WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

ANTALYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/316
KARAR NO : 2024/132

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/04/2022
KARAR TARİHİ : 28/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasında davalı şirketin aleyhlerine yürütülen 22.899,52 TL tutarındaki asıl alacağa ilişkin icra takibine itiraz ettiklerini, yapılan arabuculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazlarının kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin cari hesaptan kaynaklı faturalara ilişkin para alacağını ödemediğini, faturaların davalıya gönderildiğini ve davalının fatura içeriğine itiraz etmediğini, faturaların müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalının zaman kazanmak amacı ile itiraz ettiğini belirterek, davalının mal kaçırma ihtimali de göz önünde tutularak 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve dava masraflarının davalı taraf üzeride bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili 27.06.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ... ... ... ... ... ... ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin davacı şirket nezdinde doğmuş ... en son işlem tarihli cari hareketleri ve ekstresi ile cari hesaba dahil edilen ... numaralı faturaya konu alacağın tamamını ferilerin ve teminatları ile birlikte ... tarihli temlik sözleşmesi ile temlik aldığını, temlik sözleşmesinin akabinde de davacıya ihtarname gönderdiklerini, ödemeyince de alacağın tahsili ile icra takibi başlattıklarını, takibin kesinleştiğini ve akabinde de Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, müvekkilinin tahsilinin önüne geçmek için davacının alacağı olmamasına rağmen müvekkili şirket aleyhine takip başlattığını ve kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının takip talebinde takip dayanağını cari hesap olarak bildirdiğini ve hangi faturalara istinaden takip başlattığını bildirmediğini, takip talebinde dayanak olarak gösterilmemesine rağmen icra dosyasına sunulan faturanın kayıtlarınında gerçeği yansıtmadığını, 2019 tarihli 3.010,00 TL bedelli faturanın davacı şirketin dosyasına giren vergi kayıtlarında da bulunmadığını, müvekkilinin borçlu değil alacaklı durumda olduğunu, davacı şirketin tek ortaklı limited şirket olduğunu, şirket yetkilisininde ... olduğunu, ...'ın eşi ... ...'ın ise şirketin tüm iş ve işleyişi ile ilgilenen kişi olduğunu ... keşide tarihli ve ... TL bedelli ... Bankasına ait ... numaralı çekin şirket yetkilisinin eşi ... ...'a elden verildiğini ve çek ile ödemenin gerçekleştiğini, davacının bu ödemeyi kayıtlarına işlemediğini, müvekkili şirketin davacı şirket yetkilisinin ... bank hesabına ... tarihinde 20.000,00 TL, ... tarihinde de 7.000,00 TL ve davacı şirketin ... Bankası hesabına ise 7.000,00 TL aktarımlar yapmak suretiyle ödemeler gerçekleştirdiğini belirterek, davanını reddini, %20'den az olmamak üzere davacının tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.
Mahkememizce deliller toplanmış ve tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.
HMK m. 222 gereği; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 7251 sayılı kanunla, 6100 sayılı Kanunun 222 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” Usul hükümleri derhal uygulanırlılık ilkesine tabidir.
25/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında '... ...' 'ya dayalı uygulamada sıkça rastlanan yazılı olmayan cari hesap sözleşmesi ile '... Ürünleri' alımı/ satımı üzerine ticari ilişki kurulduğu, davacı Şirketi ... tarihine kadar şirket müdürü ... münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu, şirketin durumunun aktif olduğu, ve tek ortaklı Limited Şirket olduğu, davacı Şirketin 2019 Yılı ticari defterlerinin yasal açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürelerinde Noter Onaylarının Yapılı Olduğu, ve 31.12.2019 tarihinde bakiye alacağı olarak kayıtlı yer alan 22.899,16 TL bakiye alacağın Ortaklara Borçlar Hesabı ile kapatıldığı, sıfırlandığı, bakiye alacağının '0' olarak kayıtlı yer aldığı, davalının ticari defterlerinin incelenmesi için sunuma hazır hale getirilmediğinden inceleme yapılamadığı, Ancak, Davalının verdiği 25.000,00 TL tutarlı ... Bankası ... nolu çekin davacı şirket defterlerinde kayıtlı olarak yer aldığı, Davacının takibe konu ettiği 22.899,52 TL'lik bakiye alacağına karşılık, ... işlem tarihli ... dekontu ile 7.000,00 TL tutarlı '... ... ... ... ... .... ... tarafından ... ... ... ... ... ... tarafına gelen eft' açıklaması ile EFT yaptığı, ve bu eftnin davacı defterlerinde kayıtlı yer almadığı, yine ... Dekontu ile ... işlem tarihli 20.000,00 TL tutarlı EFT ve ... tarihinde 7.000,00 TL tutarlı EFT ile ile Davalı şirket Hesaplarından davacı şirket ortağı ... adına '... ... ... ...' açıklaması ile EFT'lerin yapılı olduğu/ yazılı olduğu, davacı şirket ortağına yapılan bu ödemelerinde davacı şirket defterlerinde kayıtlı olarak yer almadığı, ödemelerin takip alacağından düşülmesi ile davacının takipte talep edebileceği alacağının bulunmayacağı/ kalmayacağı hususları belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflar itirazlar/beyanlar alınmıştır.
