T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/83
KARAR NO : 2024/102
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 05/02/2024
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı icra dosyasında müvekkiline 89/1-2-3 haciz ihbarnamelerinin usulsüz gönderildiğini, usulsüz tebligatın iptaline ilişkin davayı açtıklarını İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, müvekkiline 89/3 haciz ihbarnamesinin de gönderildiğini ve ... tarihinde usulsüz tebliğ edildiğini, müvekkilinin usulsüz tebligatları ... tarihinde öğrendiğini, görevli ve yetkili mahkemenin Antalya Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu,... tarihinde arabuluculuğa başvurduklarını, iş bu davanın süresinde olduğunu, haciz ihbarnamesinde, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası borçlusunun müvekkilinde olan hak veya alacakları üzerinde haciz konulduğu bildirilmiş ise de, dosya borçlusunun 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğ alındığı tarih itibari ile doğmuş ve doğacak olan herhangi bir hak veya alacağı bulunmadığını, müvekkilinin icra dosyasında borçlu olan şirketin eski yetkilisi olduğunu, borçlu şirkete ait hisseyi ...'de devraldığını, bu devir de ... tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, müvekkilinin devraldığı payı da ... tarihinde ...'e devrettiğini bu devir de ... tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, müvekkilinin şirketteki hissesini tüm aktif ve pasifleri, hukuki yükümlülükleri ile birlikte devrettiğini, müvekkilinin 3. Şahıs ile İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya borçlusu arasında herhangi bir hak veyahut alacağın olmadığını, böyle bir borç bulunmadığından ve mevcut bulunmayan borçlara ilişkin olarak haciz konulmasının mümkün olmadığını belirterek müvekkiline yapılan 89/1-2 haciz ihbarnamelerine karşı açılan usulsüz tebligat tespiti talepli İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyalarının bekletici mesele yapılmasını, müvekkiline yapılan 89/3 haciz ihbarnamesine ilişkin tebligat usulsüz olduğundan usulsüz olduğunun tespiti ile tebligat tarihinin ... olarak kabulünü ve işin esasına girilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ... Esas sayılı dosyasın bekletici mesele yapılmasını, davacı müvekkilinin İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı takip dosyasında dava dışı firma ile hak ve alacak ilişkisi bulunmadığının tespitiyle birlikte davanın kabulünü, takipte haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; İİK'nun 89/3-son maddesi uyarınca üçüncü kişinin açtığı menfi tespit davasıdır. İİK'nun 89 maddesi uyarınca "Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi). Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar" duracağı düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nu değiştiren 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2. maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5/3. maddesi değiştirilerek Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiş olup TTK'nun 5 maddesine göre 4 maddede sayılan ticari davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek işlere ticaret mahkemesinde bakılır.
Davacı kendisine takip dosyasından gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edememesi sebebiyle borcun zimmetinde sayılması üzerine bu davayı açmıştır. Dolayısıyla uyuşmazlığın temelinde, davacıya gönderilen haciz ihbarnamesinin yasaya ve gerçeğe uygun olup olmadığı konusu yatmaktadır. İİK'nun 89 maddesinde açılacak menfi tespit davalarında mahkemece üçüncü kişinin takip borçlusuna borçlu olup olmadığı veya üzerinde borçluya ait malın bulunup bulunmadığının tespiti gerekir. Davada, takip borçlusu hakkında yapılan takibin kesinleşmiş olması nedeniyle takibin taraflarının tacir olmasının veya takip dayanağı belgenin kambiyo senedi olmasının esasa etkisi yoktur. (Aynı doğrultuda verilen kararlar için bkz. Antlaya BAM 11. HD. 31/05/2021 tarih, 2021/840 esas, 2021/968 karar, 22/01/2021 tarih, 2020/1737 esas, 2021/39 karar, 24/05/2018 tarih, 2017/1903 esas, 2018/823 karar sayılı ilamlar) Bu nedenle uyuşmazlık Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlarla ilgili olmayıp, İİK nun uygulanması ile ilgili bulunmaktadır.
Kısaca uyuşmazlık TTK'nun 4. Maddesinde tarif edilen nitelikte bir ticari iş olmadığından, TTK'nun 5. Maddesine göre Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülemez.İİK'nun 89.maddesinde 3.kişinin açtığı menfi tespit davasının ticari dava sayılacağı ve ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin özel bir düzenleme de bulunmadığından davaya bakmaya asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmış, dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 06/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!