WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

ANTALYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/650 Esas
KARAR NO : 2024/327
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 26/09/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile diğer şirket ortağı ..., birlikte ...’ni kurma iradesini göstermişler, ilgili şirketin ana sözleşmesi Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğüne diğer evraklarla birlikte sunulmuş ve söz konusu şirket ... tarihinde tescil edilmiş ve ilgili şirkete ana sözleşme ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin ... ve ... üncü sayfasında yayımlandığını, ... tarihinde tescili yapılan şirket ana sözleşmesine göre şirketin sermayesi 30.000,00 TL olup toplamda 100 paydan oluşturduğunu, söz konusu 100 payın 10 adedi müvekkile, 90 adedi ise diğer şirket ortağı ...’ye ait olduğunu, müvekkili ..., ilgili şirketi büyük hayallerle kurmuş ise de; şirket kurulduktan sonra ticari faaliyete geçememiş, herhangi bir ticari faaliyette bulunamadığını, herhangi bir ticari faaliyeti bulunmayan şirketin vergi kaydı daha sonraki dönemlerde vergi dairesi tarafından terkin edildiğini, söz konusu şirketin gayri faal durumda bulunması ve ilgili şirketle alakalı olarak çeşitli kurumlarda tahakkuk eden aidat borçları vs. gibi borçlanmaları ödemek zorunda kalan müvekkili bahsi geçen nedenlerden ötürü, şirketin tasfiye edilerek kaydının silinmesi veya kendisinin şirket ortaklığından ayrılarak şirketle olan bağının sona erdirilmesi amacıyla diğer şirket ortağı ... ile iletişime geçmek istemiş ise de kişiye ulaşamadığını, yine şirketin sicil müdürlüğünde tescilli olan adresine gittiğinde şirketin ilgili adreste olmadığını gördüğünü, konu ile ilgili olarak şirkete tebligat yoluyla ulaşmaya çalışmış ise de gönderilen tebligatın iade döndüğünü, müvekkili diğer şirket ortağına ulaşamadığından Türk Ticaret Kanunu’nun 621 inci maddesi gereğince şirketin feshine karar verecek nisapta oy oranına da sahip bulunmadığını, 2012 yılında kurulan ve bugüne kadar herhangi bir ticari faaliyeti bulunmayan, ticaret sicili kayıtlarına tescil edildiği zamandan bu yana kurulduğu yılda bir kez yapmış olduğu genel kurul toplantısı(ilgili genel kurul toplantısında yalnızca şirket adresinin değişikliğinin görüşülmüş olduğu tespit edilmiştir) haricinde herhangi bir genel kurul toplantısı dahi yapmayan ve yine vergi kaydı da terkin edilen ancak ticaret sicili müdürlüğünde ilgili şirket kaydının faal olarak görünmesi nedeniyle müvekkiline 5510 Sayılı Kanunun 4/b maddesi gereğince prim borcu işlemesi nedeniyle müvekkilinin ilgili şirketin ortaklığında kalmasını gerektirecek herhangi bir neden bulunmadığını, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu’nun 638 inci maddesi uyarınca müvekkilinin ayrılma akçesi talebi olmaksızın davalı şirket ortaklığından haklı nedenle çıkarılmasını isteme zorunluluğu hâsıl olduğunu ve şirket ortaklığından haklı nedenle çıkarılmasına ve müvekkiline ait ortaklık paylarının şirket üzerine bırakılmasına ve söz konusu hususun tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; davalı şirkete ait sicil kayıtlarının bir suretinin gönderildiği ve dosya arasına alındığı görülmüştür.
Antalya Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında; davalı şirketin ... tarihinde mükellefiyetinin başladığı, ... tarihi itibariyle mükellefiyetinin re'sen terk edildiğini, hakkında tanzim edilen vergi soruşturması ya da inceleme raporu bulunmadığını, şirketin vadesi geçmiş borç tutarının ... TL olduğu bildirilmiştir.
Davacı tanığı ...'in 07/05/2024 tarihli duruşmada alınan beyanında; "ben davalı şirketin mali müşaviriydim, ayrıca şirketin yetkilisine ulaşamadığımdan dolayı ben hiçbir vergi beyannamesini veremedim, benim bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Davalı şirket ortaklığından çıkma talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 638. maddesinde "(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Ortaklar, ortaklık ilişkilerinden kaynaklanan, yani objektif nedenlerden dolayı haklı sebebe dayanarak çıkma haklarını kullanabileceklerdir. Ortaklığın sürekli zarar etmesi, uzun yıllar boyunca kâr dağıtılmaması, şirketin atıl durumda olması, ortakların birbirlerine duydukları güven ortamının kaybolması, amacın gerçekleşmesinde hukuki veya ekonomik imkânsızlıkların doğması gibi nedenler şirketten çıkma için haklı nedenler olarak kabul edilebilir (Gürpınar, Bünyamin; Limited Şirkette Çıkma ve Çıkmaya Katılma, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XX, Y. 2016, Sa. 2, s. 87 vd.). Şirket müdürüne güvenin kalmaması haklı sebeple şirket ortaktan çıkma nedenidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2012 tarih 2012/5955E. 2012/10241K. sayılı kararı).
Haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma, yasal çıkma halidir, dolayısıyla şirket sözleşmesinde bu yolda hüküm bulunmasına gerek yoktur. Haklı nedenle çıkma, ortağın kişiliğinin korunması gereği mutlak, sözleşme ile bertaraf edilemeyen bir hak niteliğindedir. Türk Ticaret Kanunun 638. maddesinde haklı nedenlerin neler olduğu açıkça belirtilmemekle birlikte kollektif şirketlere ilişkin aynı kanunun 245. maddesinde örnekleme yoluyla sayılmıştır. Buna göre; "1) Haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır; özellikle; a) Bir ortağın, şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması, b) Bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi, c) Bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, d) Bir ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi, gibi hâller haklı sebeplerdendir. (2) (a), (b) ve (c) bentleri gereğince kendisinde fesih sebebi doğmuş olan ortağın dava hakkı yoktur." Haklı sebep, ortaklık ilişkisinin ve akdin dürüstlük kuralı uyarınca devamını olanaksız kılacak veya etkileyecek düzeydeki şiddetli geçimsizliktir (Pulaşlı, Hasan; Şirketler Hukuku Genel Esaslar 6. Baskı, Ankara 2020, s. 768 vd.).
Tüm bu yasal düzenlemeler, içtihatlar ve doktrin görüşleri ile toplanan deliller uyarınca eldeki dava değerledirildiğinde; davacının, davalı şirketin iki ortağından biri olduğu, şirketin temsil ve idare yetkisinin dava dışı ortakta olduğu, şirketin 06/03/2012 tarihinde faaliyete başladığı, 31/10/2012 tarihinde vergi kaydının re'sen terk edildiği ve ticari faaliyetlerine devam etmediği, vergi kaydının da kapandığı, davalı şirket adına çıkarılan ilk tebligatın adreste şirketin tanınmadığından bahisle iade edildiği, sicilde de aynı adresin kayıtlı olması nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapıldığı, bu durum şirketin faaliyetine devam etmediği hususunu desteklediği, dinlenilen tanık beyanından davalı şirketi temsil yetkisine sahip olan diğer ortağa ulaşılamadığı, bu hali ile davacının davalı şirketin ortaklığından çıkması için haklı sebeplerin oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Davacı ...'ın Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sırasında kayıtlı ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin ortaklığından haklı sebeple ÇIKMASINA,
-Karar kesinleştiğinde Ticaret Sicil Müdürlüğü' ne BİLDİRİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gerekli 427,60.-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75.-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 281,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır