WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

ANTALYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/316 Esas
KARAR NO : 2024/221
DAVA : Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2023
KARAR TARİHİ : 21/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın emlak komisyoncusu olduğunu ancak faaliyetlerini ... olarak yürütmekte olduğunu, davalı şirketin ise Antalya ilinde inşaat alanında faaliyet göstermekte olduğunu, davalı şirketin ... yılı içerisinde ... ili, ... ilçesinde kat karşılığı inşaat yapmak üzere müvekkilinden kendilerine uygun arsalar bulmasını talep ettiğini, müvekkilinin de bunun üzerine araştırma yaptığını ve davalı şirketin aradığı özelliklerde arsalar bulduğunu, davalı şirket yetkilisi ...'e müvekkilinin bilgi verdiğini ve bunun karşılığında davalı şirket yetkilisi ile davalı şirket adına ... tarihinde Yer Gösterme ve Komisyon Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin ... ... ve ... maddelerinde komisyon oranının arsaların toplam değerinin % 2 oranında olacağının da belirlendiğini, bu sözleşmede emlak komisyoncusu olarak müvekkili ile birlikte ... isminin de geçmekte olup, sözleşmede belirlenen komisyon ücretinin yarısının bu şahsa ait olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin sözleşmedeki komisyon ücret alacağı % 50 oranında olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereğince davalı şirket yetkilisini arsa malikleri ile tanıştırdığını, tarafları bir araya getirdiğini, davalı şirket yetkilisinin müvekkilinin gösterdiği arsaları beğendiğinden ve inşaat yapmaya uygun bulduğundan arsa malikleri ile müvekkili sayesinde anlaşma sağladığını, sağlanan bu anlaşma uyarınca davalı şirket ile arsa malikleri arasında Antalya ... Noterliğinin ... tarih, ... ve ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri düzenlendiğini, yapılan bu sözleşme sonucunda davalı şirketin hemen inşaatlara başladığını, inşaatlar devam ettiğini, sözleşmenin imzalanması ile birlikte müvekkilinin görevini tamamladığını, kat karşılığı inşaat sözleşmenin taraflar arasında kurulmasını sağladığını ve üzerine düşeni yaparak işini bitirdiğini, sözleşmenin kurulmasından sonra davalı şirket yetkilisinden müvekkilinin ... tarihli Yer Gösterme ve Komisyon Sözleşmesi uyarınca hakkı olan komisyon ücretinin kendisine ödenmesini istediğini, davalı şirket yetkilisinin ... ile birlikte müvekkiline toplam ... TL ödeme yaptığını, bu ödemenin ... TL'sini müvekkilinin aldığını, müvekkilinin %1 oranında olan emlak komisyon ücretinden geri kalan alacağının bugüne kadar ödenmediğini, müvekkilin aracılık yaparak tarafları buluşturduğu ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapılmasını sağladığı toplam ... parselin m2si toplam ... m2 olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin yapıldığı tarih olan ... tarihinde inşaat sözleşmesine konu olan arsaların m2 birim fiyatının tahminlerine göre ... TL'nin üzerinde olduğunu, müvekkilinin yapılan Yer Gösterme ve Komisyonunun ... ve ... maddesine göre alacakları doğduğunu belirterek, Yer Gösterme ve Komisyon Sözleşmesinin ... Maddesine göre müvekkilinin kalan alacağı olan şimdilik ... TL ile sözleşmenin ... Maddesine göre şimdilik ... TL olmak üzere toplam ... TL Emlak komisyon ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin, her ne kadar komisyon sözleşmesi özelliklerini haiz olduğu belirtilmişse de, TBK md. 532 uyarınca, komisyon sözleşmesinin, komisyoncunun, vekalet veren iş sahibinin hesabına kıymetli evrak ve taşınırların alım veya satım görevini üstlendiği sözleşme niteliğinde olduğu belirtildiğini, somut uyuşmazlıkta ise, ilgili sözleşmenin davaya konu ... ve ... Maddeleri içeriğinde, 'Taşınmaz mallar' yer almakta olup, yer gösterme eylemi ile ilgili taşınmazların satış ve pazarlaması üzerinden komisyon alacağı talep edildiğinden, taraflar arasında "..." akdedildiğinin kabulü gerekmekte olduğunu, sözleşmede imzası bulunan diğer Emlakçı olan ...' ın davaya dahil edilmesi gerekmekte olduğunu, ... sözleşmesi, T.B.K.'nun 520. maddesi uyarınca, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanma veya sözleşmenin kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı bir sözleşme niteliğini haiz olduğunu, ayrıca ... sözleşmesi, ticari iş vasfına dahil edilmediğini, işbu nedenle, simsarlık sözleşmesi kapsamında doğan alacakların tahsili amacı ile açılacak davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu belirterek, görev itirazında bulunmuştur.
Dava; taraflar arasında imzalanan Yer Gösterme ve Komisyon Sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.
Tarafların uyuşmazlık noktasının taraflar arasında imzalanan yer gösterme ve komisyon sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan komisyon alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce davacının tacir olup olmadığının araştırılması amacıyla Antalya Ticaret ve Sanayi Odasına, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ve Antalya Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmış, gelen müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 11. maddesinde; “Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.'', 12. maddesine göre; “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 15.maddesinde de; “İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11'inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır" düzenlemesi bulunmaktadır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararına göre; Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde; “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise; ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
21 Temmuz 2007 gün ve 26589 s. Resmi Gazete'de yayınlanan, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1/b maddesi ile de, "213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları..." kararlaştırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava taraflar arasında imzalanan Yer Gösterme ve Komisyon Sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olup, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davacı yanın tacir kaydının bulunmadığı, esnaf kaydının bulunduğu ancak ... tarihinde vergi kaydını terk ettiği, davacının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, yine bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/03/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır