şirketten bahsedildiği halde şirket yetkilileri, sahipleri arasında organik bağ bulunduğunu, ...'nin sahibi ...'in nezdinde çalışan kişilere şirket kurdurduğunu, şirket hisse devri yaptırdığını, ileri tarihlere çekler düzenleyerek piyasada dolaşım sağlayarak kaynak yaratma çabasına girdiğini, müvekkil şirket yetkilisi ve tek ortağının takibe konu çeklerin dolaşıma verildiğinden takip açılışından hemen önce haberi olduğunu, ... bu çeklerle ilgili hiçbir işlem yapmayacağını defalarca bildirdiğini, fakat çekleri iade etmediğini, ...'in kötü niyetli hareket ettiğinin en büyük delili olduğunu, şirket defterlerinde ve ticari kayıtlarında da müvekkil şirketin ... ve ...'nin davalı- alacaklı ile ve hem de müvekkil şirket ile herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığının ortaya çıkacağını, çeklerin karşılığında davacı ile davalılar arasında ve davalıların kendi arasında mal ve hizmet alımı yapılmadığını, davalılar ... ve ...'nin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde fiili durumun aksine kayıtların olduğunun tespit edileceğini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde lehtar ve alacaklı arasındaki çek alışverişinin gerçek bir ticari faaliyete dayanmadığını, ...'nin ... seri nolu ... TL bedelli çekinin iptalini, müvekkilinin bu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitini, dava sonuna kadar icra takibinin durdurulmasını, davalıların kötü niyetli hareket etmesi nedeniyle asıl alacağın ...'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara tahminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda çekin temelinde hukuki ilişkiye dair bir takım iddiaların öne sürüldüğünü, bu iddiaların lehtar ile aralarındaki ilişkiye dayalı olduğunu, sebepten mücerret nitelikte bir ödeme aracı olan çek nedeniyle müvekkiline karşı borçlu olmadığını ispatlayacak nitelikte yazılı bir delilinde söz konusu olmadığını, çeke dayalı olarak davacının müvekkiline karşı borçlu konumda olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davanın açılmasında ve borcun ödenmesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İİK md 72/4 uyarınca alacağın ...'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava İİK'nun 72. maddesi gereği menfi tespit davasıdır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçluların ..., ... ve ... olduğu, ... keşide tarihli ... TL bedelli çeke dayalı olarak ... TL çek/asıl alacak, ... TL İşlemiş faiz, ... TL komisyon, ... TL tazminat, ... TL ihtiyati haciz olmak üzere toplam ... TL alacak için başlatılan kambiyo senetlerine mahsus takip dosyası olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, taraflardan ticari defterlerini sunmaları istenilmiş, yalnızca davacı tarafın ticari defterlerini sunması üzerine yapılan incelemede, Mali Müşavir bilirkişi 20.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
"- 2021 Yılı Ticari Defterlerinin açılış ve kapanış kayıtlarını zamanında yaptırdığı, lehine delil olma özelliği taşıdığı,
- 2022 Yılı Ticari Defterlerinin açılış ve kapanış kayıtlarını zamanında yaptırdığı, ancak 2022 yılında yevmiye defterinin 80 sayfa onaylattırıldığı, 80.sayfasında ... tarihinde noter kapanışının yapıldığı, ... tarihinden ve 80. Sayfadan sonraki sayfalar noter onayı olmayan A4 sayfalarına yazdırıldığı, bu nedenle sahibi lehine delil olma özelliği taşımadığı,
- Davacı firmanın ticari defterlerinin incelenmesinde 2021 yılında ...'ne ... tarihinde bir defaya mahsus mal veya hizmet faturası düzenlendiği karşılığında çek alınarak hesabın kapatıldığı, başkaca 2021 ve 2022 yılında davalılar arasında ticari ilişkiye rastlanmadığı,
-Davaya konu çekin defterlerde kayıtlı olmadığı," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce davacı vekiline çekin borç ilişkisine dayalı olarak verilip verilmediğine ilişkin yemin deliline dayanıp dayanmadıklarını bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede davacı tarafın yemin deliline dayanmadıkları anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu çek yönünden, davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadığının tespitine ilişkindir.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, davalının dayandığı hukuki ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davalı alacaklı varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiden kendi lehine çıkar sağlamak durumunda olduğundan, bu ilişkinin varlığının borçlu tarafından inkar edilmesi halinde, ilişkinin mevcudiyetini ispat etmek davalı alacaklıya düşer. Fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer.
Tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı alacaklının davacı borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı dosyasında başlattığı takibin ... keşide tarihli ... TL bedelli çekin takibin dayanağını oluşturduğu, Takip dayanağı çekte davacı keşideci konumunda olup çek davalılardan atkip alacaklısı ...'e ciro yoluyla geçmiştir. Davalı tarafından çeke dayanarak keşideci lehtar, ciranta hakkında takip icra edilmiştir. Keşideci davacı, çekteki imzasını inkar etmemiştir. Bu durumda keşideci davacı ile lehtar olan davalı şirket arasındaki şahsi def'ilerin çeki ciro yoluyla alan hamile karşı ileri sürülebilmesi 6102 sayılı TTK'nun 687. maddesi uyarınca hamilin senetleri kötüniyetle iktisap ettiğinin kanıtlanması koşuluna bağlıdır. Davacı tarafından, davalının sözkonusu çekin elinden rızası hilafına çıktığı hususunu bilerek çeki aldığı ve bile bile borçlu zararına hareket ettiğinin dosya kapsamında ispat edilememiştir.
Davacı tarafça, davalılar arasındaki ilişkinin gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığı gerekçe gösterilip, çekin bedelsiz kaldığı ileri sürülmüş ise de, lehtar şirket ile keşideci arasındaki ticari ilişkinden kaynaklı def'iler çeki iyi niyetle iktisap eden hamile karşı ileri sürülemez. Kaldı ki davacının lehtara karşı menfi tespit davası açması ve bu davada borçlu olmadığını tespit ettirmesi dahi davanın tarafı olmayan iyi niyetli hamil yönünden bağlayıcı olmaz. Ayrıca keşideci davacı ile dava dışı lehtar şirket arasındaki ticari ilişki uyarınca borcun bulunup bulunmadığı hususu da bu davanın konusunu teşkil etmediği gibi açılan dava uyarınca bu yönde bir araştırma yapılması da mümkün değildir.
Netice itibariyle; davacı tarafın ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği kanaatine varılarak, davacının ispatlanamayan davasının reddine, koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan ... TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunana AAÜT gereği ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e ÖDENMESİNE,
6-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa İADESİNE,
Dair, e- duruşma talep eden davacı vekili ... ile davalı vekili ...'ün yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!