WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

ANTALYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/331 Esas
KARAR NO : 2023/441
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2022
KARAR TARİHİ : 28/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile ... Şirketi arasında ... tarihli taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini, bu taşeron şirketin sonrasında şirket birleşmesi sonucu müvekkili ... şirketi unvanını aldığını, bu durumun Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... tarihinde tescil edildiğini, söz konusu taşeronluk sözleşmesi ile, ... Mahallesi, ... Cad. No:... ... ada ... parselde bulunan arsasına ... tarih ve ... sayı numaralı inşaat ruhsatına esas mimari projesine uygun ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve benzeri tüm işleri temelden çatıya anahtar teslim işbu sözleşmede belirtilen hususlar ve şartnameye uygun şekilde yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin taşeronluk sözleşmesinin kendisine yüklediği tüm edimleri yerine getirdiğini, binanın inşaatını tamamladığını, oturulur hale getirdiğini, müvekkilinin yaptığı işleri ticari defter ve belgelerine işlediğini, bu kayıtlara göre müvekkilinin davalıdan ... TL cari hesap alacağı bulunmakta olduğunu, Antalya ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafın vekili aracılığıya, ... tarihinde borcu bulunmadığını iddia ederek haksız olarak borca, faize ve ferilere itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın esasında alacaklı olmadığından, takibe konu ettiği alacağı likit ve belirlenebilir olmadığından ve alacağına mahsup yapılan kazanımları alacağına mahsup etmemiş olmadığından dolayı yargılamayı gerektirmekte olduğunu, davacı şirketin her ne kadar alacaklı olduğunu iddia etse de yüklenici sıfatıyla faturalandırdığı harcamaların ödemesini bizzat kendisi yapmadığını; büyük bir kısmını müvekkili şirketten elden aldığı ödemeler ile yaptığını, ödemelerin güven ilişkisine dayalı olarak elden yapıldığını, zira davacı şirket yetkilisi ...'nin davalı müvekkil şirket yetkilisi ...'ın bacanağı olduğunu, dolayısıyla yapılan iş ve işlemlerde güven ilişkisi söz konusu olduğunu, menfaat çatışmasının yaşandığı noktada ise müvekkili şirket adına hareket eden yetkilinin iyi niyeti suistimal edilerek davacı şirket tarafından kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını, ayrıca davacı şirketin, lehine yapılan devir ve kazanımları mahsuba konu etmediğini, hem icra takibine hem de eldeki dava ile tekrar talep ettiğini, davacının yüklenici sıfatıyla üstlendiği edimleri yerine getirmesine karşılık olarak müvekkili şirketin, kat karşılığı inşaat yaptığı ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parselde yer alan ... ve ... no'lu ... bölümleri davacının gösterdiği 3. Şahıs ...'e devrettiğini, devir her ne kadar satış yoluyla yapılmış olsa da satış bedeli söz konusu olmadığını ve devralan ...'in bağımsız bölümleri davacının alacağına mahsuben elde ettiğini belirterek, haksız davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Dava: itirazın iptali davası niteliğinde olup, taraflar arasında eser sözleşmesinin varlığı ve sözleşme gereği işin yapıldığı hususu ihtilafsız olup, uyuşmazlık; ödemelerde ve davacının alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yargılama devam ederken davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile taraflar arasında yapılan sulh protokolü gereği davadan feragat ettiklerini ve karşı taraftan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş, davalı vekili de ... tarihli dilekçesi ile feragat uyarınca karar verilmesi halinde davacı taraftan herhangi bir masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davadan feragat 6100 sayılı HMK’nun 307. maddesinde davacıların talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nın 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından davadan feragat edilmekle, feragatın yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca feragatin gerçekleştiği aşama dikkate alınarak alınması gerekli maktu red harcının 2/3'ü olan ...-TL harcın peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırıldığı anlaşılan ...-TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca vekalet ücreti talep edilmediğinden bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/07/2023

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır