T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/523 Esas
KARAR NO : 2023/439
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 27/07/2023
KARAR TARİHİ : 28/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ortağı bulunduğu ... ŞTİ.'nin ... yılında ... ortaklı olarak kurulduğunu, ardından hisse devirleri olduğunu, şirketin şu anda iki ortağı bulunmakta olduğunu ve ortaklarının davacılar olduklarını, şirketin uzun zaman önce faaliyetine son verdiğini, vergi dairesinin işbu şirketin resen terkinini yaptığını, şirketin vergi kaydının faal olmadığını, Vergi Dairesine herhangi bir borcu bulunmadığını, şirkete ait defterlerin vergi dairesine teslimi yapılmak istendiğini ancak şirket muhasebecisinin şirket defterlerini kaybettiği ve bu nedenle iadesinin mümkün olmadığının öğrenildiğini, muhasebeci hakkında ...’na şikayette bulunulduğunu, şirket ortaklarından ...'un emekli olmak istemekte ancak söz konusu şirket nedeniyle emekli olamamadığını, şirket kapanışı için gerekli girişimlerde bulunduğunu ancak şirket defterlerinin muhasebeci tarafından kaybedilmesi nedeniyle bunun mümkün olmadığını belirterek, şirketin haklı nedenle tasfiyesiz olarak feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 636. maddesi uyarınca limited şirketin feshi istemine ilişkin davadır.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 636. maddesi gereğince görev ve yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
Davacının talebi ile davanın mahiyeti gereğince hukuki yarar ile limited şirketin feshi davalarında hukuki yarar kavramlarını yüksek mahkeme kararları ve doktrin ışığında açıklamakta yarar bulunmaktadır.
Dava açılarak mahkemeden hukuki koruma talep edilir. Dolasıyla hukuki koruma ihtiyacı içinde olmayan bir kimsenin mahkemeye başvurmasında hukuki yararı da yoktur (Pekcanıtez, Hakan/ Atalay, Oğuz/ Özekes, Muhammet, Medeni Usul Hukuku 12. Bası, Ankara 2011, s. 294 vd.). Davacının dava açmaktaki yararı hukuki olmalıdır; ideal veya ekonomik yarar yalnız başına yeterli değildir. Davacının hakkına kavuşmak için mahkeme kararına muhtaç olmalıdır (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 25. Baskı, Ankara 2014, s. 249).
Davacı, dava ile takip edilen gayeye mahkemelerin müdahalesi olmaksızın ulaşabilecek durumda ise, dava ikamesinde aranacak olan hukuki menfaat eksiktir ( Üstündağ, Saim; Medeni Yargılama Hukuku I - II 7. Baskı, İstanbul 2000, s. 278).
Davacının, subjetif hakkına kavuşabilmesi ve kendisine hukuksal koruma sağlanabilmesi için, gerçekten mahkeme kararına muhtaç bir konumda bulunması halinde onun hukuki yararının varlığından söz edilebilir (Tanrıöver, Süha; Medeni Usul Hukuku C. I 2. Bası, Ankara 2018, s. 470). Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmek için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması gerekir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü C:II 6. Baskı, İstanbul 2001, s. 1364).
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda limited şirketin sona erme sebepleri, genel ve özel olarak ele alınmıştır. Genel sona erme sebepleri anılan kanunun 636. maddesinde ilk fıkrada düzenlenmiştir. Buna göre; "Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde."
Taraflar genel kurul kararı ile kendilerinin alabileceği fesih kararını mahkemeden istemelerinde hukuki yarar da bulunmamaktadır (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ...E. ...K. sayılı kararı).
Davamıza gelince, davacılar iki ortaktan oluşan limited şirketi, çalışma koşullarının ortadan kalktığından bahisle şirketin feshi istemi ile dava açmıştır. Davacıların, subjetif hakkına kavuşabilmesi ve kendilerine hukuksal koruma sağlanabilmesi için, gerçekten mahkeme kararına muhtaç bir konumda bulunması halinde onun hukuki yararının varlığından söz edilebilir, mahkeme kararı olmaksızın da aynı sonuca ulaşması mümkün ise dava açmakta hukuki yararı yoktur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 636. maddesi gereğince genel kurul kararı ile şirketin sona ermesine karar verilmesi mümkündür. İki ortağı bulunan davacıların genel kurul kararı ile kendi alabilecekleri fesih kararını mahkemeden istemesinde hukuki yarar da bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3. Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4. Kararın kesinleşmesine müteakip davacıların yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacılara iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/07/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!