T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/7 Esas
KARAR NO : 2024/106
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2016
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; davalının Antalya ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan kambiyo senedine mahsus ilamsız haciz yolu ile takip alacaklısı ...'den takip alacağını Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile temlik aldığını, müvekkilinin davalıyı tanımadığını, temlik eden ...'ye karşı hiçbir borcu bulunmadığını, senedin üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, senet borcunun sebebinin ... tarafından açıklandığını, Antalya C.Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasındaki ifadesinde "... mahallesinde bulunan 3 katlı binayı ... isimli şahısa emlakçı ... aracılığı ile 620.000 TL ye sattığını, 320.000 TL sini peşin verdiğini, kalan 300.000 TL için senet verdiğini" söylediğini, müvekkilinin ortağı olduğu ...Şti. Temlik edenin babası olan ...'den bir taşınmaz satın aldığını, şirketin satış bedelini aynı gün satıcı ...'nin hesabına havale ettiğini, bakiye kısmı elden verdiğini, senedin sahte bir senet olduğunu, senet üzerinde bulunan tarihten başka bir tarihte düzenlendiğini, sonuç olarak alacaklısı ... borçlusu ... olan ... tanzim ... vade tarihli 300.000 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, senedin ve icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmediklerini, davacıya ... tarafından satılan gayrimenkulün satış parasının ...'ye ödendiğinin beyan edildiğini ancak davacı tarafından satış parasının bakiye kısmına ilişkin olarak dava konusu senedin rahmetli olan emlakçı ... aracılığı ile verildiğini, temelde bir borç ilişkisi olmadığını ... tarafından davacıya satılan bir gayrimenkul olmadığını, ... tarafından davacıya taşınmaz satıldığı resmi evrak bazında sabit olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucu ... tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı ilam ile davacının taleplerinin ve ... yıl ticaret ile uğraşması sebebiyle nereye ne şekilde imza atılacağını bildiğini beyan etmesinin çelişki yarattığı, söz konusu durumun tahmine dayandığı, davacının iddialarını yazılı olarak ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği, davacı vekilince kararın istinaf edildiği, Antalya BAM ... Hukuk Dairesinin ... tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile kıymetli evraka ilişkin menfi tespit davalarında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasına kaydedildiği, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin ... tarihinde kesinleştiği ve davacının başvurusu üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından ödeme dekontu, tapu senedi sureti, senet sureti, ifade tutanağı, alacağın devri sözleşmesi delil olarak sunulmuş, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesince icra hukuk dosyası, soruşturma dosyaları, tapu kayıtları, icra dosyası getirtilmiş, mahkememizce tanıklar dinlenmiş, gelen yazı cevapları dosya arasına alınmıştır.
Dava, imzaya itiraz ve hile iddiasına dayalı olarak takipten sonra açılmış menfi tespit davasıdır.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; ... tarafından davacı aleyhine bonoya dayalı olarak 300.000,00.-TL asıl alacak, 115.728,08.-TL işlemiş faiz, 900,00.-TL komisyon olmak üzere toplam 416.628,08.-TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe girişildiği, takip konusu bononun 300.000,00.-TL bedelli ve ... tanzim, ... vade tarihli olup davacının keşideci, ...'nin lehtar lehtar olarak yer aldığı görülmüştür.
Davalı ... takip alacağını Antalya ... Noterliğinin ... tarihli, ... yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile alacaklı ...'den devralmış, yargılama devam ederken davalı alacağı ... isimli kişiye temlik etmiş, ... isimli şahıs vefat etmiş olduğundan davacı vekiline mirasçıları tespit edip davaya dahil etmek üzere süre verilmiş, davacı vekili ... tarihli mirasçılar aleyhine dahili dava dilekçesi ile ekinde mirasçılık belgesini ibraz etmiştir. Yapılan incelemede ...'ın geriye mirasçı olarak ..., ... ve ... isimli kişileri bıraktığı görülmekle, bu kişiler adına dava dilekçesi ekli duruşma günü tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde öncelikle senette keşideci olarak müvekkili adına atılan imzanın müvekkiline ait olmadığını iddia etmiştir. Davadan önce davacı taraf imzaya itiraz ederek takibin iptali talebiyle Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesine başvurmuş, mahkemenin ... Esasında yürütülen dosyada yaptırılan imza incelemesi sonucu alınan bilirkişi ve adli tıp raporu çerçevesinde imzanın davacıya ait olduğunun tespiti ile davanın reddine karar verilmiş, kararın temyiz incelemesinden geçerek onanmakla kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı daha sonra ... tarihli ıslah dilekçesi ile hukuki sebebini ıslah edip, imzanın müvekkiline ait olduğu tespit edildiğine göre bu imzanın müvekkilinden hile yoluyla alınmış olabileceğini, zira, kapısına kargocu giyimli bir kişinin gelerek vergi tebliğ evrakı getirdiğini söyleyip, tebliğ için müvekkilinden imza aldığını, müvekkilinin içindeki belgeyi okuyunca maliyeye 5,00-TL borcu olduğunu gördüğünü, maliyeye gittiği zaman kendisine böyle bir belge gönderilmediğini öğrendiğini, dolayısıyla müvekkilinden hile yoluyla alınan bu imza ile dava konusu bononun oluşturulup takip alacaklısı ...'nin eline geçmiş olabileceğini belirtmiştir.
Davacı vekili davanın başındaki imza inkarına yönelik iddiasını ıslah yoluyla hileye çevirmiştir. Ayrıca en başından beri bonoda lehtar olarak gözüken ... ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, sadece bu kişinin babası olan ...'den taşınmaz satın aldığını, karşılığında 320.000,00.-TL olan satış parasını ödediğini, belirtmektedir.
