T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/13
KARAR NO : 2024/40
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 06/01/2022
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirketin Antalya'da 20 odalı bir otelin işletmeciliğini yaptığı, bahse konu otelin hamam kısmının kira kontratı ile ... adına kiraya verildiği, bahse konu yere ilişkin ayrı bir elektrik sayacı bulunmayıp dava dışı ...'nın otelin hamam kısmının elektriğini süzme sayaç ile kullanmakta ve bedelini davacıya ödemekte olduğu, Davalı kurum personellerinin ... tarihinde davacı şirket iş yerine gelerek işletmenin hamam kısmında kaçak ve usulsüz elektrik kullanımı tespiti yaptıkları, her ne kadar ticarethane diye tutanağa geçilse de davacı şirket yetkilisi tarafından özellikle inceleme yapılması istendikten sonra kaçak kullanımın ticarethanenin hamam kısmında olduğunun anlaşıldığı, hamam kısmının kaçak kullanımda olduğunun tutanağa geçirildiği, davalı kurum tarafından bu tespite istinaden ... fatura numaralı 140.151,23 TL tutarlı kaçak elektrik tahakkuku ... fatura numaralı 83.116,45 TL tutarlı kaçak elektrik ek tahakkuku düzenlendiği, düzenlenen kaçak elektrik tahakkuku ve kaçak elektrik ek tahakkukunun çok fahiş olmakla beraber açıkça hukuka aykırı olduğu, Davalı kurum tarafından düzenlenen kaçak tahakkukunun ve kaçak ek tahakkukunun işletmenin kurulu gücü üzerinden düzenlendiği, tutanakta açıkça kaçak kablonun beslediği yer tespit edilmiş olması ve kablo üzerinden geçen akım tespit edilerek işlem yapılması gerekirken tüm işletme buradan kaçak kullanıyormuş gibi gösterilerek tahakkuklar düzenlendiği, davacı şirket hakkında düzenlenecek tahakkukların kaçak olarak beslenen cihazlar üzerinden hesaplanması gerekirken sanki tüm işletme kaçak olarak kullanıyormuş gibi tahakkuk çıkartılmasının açıkça yasaya aykırı olduğu, bunun yanında davacı şirketin ödediği faturalar olduğu, bu ödenmiş olan fatura bedelleri düşülmeden tüm 1 yıl için kaçak tahakkuku düzenlenmesinin davalı kurum için sebepsiz zenginleşme olacağı, zaten daha önce ödenen miktarların yeniden talep edildiği, davacı hakkında düzenlenen kaçak tahakkuku ve kaçak ek tahakkukunun kanunda yazılı usule aykırı düzenlendiği, öncelikle kaçak elektrik kullanım süresinin tespit edilmesi gerektiği, ancak davalı kurumun böyle işlem gerçekleştirmediği, bunun yanında kullanım süresi dağım şirketi tarafından yapılan son işlem olup bu işlemler için mevzuatta "son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez." şeklinde düzenlendiği, bu nedenle davacı hakkında kaçak kullanım tarihinin dağıtım şirketi tarafından yapılan son okuma tarihi olarak belirlenmesi gerektiği, davalı tarafça son 1 yıl için tahakkuk çıkarılmasının hukuken kabul edilebilir olmadığı, davacı işletme için kaçak ek tahakkukunun 12 ay alınıp kurulu güç üzerinden çift vardiya hesaplaması yapıldığı, ancak bahse konu işletmenin 20 odalı ve en fazla 60 yatak kapasiteli olduğu, bunun yanında işletmenin sadece konaklama hizmeti veriyor olması nedeniyle gelen bir kişinin günün 12 saatinden fazla bir konaklama yapmasının pek de mümkün olmadığı, gelen misafirlerin kullanacağı tek enerjinin oda ışığı ve mevsime göre klima kullanımı olacağı, hesaplamada çift vardiya esas alınmasının kabul edilebilir olmadığı belirtilerek, tedbir talebinin kabulü ile yatırılan teminat bedeli de göz önüne alınarak elektrik kesilmesi işleminin uygulanmaması ve tedbiren elektrik verilmeye devam edilmesine, davalı tarafça davacı hakkında yapılacak icra takiplerinin durdurulmasına, davacı aleyhine düzenlenen faturalarda davalı tarafın açıkça kötü niyetli ve hukuka aykırı hareket etmesi nedeniyle aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yapılacak hesaplamalar sonucunda borçlu olmadıkları miktarın belirlenerek davanın kabulüne, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya dayanak olan borcun sebebinin davacı şirket adına tutulan ... tarihli kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı olduğu, davalı şirket personellerinin davacı şirket faaliyet adresinde yapmış olduğu inceleme ve denetim esnasında davacının haksız ve hukuksuz olarak sayacına müdahale ettiği ve sayacının normal endeks kaydını engellemek suretiyle müvekkil şirketi mağdur ettiğinin tespit edildiği, ... tarihli tutanak ile sabit olduğu üzere davacının, Enerji Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 ve devamı maddelerine aykırı olarak, ana kolon sigorta girişinden ek olarak ticarethaneye ve hamama ayrı hat aldığı ve kullanılan enerjinin sayaçtan geçmediğini, bu yolla kullanıcının sayacın eksik tüketim kaydetmesini sağlayarak kendisine haksız menfaat temin ettiğinin tespit edildiği, bu doğrultuda tutanak tanzim edilerek ... imzasına tebliğ edildiği, tespit edilen işbu kaçak enerji temini eylemi ile müvekkil şirketin, Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmelik maddeleri gereği davacıya zararını fatura ettiği, davacı eylemi bu denli haksız iken fatura borcunu da ödemeyerek davalı şirketi maddi olarak mağdur etmeye devam ettiği, Davacının sayacın ölçü bölümüne müdahale ederek davalı şirketten habersiz bir şekilde sayacından geçmeyecek şekilde ayrı hat çekerek enerji kullanmasının haksız fiil niteliğinde olup Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil ettiği, davalı şirketçe davacı hakkında yürütülen tüm işlemlerin ilgili yasalar ve yönetmelikler gözetilerek yapılmakta olup haksız ya da hukuka aykırı hiçbir işlemin söz konusu olmadığı, dava dilekçesinde yer alan; davacının daha önceki faturalarını düzenli ödediği iddiasının dava konusu uyuşmazlıkla ilgisi olmadığı, Ayrıca davacının daha önce ödenen fatura bedellerinin kaçak tahakkukundan düşülmesi gerektiği iddiasının da hukuka ve mantık kurallarına aykırı olduğu, davacının dönem faturaları ile kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen faturaların konusu ve hesap yönteminin farklı olduğu, kaldı ki davacı yanın dava dilekçesinde kaçak elektrik kullanımının ikrar edildiği, davacının itirazlarının kaçak elektrik kullanımına değil, faturaların hesaplanış biçimine ilişkin olduğu, kaçak elektrik kullanımına bağlı faturaların Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca doğru tahakkuk ettirildiği belirtilerek, davanın usule dair verilmiş olan cevaplar da gözetilerek reddine; davacı şirketin ayrıca kötü niyetli olduğu gözetilerek kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; kaçak elektrik kullanımına istinaden açılan menfi tespit davasıdır.
Antalya ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası uyap sistem üzerinden celbedilmiş; sanıklar ... hakkında karşılıksız yararlanma suçundan yapılan yargılamada, ... AŞ'nin katılan olduğu, yargılama sonucu sanık ...in beraatine, diğer sanıklar ..., ...'ın adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, verilen kararın ..., ... yönünden ..., sanık ... yönünden ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Dosyamız arasına davacı şirk/in son 1 yıla ait faturaları, tahsilat kayıtları, kaçak elektrik kullanıma dair tutulan tutanaklar getirtilmiş ve mahkememizce 25/05/2022 günü bir elektrik mühendisi eşliğinde keşif yapılmış, bilirkişi 26.09.2022 tarihli raporunda özetle; "Davalı elektrik kurumu tarafınca yapılan Kaçak Tahakkuk ve Kaçak Ek Tahakkuk hesaplamalarında otel işletmesinin kurulu güç değerinin (30,56 KW) kullanıldığının görüldüğü, oysaki Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43. Maddesinin 3. Fırkasında tespit anındaki güç bilgilerinin kullanılması gerektiğinin belirtildiği, düzenlenen kaçak tutanağında "Tespit Anındaki Güç Bilgileri =10,924 kW" olarak belirtildiği, tarafımca yapılan hesaplamalarda güç bilgisinin 10,924 kW olarak kullanıldığı, davalı ... kurumunda Kaçak Tahakkukunun 140.151,23 TL olarak, Kaçak Ek Tahakkukunun 83.116,45 TL olarak hesaplandığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42,44,45 ve 46. Maddelerinde belirtilen yöntemler ile tarafımca yapılan hesaplamalar sonucunda, kaçak tahakkukunun 50.094,25 TL olarak Kaçak Ek tahakkunun 29.070,96 TL olarak hesaplandığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdi ile taraf vekillerinin itirazlarını karşılar şekilde ek rapor hazırlanması istenilmiş, bilirkişi 16.01.2023 tarihli ek raporunda özetle; "Taraf vekillerinin itiraz dilekçelerinin detaylıca incelendiği, yapılan incemeler sonucunda kök raporumuzda belirtilen değerlendirme ve hesaplamalarda değişiklik yapılacak bir hususun bulunmadığı, davalı ... kurumunda Kaçak Tahakkukunun 140151,23 TL olarak, Kaçak Ek Tahakkukunun 83.116,45 TL olarak hesaplandığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42, 44, 45 ve 46. Maddelerinde belirtilen yöntemler ile tarafımca yapılan hesaplamalar sonucunda , Kaçak Tahakkukunun 50.094,25 TL olarak, Kaçak Ek Tahakkukunun 29.707,96 TL olarak hesaplandığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememiz dosyasında alınan rapor ve ek raporun mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, yasaya ve oluşa uygun olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporuna itirazların reddine karar verilmiştir.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği;
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 30 Mayıs 2018 tarih ve 30436 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri;
MADDE 42 - (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,
Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması;
MADDE 46 - (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz.
