WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

ANTALYA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/669
KARAR NO : 2024/72
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/10/2023
KARAR TARİHİ : 25/01/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkiinde kain ... Ada, ... Parsel ve ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazlarda örtü altı sebze yetiştiriciliği yaptığını, davalı ... ... ilçesinde örtü altı sebze için işletmecisi olduğunu, diğer davalı ...-...'ın da bu işlere aracılık eden firma olduğunu, müvekkilinin ... tarihli fatura ile davalı ...-... firması aracılığıyla diğer davalı ...nden, ... adet ... malzeme kodlu, ... + ... aşılı domates fidesi ... Ş cinsindeki fideleri satın aldığını, fidelerin müvekkiline ... tarihinde teslim edildiğini, müvekkilinin fideleri satın aldıktan sonra taşınmazlarda bulunan seralarına diktiğini, müvekkilinin yıllardır örtü altı sera işi ile uğraşan tecrübeli bir çiftçi olduğunu, davalı firmadan alınarak dikilen fideleri yetiştirmeye ve büyütmeye başladığını, fidelerin anaçlarında yetersizlik ortaya çıktığını, fidelerin yeteri kadar gelişmediğini verimin düşük olduğunu, randıman alamadığını, müvekkilinin bu durumu fidelerin alınmasına aracılık eden Ziraat Mühendisi ...'a bildirdiğini, ...'ın tavsiyelerinin yerine getirilmesine rağmen fidelerin gelişimini tamamlayamadığını, müvekkilinin yaptığı kişisel araştırma sonucunda kendisine verilen ... tohumunu üreten ... şirket yetkilileri ile yaptığı görüşmelerde ve şirketin yaptırdığı analizler ve incelemeler sonucunda fidelerde ... cinsi olmadığının tespit edildiğini belirterek, müvekkilinin ... ili, ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde kain ... Ada ... Parsel ve ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazlar üzerinde kurulu bulunan serasında halen dikili vaziyette olan domates fidelerinin (fidelerin mevsimlik olduğu ve kısa bir süre sonra seradan söküleceği dikkate alınarak) hali hazır durumun belirlenmesini ve müvekkilin uğradığı zarar ve mahrum kaldığı kazanç kaybının uzman bilirkişiler vasıtası ile tespitine karar verilmesini, belirlenecek alacak miktardaki paranın yasal ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu fideleri ... tarihinde müvekkili firmadan satın aldığını, satın alınan fidelerin normal şartlarda bir kaç gün içinde ekilmesinin gerektiğini ve fidelerin ekiminden sonra en geç bir hafta içinde fide kaynaklı bir sorun olup olmayacağının anlaşılacağını, bu halde davacının tohumunun cinsinin yanlış olduğunu anlayabileceği en geç tarihin ... yılının ... ayı olacağını, davacının ... ayına dek müvekkili firmaya süresi içinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, müvekkilinin firma fide üreticisi olup, tohumları orjinal ambalajında ... Şti.'den satın alındığını, müvekkilinin yaptığı iş gereği satın aldığı tohumları fide haline getirip satışını yaptığını, müvekkil şirketin davacı firmaya tohum satışı değil, fide satışı yaptığını, fide haline gelmiş bir tohum cinsinin tam olarak tespit edilmesinin mümkün olmadığını tohum cinsinin yanlış olduğuna ve uğranılan zarara ilişkin iddiaların muhatabı Tohum Üreticisi/Satıcısı firma olduğunu, davacı tarafın taleplerinin iş bu tohum firmasına yöneltilmesinin gerekeceğini, davacı tarafın müvekkili firma hakkında ticari itibarını zedeleyici iddialarda bulunabilmesi için tohumun genetik yapısının yetkili ve sertifikalı işinde uzman bir laboratuvarda incelenmesinin gerektiğini, müvekkilinin faturalı olarak alım-satımını yaptığını, binbir emekle ürettiği fide yerine başka fide vermiş olmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu fideler ile aynı periyotta toplam ... adet tohumun aşılanarak piyasaya satıldığını, dava konusu anaçlar ile aynı olan tohum cinsi yine aynı gün aşılanarak bir çok çiftçiye satıldığını, bu çiftçilerden dava konusu anaçlar ile ilgili herhangi bir sorunu ve şikayetlerinin olmadığını, müvekkil şirketin davacının zirai danışmanı olmadığını fidenin yetiştirilmesi sürecinin müvekkil firmanın sorumluluğunda olmadığını, davacının satın alıp ekimini yaptığı fideler ile ilgili olarak müvekkiline defalarca başvurduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, süresi içinde müvekkiline yapılmış ayıp bildiriminin olmadığını, davacının dosyaya zararını belgeler ile somutlaştırır nitelikte hiçbir delil sunmadığını hali hazırda mevcut olmayan zarara ilişkin bir delil sunmasının mümkün olmadığını, müvekkilinde atfedilecek herhangi bir kusurun olmadığını, davanın süresinde açılmadığından reddini, husumet yokluğu sebebi ile reddini, davanın tamamı ile reddine, davanın ... Şti.'ne ihbarını talep etmiştir.
Diğer davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, alım satım sözleşmesi kapsamında ayıp nedeniyle zarar ve mahrum kalınan kazanç kaybı istemine ilişkindir.
Tensip ara kararı ile dosyada bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi heyetinin 06/11/2023 tarihli raporunda; Davacının ... İlçesi ... mahallesi ... Ada ... ve ... nolu parseller üzerinde bulunan domates üretimi yaptığı sera alanı gezilerek domates bitkileri fizyolojik yapıları makroskobik olarak incelendiğini, sera içerisinde dikilen ... firmasınca üretimi yapılmış aşılı domates fidelerinde teknik olarak aşılama hatası yapıldığını, anaç+kalem arasındaki mesafenin çok az olması aşı noktasının toprağa değmesi bitkinin gelişimini olumsuz etkilediğini, aşılı fidelerde üretimde en önemli nokta aşı bölgesinin toprakla teslim etmemesinin olduğunu, davacının serasının tamamında aşı noktaları toprakla temas halinde olduğunu, bu durumdan kaynaklı olarak bitki fizyolojik gelişiminde zorlanmış yeterli performans gelişim gösteremediğini, verim kaybı olarak üretime yansıdığını, toplam verim kaybının ... kg olduğunu, ... yılı ortalama satış bedelinin 15 TL 38.858*15=582.870,00 TL olarak hesaplandığını, davalı vekilinin dosya içerisinde sunduğu hak düşürücü süre itirazı konulu dilekçesinde fidelerin bir haftalık sürede sağlıklı olup olmadığının anlaşılması gerektiğini ve ... ayı içerisinde itirazın yapılması gerektiği yönünde olduğunu, yayla domates üreticiliğinde fidelerin ilk çiçeklenmesi, meyve oluşumu, meyve performansının ortaya çıkması 20-30 günü alan bir süreç olduğunu fide üreten firmaların fide üretim alanlarında fidenin dikildiği ortamda gelişimini ilk bir hafta yüksek oranda etkilediğini, fidelerin ilk bir hafta yayla üretiminde sera ortamına uyum süreci yaşadığından gelişim gösterememekte olduğunu, fidenin kalite performansından anlaması ve bu süreçte itiraz etmesi için sürecin yeterli olmadığını, davacının temin ettiği fidelerin "Adına doğruluğu" genetik analizler ve fide üreticisi firmaların Tarım Bakanlığı'na vermek zorunda olduğu beyan kayıtları ile doğrulanabilecek bir konu olduğunu bildirmiştir.
Mahkememizce öncelikle görev hususu incelenmiş olup, bu kapsamda gerçek kişilerin tacir olup olmadıkları araştırılmıştır.
Davacının ve davalı ...'ın tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Sanayi ve Ticaret Odası'na, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davacının Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ve Esnaf Sicil Müdürlüğün'de herhangi bir kaydının bulunmadığı, davacının Vergi Dairesinde herhangi bir kaydının ve ticari faaliyetinin bulunmadığı, davalı ...'ın ...-... işletme esasına tabi olduğu ve ...-...-...-... ve ... yıllarına ait bilanço esasına tabi olduğu bildirilmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.
Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davacı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, ticaret sicil müdürlüğünde ve esnaf kaydının bulunmadığı, faal mükellef olduğu ve buna göre de esnaf sınırının aşılmadığı görülmüştür.
Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davalılar tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmelerini ilgilendirse de; davacı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin e duruşma ile yüzüne karşı, davalılar vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı 25/01/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır