T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/709 Esas
KARAR NO : 2024/370
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/10/2016
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalılardan ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ve mülkiyeti diğer davalı ... ... Ltd. Şti'ne ait, diğer davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi (... nolu poliçe) ile sigortalı ... plakalı aracın ... plakalı araca çarpması sonucu yol kenarında kaldırımda yaya olarak bulunan davacıların murisi ...'e çarparak ölümüne neden olduğunu, Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı veraset ilamına göre müvekkillerden ...'in eşi, ..., ... ve ...'in kızları, ..., ... ... ve ... ...'nin ise torunları olduğunu, trafik kaza tespit tutanağına göre ... plakalı aracı kullanan ...'nun asli kusurlu olduğunu, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında ceza davası açıldığını, davacı müvekkil ...'e (eş) ölenin desteğinden yoksun kalma tazminatı olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL maddi tazminatın kaza ölüm-olay tarihi olan ... tarihinden itibaren ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, Sigorta şirketi hariç diğer davalılar ... ve ... Ltd Ştı'nin trafik kazası sonucu ölen ...'in eşi ... için ... TL, ölenin çocukları ..., ... ve ... için ... TL, Ölenin torunları ... ve ... ... için ... TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazminatın ölüm-olay tarihi olan ... tarihinden itibaren ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... tarihli dilekçeleri ile de, davacı ...' sigorta şirketine yönelik davasından vazgeçiklerini beyan etmiş, davalı ... vekili vazgeçmeyi kabul etmiş, ... tarihli dilekçelerinde ise sadece maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini belirtmiştir.
Davalılar ... ... ...Ltd.Şti vekili cevabında; ...'in ... tarihli trafik kazası nedeniyle yaralanmasına rağmen, ölümünün trafik kazasındaki yaralanmasından kaynaklanmadığını, dizine aldığı darbe sonucu yaralanmasının akabinde hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığını, bir süre hastanede tedavi altında bulunduktan sonra tedavi edilerek ve hayati bir tehlikesinin de bulunmaması nedeniyle taburcu edildiğini, evinde kalp krizi geçirmesi sonucu vefat ettiğini, bu nedenlerle ...’in ölümünün trafik kazasından kaynaklanmadığını, somut olayda illiyet bağının açık olarak koptuğunu, Trafik kazası, trafik kazası tespit tutanağındaki şekilde gerçekleşmediğini, bu nedenle davalı ...’nun %10 kusurlu olmadığını, her ikisi de yavaş olan iki aracın çarpışması son derece önemsiz bir darbeye yol açmışken ... plakalı aracın sürücüsünün panikleyerek fren yerine gaz pedalına basmasının, kazanın yaralamalı trafik kazası olmasına yol açtığını, ...’in kazadaki yaralanması nedeniyle değil hastanedeki tedavisi sonuçlanıp taburcu edildikten sonra evinde kalp krizi geçirmesi sebebiyle somut olayda illiyet bağının koptuğunu, aksi halin düşünülmesi durumunda da yani ...’in tedavisinin tamamlanmadan gerek hastanenin yanlış tutumuyla erken taburcu edilmesi halinde, gerekse de ...’in tedavisi sonuçlanmadan kendi isteğiyle hastaneden erken taburcu olması halinde ölüm sonucunun ortaya çıkmasından davalıların sorumlu tutulamayacağını, Antalya .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında yapılan keşif anında tutuklu bulunan davalı ... keşif işlemine katılamadığını, dolayısıyla savunma haklarını kullanamadığını, dolayısıyla bilirkişi raporunun kabul edilemez olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A,Ş. vekili cevabında; Dava dilekçesinde bahsi geçen ... tarihli kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirkete ...-... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ZMSS Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluğun sigortalının kusuru oranında ve kişi başı ....-TL teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur tespitinin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ce yapılmasını talep ettiklerini, malüliyetin tespiti için de Adli tıp 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınması gerektiğini, davacının trafik kazası sebebi ile vefat etmiş olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerektiğini, çünkü müteveffanın kaza tarihinden belirli bir süre sonra vefat ettiğini, vefat ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, SGK tarafından herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, avans faizi istenemeyeceğini, illiyet bağının tespiti halinde tazminat hesabının aktüer bilirkişiler tarafından yapılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Mahkememizce yapılan yargılama sonucu ... tarih, ... E. ... Karar sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Antalya ... Hukuk Dairesinin ... tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; "Antalya .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile davalı ...'nun, davacıların yakını olan ...'in taksirle ölümüne sebebiyet vermesi suçundan TCK.'nun 85/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı yapılan istinaf yasa yolu başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... gün ve ... esas, ... sayılı kararıyla hapis cezası 2 yıl 11 aya çıkarılmak suretiyle, ceza hükmü ... tarihinde kesinleşmiştir.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).
1-Yargılama aşamasında davacı ...'in talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ödendiğinin ve bu davalı yönünden davadan vazgeçildiğinin bildirilmesi üzerine ilk derece mahkemesince ... tarihli ara kararla davacı ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın tefrikine karar verilmiştir.
Ancak tefrik kararına rağmen yargılama aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş.'ye tebligatlar yapılmış ve gerekçeli karar başlığında bu davalının ismine yer verilmiş, gerekçeli karar başlığı ve gerekçe kısmında hakkındaki davanın tefrik edildiğine dair bir kayıt düşülmemiştir.
Bu halde davalı ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın tefriki sonucu başka bir esasa kaydedilip kaydedilmediği araştırılarak, tefrik kararı sonrasında bu davalı yönünden daha önce esastan bir karar verilmişse, eldeki davada davalı sigorta şirketi yönünden mükerrer olacak şekilde karar verilmesi hali usule aykırı düşmüştür.
2-Davacı eş ..., davalı ... Sigorta A.Ş.'nin tazminat ödemesi sonucu destek zararına ilişkin maddi tazminat davasından feragat etmiştir. Davacının bu feragati hakkın özünden vazgeçme niteliğinde olmadığı, zararının karşılanması nedeniyle davadan feragat ettiği gözetildiğinde davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
3-Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalı araç sürücünün tam kusuru, haksız fiilin ölümle sonuçlanması ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacı çocuklar ..., ... ve ... için hükmedilen ...'er TL manevi tazminat miktarları az olmuştur.
4-Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2 maddesine göre ölenin yakınlarının zarar sorumlulularından manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmiştir. Ölenin yakınlarından maksat, ölenle arasında eylemli, gerçek bir bağlılık ve ilişki bulunan kişilerdir. Ölenle davacılar arasındaki bağın niteliği ve derecesinin belirlenmesi ise mahkeme hakimine aittir. Hakim, her olayın özelliği ve koşulları içinde hakkaniyete uygun bir nitelendirme yapmak zorundadır.
Somut olayda, ölen ...'in eşi ve çocuklarına manevi tazminata hükmedilmekle birlikte, davacı torunların yaşlarının küçük oldukları, ölümün kalıcılığını anlayamadıkları, ölüm algısının yetişkinlerle benzer olmadığı gerekçesiyle davacı torunlar ... ..., ... ve ... ...'nin talep ettiği manevi tazminat istemleri reddedilmiştir. Oysa davacı torunların dedelerinin ölüm tarihinde hayatta oldukları ve dedeleriyle aynı şehirde yaşadıkları, aralarında usul-füru ilişkisi bulunduğu, bu haliyle davacı torunlar ile ölen arasında TBK'nın 56/2 maddesinde yazılı yakınlık kavramının bulunduğu gözetildiğinde, bu davacılar lehine muhik bir tazminata hükmedilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı düşmüştür.'' gerekçeleriyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıda belirtilen yeni esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Davacılardan sadece ... dava konusu trafik kazasında eşini kaybetmesi nedeni ile Maddi Tazminat ( Destekten yoksun kalma tazminatı) talep etmiştir. ... ile birlikte diğer davacıların sadece manevi tazminat talepleri bulunmaktadır.
Mahkememizce ... tarihli ara karar ile maddi tazminat davası yönünden ... sigorta AŞ. Aleyhine açılan davanın tefrikine karar verildiği, tefrik sonrası yeni esasın ... E. Sırasına kaydının yapıldığı, dosyanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu sebeple davalı sigorta gerekçeli karar başlığından çıkartılmıştır.
Mahkememizce ''Yargılama devam ederken davacılar vekili ... tarihli dilekçeleri ile sigorta şirketi ile anlaştıklarını, maddi zararlarının giderildiğini belirterek maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir. Davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunduğundan,'' gerekçesiyle davanın maddi tazminat talepleri yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ve istinaf incelemesi sonucu bu yönden bir kaldırma kararı olmadığından maddi tazminat talebi yönünden yeniden bir hüküm kurulmamıştır.
Davalı tarafın ve davacıların, kazadan sonra hastaneye kaldırılan ...'in taburcu olduktan bir gün sonra kalp krizi geçirerek ölmesinde illiyet bağının bulunmadığı ve doktor hatası iddialarının gündeme getirilmesi üzerine bu iddiaların araştırılması sonucu; İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas kurulunun ... tarih ve ... karar, ... tarih ve ... sayılı, ...İhtisas kurulunun ... tarih ve ... karar sayılı raporlarına göre; müteveffanın zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, müteveffa ...'ın ölümünün genel beden travmasına bağlı pelvis kemikkırıkları ve gelişen komplikasyonlar (pulmoner emboli) sonucunda meydana gelmiş olduğu, ... tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, taburcu olması ile ölümü arasında illiyet bağının bulunmadığı, muayene, takip ve tedavisine katılan ilgili hekimlere ve hastane idaresine atfı kabil kusur bulunmadığı bildirilmiştir. Bu raporlara itibar etmemek için bir neden görülmemiştir.
... tarihinde saat:... sıralarında Davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ... bulvarı istikametinden ... tesisi kavşağı yönüne seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada aracının sağ ön kısmıyla; seyir istikametine göre aynı yönde seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sol arka kısımlarına çarpması akabinde ... plakalı otomobil savrularak yolun sağ tarafındaki kaldırım üzerinde bulunan maktul yaya ...'e çarpması neticesinde ...'in ölümüyle sonuçlanan dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, adli tıp raporlarına göre kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunduğu, davalı sürücü ... ...'ın sevk ve idaresindeki otobüs ile seyir halinde iken önünde aynı istikamette seyreden araçların seyir durumunu dikkate alarak yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakıp kontrollü ve mahal şartlarına göre her an tedbir alabilecek şekilde seyrini sürdürmesi gerekir iken bu hususlara riayet etmeyip, olay mahalline geldiğinde aynı istikamette önünde seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki otomobile önlemsizce çarptığı akabinde bu otomobilin savrularak yolun sağında kaldırım üzerinde bulunan maktul yayaya çarpmasına sebebiyet verdiği, kazanın oluşmasında asli yani % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahallinde düz seyrederek seyrini sürdürdüğü sırada gerisinden aynı istikamette gelen davalı sürücü idaresindeki otobüs ile karıştığı kaza akabinde savrularak yolun sağ tarafında kaldırım üzerinde maktul yayaya çarpmasına karşı alabileceği her hangi bir önlem olmadığından kazada kusurunun bulunmadığı, müteveffa yaya ...'in olay mahallinde yaya kaldırımı üzerinde bulunduğu sırada yol üzerinde meydana gelen ilk çarpışma nedeniyle sürücü ... idaresindeki otomobilin savrularak kendisine kaldırım üzerinde çarpmasında alabileceği her hangi bir önlem olmadığından meydana gelen kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporu ile mütalaa edilmiş, rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur.
Davacının ve davalı gerçek kişilerin ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, ... tarihi itibariyle davalı ...'nun şöför olup aylık 1.400,00.-TL ücretle çalıştığı, 43 yaşında ve babasının evinde anne ve babası ile birlikte oturduğu, ... tarihi itibariyle davacılardan ...'un 2 yaşında, ...'nın 17 yaşında öğrenci, ...'un 9 yaşında olduğu, ...'in 35 yaşında 3 çocuklu, bekar bir ev hanımı olduğu, ...'nın 28 yaşında evli ve 2 çocuklu bir ev hanımı olduğu, ...'ın 39 yaşında evli ve bir çocuklu olduğu, Eğitim Araştırma Hastanesinde hastabakıcı olarak asgari ücretle çalıştığı, 500.-TL kira verdiği, ...'nın de yaşında, ...'den emekli olduğu, 3 ayda 4.800.-TL maaş aldığı, 1.500.-TL konut kredisi ödediği, kira vermediği, ... model ... arabası olduğu tespit edilmiştir.
6098 TBK'nın 56/2. maddesinde yer alan; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Yasanın 51. maddesindeki; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükme göre, somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, kazaya karışan müteveffa yaya ve davalı araç sürücüsünün kusur durumu, haksız fiilin ölümle sonuçlanması, kazada davacıların eş, baba ve aynı şehirde yaşadıkları dedelerini kaybetmeleri nedeniyle çektikleri acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarları, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında davacıların manevi tazminat talepleri uygun görülmüş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KABULÜNE,
Kaza tarihi olan ... tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte; Davacılar ... için ...-TL, ... ... için ...-TL ve ... ... için ...-TL manevi tazminat takdirine,
... için ....-TL, ... için ....-TL, ... için ....-TL ve ... için ....-TL olmak üzere toplam ....-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
2-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan ...-TL ilk masraf, ...-TL tebligat gideri, peşin harç ...-TL olarak toplam ...-TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin ve davacı asilin yüzüne karşı HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2024
Katip ...
(E-İmzalıdır)
Hakim ...
(E-İmzalıdır)
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!