(2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir.
Mahkememiz dosyasında davacı tarafa ... AŞ tarafından 24.12.2021 düzenleme tarihli 140.151,23 TL tutarlı Kaçak tahakkuku faturası ve 24.12.2021 düzenleme tarihli 83.116,45 TL tutarlı Kaçak ek tahakkuku faturası kesildiği, davacı tarafından bu faturaların menfi tespite konu edildiği görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. HD'nin 2022/90 Esas, 2022/156 Karar sayılı ilamında" ....Bilindiği üzere borç ilişkilerini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (mül- ga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda) borç ilişkisinin kaynakları, diğer bir anlatımla borç ilişkisini kuran sebepler; sözleşme, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme olmak üzere üç başlık altında düzenlenmiştir.
Sözleşme; belirli bir hukuki sonucu doğurmaya yönelik olarak karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla oluşan bir hukuki işlem olup, hukuki işlemlerin en önemli türlerinden biridir. Sözleşmenin meydana gelip hukuki sonuçlarını doğurabilmesi için bazı unsurların mevcut olması gerekir. Bu unsurlar en genel anlamda, sözleşmenin tarafları ile karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıdır. Bununla taraflar, kendi iradeleriyle kendi aralarında uygulanacak hukuk nor- munu belirlerler.
Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi ise; kişinin iradesi dışında kendisine yönelik hukuka aykırı bir eylemdir. Dar anlamda haksız fiil sorumluluğu, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu davranışı ile diğer bir kimseye verdiği zararın giderilmesini amaçlayan sorumluluk türüdür.
Bu kısa açıklamadan sonra, dava hakkı bakımından hakların yarışması kavramı da irdelenmelidir:
Bir kişinin (alacaklının) diğer bir kişiye (borçluya) karşı, aynı konuda belirli bir sonucu sağlamak amacıyla değişik hukuksal nedenlere dayanarak istemde bulunmasına hakların yarışması denilmektedir.
Bazı hâllerde başkasına zarara uğratan olay hem sözleşmeden hem de haksız eylemden doğan sorumluluğun koşullarını içerebilir. Sözleşmeden doğan sorumluluk ile haksız eylem (sözleşme dışı) sorumluluğun birlikte bulunmaları hâlinde, dava hakkı bakımından hakların yarışması söz konusu olur. Zarar verici olay (haksız fiil), aynı zamanda taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine aykırı ise zarar gören bu sözleşme ilişkisine dayanarak zararının tazminini isteyebileceği gibi zararını haksız fiile dayanarak da isteyebilir. Bunlardan birisi ile zararını tazmin ettiren alacaklının, bunu yapmakla, dayanabileceği diğer hukuki sebebi tüketmiş olacağı izahtan varestedir.
Burada önemle vurgulanmalıdır ki, haksız eylemlerde kusurun ispatı davacıya (zarar görene) ait olduğu hâlde, sözleşme sorumluluğunda kusurun varlığı karine olarak kabul edilir; davacı sadece davalı borçlu ile kendi arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığını ispatlamakla yetinecektir.
Diğer taraftan sözleşmeden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi haksız fiile dayanan davaların zamanaşımı süresinden daha uzundur (TBK m.72, m.146-161). Yine, sözleşme sorumluluğu taraflarca sözleşmeye konulacak bir hüküm ile hafifletilebileceği hâlde haksız eylemde böyle bir imkândan söz edilemez.
Bu durumda, sözleşmeden doğan sorumluluk ile haksız eylem (sözleşme dışı) sorum- luluğun birlikte bulunmaları ve hakların yarışması hâlinde, davacı zarar görenin sözleşme ilişkisine dayanmasında kendisi yönünden yarar bulunmaktadır. Yarışan iki haktan daha düşük hukuki değer karşısında, üstün olan hukuki değere öncelik verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olayda, dosyada mevcut tutanak kapsamından anlaşılacağı üzere kaçak ve usulsüz elektrik tutanağının düzenlendiği tarihten önce davacı ile davalı arasında elektrik aboneliği tesis edilmiştir. Şu durumda, taraflar arasında kurulan abonelik ilişkisi sözleşme niteliğinde olup, da- vacının bu sözleşme ilişkisine dayanarak ve sözleşmeye aykırılık iddiasıyla oluşan zararının gide- rilmesini talep ettiği kabul edilmelidir.
O hâlde sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın, haksız fiil kurallarına göre değil sözleşme hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/3-1001 E., 2018/245 K. Sayılı 21/02/2018 tarihli ilamı)..." şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 3.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2016/3193 Esas, 2016/12186 Karar sayılı kararında, "Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur,"denilmektedir.
Yukarıda yer verilen yasa maddeleri ve emsal içtihatlar doğrultusunda Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; davacı abonenin işletmekte olduğu otelin ana panosunda ana kolon sigorta girişinden yapının bodrum katında bulunan hamama ek olarak hat çekildiği, dava konusu olayda tespit edilen kaçak kullanım durumunun yasanın 42. Madde 1. Fıkrasının (b) bendi kapsamında olduğu, hesaplama yapıldığı ve bir aykırılık bulunmadığı elektrik mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporlardan anlaşılmıştır. Yukarıdaki karar içeriğinde de ayrıntılı açıklandığı üzere Elektrik kullanımından dolayı fiilen kullanan kişinin haksız fiilden kaynaklanan sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak, bu sorumluluk davacı olan abonenin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır. Fiilen elektrik kullanan şahsın haksız fiil hükümleri uyarınca, abonenin de sözleşmeden doğan sorumluluğunun bulunduğu, bu durumda Asliye Ceza mahkemesi beraat kararının haksız fiil üzerinden değerlendirme yapmış olmasına ve abone ve fiili kullanıcının müteselsil sorumluluğuna göre, alacaklının alacağını sorumluların tamamından isteyebileceği gibi bunlardan biri veya birkaçından da isteyebileceğinin kabulü gerekir. Davacı tarafça ... numaralı Tarihli ve ... tarihli kaçak tahakkuk faturaları yönünden toplam 223.267,68-TL borçlu olmadıklarının tespiti talep edilmiş ise de; alınan bilirkişi rapor ile kaçak tahakkuk faturalarının toplamda 79.802,21-TL olması gerektiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçe ile davacının sözleşme ilişkisi kapsamında kaçak tüketimden sorumlu olduğu ancak ödenmesi gereken gerçek kaçak tahakkuk bedelinin 79.802,21-TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile 143.465,47-TL üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf aşamalarda her ne kadar ödedikleri bedelin istirdadını talep etmiş ise de dilekçelerine ekledikleri toplam ödenen bedele ait dekontlardan ödemenin 59.850,57-tl olduğu bunun da kaçak tahakkuk bedelin içerisinde kaldığı görülmekle istirdadı gereken bedelin bulunmadığı kanaati ile bu talep yönünden karar verilmemiş, yasal unsurları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davacının ... fatura numaralı 140.151,23 TL tutarlı kaçak elektrik tahakkuku faturası yönünden 90.056,98-TL, ... fatura numaralı 83.116,45 TL tutarlı kaçak elektrik ek tahakkuku faturası yönünden 53.408,49-TL olmak üzere toplam 143.465,47-TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan (peşin+ıslah ile alınan) ...-TL'nin mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA
4-Davacının yapmış olduğu bilirkişi ücreti, posta ve müzekkere ücretinden ibaret 1.286,25TL'nin kısmen kabul- kısmen red oranında hesaplanan ...-TL, ıslah ile alınan ... TL ile ilk dava masrafı ...-TL olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere tarafların göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'nun yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!