T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/32
KARAR NO : 2024/297
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 08/07/2021
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'e ait ... no'lu kredi kartından 2017 - 2020 yılları arasında rızası ve bilgisi dışında harcamaların yapıldığının müvekkili tarafından tespit olunduğunu, müvekkiline ait kredi kartı bilgilerinin ele geçirildiğini ve birden fazla olmak suretiyle çeşitli sigorta şirketlerine ödemeler yapıldığını, müvekkilinin kredi kartından yapılan toplam harcamanın müvekkili tarafından ... TL olarak tespit edilebildiğini, müvekkilinin kartından yapılan usulsüz harcamaların davalı banka tarafından da kabul edildiğini ve harcamanın 28.000,00 TL'lik kısmının müvekkiline iade edildiğini, müvekkilinin kredi kartından "bilgisi ve haberi olmadan" 2017 - 2020 tarihleri arasında defalarca harcama yapıldığını, yapılan harcamalar neticesinde müvekkilinin davalı bankaya harcamaların iadesi için başvuruda bulunduğunu, davalı bankanın ise yalnız 28.000,00 TL 'lik geri ödeme gerçekleştirdiğini, müvekkilinin hesap ettiği ... TL 'den 28.000,00 TL 'lik kısmın iadesi ile ... TL 'lik tutarın davalı banka uhdesinde bulunduğunu beyanla müvekkilinin haklı alacağı olan ... TL'lik (Bilirkişi İncelemesi ile Islah Edilmek üzere) bedelin davalıdan tazminini, davanın kabulünü, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, usulüne uygun arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde talebinin net olmadığını,
davacının yapıldığını belirttiği iadelerin davacının itirazı üzerine kurallara göre yapılan incelemeler neticesinde yapıldığını, itirazın kabul edilemeyecek olanlarının reddedildiğini, bir kısım itirazın davacı tarafça geri çekildiğini, bu kapsamda davacının itirazı doğrultusunda gerekenlerin yapıldığını, davacının o dönem itiraz konusu etmediği/itirazını geri çektiği işlemlerle ilgili şimdi talepte bulunmasının da kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacının rızası dışında yapılan harcamalara ilişkin uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır.
Antalya ... Tüketici Mahkemesi ... tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davaya konu kredi kartı hesabının alınan rapor kapsamıyla da görüleceği üzere ticari nitelikte olduğu, mahkememizce davanın görülebilmesi için taraflardan birinin ticari veya mesleki amaçla hareket etmeyen tüketici konumunda olması gerektiği, davaya konu edilen ana ilişkide kullanılan kart bireysel tüketici kartı niteliğinde olmayıp ticari amaçla kullanıldığından bahisle görevsizlik kararı vererek dosyayı Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesine göndermiştir.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile dosyanın taraflar arasında kredi katı sözleşmesinden kaynaklı kartı rızası dışında yapılan alışveriş nedeni ile tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmakla; Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 25/11/2021 tarih 1232 sayılı kararı gereğince Bankacılık Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesi ihtisas mahkemesi olarak belirlendiğinden bahisle dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verilmiş ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce davalıdan bankadan ilgili evraklar getirtilerek mahkememiz dosyası bir bankacı bilirkişi, bir bilgisayar mühendisi bilirkişi ve bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek davacının kredi kartından haksız sigorta harcamalarının bulunup bulunmadığının, varsa miktarı ile bunlardan davalının sorumlu olup olmadığının tespiti istenilmiş, bilirkişiler 26.09.2023 tarihli raporlarında özetle; "birer güven kurumu olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda olup, objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu olsalar da; Yargıtay kararları ve 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları kanunu gereğince kredi kartının fiziki olarak sorumluluğu ile şifre güvenliği kart hamilinin kendisinde olmaktadır.
Dava konusu olayda, davacının kredi kartından yapılan işlemlere ilişkin davalı banka tarafından işlem anında ve sonrasında onay ve bilgilendirme için SMS mesajı gönderilmediği, dolandırıcıların davacıya ait kredi kartı bilgilerini nasıl ele geçirdiğine dair bir kanıt bulunmadığı, davacının kredi kartı ekstrelerinin 2017/-2020 gibi çok uzun bir süre takip etmemesinin dolandırıcıların bu sahte işlemleri kolayla ve uzun bir süre yapmalarına olanak sağladığı, bankaya dolandırıcılık ihbarının ardından bankanın chargeback yasal sürecini işleterek yasal süresi içinde iadelerin gerçekleştirilmesini sağladığı ve üzerine düşen görevi yerine getirdiği, halin davacının kartından çekilen ve iade edilmeyen ... TL'lik sigorta prim ödemesi olduğu, bunun ne kadarlık kısmının aktif işlem olduğunun dosya kapsamından tespit edilemediği, işlemlerin internet üzerinden şifresiz ve mail order yöntemiyle gerçekleştirildiği ve davacının itirazlarında geciktiği, davacının sigorta pirim ödemelerini alan sigorta şirketleri ile lehine sigorta poliçesi düzenlenen sigortalılara, bu işlemlerin şifresiz ya da mail order aracılığıyla gerçekleştirilmesine olanarak sağlayan sanal yada fiziki POS cihazının ait olduğu üye işyeri bankasına yönelik şikayetinin bulunup bulunmadığı, mevcut dosya içeriğinden anlaşılamamıştır.
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Kartlı Ödeme sistemleri Kurallarının Üye İşyeri Kılavuzunun 5 Harcama itirazlarına ilişkin maddesinde; harcama itirazında tipler sıralanmış olup, Kart hamili onayı dışında gerçekleşen işlemlere itirazlar (Dolandırıcılık İtirazları) başlıklı IV. Maddede; Kart hamilinin onayı olmaksızın tamamlanan yüz yüze olmayan işlemlerin mai/ telephone order, internet (3D Secure vb. Güvenli yöntemler kullanılan işlemler hariç), tekrarlanan işlemlerin (devre mülk-sigorta çekimleri, vs) finansal sorumluluğunun Üye işyerine ait olduğu, bu tarz işlemlerle ilgili itirazlarda üye işyerinin, kart hamiline hizmet verildiğini gösteren kart hamili imzalı belge, alındı belgesi, mail order formu; kart hamilinin elektronik ortamda ürün ve hizmet aldığı durumlarda, kart hamilinin yazılı kayıt onayı ve işleme katılımını gösteren her türlü fax, exmail ve mektup belgelerini ibraz etmesi gerektiği, ancak bu belgelerin ibrazının işyerinin finansal sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, yazılı bulunmaktadır" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce taraf vekillerinin tüm iddia ve itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor hazırlanması için tekrar bilirkişi heyetine verilmiş, bilirkişi heyeti 04.01.2024 tarihli ek raporda özetle; dava konusu işlemler değerlendirildiğinde, davacının bilgisi dışında yapılan işlemlere ilişkin itirazlarında 120 günlük yasal süreyi aşması dolayısıyla bankanın bir kısım işlemlerde yasal süreci işletemediği, işlemlerden 56 adedine itirazının bulunduğu, görülmektedir.