Bilirkişi raporu ve itirazlar/beyanlar göz önüne alınarak, mahkememizce eksik hususlarda yazışmalar yapılmış ve gelen cevaplar doğrultusunda, bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
22/01/2024 tarihli (her ne kadar bilirkişi ek raporunda 2023 tarihi yazmakta ise de uyap tarihi doğru olarak 2024'tür) bilirkişi ek raporunda özetle; Davacının takipte talep ettiği 22.899,52 TL alacağına ilişkin davalı tarafından davacı ... hesabına yatırılan 7.000,00 TL'nin davacı ticari defterlerinde davalı cari hesaplarından mahsup edilmediği/ kayıtlı olarak yer almadığı, yine davalı ... ... banka hesabından davacıya gönderilen 3.000,00 TL'nin kayıtlı olarak yer almadığı, mahsup edilmediği, davalının ödedim dediği 25.000,00 TL'lik ... Bankası Çekinin cari hesap borcundan düşüldüğünün/ kayıtlı olduğunun davacı defter incelemesi/ cari hesap kayıtlarının tetkiki ile tespit edildiği, davacı şirket ortağı ...'ın davalı ... ... adına kredi kartı ile toplamda 16.000,00 TL ödeme (10.000,00 TL + 6.000,00 TL) çekim yaptıldığının '... ...' açıklaması ile davalıya yapıldığı, ödendiği tespit edildiği, tüm ödemelerin (Davalı Ve Davacı ile Davacı Şirket Ortağına) tahsilatların tenkis edilmesi ile davacının takipte talep edebileceği alacağının 1.022,16 TL olarak hesap edildiği, sonuç olarak; davacı Şirket'in takipte talep edebileceği asıl alacağına ilişkin olarak banka müzekkere cevaplarının incelenmesi ile tarafların aralarında ödediği tutarların tenkis edilmesi ile 1.022,16 TL takipte talep edebileceği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflar itirazlar/beyanlar alınmıştır.
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporlarının (kök ve ek), hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı aşamalarda, iddianın genişletilmesine yönelik beyanlarda bulunmuş ise de davacının dava dilekçesinde banka kayıtlarına dayanması karşısında aşamalarda mahkememizce banka yazışmalarının yapılması ve gelen hususların dikkate alınması kabule göre iddianın genişletilmesi yasağı kapsamına girmez. Bu husus ve dayanak takibin cari hesaba dayanması hususları ve bilirkişi raporu tespitleri göz önüne alınarak, Davanın kısmen kabulü ile; davalının, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 1.022,16 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince;
İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir.
Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki unsurların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle, inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 1.022,16 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, ... TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 276,57 TL peşin karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye 151,03 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda 357,27 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı 2.732,50 TL'nin haklılık durumu gereği; 135,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arka kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.560,00 TL'nin, haklılık durumu gereği; 78,00 TL'sinin davalıdan; 1.482,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 1.022,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 1.022,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine,
12-Kararın, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavvcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 216 gereği ve Yargıtay 1. HD'nin 2016/12476 E, 2019/2779 K sayılı emsal ilamı gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/02/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır