T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/125 Esas
KARAR NO : 2024/405
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/02/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ... tarihinde Kadıköy ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile ... plakalı ... Model ... ... araç satışının yapıldığını, satış öncesinde söz konusu aracın hasar ve kaza kaydı ile ilgili olarak müvekkili tarafından tramer sorgusu için atılan mesajla aracın 5 adet kazaya karıştığının, tramer sorgusundan bildirilen hasar miktarlarının ... TL ile aynı olduğunun rapor edildiğini, müvekkil tarafından tramer ve oto ekspertiz firması tarafından bildirilen hasarlar nedeni ile söz konusu hasarların kabul edildiğini ve kasko değeri ... TL olan aracın ... TL'ye satın alındığını, satış bedelinin ödendiğini, ancak müvekkili tarafından söz konusu aracın başka bir araçla takas edilmek istenmesi nedeni ile kısa süre önce yapılan tramer sorgusunda söz konusu aracın 6 adet hasar kaydının olduğunun, aracın satışı sırasında müvekkilin ... TL olarak bildiği hasar miktarının ... TL olduğunun ve bu sebeple araç kaydında pert ibaresinin olduğunun öğrenildiğini, müvekkilinin aracı satın alması sırasında ... tarihinde hasar miktarının bir kısmının gizlendiğini, sigorta dosyasının satış öncesi ve sırasında kapatılmayarak gerçek ağır hasar ve pert kaydının müvekkilinden gözlendiğini, müvekkilinin aracın pert kaydının olması sebebiyle aracı normal piyasa değerine göre satamadığını, müvekkili tarafından durumun Antalya ...Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtar ile davalının temerrüde düşürüldüğünü, ancak bir sonuç alınamadığını belirterek davanın kabulüne, şimdilik ...-TL'nin davalı taraftan ihtar tarihinden başlamak üzere avans faizi ile alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tacir olmadığını, Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davalının yerleşim yerinin .../... olduğunu, dava konusu aracın müvekkili tarafından ... tarihinde satın alındığını, ... tarihinde davacı firmaya satışın gerçekleştiğini, davacının iddia ettiği kazanın tarihinin ... olduğunu, aracın satış tarihindeki tüm halihazır durumunun satıştan önce davacıya bildirildiğini, davacı aracı inceleyerek ve ekspere götürerek hasar kayıtlarını bilerek aracı satın aldığını, bu sebeple davacının aracın satış bedelini de piyasanın çok altında bir bedel olarak belirlendiğini, müvekkili tarafından yapılmış herhangi bir ayıplı işlemin söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu araçta pert olma durumundan haberi ve sorumluluğu olmadığını,... adlı siteden ... tarihinde yapılan sorgulamadan aracın kaza sayılarının, hasar miktarlarının ve ''...-...'' kaydının açık bir şekilde görüldüğünü, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek öncelikle görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesini, aksi kanaat halinde davanın esastan veya usulden reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, satım sözleşmesinde ayıp iddiasıyla alıcı tarafından bedelde indirim hakkından hareketle ödenen fazla satış bedelinin iadesine ilişkin alacak davasıdır.
Görev kamu düzeninden olmakla davalının göreve ilişkin itirazları öncelikli olarak incelenmiştir.
Mahkememizce davalının tacir olup olmadığının tespiti için İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığı, İstanbul Ticaret ve Sicil Müdürlüğü , İstanbul Ticaret Odası başkanlığına ve İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkereler yazılmış olup, gelen cevaplarda davalının ticaret sicil müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, potansiyel mükellefiyet kaydı ile vergi numarasının olup ticari kazancının olmadığı anlaşılmıştır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davalı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davalının potansiyel vergi numarası ile vergilendirildiği, ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı olmadığı dolayısıyla tacir olmadığı, dava konusu aracın kullanımının da hususi nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davacı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de; davalı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.28/05/2024
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!