Bu aşamada, davacının sigorta pirim ödemelerini alan sigorta şirketleri ile lehine sigorta poliçesi düzenlenen sigortalılara, bu işlemlerin şifresiz ya da mail order aracılığıyla gerçekleştirilmesine olanak sağlayan sana ya da fiziki POS cihazının ait olduğu üye işyeri bankasına şikayetlerini yöneltmesinin gerekeceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı davasını 22/02/2024 tarihli dilekçesi ile ıslah ederek dava değerini ... TL'ye yükseltmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporlarının incelenmesi neticesinde; davacı tarafça bilgi ve rızası dışında kredi kartından haksız harcamaların yapıldığı gerekçesi ile tazminat talebinde bulunulmuş davalı tarafından ise davacının talep ve itirazı üzerine iadelerin yapıldığından davanın reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
YARGITAY 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında "... Davacı vekili, davalının kredi kartının kopyalanması nedeniyle çekilen pararın iadesine ilişkin ... Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı'nın ... tarihli ... sayılı kararının iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kredi kartının 02.06.2018 ve 03.06.2018 tarihlerinde iki ayrı yerde QR code ile ATM'den kullanılarak para çekildiğini, davacı banka tarafından kendisine SMS gönderilmediğini ve olayda kusurunun bulunmadığını verilen hakem heyet kararının doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Bilgi Teknolojileri Kurumu'nun gönderdiği iletişim kayıtlarında davacı banka tarafından SMS şifre gönderildiğine dair kayıt bulunmadığı, davalının banka müşterisi olduğu, kredi kartı kullandığı, davalının banka hesabından ... tarihinde saat 16.08'de 500.- TL ve ... tarihinde saat 01.49'da 500.- TL olmak üzere davalının hesabından 1.000.- TL nin ATM den QR Kod yöntemi ile çekilmiş olduğu, anılan işlemlerden bir gün önce internet bankacılığına giriş yapıldığı, aktivasyon işlemi yapıldığı, aktivasyon işlemi yapıldığında bankacılık işlemine her girildiğinde, uygulamanın şifreyi kendi içerisinde ürettiği, bu hususun BDKK tebliğine uygun yapıldığı, aktivasyon şifresinin davalının kullanmış olduğu telefonuna başarılı bir şekilde gönderildiği, anılan tek kullanımlık şifre olmaksızın veya başkaları ile paylaşılmaksızın aktivasyon işleminin yapılması ve akabinde takip eden günlerde ATM den QR kodla para çekilebilmesi imkanının bulunmadığı, mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda da, gerek kartın çipinin günümüz teknolojik imkanları ile kopyalanma imkanının bulunması, gerekse davalının banka sisteminde kayıtlı bulunan telefonuna aktivasyon kodunun gönderilmesi, anılan tek kullanımlık şifre olmaksızın işlem yapılmasının imkanının bulunmadığı hususları dikkate alındığında, davacı bankanın kusurlu olduğuna yönelik delil bulunmadığı gerekçesiyle kesin olarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, kredi kartının davacının bilgisi dışında kullanımından kaynaklı zararı tazmini istemli olup, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporundada zikredildiği üzere kartın kullanımından bir gün önce davacının mobil aktivasyonu kendisine gönderilen şifre ile yaptığı, bu aşamadan mobil uygulama üzerinden QR kod okutulmak suretiyle para çekme işinin yapıldığı, mobil uygulamada QR kod okumayı mümkün kılan uygulama şifresinin sadece davacı bilgisinde olup bunun başka şahıslarca ele geçirilip para çekilmesiyle bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığından yerinde bulunmayan kanun yararına temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir." şeklinde karar verildiği görülmektedir.
Davacı ile davalı banka arasındaki ilişki bankacılık hizmetleri sözleşmesi ile kredi kartı üyelik sözleşmelerine dayanmaktadır. Dava konusu harcama işlemlerinin alınan bilirkişi raporu ile 2017-2020 yılları arasında sigorta şirketleri prim ödemelerinin tahsilatlarına ilişkin olduğu, bu tahsilatların kart hamili davacı bulunmadan (internet ortamından şifresiz- mail order yöntemiyle) yapılan tahsilatlar olduğu anlaşılmaktadır.
5464 Sayılı Kanunun 15/1 maddesi uyarınca; kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir. Aynı Kanunun 16/1 fıkrası uyarınca; kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır.
5464 Sayılı Kanunun 17/2 maddesi uyarınca; üye işyerleri, mal ve hizmet bedeli karşılığını banka kartı veya kredi kartı ile ödemek isteyen kişilerin imza gerektiren işlemlerde imza kontrolünü yapmak, kartın tahrifata uğrayıp uğramadığını kontrol etmek ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca kendilerine ulaştırılan bilgiler çerçevesinde kartın geçerliliğini tespit etmekle yükümlü olup, gerekli durumlarda kart üzerinde yer alan bilgilerle kimlik belgesi üzerinde yer alan bilgileri karşılaştırmak üzere geçerli bir kimlik belgesi ibrazını talep etmek ve harcama belgesi üzerindeki bilgilerle kredi kartı üzerindeki bilgileri karşılaştırarak kontrol etmekle yükümlüdür. Bu kontrollerin yapılmamasından doğan zararlardan üye işyerleri sorumludur. Bu düzenleme çerçevesinde; ödemenin kartla yapılmak istenmesi halinde, kart ile ödeme yapmak isteyen kişinin kredi kartını kullanma yetkisi bulunup bulunmadığı kontrol etme, imza ve kimlik kontrolü yapma, harcama belgesi ile kart üzerindeki bilgileri karşılatırma yükümlülüğü kart ile ödeme alan üye iş yerine aittir.
