WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

ANTALYA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/247 Esas
KARAR NO : 2024/193

ASIL VE BİRLEŞEN
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2023
BİRLEŞEN DAVA
TARİHİ : 11/09/2023
KARAR TARİHİ : 05/03/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... E. sayılı dosyası ile icra takibine geçmiş olduğunu, davalı örnek no 7 ödeme emrini tebliğ almış olduğunu ve takibe,borca ve fer’ilerine itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda da anlaşma sağlanamadığını, dava dışı sigortalı ... ...'nın maliki bulunduğu ... plakalı aracın, müvekkil şirkete ... başlangıç tarihli ... poliçe numaralı Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, ... tarihinde düzenlenen kaza anlaşma tutanağına göre; ... ... ... plakalı araç ile ... istikametinden ... ... istikametine seyir halinde iken karşı şeritten gelen ... plakalı araca çarptığını ifade ettiğini, işbu kazada ... plakalı araç %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkil şirket tarafından kaza nedeniyle zarar gören sigortalısına kasko sigorta poliçesi uyarınca ... tarihinde 30.968,86 TL ve ... tarihinde de 53.464.70 TL ... ...'e olmak üzere toplam 84.433,56 TL hasar ödemesi yaptığını, davalının ZMMS poliçesinden tahsil edilen teminat miktarı üzerindeki bakiye alacağın tahsili amacıyla davalıya rücu edilmiş olduğunu, müvekkil şirketin, KTK ve Kasko Poliçesi Genel şartları uyarınca davalı aleyhine rücuen tazminat talepli icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra dosyasına haksız itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde herhangi bir itiraz gerekçesi bildirmediğini, davalı-borçlu tarafın haksız itirazı üzerine icra takibi durmuş olduğundan itirazın iptali için karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından sigorta şirketine başvuru usulünün yerine getirilmediğini, zira dava dilekçesi ve ekinde ZMMS kapsamında trafik sigorta şirketine başvuru usulünün gerçekleştirildiğine dair bilgi belge yer almadığını, davanın müvekkile ait ... plakalı aracın trafik sigorta şirketi olan ... A.Ş'nin ... nolu poliçe ile trafik sigortası kapsamında olduğunu, müvekkilin Karayolları Trafik Kanunu’ndan doğan yükümlülükleri ihlali nedeniyle kusuru bulunduğu iddia edilmiş olduğunu; davacının bu iddiasının yalnızca olay yerinde düzenlenen kaza tespit tutanağına dayandığını, kaza tespit tutanağının geçerliliğinin aksi ispat oluncaya kadar söz konusu olduğunu, bu nedenle davacı tarafından kaza tespit tutanağına dayanılarak müvekkile ait araç sürücüsüne dolayısıyla da müvekkile kusur atfedilmesini ve iddiaya konu kusur oranları doğrultusunda talep edilen fahiş miktarların kabulünün mümkün olmadığını, kusur incelemesinden önce dava konusu kazaya ait polisler tarafından tutulan tutanaklar varsa savcılık dosyası var ise bu dosya ve tarafların ifade tutanaklarını içeren tüm belgelerin dosyanın içerisine alınması gerektiğini, belgeler dosya içerisine alındıktan sonra kusur raporu alınmasını, iddiaya konu ödemelerin miktarının neye göre tespit edildiğinin de belirli olmadığını, işbu davanın görevli mahkemede ikame edilmediğini, iddia edilen zararın müvekkile ait araç ile dava dışı sigortalıya ait araçla gerçekleşen trafik kazası olduğunu, dava dışı sigortalı ile müvekkil arasında ticari ilişki söz konusu olmadığını, dava konusu uyuşmazlığın hangi ilişkiden kaynaklandığının önem arzetmekle birlikte dava dışı sigortalının tacir olup olmamasının da görevli mahkemenin tespitinde önemli olduğunu, izah edilen nedenlerle davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame edilmesi gerekirken görevli mahkemede ikame edilmemiş olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya ... Asliye ticaret mahkemesinin .../... Esas .../... karar sayılı dosyası dosyamız ile birleştirilerek gönderilmiş, yapılan incelemede davacı tarafından aynı hukuki iddialar ile aynı kaza sebebi ile ödenen başka hasar için aynı davalıya karşı başlatılan Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... sayılı ilamsız takip dosyasında vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Asıl ve Birleşen Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalıya yapılan ödemenin TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca trafik kazasında kusurlu olduğu iddiasıyla diğer aracın işleteninden rücuen tahsilini sağlamaya yönelik başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir.
TTK'nın “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, sigorta poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz.Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Eldeki dava halefiyete dayalı olarak açıldığından davacı sigorta şirketine sigortalı olan kişi tarafından davalıya karşı açılan bir dava gibi ele alınıp incelenmelidir. Davalının göreve ilişkin itirazları bu kapsamda değerlendirilerek sigortalı kişinin tacir olup olmadığı araştırılmıştır.
Davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... ...'nın tacir olup olmadığı konusunda Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Antalya Ticaret Ve Sanayi Odasına ve Serik Vergi Dairesine müzekkereler yazılmış olup, gelen cevaplara göre; sigortalının oda kaydı ve ticaret sicil kaydının bulunmadığı, esnaf odasına ... tarihinde kaydolduğu ... tarihinde terkettiği, işletme hesabına göre defter tuttuğu ve son ... yılı yıllık gayri safi hasılatının ...-TL olduğu anlaşılmıştır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.
Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. TÜİK verilerine göre davacının yaptığı işe göre 2.bentteki sınırlara ilişkin 2022 yılında defter hadlerine göre gayrisafi hasılat ...-TL olarak belirtilmekle sigortalının en son (2022) gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile bu rakamın altında gelir elde ettiği bildirildiğinden ve herhangi bir ticaret sicil kaydı bulunmadığından sigortalının tacir olmadığı kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketi haksız fiil sebebiyle sigortalısı olan ... plakalı araç maliki ... ...'nın halefi olarak davalıya karşı başlattığı takipte, trafik kazası sonucu sigortalı araçta meydana gelen hasardan, kazaya kusuruyla sebebiyet veren davalının sorumlu olduğunu iddia ederek sigortalısına ödediği hasar bedelini rücuen davalıdan istemektedir. Bu durumda temel ilişkinin haksız fiile dayalı olarak dava dışı ... ...'nın davalıya karşı başlatacağı takip sebebi ile vaki itirazın iptali davası olmasına ve davalı şirket tacir ise de sigortalının tacir olmadığı bu itibarla yargılama sırasında sigorta hukuku değil genel hükümlere göre davalının sorumluluğunun tartışılacak olmasına göre, ticaret mahkemelerinin görevine giren herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. ( Yargıtay 17.HD' nin 2014/23317 esas, 2017/4719 karar, 2016/11215 esas, 2018/12862 karar,2015/13461 esas,2018/9442 karar sayılı ilamları )
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c bendi gereğince görev dava şartı niteliğinde olup HMK'nın 115. maddesi gereğince yapılan incelemede göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmadığı ve tamamlanmasının da mümkün olmadığı saptanmakla dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 05/03/2024

Katip ...
(e-imzalıdır)

Hakim ...
(e-imzalıdır)