Davacı tarafından lehtar aleyhine yapılan şikayet sonucu Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasında lehtar ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma yürütüldüğü, yetkisizlik kararı ile dosyanın geldiği Antalya CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyasında icra hukuk mahkemesinde yapılan imza incelemesi ile imzanın davacıya ait çıktığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, itiraz üzerine kararın kesinleştiği görülmüştür. Bu soruşturma dosyasında bononun tanzim edilmesi sebebiyle ilgili olarak ... ifadesinde taşınmazın 620.000,00.-TL olduğunu, emlakçı ... aracılığı ile taşınmazı bu fiyata davacıya sattığını, 320.000,00.-TL'nin peşin ödendiğini, kalanı için 300.000,00.-TL'lik dava konusu bononun verildiğini, bu işlemleri emlakçının yaptığını belirtmiştir. Yine ...'nin davacıyı tehdit ettiği iddiasıyla Fethiye CBS'nin yürüttüğü ... Soruşturma sayılı dosyada ...'nin alınan ifadesinde tapusu babasına ait olan fakat kendisinin oturduğu taşınmazın babası tarafından davacıya satıldığını sonradan öğrendiğini, sonradan alıcı olan davacı ... ile iletişime geçerek mağduriyetinin giderileceğinin beyan edildiğini ifade etmiştir.
Lehtar ...'nin talimat yoluyla tanık olarak alınan ifadesinde emlakçı ... aracılığıyla taşınmazı satılığa çıkardıklarını, 650.000 - 700.000,00.-TL civarında satmak istediklerini, emlakçının dediğine göre yeri 620.000,00.-TL'ye sattıklarını ancak alıcının parası olmadığından bir kısmını peşin, bir kısmını sonra ödeyebileceğini belirttiğini, alıcının 318.000,00.-TL tutarı iki parça halinde babası ...'ye ödediğini, geri kalan 300.000,00.-TL için dava konusu senedi verdiğini, alıcı ve senet borçlusunun ... olduğunu, ailenin en büyük çocuğu olduğu için ve işleri kendisi takip ettiği için bononun kendisi adına düzenlendiğini, alıcının kendisine bu satılan evde oturması için süre verdiğini, 318.000,00.-TL'lik kısmın babasına ait tutar olduğunu, kalan 300.000,00.-TL'nin kendisi ve kardeşleri arasında paylaşılacak tutar olduğunu belirtmiştir.
Davacı ... tarafından lehtar ... aleyhine bu ifade sebebiyle yalan tanıklık suçundan yapılan şikayet sonucu lehtar hakkında yalan tanıklık suçundan açılan Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. dosyasının, yetkisizlik ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor.sayısına kaydedildiği ve takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Davacı ... tarafından lehtar ... ve davalı ... aleyhine, kargocu kılığında senet imzalatma iddiaları ile resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma nedeniyle açılan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sor.sayılı dosyasında, müştekinin imzaladığı belge üzerinde denetim imkanının elinden alınmamış olduğu belirtilerek takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir.Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir.Şekli açıdan unsurları tam olan bono üzerinde bu konuda herhangi bir şey yazılı değildir. Somut olayda, davacı borçlu emre yazılı bu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış; aksine öncelikle bonodaki imzaya itiraz etmiş, imzanın kendisine ait çıkması üzerine ıslah yoluyla hukuki sebebini değiştirerek imzanın hile yoluyla alınmış olduğunu ileri sürmüştür. Hile iddiasına dayanıldığından mahkememizce bu konuda davacı tanıkları dinlenmiş olup, davacının hile konusunda beyanının sadece vergi evrakı teslimi karşılığında kendisinden imza alınmasına ilişkin olduğu, tanıkların da doğruladığı tek hususun bu olup, bononun alınan bu imza sonucu oluşturulduğuna ilişkin ileri sürülen net bir iddianın bulunmayıp, bu yönde tanık beyanının da bulunmadığı, davacıdan vergi evrakı teslimi karşılığı alınan imza ile dava konusu bononun oluşturulduğu iddiasının ihtimalden öteye geçmediği ve bu konuda açılan soruşturma dosyasının da takipsizlik ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf bononun taşınmaz satışı karşılığı düzenlendiğini ifade etmektedir. Davacı taraf lehtar ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, taşınmazın lehtarın babası ...'den alındığı, bedelinin bu kişiye ödendiğini iddia etmektedir. Lehtar ... ise babasına ödenen bedelin, toplam satış bedelinin bir kısmına ilişkin olduğunu, kalan kısım için ise dava konusu bononun düzenlendiğini savunmaktadır. Biraz önce de belirtildiği üzere kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Dolayısıyla senet sebepten mücerret olmakla, davalı lehtarın senedin düzenlenmesine ilişkin temel ilişkiyi ispat etme gibi bir yükümlülüğü yoktur. Bilakis davacı taraf bonodan ötürü borçlu olmadığını ispat yükü altındadır. Davacının iddialarıyla ilgili gerek resmi belgede sahtecilik, gerekse yalan tanıklık suçlarından açılan soruşturma dosyalarında takipsizlik kararı verilmiş, davalı lehtarın davacının iddialarını doğrulayan herhangi bir ifadesine rastlanmamıştır. İmza itirazı ve hile iddiasını ispatlayamayan davacı, senedin karşılıksız olduğunu yazılı bir delille kanıtlayamamıştır. Davacı, senet bedelini ödediğini de ileri sürmüş ve kanıtlamış değildir. Açıklanan sebeplerle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalının tazminat talebi olmadığından bu konuda karar verilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 427,60.-TL harcın peşin alınan 5.123,25.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.695,65.-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 64.327,93.-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.06/02/2024
Katip ...
(E-imzalıdır)
Hakim ...
(E-imzalıdır)
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!