WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

ANTALYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/464 Esas
KARAR NO : 2024/390
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 10/07/2023
KARAR TARİHİ : 23/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... hem ... hem de ... vatandaşı olduğunu, noterde işlem yaptığı sırada yanında ... bulunmadığından dolayı avukat vekaletnamesini düzenlemek için ... kullandığını, ancak hem dava dilekçesinde davası sıfatıyla görülen ... hem de pay sahibi olarak kayıtlarda geçen ... aynı kişi olduğunu, müvekkilinin ...’nin ortağı olup ... tarihine kadar düzgün olarak tutulan şirketin defterine ve Genel Kurul toplantı tutanaklarına göre şirketin gerçek ve resmi hissedarı olduğunu, aslında, gerçekte hala Davalı şirketin ortağı olan yabancı sermaye sahibi müvekkilinin, Türkiye’de yatırım yapmaya karar verdikten sonra, Türkçe bilmediğinden ve şirkette aileden olmayan diğer şirket ortaklarının mevcudiyeti sebebiyle, tedbirli hareket ederek ... yılına kadar ortaklar Genel Kuruluna katılıyor, aktif faaliyetlerde bulunuyordu ve hataya düşmemek için gerektiğinde yapılan toplantılara ... tercüman davet edilmesini talep edildiğini, nitekim yönetim Kurulu kararlarının dahi doğru uygulanması maksadıyla ... bilen tercüman davet edildiğini, ancak ... yılından sonra ortaklarının hepsi çekirdek aile mensupları olduğundan, Yönetim Kuruluna güven duyduğundan ve şirkete hizmet sunan diğer uzman meslek mensupları tarafından ikna edildiğinden dolayı, muhasebe ve idari prosedürler zannıyla ... hazırlanan bazı metinler altına bilinçsiz bir şekilde imzasını attığını, ... tarihine kadar şirket faaliyetinden haberdar olan müvekkilinin daha sonra kendi işlerine dönmüş ve haklı olarak ailesinden birisinin bilgi ve iradesi dışında sahip olduğu hisselerini birilerinin üçüncü kişilere devredebileceğini aklına bile getirmediğini, ... Tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında göre ortaklardan müteşekkil usulüne göre seçilen son Yönetim Kurulu üyelerinin ... (Yönetim Kurulu Başkanı), ... (Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı), ... (Yönetim Kurulu Üyesi) söz konusu ... tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantısına ... tarafından görevlendirilen Bakanlık Temsilcisi ... de katıldığını ve Genel Kurul tutanaklarını imzaladıklarını, bu nedenlerle Genel Kurul toplantılarına ilişkin; ... tarihinden sonra iş bu davanın açıldığı tarihe kadar, özellikle ... Tarihli Olağan Genel Kurul kararı, ... Tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararı, ... Tarihli Olağan Genel Kurul kararı, ... tarihli Genel Kurul kararı, ... tarihli Olağan Genel Kurulu toplantı kararlarının yokluğu tespiti ile batıl olduğundan hükümsüzlüğüne, Yönetim Kurulu kararlarına ilişkin; Özellikle ... Tarihli ... numaralı Yönetim Kurulu kararının, ... Tarihli ve ... Numaralı Yönetim Kurulu kararının, ... Tarihli Yönetim Kurulu kararının, ... Tarihli Yönetim Kurulu kararlarının yokluğu tespiti ile batıl olduğundan hükümsüzlüğüne; Hisse devir işlemine ilişkin: ... Tarihli ve ... Numaralı Yönetim Kurulu kararına göre müvekkili ...’ye ait ... adet hissesinin tamamını ...’a devrildiğine dair kararının yokluğu tespiti ile batıl olduğundan hükümsüzlüğüne, şirket hatasından vazgeçip işlemi düzeltse dahi ileride müvekkilinin geçmişe yönelik talep etme hakkı gibi güncel hukuki yararı bulunduğundan dolayı her halde karar verilmesini, yargılama harç ve giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Yönetim Kurulu Başkanın sorumluluğuna gidilmesi hukuken mümkün görülmediğini, müvekkili şirketin ortakları bir ailenin mensubu olup, akrabalık bağı ile bağlı olduklarını, dolayısıyla, herkes birbirine güven duyduklarından dolayı, Yönetim Kurulu Başkanı dahi görünüşte usulen yapılan işlemlerin doğru olduğunun düşüncesi ile elden dolaştırılan defterleri ile Genel Kurulu toplantılarının veya Yönetim Kurulu toplantılarının ismi altında işlemlerinin rutin muamele olduğunu düşüncesi ile kararların altına imzasını attığını, şirket defterlerinin kontrolü Yönetim Kurulu Başkanında olmadığından ve diğer ortaklar gibi Yönetim Kurulu Başkanı da yakın tarihe kadar Türkçe bilmediğinden dolayı, önüne konulan kararlarını ve diğer evraklarını imzaladığından dolayı şahsi sorumluluğuna başvurulamayacağını, diğer ifadesi ile, Yönetim Kurulu Başkanı hiçbir şekilde bilinçli olarak şirket ortaklarının haklarına tecavüz etmediği gibi, şirkete de bir zarar vermediğini kayıt altına almak istediklerini, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı şirketin kredi borçlarını ödemek maksadıyla kendi konusunda uzman olan yardımcı kişilere başvurduğunu, uzman meslek sahipleri ilgili belgeler hazırladıktan sonra diğer şirket ortaklarına da birtakım belgeler imzalattığını, ortaklar, yurtdışında yaşadıklarından dolayı, bir araya gelmeleri oldukça zor olduğunu, özellikle Covid-19 pandemi sürecinde ortaklar bir araya gelemediğinden dolayı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı bazı görevlerini yetkili kişilere devrettikten sonra, şirketin kredi borçlarını kapatıp ve otele müşteri kazandırmak için gecesini gündüzüne katarak çaba sarf ettiklerini, davacı ortak, Yönetim Kurulu başkanının mali durumunu iyileştirmek maksadıyla göstermiş olduğu çabalarını görmemezlikten gelerek, müvekkili şirket yönetimine ilişkin küçük kusur veya eksikliğini dahi tespit etmek maksadıyla bütün sorumluluğu Yönetim Kurulu Başkanın üzerine yüklemeleri kötü niyetli olduğunu, nitekim şirket ortakları basiretli iş adamı gibi davranarak şirketin gelişmesi için sadece sermaye ödemesi ile sınırlı kalmaksızın, özveri ile çaba göstererek katkı sağlamaları gerektiğini, oysa davacı ortak, şirketin işlemlerinin yürütülmesi için görünüşte Yönetim Kurulu Başkanına yetki vererek şirket yönetimini basiretli bir iş adamı gibi kontrol etmediğinden dolayı bütün sorumluluğun Yönetim Kurulu Başkanı yüklenmesi kabul edilemeyeceğini, davacı, şirkete sermaye olarak getirdiği paranın karşılığında kâr payının uzun süreden beri ödenmediği gerekçesi ile Yönetim Kurulunu sorumlu tutmaya çalıştığını, bu konudaki davacının talebi haksız ve kötü niyetl olduğunu, davacının Genel Kurulu toplantısının yapılması talebiyle başvurduğunda, Yönetim Kurulu Başkanı toplantının gerçekleşmemesi gerekçesini beyan etmiş ve şu aşamada kâr payının dağıtılamayacağını açıkladığını, nitekim, kurumun geçmiş yıl zararları var mı, zararlar kapatılmadan hangi kaynaktan olursa olsun kâr dağıtımı yapılıp yapılamayacağını bilmeden bu tür taleplerde bulunamayacağını, şirket otelin inşaatı ile uğraştığından dolayı, zararın karşısında kâr payının dağıtılması mümkün olmadığını, bu sebeple davacı yan, öncelikle kendisini Yönetim Kurulu başkanı yerine koyarak mevcut şartlarda aynı performansta çalışıp çalışmadığını düşünmesi gerekirken, dürüstlük kurallarına aykırı olarak haksız taleplerini yönetmesinin yersiz olduğunu, son olarak eğer Yönetim Kurulu Başkanı muvazaalı işlemde bulunarak diğer ortaklarının haklarını ihlal etmek isteseydi, öncelikle kendi payına düşen hissesinin devredilmesine gözünü kapatmayacağını, şirket Yönetim Kurulu Başkanı ... hissesine sahipken, hiçbir şekilde onay vermeden ve mevcut hisselerini para karşılığında kimseye devretmediği veya hisse devir sözleşmesini imzalamadığı halde, aile büyüklerinin talimatı üzerine Yönetim Kurulu dışında üçüncü kişilerin hazırladığı belgelere güvenerek şirketteki hissesinin ...’ye düşmesi Yönetim Kurulu başkanının hem kötü niyetli olmadığını hem de aslında mağdur durumda olduğunu gösterdiğini, bu durumda mağdur olan Yönetim Kurulu Başkanına karşı bir sorumluluk yükletilmesi hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.
Dava, davalı şirkete ait ..., ..., ..., ... ve ... tarihli genel kurul kararları ile ... tarihli ... ... tarihli, ... ... tarihli, ve ... tarihli yönetim kurulu kararlarının da yoklukla batıl olduğunun tespitine ilişkindir.
Yargılama devam ederken davalı vekili tarafından sunulan ... tarihli beyan dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında; davacının davasını kabul ettiklerini, kabul beyanının ilk celsede ve delilerinin toplanmasından önce yapıldığı dikkate alınarak davalıya yükletilecek harç, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinde indirim yapılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili duruşmadaki beyanında; davalının davayı kabul beyanına bir diyeceklerinin bulunmadığını, talep gibi karar verilmesini istemiştir.
Davayı kabul 6100 sayılı HMK’nun 308. Maddesinde davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nun 311. maddesinde, kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davanın kabul edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalı tarafından dava kabul edilmekle, kabulün yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması karşısında, davanın kabul nedeniyle kabulüne karar vermek gerekmiş, butlan ve yokluğun tespiti davalarında davalının kabul beyanının sonuç doğurmayacağına ilişkin açık hüküm bulunmaması da dikkate alınarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile ;
Davalı şirketin ... Tarihli Olağan Genel Kurul kararı, ... Tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararı, ... Tarihli Olağan Genel Kurul kararı, ... tarihli Genel Kurul kararı, ... tarihli Olağan Genel Kurulu toplantı kararlarının yokluğu nedeniyle batıl olduğunun Tespitine,
Davalı şirketin ... Tarihli ... numaralı Yönetim Kurulu kararının, ... Tarihli ve ... Numaralı Yönetim Kurulu kararının, ... Tarihli Yönetim Kurulu kararının, ... Tarihli Yönetim Kurulu kararlarının yokluğu nedeniyle batıl olduğunun tespitine,
Davalı şirketin ... Tarihli ve ... Numaralı Yönetim Kurulu kararına göre davacı ...’ye ait ... adet hissesinin tamamını ...’a devrildiğine dair kararının yokluğu nedeniyle batıl olduğunun tespitine,
Karar kesinleştiğinde bir örneğinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,
2-Alınması gerekli 427,60.-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan (davetiye, müzekkere gideri ve harç olmak üzere) toplam 546,45‬.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6.maddesi uyarınca davayı kabul öninceleme duruşmasından önce yapılmış olması nedeni ile 8.950,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/05/2024

Başkan ...
¸(e-imzalı)
Üye ...
¸(e-imzalı)
Üye ...
¸(e-imzalı)
Katip ...
¸(e-imzalı)