5464 Sayılı Kanunun 8/3 fıkrası uyarınca; kart çıkaran kuruluşlar, kartların düzenli ve güvenli kullanımı ile bildirim, talep, şikâyet ve itirazlara ilişkin gerekli tedbirleri almaya yönelik sistemi kurmak ve kesintisiz olarak açık tutmakla yükümlüdür.
Kredi kartı sahiplerinin kendi kartları ile yapılan işlemlere itiraz etme hakları mevcut olup, bu itiraz kart sahibi banka tarafından üye iş yeri bankasına iletilir. Üye iş yeri bankası ise ilgili iş yerinden itiraz edilen işlem ile ilgili belgeleri talep eder. Belgelerin yetersiz olması durumunda söz konusu işlem tutarı iş yeri bankası tarafından ilgili iş yerinden tahsil edilerek kart kuruluşu bankaya aktarılır ve bu işleme ters ibraz/chargeback denilir. Kartlı ödeme sistemleri kuran kuruluşların (visa, master, amex gibi) uluslararası alanda kabul edilen kuralları ve ülkemizde de bu kurallara paralel olarak Bankalar Arası Kredi Kartları Merkezi tarafından yayınlanan uygulamaya yönelik açıklamalarda harcamanın kendisine ait olmadığı iddiası ile yapılan itirazlarda itiraz süresi, işlemin kredi kartına yansıma tarihinden itibaren 120 gün ile sınırlandırılmıştır. (bkz. Bankalar Arası Kart Merkezi Kartlı Ödeme Sistemleri Kuralları, https://bkm.com.tr/faydali-bilgiler/uye-isyeri-kilavuzu/)
Yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı bankanın üye işyeri bankası veya üye işyeri olmayıp, kart kuruluşu olduğu, davacının kredi kartından mail order ile yapılan harcamalarda, kart hamili ile harcama yapanın aynı kişi veya kurum olup olmadığını, harcamanın kart hamilinin rızası dahilinde yapılıp yapılmadığını kontrol yükümlülüğünün ise üye işyerinde olduğu anlaşılmaktadır. Üye işyeri tarafından kendi bankasının sanal pos/mail order sistemi üzerinden yaptığı tahsilat, üye işyeri bankasınca kart kuruluşu bankaya iletildiğinde, kart kuruluşu banka tarafından kredi kartı hesabından talep edilen tutar çekilir. Kart kuruluşu davalı bankanın bu aşamada harcamayı yapanın kart hamili olup olmadığını kontrol yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davalı bankanın yükümlülüğü, kendi müşterisi kart hamili davacı tarafından yapılan harcama itirazını değerlendirerek, 5464 Sayılı Kanunun 8/3 fıkrası uyarınca yukarıda özetlenen ters ibraz sürecini işletmektir. Bu yükümlülüğün yerine getirildiği, süresi içinde yapılan başvuruya ilişkin davacıya iade ödemesinin yapıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan; mahkemece alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; şirket kredi kartından yapılan harcamaların 300,00-TL'den başlayıp 17.247,00-TL'ya kadar değişen tutarlarda, 2017-2020 yılları arasındaki dönemde, muhtelif tarihlerde ve çok sayıda oldukları, bu tutarların yansıtıldığı hesap ekstrelerine davacı tarafından öncesinde itiraz edilmediği gibi, ekstre borçlarının ödendiği, şu halde kart kuruluşu olan davalı bankaca işlemlerin olağan olarak değerlendirilmesinde ve şüpheli görülmemesinde de bankacılık uygulamaları bakımından sözleşmeye aykırılık olmadığı anlaşılmıştır. İzah edilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın, peşin alınan 1.485,54 TL (peşin harç + ıslah harcı) haçrtan mahsubu ile fazla alınan 1.057,94 TL harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden 680,00.-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra davacılara İADESİNE, Dair, davacı vekili Av. ... ile Av. ...'un yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/04/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!