WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

ANTALYA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/51
KARAR NO : 2024/71
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 15/02/2019-25/09/2019
KARAR TARİHİ : 26/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalıdan cari hesaba dayalı olarak alacağı bulunduğunu, Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödemenin yapılmasının talep edildiğini, sonuç alınamayınca, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibinin yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, para alacağına ilişkin takip nedeniyle Antalya İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu belirterek itirazın iptaline ve davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, davalı şirketin adresinin "..." olduğundan huzurdaki davada İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının davacı tarafa borcu bulunmadığı gibi davacının davalıya borçlu olduğunu, davacı tarafla davalı şirketin Ege Bölgesi bayisi olarak ticari faaliyet yaptığını, bu ticari faaliyet sonucunda davalının davacıdan cari alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, bu alacağa ilişkin davacı şirkete fatura kesildiğini ve harici görüşmeler ile bu alacağın talep edildiğini davacı tarafın davalıya herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine Kartal ... Noterliğinin ... tarihli ... Yevmiye Nolu ihtarnamesi bakiye alacağın talep edildiğini, yine davalı şirket tarafından davacı tarafa Kartal ... Noterliğinin ... tarihli ... Yevmiye Nolu ihtarnamesi gönderildiğini, bu ihtarnamede davacı tarafından kesilen faturaların süresi içinde iade edildiğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, davacının davalının ticari itibarını zedelemeye çalıştığını, Kartal ... Noterliğinin ... tarihli ... Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile davacının bu davranışlarına son vermesinin talep edildiğini belirterek davanın reddine, davacı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İstanbul/Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.... K. Sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki olduğunu ve ... TL cari hesap alacağı doğduğu halde ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden takibe geçildiğini, cari hesap alacağının faizi ile birlikte talep edildiğini ancak süresinde yapılan itirazla takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürülerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazıyla birlikte davanın reddine karar verilmesini ve ayrıca Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava ile birleştirilmesi talep edilmiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
İstanbul/Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2021 tarih ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında davaların tarafları, konusu, davaların niteliği, söz konusu ... Esas sayılı dava dosyasından verilen cevabi yazılar ve muvafakat birlikte değerlendirildiğinde her iki davanın birlikte görülmesi gerektiği; Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın daha önceki esaslı olup, derdest olması, davalar arasında irtibat bulunması karşısında davaların birlikte görülmesinde hukuki yarar bulunduğu belirtilerek ... Esas sayılı bu davanın Mahkememizin ... Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde: Davacı ... Tarafından davalı ... A.Ş. Aleyhine ihtarname ile cari hesap özetine dayalı olarak yapılan ilamsız takipte borçlu davalı tarafından takibe, yetkiye ve borca itiraz edildiği, itirazda dayanak cari hesap özetinde belirtilen faturaların iade faturası düzenlenmek suretiyle iade edildiği belirtilmiş, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
İstanbul/Anadolu ... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı takip dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde: Alacaklı ... A.Ş. Tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine toplam ... TL cari hesap alacağına ilişkin takip başlatıldığı, borçlu tarafından yetkiye, borca ve fer'ilerine itiraz edildiği görülmüştür.
Kartal ... Noterliğine müzekkere yazılarak ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve 18/12/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ şerhli sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya ... Noterliğine müzekkere yazılarak ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ şerhli onaylı onaylı bir sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı ...'nin 2018 yılına ait BA ve BS formlarının varsa düzeltme beyannameleri ile birlikte celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı ... Tic. A.Ş. 'nin 2018 yılına ait BA ve BS formlarının varsa düzeltme beyannameleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; 08/11/2019 tarihli oturum ... nolu ara karar gereği davalı ...nin bulunduğu yere göre ticari defter ve belgelerinin uyuşmazlık konusuna ilişkin olarak re'sen seçilecek mali müşavir bilirkişi aracılığıyla incelenmesi hususunda İstanbul/Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş,
İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat dosyasında aldırılan 09/01/2020 tarihli raporda özetle; "... davalının ticari defterlerine göre, davalının davacıdan 24/12/2018 tarihi itibariyle ... TL tutarınca alacağının raporlandığının görüldüğü takip tarihi itibariyle olası alacağının karşılaştırmalı tespiti için ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak sağlanabileceği, aksi durumda yapılan tespitin tek taraflı olacağı ve HMK 222/2 ve 3 fikra hükümlerine aykırılık teşkil edeceği, hem davalı ve hem de davacının bağlı bulunduğu vergi dairelerinden BA / BS bildirimlerinin istenmesi gerektiği..." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzimi hususunda dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi... tarafından mahkememize sunulan 26/12/2019 tarihli raporda özetle; "...
Davacı tarafın ticari defterleri ve dava dosyası kapsamına göre, taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davacının davalı adına borç kaydettiği fiyat farkı faturalarına istinaden takip ve dava tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ....-TL. tutarında davalı şirketten alacağının olduğu, davacı şirket bu alacağın ....-TL. lık kısmının takip ve dava konusu ettiği, davacının talep ettiği alacağına temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş avans faizinin toplam 1.019,48-TL. olduğu, davacının faiz alacağı yönünden talebi ile bağlı kalacağı,
Dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar muhteviyatında belirtilen fiyat farkı tutarlarına esas olan belgelerde davalı şirketin yetkilisi olan ...'ın onayının olduğu..." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dosya İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin rapor sunan bilirkişi raporu ve tarafların itirazları ile tüm dosya kapsam incelenerek ek rapor tanzimi için önceden rapor tanzim eden bilirkişi...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 08/10/2020 tarihi raporda özetle; "...olmak üzere toplam ....-TL. tutarındaki faturalar muhteviyatında belirtilen fiyat farklarının, davacı şirketin müşterileri tarafından davacı şirket adına düzenlenmiş “ fiyat farkı, fiyat iskonto farkı, dönem sonu ciro primi, promosyon dönüşü, ciro primi, aktivite fiyat farkı, web bedeli, gondol bedeli, hizmet bedeli aksiyon bedeli, insert bedeli " açıklamalı faturalar olduğu, davacı şirket müşterilerinden gelen bu faturaları “Bioblas Bütçe" açıklaması ile davalı şirkete yansıttığı tespit edilmiştir.
Davacı şirketin müşterilerinden gelen faturalar üzerinde davalı şirketin bölge müdürü olan ...'ın imzasının olduğu görülmüştür.
Yani, davacı şirketin müşterilerinden gelen fiyat farkı faturaları davalı şirketin yetkilisi tarafından onaylanmış, daha sonra da davacı şirket bu fatura bedellerini dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar ile davalı şirkete yansıtmıştır.
c) Davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup da davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan;...olmak üzere toplam 12.979,20.-TL. tutarındaki çek ve iade faturasının davalı şirkete teslim edildiği ile ilgili olarak dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği görülmüştür.
Bu durumda takip tarihi olan 24.12.2018 tarihi itibariyle taraflar arasındaki borç-alacak durumunun ;
Davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan davalı alacak tutarı = + ....-TL.
Davalının defterlerinde kayıtlı olmayıp da BA formu ile beyan ettiği fatura bedeli= ...TL
Davalının bölge müdürü tarafından onaylanmış fiyat farkı faturaları = ... 23.-TL.
Davalı şirketin bakiye alacağı = ....-TL.
Olmak üzere davacı şirketin alacağının olmadığı aksine, davalı şirketin bakiye ....-TL. tutarında davacı şirketten alacağının olduğu hesaplanmıştır.
Dava dosyasına sunulan kök raporum ile bu rapor arasındaki borç-alacak farkının sebebi, yukarıda belirtildiği gibi bu raporda tarafların ticari defter kayıtlarının karşılaştırılması ile tarafların ticari defter kayıtlarındaki somut belgesi olmayan tutarların kabul edilmemesinden kaynaklanmıştır." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dosya davacının varsa davalıdan talep edebileceği alacak miktarının hesaplanması amacıyla alanında uzman mali müşavir bilirkişiden rapor tanzimine karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan 15/12/2020 tarihli raporda özetle; "...SONUÇ:
Dava dosyası içindeki belgeler, bilirkişi raporları ve davacı şirketin 2018 yılı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;
Taraflar arasında ... tarihli bayilik sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişkinin mevcut olduğu ve dava konusu alacağın sözleşme kapsamındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı,
Her iki tarafın ticari defterlerinin noter tasdikleri, e defter beratlarının usulüne uygun olarak ve zamanında GİB'e gönderildiğinin anlaşıldığı,
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesine göre; “satıcı alıcıya ürünlerini fatura altı » %13+%23+%19 iskonto ile göndereceği; iskontonun % 13'ünün % 3'ü alıcının satıcı adına istihdam edeceği personel için verileceği, kalan %10'nun satıcının karı olacağı, iskontonun %23'ü fatura altı piyasaya (müşterilere) satışlarda alıcı tarafından kullandırılacağı, İskontonun %19'u bütçe için verildiği, satıcı tarafından verilen bütçe satıcı firma yetkilisi tarafından kullandırılacaktır, firma temsilcisi aynı zamanda satıcının ürünleri ile ilgili olarak bayii yöneticisidir, firma temsilcisi davalıdan gerektiğinde bedelsiz ürün ve ek bütçe talep edecektir, satıcı tarafından verilen bütçe ve ek bütçeler satıcı temsilcisinin müşterilere yapmış olduğu alıcı adına düzenlenmiş bütçe kullanımından kaynaklanan hizmet bedeli, fiyat farkı vb. açıklamalı faturaları alıcı ... a.ş ye onaylayarak teslim edecektir, alıcı tarafından bu fatura bedelleri davalı ... a.ş ye fatura edilecektir, Satış noktalarından (müşterilerden) alıcı ... a.ş ye fatura ile dönülen ciro primi, giriş bedeli, raf bedeli, insört bedeli, vb. fiyat farkı veya hizmet bedellerinin tamamı satıcı ... tarafından alıcı firmaya düzenlenecek faturalar ile ödenecektir” denilmektedir.
Detayı yukarıda açıklandığı üzere davacının davalıya taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamındaki iskonto bedellerinin davalının yetkili bölge müdürü tarafından onayladığı, davalıya fatura edildiği, bu faturaların e faturalar olduğu, fatura tarihinden 8 günlük süre geçtikten sonra davalı tarafça iade faturası kesildiği, bir kısım faturaların kayıtlara alınmadığı, bir kısım faturaların davalı tarafça Ba formunda gösterilmesine rağmen kayıtlarda yer almadığı, takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere davalının bölge müdürü onaylı faturaların ve fatura kesildikten 8 gün geçtikten sonra iade edilen faturaların davacının alacağı olarak değerlendirildiği, ... TL davacının davalıya kestiği iskonto faturasına ait müşteri faturası ve bölge müdürü onayına ait belge ibraz edilmediği, ancak bu tutarında TTK da belirtilen 8 günlük süre geçtikten sonra davalı tarafça iade edildiği,
Davacı davalıyı usulüne uygun temerrüde düşürdüğü için temerrüt tarihi olan 15.12.2018 tarihinden takip tarihi olan 24.12.2018 tarihine kadar olan dönem için takip tarihi itibariyle davacı alacağı olarak hesaplanan ... TL için hesaplanan faiz tutarı 625,36 TL Dir.
Sonuç olarak takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan asıl alacağının ... TL hesaplandığı, bu tutar için temerrüt tarihinden takip tarihine kadar hesaplanan işlemiş avans faiz tutarının 625,36 TL olduğunun değerlendirildiği,
... tarih ... nolu faturada bölge müdürü onayı dışındaki ... TL lik tutarın faturanın 8 gün geçtikten sonra 30.11.2018 tarihinde iade edilmiş olmasıyla bu iade işleminin mahkemenizce uygun olmadığının değerlendirilmesi durumunda davacının davalıdan olan asıl alacağının takipte belirtilen ... asıl alacak ve işlemiş faiz tutarının 1.019,48 TL olarak hesapladığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
18/03/2021 tarihli ek rapor ibraz edilmiştir.
Dosya tarafların ticari defter ve belgelerine ilişkin olarak dosya içerisinde birden fazla bilirkişi raporu bulunduğu görülmekle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla ana dava dosyası ile birleşen dava dosyası yönünden tarafların takip tarihi itibariyle alacak borç durumunu gösterir mahkeme yargı denetimine elverişli rapor tanzimi için dosya 1 mali müşavir bilirkişi ile 1 ticaret mevzuatında uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişiler ... tarafından sunulan 21/02/2023 tarihli raporda özetle; "...(1) Tarafların dosyaya sunduğu evrak belgeler ile bilirkişi raporlarının incelenmesinde;
(A)Davacı ile davalı cari hesaplarında davacının kestiği ihtilaflı hizmet faturalarının dikkate alınması durumunda;
davacının cari hesabına göre davacının davalıdan ....-TL alacağı olduğu,
davalının cari hesabına göre davacının davalıdan ....-TL alacağı olduğu,
Her iki tarafın cari hesapları arasındaki cüzi farkın küsurattan kaynaklı olabileceği (hangisinin tercih edileceği ispat külfeti ve defterlerin delil gücü bağlamında değerlendirilmek üzere Sayın Mahkeme'nin takdirindedir);
(B) Davacı ile davalı cari hesaplarında davacının kestiği ihtilaflı hizmet faturalarının dikkate alınmaması durumunda;
davacının cari hesabına göre davalının davacıdan ....-TL alacağı olduğu,
davalının cari hesabına göre davalının davacıdan ....-TL alacağı olduğu, iki tarafın hesapları arasında dava konusu uyuşmazlık öncesinde de farklılık olduğu anlaşılan 2017 yılı ödeme ve iade faturalarının düşülmesi durumunda (bunun takdiri ispat külfeti ve defterlerin delil gücü bağlamında değerlendirilmek üzere Sayın Mahkeme'ye aittir) — ...-13.036,25=....-TL alacağının olabileceği,
(2) Farklı ihtimallere göre takip öncesi faiz taleplerinin incelenmesinde;
(A)Asıl dava davacısının işlemiş faiz talebine ilişkin olarak; davacının takip talebinde belirtiği tutarda (...-TL) alacaklı olduğu ve ihtarnamesinin davalıya tebliği üzerine verilen süre sonunda avans faizi oranında temerrüt faizi talep edebileceği VARSAYIMINDA, takip öncesi işlemiş faiz tutarının 679,65-TL olabileceği,
(B) Birleşen davada davacısının işlemiş faiz talebine ilişkin olarak; davacının alacaklı olduğu ve ihtarnamesinin davalıya tebliği üzerine verilen süre sonunda avans faizi oranında temerrüt faizi talep edebileceği VARSAYIMINDA;
i. Birleşen davada davacısının ....TL alacaklı olduğunun kabulü halinde; takip öncesi işlemiş faiz tutarının 10.648,74-TL olabileceği,
ii. Birleşen davada davacısının ....-TL alacaklı olduğunun kabulü halinde; takip öncesi işlemiş faiz tutarının 70.411,94-TL olabileceği,
iii. Birleşen dava davacısının ihtarname masrafına ilişkin talebinin takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait bulunduğu,
(3) ...'ın iş akdinin 31/08/2018 tarihi itibariyle sonlandığı, görev yaptığı dönem için davalı adına işlem yapmaya ve sözleşme imza etmeye yetkilendirildiğine dair resmi bir kayıt yahut organizasyon şeması ve davalı Şirket tarafından düzenlenmiş benzeri bir. belgenin dosya içerisinde tespit edilemediği, taraflar arasındaki Distribütörlük Sözleşmesi ve davalı tarafça inkar edilen Bayilik Sözleşmesi hükümleri ile ticari temsile dair yasa hükümlerine göre ...'ın faturalara onay verme yetkisinin bulunup bulunmadığının takdirinin hukuki bir mesele olmakla Sayın Mahkeme'ye ait bulunduğu,
(4) Tarafların ticari defter ve kayıtları arasındaki farkın temel kaynağı olan davacı tarafından kesilmiş faturalar incelendiğinde bu faturaların büyük ölçüde ...'ın dosyaya gelen SGK kayıtlarına göre işten çıkış tarihi olan 31/08/2018 sonrasına ait olduğu, temsil yetkisinden bağımsız olarak, dosyaya taraflarca sunulmuş belgelerden ihtilaf konusu faturaların adı geçen çalışan tarafından onaylandığı yönünde fatura bazında somut bir tespit yapmanın da mümkün olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
21/10/2023 tarihli ek raporda özetle; "...Yukarıdaki muavin dökümlerinde yüzlerce HİZMET FATURASI açıklamalı düzenlenen faturaların yansıtma faturaları olduğu yansıtma faturaları düzenlenmesinin bir teamül niteliği taşıdığı görülmektedir.
Yapılan incelemede vade farkı faturalarına rastlanmadığı Vade farkı fatura düzenlenmesinin bir teamül niteliğinde olmadığı görülmüştür.
2- Davalı Firmanın Defter ve Belgelerinin İncelenmesi
Davalı firma dosya ya 2015-2016-2017 yıllarına ait ticari defterlerini flash disk içerisinde sunmuştur. Sunulan disk içerisinde sadece e defterler mevcut olup, ilgili dönemlere ait yansıtma faturaları sunulmamıştır. Bu nedenle faturalar yönünden çalışanı ...'ın imzasının olup olmadığı incelenememiştir. Ayrıca muavin kayıtlarda sunulmamıştır.
Muavin kayıtlarda dosyaya sunulmamıştır. Yansıtma faturaları yönünden yansıtma faturaları düzenlenmesinin bir teamül niteliğinde taşıyıp taşımadığı yönünden de bir inceleme yapılamamıştır.
Davalı firmanın 2015-2016-2017 yıllarına ait davacı firma ile ilgili muavin kayıtlarının sunulması, ayrıca ilgili dönemlerde düzenlenen yansıtma-hizmet faturalarının sunulması durumunda inceleme yapılabilecektir." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Asıl dava ve birleşen dava, cari hesap kaydına dayalı yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra alacaklı tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 09/01/2012 tarihli distribütörlük sözleşmesi olduğu, davacının sözleşme gereği Ege Bölge Bayisi olarak davalıya ait ürünleri sattığı, aralarında cari ilişki bulunduğu hususu tarafların kabulündedir.
Uyuşmazlık; Distribütörlük sözleşmesinde ve 2016 yılı anlaşma formu ve satın alma sözleşmelerinde ve 02/01/2018 tarihli bayilik sözleşmelerinde imzası bulunan ...'ın asıl davada davacı tarafından düzenlenen yansıtma faturalarının düzenlendiği tarih itibariyle yetkili olmadığı gerekçesiyle borçlu tarafından yapılan itirazın yerinde olup olmadığı, neticeten yansıtma faturalarının geçerli olup olmadığı ve nihayetinde takip tarihi itibariyle talep edilebilecek alacak miktarına ilişkindir.
Davacı birleşen dosya davalısı tarafından takibe dayanak cari hesap ilişkisinde belirtilen faturalarda davalı şirket temsilcisinin imzasının/onayının olduğu gerekçesiyle faturaların geçerli olduğu iddia edilmiş, buna ilişkin olarak dava dosyasına taraflar arasındaki anlaşma formları, satın alma sözleşmeleri ile distribütörlük sözleşmesi ve ayrıca Antalya C.Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasında, bayilik sözleşmesinde imzası bulunan ...'ın şirketin Akdeniz Bölge Müdürü olarak çalıştığı, çalışma sistemine göre bölgesindeki aktifleri yönetebilmek için şüpheli ...'a bayilere kesilen faturalarda %19 iskonto yapma yetkisi tanındığı hususunun kabul edildiği beyanına dayanılmıştır.
Davalı birleşen dosya davacısı tarafından ise; ...'ın şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, bu sebeple iş akdinin son bulduğu tarihten sonra düzenlenen yansıtma faturaları yönünden asıl dava yönünden borçlu olunmadığı iddia edilmiştir.
Mahkememizce ...'ın şirket temsilcisi olup olmadığına dair Ticaret sicil Müdürlüğüne ve SGK'ya müzekkere yazılmış, ...'ın gelen kayıtlardan iş akdinin 31/08/2018 tarihinde feshedildiği tespit edilmiştir. İş akdinin fesih tarihi olan 31/08/2018 tarihinden daha sonra düzenlenen 10/12/2018 tarihli yansıtma faturaları yönünden davalı şirketin sorumlu olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinde; ...'ın şirketteki yetkisinin değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nun 40 vd. Maddelerinde temsil hususu düzenlenmiş olup, "Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar." düzenlemesi mevcuttur.
Aynı kanunun 42. maddesinde; "Temsil olunan hukuki bir işlemden doğan temsil yetkisini her zaman sınırlayabilir veya geri alabilir. Ancak, taraflar arasındaki hizmet, vekalet veya ortaklık sözleşmeleri gibi hukuki ilişkilerden doğabilecek haklar saklıdır.
Temsil olunan, bu hakkından önceden feragat edemez.
Temsil olunan, verdiği yetkiyi 3.kişilere karşı açıkça veya dolaylı biçimde bildirmişse, bu yetkiyi tamamen veya kısmen geri aldığını onlara bildirmediği takdirde, yetkinin geri alındığını iyi niyetli 3.kişilere karşı ileri süremez." düzenlemesi mevcuttur.
Dava konusu somut olayda, davalı birleşen dosya davacısı tarafından ...'ın iş akdinin 31/08/2018 tarihinde sona erdiği ve bu hususun davacı birleşen dosya davalısı tarafından bilindiği iddia edilmiştir.
4721 sayılı HMK 2. Maddesinde de; "Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz" düzenlemesi mevcut olup, taraflar arasında bayilik sözleşmesi, satış sözleşmesi, distribütörlük sözleşmelerinde dava dışı ...'ın davalı birleşen dosya davacısı şirketi temsilen hareket ettiği görülmüştür. Ceza soruşturmasında da davalı birleşen dosya davacısı şirket tarafından dava dışı ...'ın şirketin Akdeniz Bölge Müdürü olduğu hususu kabul edilmiştir. En azından dosya kapsamında dolaylı olarak temsilci sıfatı ile hareket edildiği, üçüncü kişilerde haklı bir güvenin oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Temsil yetkisinin sona erip bu hususun davacı birleşen dosya davalısına bildirildiğine dair davalı birleşen dosya davacısı tarafından dosyaya bir delil ibraz edilememiştir. Bu durumda temsilciye ya da üçüncü kişilere temsil yetkisinin geri alındığı, yöntemine uygun biçimde ulaştırılmadıkça bu yetkinin devam ettiğinin kabulü gerekmiştir. Nitekim dava dışı ... tarafından daha önce yapılan ve onaylanan işlemler gereği davalı birleşen dosya davacısı tarafından ödemeler yapılmıştır.
Mevcut hali ile tarafların ticari defterlerindeki kayıtlara göre, davalı birleşen dosya davacısını temsilen imzası bulunan ...'ın iş akdi sona erdikten sonra düzenlenen yansıtma faturalarındaki imzalarının geçerli olduğu, temsil yetkisinin sona erdiğinin 3.kişilere bildirildiğine dair davalı birleşen dosya davacısı tarafından ispat edilemediği görülmekle asıl dava yönünden itirazın iptali isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava dosyası yönünden yapılan değerlendirmede: Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre asıl dava yönünden taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi gereğince düzenlenen yansıtma faturalarının geçerli olduğu kabul edilmekle birleşen davada dayanılan cari hesap kaydının ve buna dayalı alacağın yerinde olmadığının kabulü ile asıl dava yönünden itirazın iptali isteminin kabulüne, birleşen dava yönünden ise itirazın iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 02/06/2021 gün ve 2020/2481 Esas, 2021/2425 Karar sayılı emsal içtihadında; "...İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını genel mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nın 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Dava konusu somut olayda, itirazın iptaline karar verilen alacak likit olmakla koşulları ve yasal unsurlarının oluştuğunun kabulü ile asıl davada icra inkar tazminatı talebi yönünden isteminin kabulüne karar vermek gerekmiş, birleşen dava dosyasında ise koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davacı birleşen dosya davalısının kötü niyet tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, Buna göre; Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında borçlu davalının itirazının ... TL asıl alacak, 679,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi UYGULANMASINA,
Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 42.541,69 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2-Birleşen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası yönünden davanın REDDİNE,
Koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
Asıl dava yönünden;
3-Alınması Gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta ve bilirkişi giderinden ibaret toplam 2.279,85 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmın karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın İADESİNE,
Birleşen dava yönünden;
8-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya İADESİNE,
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
11-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
12-Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmın karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE,
Dair; davacı birleşen dosya davalı vekilinin ve davalı birleşen dosya davacı vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/01/2024

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır