T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/104
KARAR NO : 2024/318
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/02/2022
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilleri ...-..., dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, müvekkil ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile ... Caddesini takiben ... istikametinden ... istikametine seyir halindeyken ... girişi karşısına gelindiği esnada, aynı istikamette seyir halinde bulunan sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen ... renkli ... marka bir aracın müvekkile çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin, ağır şekilde yaralandığını, kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını ve geçici bakıcı ihtiyacı doğduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren aracın plakasının ve sürücüsünün tespit edilemediğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-a ve ... Yönetmeliği’nin ... maddeleri uyarınca “Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için” ...na başvurulabileceğinin düzenlendiğini, kazaya sebebiyet veren aracın plakası ve sürücüsü tespit edilemediğinden; ..., müvekkilin uğramış olduğu maddi zararların tazmininden varsa diğer sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı müvekkili ...'ün, dava konusu trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralandığını; özellikle sol kaval kemiği kırığı, sağ ayak parmak kemiği kırıkları, sol alt bacak ön yüzünde doku kaybı, ayak bileğinde hareket kısıtlılığı, topukta bası yarası başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, ezilme ve yaralanmalar meydana geldiğini, kazadan sonra ... Hastanesi’ne kaldırılan müvekkilinin, tedavi altına alındığını, yatarak tedavi gördüğünü ve çeşitli cerrahi operasyonlar geçirdiğini, dava konusu trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin, kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını ve geçici bakım ihtiyacı doğduğunu, dava konusu konusu trafik kazasında müvekkilin yaralanması, kalıcı işgöremezliğe maruz kalması ve geçici bakım ihtiyacının doğması nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların tazmini için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte davalı ...'na başvurulduğunu, başvurularının haksız olarak reddedildiğini, dava konusu trafik kazası nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yapıldığını beyan ederek; Müvekkil ...'ün ağır şekilde yaralanması, kalıcı işgöremezliğe uğraması ve geçici bakım ihtiyacının doğması nedeniyle, sürekli işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik ...,-TL; Geçici bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik ...,-TL olmak üzere toplam şimdilik ...,-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ..., cevap dilekçesinde özetle; Davacı müştekinin kolluk ifadesinden; meçhul şüpheli ... marka araç sürüsü ile taciz manevrası şeklinde çekişmeye girdikleri ve bunun sonucu davacının yaralandığının anlaşıldığını, bu durumun, faili meçhul aracın fiilinin kasıt unsurunu taşıdığını gösterdiğini, zarar tanımının, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçe Genel Şartları A.2/d bendinde yapıldığını, buna göre, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçe Genel Şartları "trafik kazasından yani taksirli fiilden doğan zararları" karşıladığını, sonuç olarak; kasten yaralama fiilinin, sigorta teminatı kapsamında olmadığını ve bundan doğan zararın müvekkilinden istenemeyeceğini, zira; ...nın, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçe Genel Şartları kapsamına giren bedensel zararlar konusunda görevli olduğunu, davacının ; müvekkiline kaza tutanağı,kollukta verdiği kendi ifadesi ve kendi başvurusuyla hususi aldığı ... Adli Tıp Anabilim Dalı ... tarihli raporu ile başvurduğunu, kaza tarihi ... olduğundan maluliyetin tespitinde "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri uygulanacağını ve bu yönetmeliğin 7/1 maddesi gereği, sağlık kurulu raporunun, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan listedeki bir sağlık kuruluşundan alınmak zorunda olduğunu, ... Adli Tıp Anabilim Dalı ise bu listeye hiçbir dönem girmediğinden yönetmeliğin 7/2 maddesi gereği raporun "kurumlarca değerlendirmeye alınamayan" geçersiz bir rapor olduğunu, davacı tarafından kuruma sunulan kaza tutanağının ise tek taraflı beyanla doldurulması ve tutanakta sürücülerin "kazaya sebep olan fiillerinin tespiti yapılmamış" olması nedeniyle kusur durumunu ve trafik kazasının gerçekte yaşanıp yaşanmadığını ispattan uzak olduğunu, başvurucunun , başvuru sürecinde, "kazanın yaşandığına ve sürücülerin kazaya etken hareketlerine dair "ispat şartını " sağlayacak belgeleri tedarik etmesi, yani TMK 6 ve HMK190 da düzenlenen ispat şartını yerine getirmesinin zorunlu olduğunu, ancak; bu şart gerçekleşmediğinden zorunlu olarak başvurunun reddedildiğini, sağlık gideri teminatının poliçe genel şartları kapsamında olmadığını, taleplerin müvekkilden istenemeyeceğini, avans faizi talebinin yersiz olduğu hususlarını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından (haksız fiilden) kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; uyuşmazlığın temelinde, iddia gereği 3. kişinin haksız fiili bulunmakta ise de, davalının sorumluluğu iddiası sigorta hukukundan (sigortacılık yasasından) kaynaklanmaktadır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle, dava mutlak ticari dava olup, asliye ticaret mahkemesinin görev alanı içinde olduğundan, mahkememiz uyuşmazlıkta görevlidir. Ayrıca, Bakıcı giderlerinin zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesinin "Sağlık Gideri" teminatı kapsamında, anılan sigortacıdan istenebileceği ise tabii olup, Yargıtay'ın emsal kararlarında açıkça belirtilmiştir (Yargıtay 17. HD. 21.04.2016 gün ve 2015/16365 E.-2016/5117 K.).Yargıtay 17. HD.'nin 24.01.2013 tarih ve 2012/362 E.- 2013/578 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi tedavi giderleri, yaralanan kişinin iyileşmesi için yapılan giderlerdir. Bu kapsamda muayene, ilaç, bakıcı gideri, ulaşım giderleri de tedavi giderleri kapsamında değerlendirilir.
Davalı tarafın usulüne uygun başvuru yapılmadığı itirazları da davacı tarafça bir başvurunun yapılmış olması, bunun sigorta şirketince de esasen kabul edilmiş olması, hak arama hürriyeti, mahkeme erişim hakkının gerektiğinden fazla kısıtlanmamasının gerekmesi karşısında yerinde bulunmamıştır.(Emsal olarak, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi., 2017/645 E., 2017/464 K.)
TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Davacı için sosyal ekonomik durum araştırması yaptırılmıştır, verilen cevap dosya arasına alınmıştır.
CBS tarafından daimi arama kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizin ... tarihli celsesinde, dava dilekçesi içeriği dikkate alınarak, davacı vekilinden, talebini net olarak bildirmesi istenmiş ve davacı vekili, açıkça, taleplerinin sürekli iş göremezlik, ve geçici bakıcı giderine ilişkin olduğunu, geçici iş göremezlik zararı taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizce dosya kusur bilirkişisine tevdi edilerek, kusur raporu aldırılmıştır.
06/07/2022 tarihli kusur bilirkişisi raporunda özetle; Motosiklet sürücüsünün Beyanına göre önünde, ... Caddesinde seyir eden bu aracı sollayarak geçtiği esnada, faili meçhul sürücünün motosiklete sağ yandan çarpması ile kaza meydana geldiğine göre, kimliği belirsiz sürücünün “yol durumunu dikkate almadan, mesafe kuralına yeterince uymadan, önündeki aracı geçme kurallarına” yeterince uymadan araç kullanması ile kazaya kendisinin neden olduğu anlaşılmakla, kazada bu sürücünün kusurlu davranışının dışında, araç dışı başka bir fiziki etkenin olmadığı; Kimliği Tespit Edilemeyen araç ve sürücünün; 2918 Sayılı KTK. da Belirtilen; 47/ 1-d , 56/ 1-a, 54/ 1-a, Maddeleri ile Yönetmelik 95. 101 ve 104. Maddelerini ihlal ettiği; ... Plakalı Motosiklet sürücü ...'ün ise; kural ihlalinin olmadığı hususu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır.(Yargıtay 17. HD., 2019/2909 E,2020/7805 K.)
Dosya kapsamına göre, mahkememizce alınan kusur raporu, hükme ve denetime elverişli, hukuka uygun bulunmuştur. Yeniden rapor/ ek rapor alınmasını gerektirir somut bir itiraz görülmemiştir.
Aşamalarda, mahkememizce maluliyete ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya İstanbul ATK'ya gönderilmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (ancak Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi teknik olarak mümkün olmadığı bu dönem için de yine 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanacak; Yargıtay 17 HD nin 2016/16240 esas 2019/7273 karar 2016/15369 esas 2019/6853 karar sayılı ilamları) , 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, İstanbul ATK ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... üst yazı tarihli, ... karar tarihli, ... karar sayılı raporuna göre özetle; davacının ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %14 (yüzdeondört) olduğu; İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile bildirilmiştir.
ATK raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili, rapora karşı sağlık raporu cetvellerine ilişkin bir takım itirazlarda bulunmuş ayrıca ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen rapor ile çelişki olduğundan itirazlarını sunmuştur.
Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere; maluliyet raporları arasında açıkça ve büyük oranda mübayenet bulunduğu anlaşılırsa, maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulamaz.(Yargıtay 17. HD., 2020/4594 E, 2020/8383 K; Yargıtay 17. HD., 2018/3538 E, 2020/1246; Yargıtay 17. HD., 2018/1320 E, 2019/12109; Yargıtay 17. HD.,2018/1305 E, 2019/12107 K); Yargıtay 17. HD.,2016/20010 E, 2019/9005 K)
Adli Tıp Üst kurulları, Adlî tıp ihtisas kurulları ile Adlî Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri, Konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceler ve kesin karara bağlar.(...)
Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce, çelişkilerin giderilmesi için dosyanın ATK üst kuruluna gönderilmesine dair ara karar kurulmuştur.
İstanbul ATK ... Üst Kurulu tarafından düzenlenen ... üst yazı tarihli, ... karar tarihli, ... karar sayılı raporuna göre özetle; davacı, ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler ... tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %14 (yüzdeondört) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği bildirilmiştir.
ATK ihtisas kurulu ile üst kurulu raporları birbirini teyit etmiştir.
Kabule göre de; tüm vücut engellilik oranının %14 (yüzdeondört) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiştir.
27/02/2024 tarihli aktüerya bilirkişisi raporuna göre özetle; ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanan T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ... Kurul Raporuna göre sürekli iş göremezlik oranı %14 ve başka
birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilen davacı ...’ün talebinin kabul edilmesi halinde;
Sürekli iş göremezlik kaybından kaynaklanan maddi zararının ... TL olduğu,
Kaza tarihi itibari ile ZMMS Poliçe limiti ... TL olup, hesaplanan işbu zarar teminat limitinden
yüksek olduğundan davalı ...nın sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu,
Geçici bakıcı giderinden kaynaklanan maddi zararının oluşmadığı hususları bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
Bu hususlar doğrultusunda, dosyada alınan kusur, ATK maluliyet, hesap bilirkişi raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili, değer artırım dilekçesi sunmuştur ve bu dilekçe davalıya tebliğ edilmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde, genel olarak, TBK m. 51 ve 52'inci maddelerinin göz önüne alınmasını talep etmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı, ... tarihli kararında da belirtildiği üzere; Hatır taşıması, zarar görenin ücret mukabili taşınmadığı bir taşıma türüdür. Bir olayda hatır taşımasının varlığının kabul edilebilmesi için taşımanın ücretsiz olması yeterli olmayıp, taşıma işinin ailevi bir yükümlülüğün icrası kapsamında da gerçekleştirilmemesi gerekir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre hatır taşımacılığı varsa hükmedilen maddi tazminattan %20 nispetinde, manevi tazminat yönünden ise takdir edilecek oranda makul bir miktar indirim yapılması gerekir. Ayrıca hatır taşıması sebebiyle tazminattan hakkaniyet düşüncesiyle indirime gidildiğinden bu mahsup sebebiyle davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekir. (Yargıtay 17. HD. 01/12/2016 gün, 2014/21879 Esas ve 2016/11087 Karar). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51/1. maddesinde hakimin tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 52/1. maddesinde ise zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında yahut artmasında etkili olmuş ya da tazminat hükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlenmiştir. Zarar görenin veya davacıların desteğinin koruyucu tertibat takmaması (kask yahut emniyet kemeri), alkollü olduğunu bildiği kimsenin veya ehliyeti bulunmayan kişinin sürücülüğünü yaptığı araca binmesi gibi hususlar mutazarrır açısından müterafik kusur oluşturur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2017 gün ve 2016/19269 esas, 2017/11960 karar; 19/02/2018 tarih ve 2015/7675 esas, 2018/1070 karar sayılı içtihatları). Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz (17. Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354) Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalının bu hususu savunma olarak ileri sürülmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre tazminattan indirim yapılmasını gerektirir. Müterafik kusurun belirlenmesi halinde usulünce tenkis yapılması gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2015/9251 - 2018/3894 E.K. Sayılı içtihadı).
Somut olayda, kaza tespit tutanağına bakıldığında, koruyucu tertibat bölümündeki notlarda, "kask takılı değil" ve "emniyet kemeri/kask durumu tespit edilemedi" bölümlerinin şerh düşüldüğü anlaşılmaktadır. Böyle bir tespit somut olarak yapılmadığından, davacının koruyucu tertibat kullanmadığı mahkememiz kabulündedir. Bu nedenle, % 20 müterafık kusur indirimi yapmak gerekmiştir. İndirim, bilirkişi raporu ile belirlenen gerçek değer üzerinden hesap edilmiştir ve bu haliyle de teminat miktarından fazla olduğu anlaşılmıştır. Hatır taşımacılığı indirimi yapılmasını gerektirir bir hususa ise mahkememiz rastlamamıştır.
Tüm dosya kapsamı, dosyada alınan kusur, ATK maluliyet, hesap bilirkişi raporları, dava değeri artırım dilekçesi, taleple bağlılık ilkesi göz önüne alınarak; Davacının sürekli iş göremezlik zararı talebinin KABULÜ İLE (% 20 müterafık kusur indirimi de yapılarak); ... ₺ sürekli iş göremezlik zararının ... tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici bakıcı gideri talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince de rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Davalıya başvuru tarihi ... olduğundan faiz başlangıç tarihi olarak bu tarih esas alınmıştır. Zarara neden olan aracın ticari olup olmadığı anlaşılamadığından, avans faizi talebi ise yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davacının sürekli iş göremezlik zararı talebinin KABULÜ İLE (% 20 müterafık kusur indirimi de yapılarak); ... ₺ sürekli iş göremezlik zararının ... tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının geçici bakıcı gideri talebinin REDDİNE,
3-Davacı tarafça yatırılan ... ₺ başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan ... ₺ peşin karar harcı ve aşamalarda yatan ... ₺ tamamlama harcı toplamı ... ₺ harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... ₺ 'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, (... ₺* 68,31/1000=... ₺ - ... ₺ = ... ₺)
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan ve yukarıda (3) ve (4) numaralı hüküm fıkraları ile mahsubuna karar verilen toplamda ... ₺'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır/ayrıca ATK rapor bedelleri davacı tarafça havale edilmiş olup, davacı vekilince banka dekontları sunulmuştur) posta-tebligat-bilirkişi-ATK ücreti gideri toplamı ... ₺'nin, haklılık durumu gereği, ... ₺'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... ₺'nin, haklılık durumu gereği, ... ₺'sinin davalıdan, ... ₺'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... ₺ vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... ₺ vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'nün yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!