T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/235 Esas
KARAR NO : 2024/133
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2023
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin cari hesap alacağından kaynaklı borcu bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlu hakkında ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas Sayılı dosyasından ... EURO (...TL) alacak içn ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirket tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, Arabuluculukta anlaşılamadığını, davalı şirket tarafından ... tarihinde ...-TL (.../... =...-EURO) ödeme yapıldığını, bu ödemenin borcu kabul etme anlamına geldiğini, hem borca itiraz edip hemde borcun kısmende olsa ödenmesinin davacının itirazının haksız olduğunu gösterdiğini, yapılan ödemelerin dilekçe tarihi olan ... tarihli merkez bankası kuru ile hesaplanıp takip çıkışından düşüldükten sonra kalan bakiye borç miktarı ve dava değerinin (...-EURO-...-EURO=) ...-EURO (...-EURO x ...=...-TL) olduğunu, cari hesap hareketlerinden davalı şirketin borçlu olduğunun açık olduğunu, alacağın muaccel olduğunu, tarafların defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde itirazın haksız olduğunun ortaya çıkacağını, satışa ilişkin faturalarda her ne kadar davacı taraf yabancı para değil Türk parası üzerinden olduğunu iddia ediyor olsa da, ilgili faturalarda faturaların döviz olarak ödeneceğinin belirtildiğini, dava dilekçesinde faturaların tarihi ile faturada yazan kur değerinin merkez bankası kuru ile aynı olduğuna dair belgenin dilekçe ekinde sunulduğunu, cari hesap hareketleri ve fatura örnekleri ile merkez bankası kur değerlerinden davacı şirketin alacaklarının ortada olduğunu, davalının cevap dilekçesindeki haksız iddiaların kabul edilmediğini, davalı borçlu tarafından kötü niyetli olarak, zaman kazanmaya yönelik yapılan itiraz neticesinde icra takibi durduğundan bu konuda icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve alacağa faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkil aleyhine başlatılan icra takibi ve devamında açılan davanın somut gerçekle alakası bulunmadığı gibi taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı yanın şirketlerince yapılan kısmi ödemelerin borç ikrarı anlamına geldiğine yönelik iddiasına ilişkin olarak, şirketleri ile davacı arasında gerçekleştirilen ... makinesi satışı hususunda itirazlarının bulunmadığını, satış sonucunda taahhüt ettikleri bedelin, davacı tarafından kesilen faturada belirtildiği üzere yabancı para üzerinden değil Türk Parası üzerinden olduğunu, taahhüt edilen gerçek borcun davacı yana ödendiğini, usulüne uygun tebliğ edilmiş bir faturaya itiraz edilmemiş olmasının borç ikrarı anlamına gelmediğini, faturanın tek başına bir ispat aracı olmadığını, sadece ispat yükü hususunda taraflara sorumluluk yüklediğini, itirazlarında dikkate alınması gereken bir diğer hususun ise noter de gerçekleştirilen devir işlemleri olduğunu, araç devir işlemlerinin TL üzerinden yapıldığını, yüksek mahkemenin süreklilik arz eden ve somut olayla birebir örtüşen kararlarından görüleceği üzere, araç satışlarında noter devirlerinin resmi akit olduğundan, aksinin ispatının yine aynı kuvvetteki bir delille sağlanması gerektiğini, Noter huzurunda yapılan devirlerin tamamının Türk lirası ile gerçekleştirildiğini, noterde yapılan her iki tarafın imzasını içeren kesin delil niteliğindeki noter senedinin aksinin davacı tarafça tek taraflı düzenlenen fatura ile değiştirilmesinin mümkün olmadığını, Yüksek Mahkemenin tesis ettiği kararlardan da görüleceği üzere, noter sözleşmesinde tarafların birbirine uygun karşılıklı irade beyanları ile devir bedeli ve sair hususlarda anlaştığının resmi delil ile ispatlanmasına karşın aksinin ispatının aynı kuvvetteki delille sağlanması gerektiğini, faturaya karşılık noter devrinin delil değerinin daha yüksek olduğu hususunun gözetilmesi gerektiğini, ispat hususu açısından tarafların ticari defterlerinin değerlendirilmesi gerektiğini, tarafların ticari defterlerine devir bedelinin Türk Lirası olarak işlendiğini, düzenlenmiş faturaların tutarlarının tahsil günü geldiğinde, fatura tarihi ile tahsilat tarihî arasında bir kur farkı oluşması durumunda; iki taraftan hangisinin lehine bir kur farkı oluşmuşsa, bu farktan kaynaklanan tutarın davacı tarafından fatura edilmediğini, tarafların CARİ HESABINDA ve daha önceden yapılan ticari faaliyetlerinde süreklilik arz eden para biriminin Türk Lirası olduğunu, tarafların gerek uyuşmazlık konusu gerekse önceki anlaşmalarının taahhüt olunan para biriminin Yabancı Para birimi olarak kararlaştırılması hususunda bir engel de bulunmadığını, noterde yapılan devrin yabancı para ile gerçekleştirebilecek serbestliğe sahip iken devirin Türk lirası ile gerçekleştirildiğini, sonrasında bu şekilde yapılan haksız ve kötü niyetli icra takibi ve davanın kabul edilebilir bir tarafı olmadığını, aksine bir anlaşma varsa buna göre işlem tesis edilmesi gerektiğini, her iki tarafında TTK hükümlerine göre tacir olduğunu, TTK m. 18/2 ''(2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.'' hükmü uyarınca basiretli tacir gibi hareket etme zorunluluğu olduğunu, ... makinesi satışı yapan bir şirketin; makine devrinin yabancı para ile de yapılabileceğini, bu devre dair uyuşmazlıklarda noter huzurunda yapılmış resmi senedin dikkate alınacağını bilmesi gerektiğini, şayet sayın mahkemece davanın kabulüne karar verilse dahi somut uyuşmazlıkta likit olan bir alacaktan bahsedilemeyeceği hususunda şüphe bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir borcu bulunmadığını, dolayısıyla da davacının icra inkar tazminatı talep etme hakkı olmadığını, davanın süresinde açılmaması nedeniyle zamanaşımına uğradığını, belirterek davanın reddine karar verilemesini talep etmiştir.
Dava; Antalya Genel icra müdürlüğünün .../... E. Sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Taraflar arasında ödenen miktarlara ilişkin uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlığın borcun TL'mi yoksa Euro olarak mı kararlaştırıldığı hususu ve buna göre alacak borç durumu taraflar arasında çekişmelidir.
Bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 12/01/2024 tarihli raporda sonuç olarak;
Davacı şirketin cari hesap alacağı için davalı şirket hakkında ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas Sayılı dosyasından ...-EURO asıl alacak (Cari Hesap Alacağı) ve ...-EURO (...-... tarihleri arası) işlemiş faiz olmak üzere toplam ... EURO (...TL) alacak için ilamsız icra takibi başlattığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu,
Davacı şirketin 2019 yılına ait ticari e-Defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, ticari E-Defterlerin Türk Ticaret Kanunu, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemeleri ve Vergi Usul Kanununda belirlenen usul ve kurallara uygun ve eksiksiz tutulduğu, E-Defterlerin açılış ve kapanış onayları yerine geçen beratların alınmış olduğu, beratların GİB onayından geçtiği, davacı yanın defterlerindeki kayıtların birbirini doğruladığı, dava konusu açık faturaların defterlere kayıtlı olduğu, davacının defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davalı şirketin 2019 yılına ait ticari defterleri ile 2020-2023 yıllarına ait ticari E-Defterleri üzerinde yapılan kontrolde, 2019 yılına ait defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olduğu, e-Defterlerin açılış ve kapanış onayı yerine geçen GİB onaylı beratlarının bulunduğu, defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığı, ancak yabancı para cinsinden olan borçlar için değerleme yapılmamış olması nedeniyle, kayıtların Türk Ticaret Kanunu, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemeleri ve Vergi Usul Kanununda belirlenen usul ve kurallara uygun tutulmadığı, davalının defterlerinin sahibi aleyhine delil niteliği taşıdığı,
Davacı şirketin, alacağının yabancı para cinsinden olduğunun davalıya kesilen faturalardan ve cari hesap özetlerinden anlaşıldığını, fatura tarihindeki T.C. Merkez Bankası kurunun faturalarda gösterildiğini, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği,
Davalı şirketin, davacı tarafından kesilen faturanın Türk parası cinsinden olduğunu, faturanın tek başına bir ispat aracı olmadığını, Noterde gerçekleştirilen araç devirlerinde işlemlerin TL üzerinden yapıldığını, kesin delil niteliğindeki noter senedinin aksinin davacı tarafça tek taraflı düzenlenen fatura ile değiştirilmesinin mümkün olmadığını, faturalara konu borcun ödendiğini, fatura tarihi ile tahsilat tarihi arasındaki kur farkının davacı tarafından fatura edilmediğini, likit bir alacaktan bahsedilemeyeceğini, davanın süresinde açılmaması nedeniyle zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği,
Davaya konu faturalar üzerinde yapılan kontrolde, kaşe ve imzanın davacı satıcı tarafından faturanın üst kısmına atıldığı, faturaların açık fatura olduğu, faturalarda bedelin döviz olarak ödeneceğinin belirtildiği, döviz kurunun gösterildiği,
Davacı şirketin defter kayıtlarına göre, cari hesapta davalıya ait işlemlerin Türk Para birimi (TL) ve yabancı para birimi (Euro) üzerinden tutulduğu, takip tarihi olan ... tarihi itibariyle, cari hesap özetinde, davalı şirkete ilişkin ...-EURO alacak bakiyesi bulunduğu,
Davalı şirketin defter kayıtlarına göre, cari hesapta davacıya ait işlemlerin Türk Para birimi (TL) üzerinden tutulduğu, takip tarihi olan ... tarihi itibariyle, cari hesap özetinde, davacı şirkete ilişkin ...-TL borç bakiyesi bulunduğu,
