WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

ANTALYA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/510 Esas
KARAR NO : 2024/371
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 21/07/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından zorunlu trafik poliçesi ile sigorta güvencesi altına alındığını, müvekkili şirkete sigortalı olan ve davalının sigortalı olduğu ... plakalı aracın ... tarihinde trafik kazasına karıştığını, kaza sebebi ile ... plakalı aracın zarar gördüğünü, ... plakalı araçta oluşan hasar sebebiyle müvekkil şirket tarafından hak sahiplerine 62.653,00 TL ödeme yapıldığını, sigortalı aracın sürücüsü olan dava dışı ...'ın hem alkollü hem de ehliyetsiz olduğunu, müvekkili şirketin zarar görenler için ödediği tazminatın rücusu için sigortalısına başvuru hakkı doğduğunu, bu nedenle davalı hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ödenen ve sorumlular tarafından karşılanmayan 62.653,00-TL ana para ve ferilerinin ödenmesi için takip yapıldığını, borçlu tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi sebebi ile takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; yetkili icra dairesinin ... icra dairesi, yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davalının aracı ... firmasına kiraya verdiğini devamında ...'ın aracı ... şirketinden 1 yıllık uzun süre ile kiralamış olduğunu, aracın maliki olduğunu ancak işleteni olmadıkları için husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, sürücü ...'ın kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, ZMSS sözleşmesine dayanılarak, sigorta şirketi tarafından sigortalı aleyhine itirazın iptali şeklinde açılan rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketinin, davalıya ait aracın ZMSS poliçesini tanzim ettiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, mahkememizin yetkisi ile davalı tarafından dava dışı araç kiralama firmasına ve devamında kiralama şirketi tarafından ...’a uzun süreli kiralama sözleşmesi ile teslim edilen sigortalı aracın anılan şahıs elinde iken zorunlu trafik sigortası genel şartlarına aykırı olarak kullanılmasından dolayı meydana gelen zarardan sigorta şirketinin, sigortalısına rücu imkanının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağı, hasar dosyası, ödeme dekontları, kaza tespit tutanağı, kolluk ifade tutanakları dosyaya sunulmuş, mahkememizce Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyası dosyamız ile Uyap sistemi üzerinden ilişkilendirilmiş, Makine Mühendisi, Sigorta Eksperi, Trafik Uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten rapor aldırılarak tüm deliller toplanmıştır.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlu ... ve ... aleyhine 62.653,00 TL asıl alacak ile 770,00 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 63.423,00-TL alacak bedelli takip başlatıldığı, davalı tarafından borca ve tüm ferilerine itiraz edildiği, süresi içerisinde eldeki itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili yetkili icra dairesi ve mahkemenin ... Mahkemeleri olduğu yönünde itirazda bulunmuşsa da kaza yeri ... olduğundan yapılan yetki itirazları mahkememizce yerinde görülmemiştir.
Bilirkişi heyetinin 13/03/2024 tarihli raporunda özetle; "... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın alkol test raporunda ... promil alkollü olduğu, araç ile seyir halinde iken bölünmüş tek yönlü trafiğin işlediği düz yol üzerinde yola gereken dikkatini vermemiş, hızını yol, durum icap ve şartlarına göre ayarlamadan dikkatsiz tedbirsiz ve tehlikeli bir şekilde hızla seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüj üzerindeki demir korkuluklara çarptıktan sonra sağa doğru doğrultu değiştirmesi neticesinde meydana gelen kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununca dikkat ve özen göstermeyerek tamamen hatalı davranışı sonucu kaza meydana geldiği, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ve ... plakalı tır sürücüsü ...'in kazanın oluşumunda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, çarpmayı önlemeye yönelik gereken önem ve özeni gösteremeyeceği, kazanın oluşumunda etken hal ve hareketinin bulunmadığını, ... plakalı otobüs sürücüsü ...'in sürücü ...'ın tamamen hatalı davranışı sonucu meydana geldiği çarpmayı önlemeye yönelik gereken önem ve özeni gösteremeyeceği, kazanın oluşumunda etken hal ve hareketinin bulunmadığı, hasar yönünden incelendiğinde; rapora konu kaza sonucunda araçta meydana gelen hasarın, parça değişimi ve hasar gören parçaların onarım ve değişim işçiliklerinin kdv dâhil 62.653,00 TL tutarında olduğu, söz konusu bedelin araçta oluşan hasarla uyumlu olduğu, yine ekspertiz raporunda tespit edilen ve değişmesi gereken parçaların bedelleri ile yapılacak işçilik bedellerin olay tarihi itibari piyasa rayiçlerine uygun olduğu, dolayısıyla davacı tarafın dava dışı araç sahibine yapmış olduğu 62.653,00 TL bedelin uygun olduğu'' belirtilmiştir.
KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigotacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmektedir. Görüldüğü gibi davalının işleten sıfatını taşımaması, onun kiracısıyla arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren olduğundan, davalı taraf sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Davalıya ait ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlediği tarih itibariyle 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Somut olayda davacı ile davalı arasında .../... vadeli ZMSS poliçesi, araç kiralama sözleşmesinden önce düzenlenmiş olup poliçede, sigortalı davalı ...'dır. Davalı tarafından kazaya karışan araç, dava dışı ... firmasına ... tarihinde kiraya verilmiş akabinde ... firması tarafından ...’a .../... tarihleri arasında uzun süreliğine kiralanmış ve kiracıya teslim edilmiştir. Davaya konu trafik kazası ... tarihinde, araç ... zilyetliğinde iken meydana gelmiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından kaza nedeniyle 3.kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedeli ( 62.653 TL) zarar görenin kasko sigortasına ödenmiş ve trafik sigortası genel şartlarının B.4/b maddesi sürücünün ehliyetsiz olduğu ile sürücünün alkollü bulunduğu ileri sürülerek ödenen tazminatın sigorta ettirenden (sigortalı, akit) rücuen tahsili için işbu dava açılmıştır. Davalıya ait aracın kiralandığı şahıs, 2918 Sayılı KTK'nun 3.maddesine göre aracın işletenidir. Ancak KTK'nun 95. maddesi hükmü uyarınca bu dava ZMSS şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı) hakkında açılabilir. (Y 17 HD 2016/8353 esas- 2019/6270 karar 16/05/2019 tarih ; Y 17 HD 2013/8389 esas- 2014/7471 karar 12/05/2014 tarih)
Rücu hakkının doğduğu ve ZMSSGŞ 'nın B.4. Maddesinde sayılan hallerin mevcut olduğunu ispat yükü sigorta şirketine aittir. ZMSSGŞ 'nın B.4. Maddesinde "ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir." denilmiştir. Olayımızda da ZMSSGŞ'ında yer alan ehliyetsiz ve alkollü araç kullanmaktan rücu davası açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında sunulan kaza tespit tutanağında araç sürücüsü dava dışı ...'ın ehliyetinin geçici olarak geri alındığı, kaza sırasında ehliyetsiz olduğu bu konuda herhangi bir itiraz olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada bulunan araç sürücüsü dava dışı ...'ın bilirkişi raporunda alkol test raporunda ve kolluk ifade tutanağındaki beyanında ... promil alkollü olduğu ve bundan dolayı işlem yapıldığının belirtildiği, davalı tarafça bu konuda herhangi bir itiraz olmadığı görülmüştür. Kısaca sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında ehliyetinin geçici olarak geri alındığı, ehliyetsiz olarak araç sevk ve idaresinde bulunduğu ve alkollü olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacı sigorta şirketinin ispat yükünü yerine getirdiği ve rücu şartının gerçekleştiği kanaat edilmiştir.
Dosya kapsamından dava konusu edilen hususun KZMSS poliçesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. KZMSS, KTK 91.maddesinde belirtildiği üzere işletenin üçüncü kişilere verdiği zararlara ilişkin sorumluluklarını karşılamak amacıyla oluşturulmuş bir zarar sigortası türüdür. Bu tarz sigortalar sorumluluk sigortalarından olup sigorta ettirenin/sigortalının mal veya malvarlığının pasifinde oluşan artışın önlenmesi amaçlanmaktadır. KZMSS nin bir özelliği de, rizikonun gerçekleşmesi durumunda bu rizikodan zarar gören 3.kişilerin gördükleri gerçek zararları limit dahilinde karşılamasıdır. Dava dosyası incelendiğinde; davacının 3.şahsa ilişkin zararını ... tarihinde 62.653,00 TL olarak poliçe kapsamında giderdiği anlaşılmaktadır. Sigortacı gerçekten uğranılan zararı tazmin eder. Bu kapsamda yapılan ödemenin gerçek zarara uygunluğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda meydana gelen kaza nedeniyle 46.200,00 TL yedek parça tutarı+ 13.600,00 TL işçilik tutarı+ 2.853,00 TL KDV toplam 62.653,00 TL hasar meydana geldiğini tespit etmiştir.
ZMSS poliçesine dayanılarak sigortalı aleyhine açılan rücu davasında faizin başlangıç tarihi (sigortalının temerrüt tarihi) zarar görene zararın ödendiği tarihtir. Davacı sigorta şirketince takip talebinde yasal faiz talep edilmiştir. Dosya kapsamında sunulan belgeler incelendiğinde ödeme tarihinden takip tarihine kadar 772,43 TL faiz talep edilebileceği tespit edilmiştir. Bu çerçevede takip talebinde 770,00 TL yasal faiz talebinin uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm bu gerekçelerle davacının takipte haklı olduğu kanaatine varılarak davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın kabulü ile; Antalya ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun itirazının iptali ile, takibin aynen devamına,
2-Alınması gerekli 4.332,42-TL harçtan peşin alınan 765,99-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.566,43-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL ilk masraf, 127,00-TL tebligat gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 765,99-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.513,83-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 3.120,00TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2024

Katip ...
(E-İmzalıdır)

Hakim ...
(E-İmzalıdır)