T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/795 Esas
KARAR NO : 2024/195
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 23/11/2023
KARAR TARİHİ : 14/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı müvekkili şirket ile yapılan anlaşma gereği Antalya ... Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı, araç satış sözleşmesi uyarınca ... plakalı ... model ... markalı ... şasi numaralı araca karşılık ... TL ödendiğini, araç satış sözleşmesi imzalandığı sırada bir sorun olmamasına rağmen araç satış sözleşmesinden kısa bir süre sonra aracın motorunda tekleme olduğu davalı tarafa iletilmiş olup davalı tarafça bu sorunun benzin otomatiğinden kaynaklandığı ve bunun değişmesi gerektiğinin bildirildiğini, akabinde kendilerine sözleşmeye konu araç sanayiye götürülerek 3 farklı ustaya gösterilmiş ancak üç usta tarafından da bu arızanın benzin otomatiğinden kaynaklanmadığı ve motorda sorun olduğu bu sebeple motorun komple indirilip hatanın tam olarak tespit edilmesinden sonra onarım ve gerekli parça değişimleri sonucunda araçta bulunan arızanın giderilebileceğini, davalı ile yapılan sözlü görüşmeler neticesinde, aracın ikinci el olduğu ve satışının yapılması sebebiyle herhangi bir sorumluluk kabul edilmeyeceği, zarara müvekkilinin katlanacağı konusunda geri dönüş alındığını, bunun üzerine Antalya ... Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile bu durumun davalıya bildirildiğini, ustalar tarafından, motor indirilmesi, arızanın tespiti, parça değişimleri ve onarımları ile gerekli tüm işlemlerin yapımı ile aracın ayıpsız haline getirilmesi için ... tarihli faturaya göre 64.640,00 TL, ... tarihli faturaya göre 18.000 TL ödeme yapıldığını, toplamda ise 82.640,00 TL arızanın giderilmesi için ödeme yapıldığını, aracın tamir işlemleri ... tarihinde başlamış olup ... tarihinde tamamlanmış ve faturaları kesildiğini, müvekkilinin tüm bu işlemler karşılığında ... TL ödeme yapmış ve zarara uğradığını, araç ortalama 27 gün kullanılamadığını, aracın mahrumiyetine ilişkin tazminat taleplerinin de olduğunu yargılama sırasında re'sen ortaya çıkacak nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik ... TL'nin satış tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: zamanaşımı ve görev itirazında bulunduklarını, davalı müvekkilinin tacir sıfatına haiz olmadığından araç satımından kaynaklanan tazminat davası, Asliye Ticaret Mahkemelerinde ikame edilemeyeceğini, yerleşik Yargıtay kararlarında da, aracın satılmadan önceki ve satıldıktan sonraki kullanım haline göre görevli mahkemenin belirlendiğini, dava konusu aracın satış sözleşmesi incelendiğinde, aracın satılmadan önceki ve satıldıktan sonraki kullanımın "HUSUSİ" amaç taşıdığını, yani taraflar arasındaki uyuşmazlığın, TCK m. 3 uyarınca hiçbir şekilde (mutlak veya nispi) ticari iş olmadığı açık olup tüketici işlemi olduğunu, görev itirazında bulunarak Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olmadığından, görevsizlik itirazının kabulü ile davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddini, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğuna karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise, yine müvekkilinin tacir olmadığı ve dava konusu aracın kullanım amacı hususi olduğu sabit olup uyuşmazlığın, tüketici işlemi olarak kabul edilmemesi halinde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna karar verilmesini, taraflar arasında karşılıklı olarak araç satış sözleşmelerinin yapıldığı ... tarihinde, davacı şirket üzerinden aracı satın alan kişi tarafından ... plakalı araç, test sürüşüne çıkarılmış ve şehir içinde karşı tarafça birkaç saat boyunca kullanıldığını, satış gününde ve öncesinde arabanın motor aksamında hiçbir surette sorun olmayıp araba çalışır ve hasarsız durumda olduğunu, davacı tarafça bilinmekte olup aracın test edilmesi sonucunda ayıpsız şekilde teslim alındığını, aracın satışının ayıpsız şekilde yapılmasına müteakip davacı tarafça Antalya ... Noterliğinden ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname müvekkiline keşide edildiğini, ihtarnamede ise ... plakalı aracın ... TL bedelle satış işleminin gerçekleştirildiğini, satış esnasında araçta herhangi bir sorun olmayıp araç satışından kısa bir süre sonra motorda tekleme olduğu, sanayide ustaya gösterildiğinde arızanın motorda olduğu, arızanın giderilmesi için de ... TL – ... TL civarında masraf yapılması gerektiği, TBK m. 219’a göre satıcı müvekkilinin sorumlu olduğu, yapılacak işlemlerin faturalandırılarak müvekkiline bildirileceği belirtilerek yapılan masrafların müvekkili tarafından ödenmesi talep edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından Antalya ... Noterliğinden ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname, davacıya keşide edilerek cevap verilmiş, davacının iddialarının gerçeğe, hukuka aykırı olduğu, kabulünün mümkün olmadığı ve müvekkilinin herhangi bir şekilde hukuki veya cezai sorumluluğu bulunmadığı bildirildiğini, somut olayda; müvekkili satıcı, davacı tarafa aracın ekspertiz raporunu alabileceği bildirdiğini, davacı alıcı dava konusu aracı ekspere götürmeyi tercih etmediğini, uygulamadaki teamülün; aracın eksper işlemlerinin alıcı tarafından gerçekleştirildiği şeklinde olduğunu, öyle ki uygulamada, aracın eksper ücreti dahi alıcı tarafından karşılandığını, böylelikle araç hakkında gerekli eksper raporunun alınması alıcı açısından bir külfet haline geldiğini, huzurdaki dosyada, alıcı taraf, dava konusu aracı gerekli özen yükümlülüğünü ihlal ederek müvekkilden satın almış; daha sonra da araçta ayıp olduğu iddiası ile işbu davayı müvekkiline ikame ettiğini, araçta olduğu iddia olunan ayıbı kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi, bu ayıp eksper incelemesi ile gayet rahat tespit edilebilir nitelikte olup bu hususu araştırma külfeti de kuşkusuz alıcı da olduğunu, Türk Borçlar Kanunu kapsamında, satış sözleşmelerinde gözden geçirme ve bir borç olarak değil, külfet olarak düzenlendiğini, davacı tarafça açıklanan külfet yerine getirilmemişken bu aşamada aracın ayıplı olduğu iddia edildiğini, nitekim bu husus değerlendirilirken, davacı tarafın araç alım satım işi ile uğraşan, bu işin ticaretini meslek olarak gerçekleştiren basiretli tacir konumunda olduğunu da atlanamayacağını, davacı ... ... ..., meslek olarak araç alım satımı gerçekleştirmekte olup ekspere götürmeksizin satın almış olduğu aracın, aradan az bir süre geçtikten sonra ayıplı olduğu iddiası ile ikame edilen işbu davanın kabulü, hakkın kötüye kullanılması yasağının ihlali anlamına geleceğini bu nedenlerle davanın zamanaşımı ve görev itirazlarının kabulü ile davanın öncelikle usulden reddine, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.
Antalya Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; davalının 2023 yılında vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; davalının ... tarihinde kayıt olduğunu ve vergi kaydını ... tarihinde terk ettiğini ve ... tarihinde resen terkin yapılarak kaydının silindiği bildirilmiştir.
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkere cevabında; davalının odalarında kayıtlı olduğunu, ancak ... tarihinde vergi kaydını terk ettiği bildirilmiştir.
Antalya ... Notere yazılan müzekkere cevabında; davacı tarafın ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ve tebellüğ belgesinin bir suretinin gönderildiği görülmüştür.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Görev hususu dava şartlarındandır ve mahkemece her zaman res'en göz önünde bulundurulur.
Dava; satım sözleşmesinden kaynaklanan ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayalı tazminat talebine ilişkindir. Davacının tacir olduğu anlaşılmakla birlikte, davalının tacir olmadığı yapılan araştırma sonucunda anlaşılmıştır. Dava, ticaret kanununda açıkça düzenlenen hususlardan değildir ve bu nedenle dava, mutlak ticari davalardan değildir . Yapılan tacir araştırmasında davalının tacir olmadığının anlaşılması nedeniyle, dava nispi ticari dava da değildir. Bu nedenle mahkememizin davada görevsiz olması ve görevli mahkemenin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi olmasından dolayı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/03/2024
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!