WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

ANTALYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/344
KARAR NO : 2024/319

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/10/2021
KARAR TARİHİ : 08/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ..., dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... şubesinden ... USD 30 ay vadeli ticari kredi kullandığını, kredinin tahmini ... USD sini ödediğini, kalan borcunu ödeyemediğini, öncelikle kullanmış olduğu USD ticari kredisine ilişkin takip tarihinde TCMB'nın dövize endeksli kur üzerinden TL'ye çevrilerek takip yapılması gerekirken takip tarihindeki kur dikkate alınmadan takip yapıldığını ve anapara alacağının kısmen fazla tahsil edildiğini, müvekkiline ipoteğin paraya çevrilmesi ile Ankara ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ... TL asıl alacak ile takip yapıldığını, dava tarihi itibari ile toplam borcunun kapak hesabında da görüleceği üzere ... TL olduğunu, müvekkili adına Ankara ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, dava tarihi itibari ile müvekkilinin toplam borcunun ... TL olduğunu, işletilen faizlere kısmen itiraz ettiklerini beyan ederek, menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili ... cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı davanın İİK m. 72'ye aykırı olduğunu, davalının tacir olmadığını, yetki itirazlarının olduğunu, yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, husumet itirazlarının olduğunu, kısmi davanın açılma koşullarının olmadığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının davayı açma hakkının olmadığını, belirttiği kapak hesabının yanlış olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, tarihi itibariyle, menfi tespit davası zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurmaya tabi değildir. Nitekim, dosyada arabulucunun da benzer tespit yaptığına dair belge dava dilekçesi ekinde mevcuttur.
Dava dilekçesindeki anlatım içeriği dikkate alındığında, talebin faize yönelik menfi tespit talebi olduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9karar, Tar. 18/01/2012)
İlkesel olarak yargı kararlarına bakıldığında; Kısmi menfi tespit davası açılamaz. Böye bir durumda, mahkemece harcın tamamlattırılması gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2016/20400 E., 2018/5505 K., 2012/8341 E, 2013/3997 K, 2015/14071 E, 2016/2564 K, 2015/7720 E, 2016/4845 K, 2016/7775 E, 2017/4600 K, 2016/14070 E, 2017/7936 K, 2016/19417 E, 2018/4868 K, 2017/2989 E, 2019/798 K sayılı emsal ilamları ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2019/151 E, 2019/1938 K sayılı emsal ilamı)
Ancak, somut olayda, talep faiz oranına ve dolayısıyla sonuç miktara ilişkin olduğundan kısmi dava açılmasında bir usulsüzlük yoktur. Buna ilişkin davalı itirazları yerinde değildir.
Davalı taraf sıfatı (husumet) itirazında bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2-2727 esas, 2020/846 karar sayılı güncel emsal ilamında da belirtildiği üzere; Sıfat deyimi dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle (usul hukuku sorunu) ilgili olduğu hâlde; taraf sıfatı, dava konusu sübjektif hakka (maddi hukuk sorunu) ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (davacı sıfatı-dava hakkı) o hakkın sahibine ait olup (aktif husumet); hakkını o hakka uymakla yükümlü kişiden (davalı sıfatı-pasif husumet) isteyebilecektir. Sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu daha açık bir ifadeyle bir davada davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin olması nedeniyle maddi hukuk sorunudur. Sıfat yokluğu, bir def’i değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel bir itirazdır. Hâkim somut olayda bir itiraz sebebinin varlığını öğrenirse bu yönün kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle bu hususu kendiliğinden gözetmek zorundadır. Taraf sıfatının, dava şartı olmaması nedeniyle; hâkim, yaptığı inceleme sonunda taraflardan birinin o davada taraf sıfatının bulunmadığı kanaatine varırsa, dava şartı yokluğunun aksine davanın usulden değil, esastan reddine karar vermelidir (Prof. Dr. Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Mart 2020, Cilt-1, s.332-334).Bakıldığında, her ne kadar, davalı, davacı ile ticari kredi sözleşmesini yapan ve ipotek koyan tarafın müvekkil olmadığından, iş bu davanın müvekkile yönlendirilmesinin kanuna aykırı olduğundan ve bu nedenle taraf sıfatı itirazında bulunduklarından bahsetmiş ise de, kendisi temlik alan sıfatıyla dosyada yer almakta olup, kanunen temlik eden yerine geçtiğinden, taraf sıfatı itirazı yerinde değildir.
Davalı, görev itirazında bulunmuştur. Davalının temlik alan olduğu, dava dilekçesinde bahsedilen icra dosyalarında ...'ın alacaklı sıfatına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Duruşmada, taraf vekilleri de temlik hususunda beyanda bulunmuş olmaları sebebi ile bu hususta uyuşmazlık yoktur. Temlik eden ile dosya ilk alacaklısı banka tacirdir ve takip dayanağı genel kredi sözleşmesidir. Sonradan temlik düşünülse de dayanaklar ve tarafların (ilk) sıfatı gereği, ticaret mahkemesinin dosyada/uyuşmazlıkta görevli olduğu kanaati mahkememizde mevcuttur.
Davacı zaman aşımı def-inde bulunmuştur. Zaman aşımı hukuki niteliği itibariyle, maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup; usul hukuku anlamında ise, bir savunma aracıdır (Kuru, Baki:Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt:IV, İstanbul 2001, Cilt:2, s.1761;Von Tuhr. A.:Borçlar Hukuku (C.Edege Çevirisi), Ankara 1983, Cilt:1-2, s.688 vd.;Canbolat, Ferhat:Def’i ve İtiraz Arasındaki Farklar ve İleri Sürülmesinin Hukuki Sonuçları, EÜHF Dergisi, Cilt:III, Sayı:1, Kayseri 2008, s.255 vd.; HGK’nun 06.04.2011 gün ve E:2010/9-629, K:2011/70 sayılı ilamı). Zamanaşımı def'i, davanın esası hakkında her türlü muameleye manidir. Bu sorun halledilmeden davanın esası incelenemez. (11.01.1940 tarihli 15/70 sayılı İçt. Bir. Kararı) Davanın niteliği, talebin içeriği dikkate alınarak, iş bu menfi tespit davasından zaman aşımı def-inin yerinde olmadığı mahkememiz kabulündedir.
Dava, ilk önce mahkememizin ... esas sayısında görülmüş ve mahkememizce kesin yetki dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, Antalya BAM ... HD'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile özetle; mahkememizin yetkili olduğuna karar verilmiş ve dosya iş bu esasa kaydedilmiştir.
Davacı vekili, ... tarihli dilekçesi ile, açmış oldukları menfi tespit davasının Ankara ... İcra dairesinin ... esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Mahkememizce aşamalarda dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan ön rapor gereği eksik belgeler de dosyaya kazandırılmıştır.
08/02/2023 tarihli bankacı bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada özetle; dosyada dava tarihi itibariyle kapak hesabı olmadığı, dava tarihi itibariyle borçlu olunmayan miktarın hesaplanamadığı, takip tarihi itibariyle hesaplamaların yapıldığı, banka tarafından, çek yaprağı bedellerinin nakde dönüştüğüne ilişkin belge ibraz edilmediğinden, çek yaprağı garanti tutarına faiz işletilemeyeceği kanaatinde olunduğu, dosyaya ibraz edilen bazı kapak hesaplarında, çek depo bedelinin asıl alacak kabul edilerek %46 oranından faiz hesaplaması yapıldığının görüldüğü bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır.
Taraf itirazlarının değerlendirilmesi ve denetime elverişlilik açısından, eksiklikler giderilerek, dava tarihi itibariyle kapak hesabı da dosyaya alınarak, mahkememizce bankacı bilirkişinin yanına icra mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi de eklenerek, ek rapor/rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
10/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; takip tarihi ... itibari ile davalı/alacaklı tarafça Ankara ... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasında talep edilebilecek asıl alacak tutarının ... TL olabileceği, işlemiş faiz+vergi tutarının ... TL olabileceği, gayri nakdi çek yaprağı riskinin ... TL olabileceği, bu itibarla takip talebi/ödeme emrinde ... TL işlemiş faiz+vergisinin alacaklı tarafça fazla talep edildiği, takip toplamının ... TL olabileceğinin tespit edildiği; Ankara ... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasında dava tarihi ... tarihi itibari ile yapılan hesaplama neticesinde bakiye borcun ... TL olduğunun hesaplandığı, icra dairesi tarafından yapılan ... tarihli hesapta ise dosya borcunun ... TL olduğu; yine bakıldığında özetle; raporun ...'üncü sayfasının girişinde de belirtildiği üzere; ödeme emrinde talep edilen tutarın ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ve vergi, ... TL çek yaprağı bedeli olduğu, Yapılan hesaplama neticesinde ise; takip tarihi ... itibari ile davalı/alacaklı tarafça Ankara ... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasında talep edilebilecek asıl alacak tutarının ... TL olabileceği, işlemiş faiz+vergi tutarının ... TL olabileceği, gayri nakdi çek yaprağı riskinin ... TL olabileceği, bu itibarla takip talebi/ödeme emrinde ... TL işlemiş faiz+vergisinin alacaklı tarafça fazla talep edildiği, takip toplamının ... TL olabileceği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır.
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
Bu hususlar doğrultusunda,10/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili, ... tarihli dilekçesi ile talep sonucunu ıslah etmiştir ve bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini ... TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir. Davacı vekilinin, takip talebindeki, takip öncesi işlemiş faiz farkına ilişkin ıslah dilekçesi sunduğu anlaşılmaktadır.
HMK m. 177 gereği ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, 10/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporundaki yerinde görülen tespitler, taleple bağlılık ilkesi göz önüne alınarak, Davanın kabulü ile; davacının, Ankara ... İcra dairesinin ... esas sayılı, takip dosyasında, anılan icra dairesinin dosya içerisinde mevcut ... tarihli yazısı ekinde yer alan kapak hesabında bildirilen dava tarihi itibariyle ...-TL toplam bakiye borcun içinde takip öncesi işlemiş faiz olan ... TL'nin ... TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; davacının, Ankara ... İcra dairesinin ... esas sayılı, takip dosyasında, anılan icra dairesinin dosya içerisinde mevcut ... tarihli yazısı ekinde yer alan kapak hesabında bildirilen dava tarihi itibariyle ...-TL toplam bakiye borcun içinde takip öncesi işlemiş faiz olan ... TL'nin ... TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacı tarafça yatırılan ... ₺ başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... ₺ peşin harç ve aşamalarda yatan ... ₺ ıslah harcı toplamı ... ₺'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... ₺'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, (Harç hesaplaması: ... TL*68,31/1000=... TL - ...=... TL)
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... ₺'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... ₺'nin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... ₺ vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine,
Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır