WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

ANTALYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/368 Esas
KARAR NO : 2023/619
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 30/05/2023
KARAR TARİHİ : 09/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Kooperatifi müteahhidi olduğunu, inşaatı tamamlamak için bir takım sözleşmeler yaptığını, ... şirketiyle de bu kapsapda ... tarihli sözleşme imzalandığını, şirketin sözleşme gerekliliklerini yerine getirmediğini, sözleşme imzalandıktan sonra müvekkili şirketin 2 adet tapu kaydından birisini ... şirketine devrettiğini, bu şirketin tapuyu ...'a devir ve temlik ettiğini, şirketin işi yapmadığı gibi inşaata gelen işçilerinin de inşaatta hırsızlık yaptıklarını, şirket tarafından yapılmış ve teslim tesellüm tutanağı ile teslim edilmiş geçici veya kesin kabul edilmiş hiç bir işin olmadığını, şirket tarafından müvekkili şirkete kesilmiş fatura, irsaliye, tediye makbuzu türünde hiç bir belge de olmadığını, şirketin işe dahi başlamadığını, şirket her ne kadar 1 daire aldığını beyan etmiş olsa da ... tarihli ibraname başlıklı yazı ile 2 adet villa tapusunu da aldığını beyan ettiğini, şirket elemanlarının yaptığı hırsızlık için açılan Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının da halen derdest olduğunu, şirketin sözleşmenin 13. Maddesi (d) fıkrasında örnek daire yapma şartını yerine getirmediğini belirterek davanın öncelikle Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, bunun kabul görmemesi halinde ... mahallesi, ... nolu bağımsız bölüm kat irtifaklı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili şirket adına tüm hacizlerden ari olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ... Ltd. Şti. ve sahibi...'ten alacağı ... TL için Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatığını, icra takibine istinaden borçlunun muvazaalı olarak ... isimli üçüncü kişiye devretmiş olduğu davaya konu gayrimenkulü tespit ettiğini ve Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile tasarrufun iptali davası açtığını, yapılan yargılama sonunda davalının icra dosyası miktarı üzerinden muvazaalı olarak devredilen taşınmaz için davalıya cebri icra satış yetkisi verildiğini, davalının bunun üzerine Antalya Gayrimenkul Satış Dairesi ... sayılı dosyası ile satış işlemlerine başladığını, ilgili gayrimenkulün ... tarihinde 1.500.000 TL ye ihale alıcısı ...'a satıltığını, akabinde taşınmaz maliki ... tarafından ihalenin feshi davası açılmış olup dosyanın şuan Yargıtay aşamasında olduğunu, ilgili taşınmazın maliki olmalarının söz konusu olmadığını, taşınmazın maliki olmadığı da gözönüne alınarak davada taraf gösterilmelerinin usule aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; ...nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkin tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Mahkememizce dava konusu taşınmazın tapu kaydı celbedilmiş, davalının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapmak üzere Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'na, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Antalya Vergi Dairesine müzekkere yazılarak gelen müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 11. Maddesinde; “Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.'', 12. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 15.maddesinde de; “İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11'inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır" düzenlemesi bulunmaktadır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararına göre; Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
21 Temmuz 2007 gün ve 26589 s. Resmi Gazete'de yayınlanan, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1/b maddesi ile de, "213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları..." kararlaştırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava tapu iptali ve tescil davası olup ticaret sicil kayıtlarında davalının tacir kaydının bulunmadığı, esnaf kaydının bulunduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, davalının tacir olduğuna dair dosyada başkaca herhangi bir delilin de mevcut olmadığı, davacı taraf tacir olsa dahi davalı yanın tacir olmadığı, yine bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçeleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/11/2023

Katip ...
¸e-imza

Hakim ...
¸e-imza