Dava konusu cari hesap alacağının dayanağı faturalarda bedelin döviz olarak ödeneceğinin belirtilmiş olması, döviz kurunun gösterilmiş olması, faturaların davacı ve davalının defterlerinde kayıtlı olması ve Davanın itirazın iptali davası olduğu dikkate alındığında, davacı şirketin defter kayıtlarına göre, takip tarihi (...) itibariyle, davacı şirketin davalı şirketten ...-EURO (...-TL) alacaklı olduğu,
Davalı şirketin icra takip tarihinden sonra, ... tarihinde davacı şirketin banka hesabına toplam ...-TL ödeme yaptığı, ödeme günü kuru üzerinden hesaplanan ...-EURO'nun ...-EURO cari hesap alacak bakiyesinden düşülmesi neticesinde, dava tarihi (04.04.2023) itibariyle davacı şirketin davalı şirketten ...-EURO (...-TL) alacaklı olduğu,
Davacı şirketin takip talebinde ...-EURO işlemiş faiz talep ettiği, alacağın ... tarihi itibariyle muaccel olduğu kabulüne bağlı olarak, cari hesap bakiyesi ...-EURO asıl alacak için, Devlet Bankalarının EURO cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden, takip talep tarihine (...) kadar işlemiş faiz tutarının ...-EURO olabileceği mütalaa edilmiştir.
Davalı şirketin zamanaşımına ilişkin iddiasının mahkememizce değerlendirilmesinde taraflar arasındaki hukuki ilişkinin araç alım satım sözleşmesinden kaynaklanan ... makinasının satış bedelinin ödenmesine dair olup TBK'nın 125.maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davaya konu takibin ... tarihinde başlatıldığı ve zamanaşımının henüz dolmadığı anlaşıldığından bu yöndeki itirazı kabul edilmemiştir.
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılayacağı ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 12/01/2024 tarihli raporda; Tarafların ticari defterlerinin karşılıklı olarak incelenmesinde borçlu olacağı yönünde görüş ve kanaatte bulunulmuştur. Mahkememizce de söz konusu bakiye bedelin ödendiği davalı tarafça kesin delillerle ispat edilemediğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, dava tarihi (04.04.2023) itibariyle davacı şirketin davalı şirketten ...-EURO (...-TL) alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Her ne kadar davalı taraf söz konusu borcu kabul etmemiş olsa da dava tarihinden önce ve takipten sonra davacı hesabına ... tarihinde davacı şirketin banka hesabına toplam ...-TL ödeme yaptığı davacı tarafından gönderilen faturaların kabul edilerek ticari defterlerine işlemiş olması nedeni ile noterde gerçekleştirilen araç devirlerinde işlemlerin TL üzerinden yapıldığını ve döviz cinsinden ödeme yapılamayacağını iddia etmişse de ; Davacı tarafından gönderilen döviz cinsinden faturaları kabul ederek ticari defterlerine işlemek sureti ile döviz ile ödeme yapmayı benimsemiş olduğu ve bu durumu ileri sürmesinin TMK'nın 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı anlaşıldığından, takip sonrası ve davadan önce ödenen bedel düşüldükten sonra davacının ...-EURO asıl alacak için, Devlet Bankalarının EURO cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden, takip talep tarihine (...) kadar işlemiş faiz tutarının ...-EURO üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, davadan önce ödenen ...-TL yönünden ise davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar tazminatı açısından ise; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak geçerli bir icra takibinin yapılması, borçlunun süresi içerinde ödeme emrine itiraz etmesi, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması ve borçlunun haksızlığına karar verilmesi gerekir. Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır. Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır. Somut davada alacağın faturalardan kaynaklandığı dikkate alınarak alacağın likit olduğu kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE,
Takibin ...-Euro asıl alacak ve ...-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-Euro üzerinden DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacak likit olduğundan kabul edilen ...-Euro'nun icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan ...-TL peşin harç ve 179,90.-TL başvuru harcı olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri olmak üzere) toplam 1.798,50.-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı gözetilerek hesaplanan 1.258,95.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
Bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
7-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,
8-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
9-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan 3.120,00.TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği 2.247,00.-TL'sinin davalıdan, 873,00.-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!