T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/290 Esas
KARAR NO : 2024/399
DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ : 04/03/2022
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacının, dava dışı ...’nin kurucu ortağı ve aynı zamanda her biri ...-TL değerinde 250 adet olan toplamda ...-TL’lik hisse ile ¼ oranda ortağı olduğunu, dava dışı şirketin ... tarihinde kurulduğunu, merkezi ve faaliyet adresinin “... Mah., ... Cad. ... Apt. Sit. ... Blok Apt. No:... ..., ...” adresi olduğunu, dava dışı şirketin faaliyetine başlamış olduğu tarihten sonra bir iki ay yetkili olan davalı diğer ortak tarafından, davacıya şirketin işleyişi, yapılan masraflar ve elde edilen kazançlar noktasında düzenli olarak bilgi verilmiş olduğunu ancak daha sonralarda davacıya bilgi akışının kesildiğini, dava dışı şirket hakkında elde edilen kazançlar, yapılan masraflar, borçlanmalar ve konulara ilişkin bilgilere ulaşamadığını, bunun üzerine müvekkilinin tüm bilgilerin elde edilmesi amacı ile 2021 yılında yapılması gereken Genel Kurul toplantısını beklediğini, ancak hiçbir surette genel kurul toplantısının gerçekleştirilmediğini, hiçbir şekilde davacıya duyurulmaksızın ... tarihinde hisse devirleri gündemli şekilde olağanüstü genel kurul toplantısı gerçekleştirilmiş olduğunu, bunun üzerine kendisinin de toplantı talep ettiğini bildirmesine rağmen bu çabalarının sonuçsuz kaldığını, dava dışı şirketin yetkilisi olan davalı ...’in eşinin adına yeni bir şirket üzerine “...” dükkanı açtığını, ... tarihinden sonra şirket ortağı haline gelen diğer davalılara maaş ve aylık kardan paylar ödenmeye başlandığını, davalı ...’in eşi ...’in ... tarihinde “...” hissedarı olduğunu ve bundan sonra ...nun altında “...” adı altında faaliyete başladığını öğrenmiş olduğunu, ayrıca davacı ile dava dışı şirketin yetkilisi olan davalı ...’in ortağı oldukları farklı bir şirket adına işlettikleri “...” ... Şubesi’nde bulunan tüm demirbaşların bir gecede, dava dışı şirketin faaliyet adresine taşındığının sonradan öğrenilmiş olduğunu, bu hususta savcılık şikayeti ve davaların ayrıca ikame edilmiş olduğunu ve derdest olduklarını, akabinde davacının Bodrum ... Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ettiğini, bu ihtarnameye karşılık Antalya ... Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi ile hukuka aykırı ve hiçbir gerekçe ileri sürmeksizin, ihtarnamede belirtilen gün ve saatte bilgi ve belgelerin hazır edilmeyeceği hususunun ifade edilmiş olduğunu, davacının keşide ettiği ihtarnamede belirtilen gün ve saatte, belirtilen evrakın incelenmesi amacı ile şirket merkezi ve faaliyet adresi olan adreste davacının muhasebecisi ile hazır bulunduğunu ancak talep edilen evrakın hazır olmadığı, tüm ısrarlara rağmen şirket çalışanları ve şirketin muhasebecisi tarafından taleplerinin geri çevrildiğini, şirketin herhangi bir yetkilisi ve ortağının işlem anında hazır olmadığı tutanak altına alınmış olduğunu, video ve fotoğraf ile kayıt altına alınmış olduğunu, şirketin yetkilisi olan davalı ...’in, eşi adına faaliyete devam etmekte olan şirketin aynı isimle faaliyet göstermesine müsaade ederek alenen şirket menfaatlerine aykırı hareket ettiğini, şirket aleyhine rekabet yasağını ihlal ettiğini, davacı ile ortak oldukları diğer şirketin demirbaşlarını da eşinin işletmekte olduğu işyerine taşımış olduğunu, açıklanan nedenlerle şirketin ortağı olan davalının şirket yönetiminden azlini, şirketin tasfiyesine kadar yönetimi idare etmek üzere tedbiren kayyım atanmasını, şirket tarafından diğer davalılara yapılmış maaş, kar payı ve sair ne nam altında olursa olsun yapılmış ödemelerin tespiti ile şirkete iadesine, şirketin faaliyette bulunduğu dönem içerisinde elde edilmiş tüm gelirlerin, davalılar tarafından eşlerine veya yakınlarına yapmış oldukları devirlerin, havalelerin tespiti ile davacıya ödenmeyen kar payının davalı diğer ortaklardan tahsiline, davalı borçlunun yapmış olduğu tek taraflı hukuka aykırı tasarrufları nedeniyle davacının uğramış olduğu tüm zararların tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tüm iddialarının asılsız ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafın şirketin tüm ortaklarına karşı dava açtığını, kendisi dışındaki tüm ortaklara husumet yönelttiğini, davaya konu şirket olan ...'nin tek müdürden oluştuğunu, müdürün de münferiden temsil yetkisi olan tek kişi olduğunu, buna rağmen davacı tarafın ortaklara da davalı sıfatı ile husumet yönelttiğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın davasında ne talep edildiğinin anlaşılamadığını, davacı tarafça tüm zararların tespiti ve tahsilinin talep edildiği, limited şirket müdürünün azli davası ile bu tip bir alacak talebinin aynı davada görülmesinin mümkün olmadığını, TTK'nun 5/A maddesine göre konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli davalarda zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğunu, alacak talebinde bulunan davacının öncelikle zorunlu arabuluculuğa başvurması gerekirken doğrudan bu davayı açmasının dava şartı yokluğu olduğunu, TTK'ya göre her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, haklı sebep oluştuğuna dair ispat yükünün davacıda olduğunu, limited şirket müdürünün şirketi zarara uğrattığına dair iddiaları ve zararın meydana gelmesine sebebiyet veren kusurları davacının ispatlamasının zorunda olduğunu, haklı sebebin genel olarak sürekli edimli bir hukuki ilişkinin devamını çekilmez kılan sebep olarak tanımlandığını, şirket için usulüne uygun şekilde çağrılı genel kurul toplantısı yapıldığını, davacının bu toplantıya katılmadığını, şirket üzerindeki haklarını kendi iradesi ile kullanmadığını, davacı tarafın herhangi bir bilgi talebinde bulunmadığını, davacı tarafın şirket kuruluş tarihi olan ... tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra ... tarihinde ihtarname göndererek bilgi almak istediğini, davacı tarafın bilgi alamamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının davayı açmasındaki sebebin şirket ile ilgili kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmemek olduğunu, şirketin kuruluşundan sonra 2 yıl içinde tamamlaması gereken sermaye borcunu ödemediğini, şirkete hiçbir katkıda bulunmadığını, davacı tarafın şirket müdür ...'in eşi ile eskiden yakınlığı bulunan davacı tarafın o dönemde ...'in kuracağı davaya konu şirkete ortak olmak istediğini ve olduğunu, müvekkillerinden ...'in eşi ile aralarında husumet oluşan davacı şirketten elini çektiğini, ...'in eşiyle olan kişisel alacak verecek husumeti yüzünden şirket'i zarara uğratmaya çalıştığını, ... isimli şirket ile davalılardan hiçbirinin alakası bulunmadığını, bu şirket ile marka lisansız sözleşmesi yapıldığını, marka lisans sözleşmesi yapılmasında şirket müdürünün yetkisinin olduğunu, şirketin icra dosyalarında muhatap olmasının şirket müdürünü azledilmesi için haklı bir sebep oluşturmayacağını, davacı tarafın iddialarını ispat edemediğini, şirketin genel kurullarının zamanında yapıldığını, şirketin gerekli organların yokluğundan söz edilemeyeceğini, şirketin aktif faaliyetlerine devam ettiğini, kar elde etmeye çalıştığını, şirket müdürünün şirketin bugüne kadar tüm ticari işlerini yürüttüğünü belirterek davacı tarafın dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından ve zorunlu arabuluculuğa başvurması gerektiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin .../... esas sayılı dosyasının ... tarihli celsesinde; davacının davalılara yönelik açtığı kar payı ve zarar tahsili alacağı davasının tefrikine karar verilmiş, iş bu dava mahkememizin .../... esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasının ... tarihli ara karar ile; ... Mah., ... Cad. ... Sit. ... Blok Apt. No:.., ... adresinde bulunan "..." adlı işletmenin devrini önlenmesine yönelik dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği, davacı vekilinin ... tarihli dilekçesi ile; Anılan tedbire konu ...'nin talep tarihindeki ...'deki ilan fiyatının ...-TL olduğunu, anılan tedbir kararı davalı/lar vekiline ... tarihinde e-tebligat olarak tebliğ edilmiş olduğunu, söz konusu tedbir kararı tebliğ edildikten sonra yani ... tarihinde ...'deki ilan fiyatının ...-TL olarak güncellenmiş olduğunu, davalı/ların açıkça şirketin tek gelir kaynağı olan işletmeyi devretmeye çalıştıklarını ve tedbir kararının öğrenir öğrenmez devrinin hızlandırmak adına ilan fiyatını neredeyse yarı yarıya düşürdüklerini, bu hususta davalı/ların kötü niyetli hareket ettiklerinin sabit olduğunu, mahkemenin ... tarihli ara kararındaki tedbir kararına uymayan / aykırı davranan kişi/lerin 6 aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılmasını talep ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... tarihinde tensip zaptı düzenlenmiş, ... tarihli celsede savunma için şikayet dilekçesi ve duruşma gününün davalı asillere tebliğine karar, tebligatların usulüne uygun yapıldığı, davalı asillerin şikayete karşı yazılı beyan sunmadıkları ve mahkememizin ... tarihli celsesinde hazır bulunmadıkları anlaşılmıştır.
... tarihli celsede şikayet olunanlar vekilinin duruşmalarda hazır bulunduğu ve şikayet eden tarafçın iddia ettiği hiçbir devir işleminin gerçekleşmediğini, bu nedenle iddia olunan eylemin gerçekleşmediğini, şikayetin reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Dava, şikayetçi tarafından HMK 398.madde gereğince açılmış tedbir kararına muhalefet davasıdır. Şikayetçi vekili dilekçesi ile şirket yetkilisi olan şikayet olunanların mahkememizin ... tarihli ara kararı ile verilen tedbire aykırı olarak davaya konu işletmenin devredildiği iddiası ile cezalandırılmasını talep etmiş ise de; tedbir kararının şikayet olunanlar vekiline tebliğ edildiği, şikayet olunanlara tebliğ edilmediği, yine şikayet olunanlar tarafından tedbir kararına aykırı olarak herhangi bir devri işlemin gerçekleştirilmediği anlaşılmakla üzerilerine atılı tedbir kararına muhalefet suçu kanunda sayılıp maddi ve manevi unsurları itibari ile oluşmadığından cezalandırılmaları talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
HMK 398.maddesi gereğince şikayetin reddine,
Masrafların şikayetçinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Alınması gerekli ...-TL harcın şikayet eden taraftan ALINMASINA,
Şikayet olunanlar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesap edilen ... TL maktu vekâlet ücretinin şikayet eden taraftan alınarak şikayet olunanlara VERİLMESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, şikayet olunanların yokluğunda HMK'nun 398. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içerisinde itiraza kabil olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulünce anlatıldı. 24/05/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!